“Dövüşte usta olanlar öfkelenmez, kazanmakta usta olanlarsa korkmazlar. Dolayısıyla akıllılar dövüşmeden önce kazanır, cahiller kazanmak için dövüşürler.” #Zhuge Liang

Ejderha İmparator - Bölüm 86: İmpartorum Diyebilirsiniz


İmparatorum Diyebilirsiniz

 

 

Zeng, Lynx ile beraber üzerinde durduğu kuşun havada süzülmesiyle hayallere dalmış ve arkadaşlarını düşünmeden duramıyordu. Bir kaç ay sonra loncasından suzak kaldığı süre neredeyse iki yıl olacaktı. Eğer kuş ile seyahat etmeselerdi, ayrılık süreleri kesinlikle iki yıldan fazla olacaktı.

 

"Artık siyahlıklar arasında küçük mavi parlaklıklara sahip." Zeng, Üstünden geçtiği lanetli ormanın onlarca hatta yüzlerce metre yüksekliğindeki ağaçlara ve yapraklarına göz ucuyla küçük bir bakış attı.

 

"Ormanın asıl ismi neydi?" Zeng, üçüncü prense seslendi.

 

"Azure orman." Lynx, kuşun sözlerini çevirdi. 

 

"Azure orman. Sanırım bu siyahlıklar tamamen mavi parlaklıklara dönecek. Kesinlikle görülmesi gereken bir manzara. Orman lanetten tamamen kurtulduğunda buraya tekrar gelmeliyim." Zeng ormanın tamamen lanetten arınmış halini hayal ederek kendince mırıldandı.

 

Zeng ara ara Lynx ile sohbet ediyor ve oramana bakarak yolun tadını çıkarıyordu. Kısa bir kaç haftanın sonunda artık orman sınırlarından çıkmışlardı. Ormanın güzelliğinin küçük bir noktaya düşmesiyle beraber gözlerini kapatarak seyahat sırasında eğitimine yeniden başlamak istedi.

 

"Bu şekilde seyahat edersek eğitime çok daha fazla zaman ayıracağım. Keşke ormana geliş yolumuz da bu kadar rahat olsaydı. Hmm... Gerçi o zaman harabelere girmek için gerekli niteliğe sahip olmayabilirdim. Neyse eğitim zamanı." Zeng aklındaki düşüncelerden kurtularak doğadaki büyü gücünü meridyenlerine daha sonrada ruh denizine aktarmaya başladı.

 

Zeng ara ara eğitim yapıyor, kalan zamanlarında ise ya Lynx ile sohbet ediyor ya da geldikleri yolun kuş bakışı dönüşünün tadını çıkarıyordu. Gözüne çarpan bir kaç küçük kafile ve insanlarının gözüne küçük karıncalar gibi gelmesini her nedense keyifli buluyordu.

 

"Neden bir kafile gördüğün zaman gülümsüyorsun?" Lynx, Zeng'in yine bir kafile görerek gülümsediğini farkedince merakına dayanamadı.

 

"Bilmem. Her nedense bana bu kadar küçük görünmeleri komik geliyor." Zeng elini başına götürdü.

 

"Hmm. Komik gelmemeli aslında buradan da alınacak bir ders var." Lynx, bilge tavrını takınarak arkadaşına cevabı bekler gibi sinsi bir bakış attı.

 

"Alınacak ders mi? Nedir o?" Zeng,  Lynx'i tanıdığından dolayı attığı bakışı fark etti ve meraklı bir tavır takınarak sözlerini bekledi.

 

"Sence nedir? Biraz düşün. Zor değil ve her gelişimci bunu bilmeli. Aksi halde kibirlerinin kurbanı olurlar." Lynx işleri dolaylı yoldan anlatmayı özellikle Zeng'e karşı seviyordu.

 

"Hmm." Zeng bir kaç nefes üzerinden geçtikleri kafile grubunu izlemesine rağmen Lynx'in ne demek istediğini bulamadı.  "Peki cevabı söyle." Bakışları tekrar arkadaşına döndü.

 

"Şuan onları küçük görüyorsun. Bir başkası da seni küçük görüyor ve bir başkası, seni küçük gören kişiyi küçümsüyor. Yani gelişimci dünyasının temel prensiplerinden biri bu. Her zaman senden daha iyi olan biri olur. Bunu kabul etmezsen kibirin kurbanı olursun ve çok yaşamazsın." Lynx, bilge tavrını korurken sinsi bakışlarını geri çekmişti.

 

"Bunu biliyorum. Jianta bunu detaylı açıklamıştı. Bu yüzden alçakgönüllü oluyorum." Zeng gülümsedi.

 

"Sen... Seni... Dangalak." Lynx, Zeng'in başına kuvvetli bir tokat attı."O halde neden inatla senden güçlülere ve seni öldürebilecek olanlara inatla kafa tutuyorsun. Madem biliyorsun."

 

"Off... Bu acıttı... Evet bunu biliyorum. Fakat zalimlere göz yumamam. Benden güçlü olsalar dahi düşüncelerimi ezemezler. Bu yüzden her zaman onlara kafa tutacağım. Aksi halde özümü unutmaktan korkuyorum." 

 

"Peki eğitime geri dön. Gümüş seviyenin zirvesine ulaşmak üzeresin. Loncaya dönmeden önce en az platin seviyeye ulaşmalısın." Lynx, Zeng'in sözlerine diyecek bir şey bulamadı ve konuyu değiştirerek sohbeti sonlandırdı.

 

Zeng dönüş yolunda çok daha önceden gümüş seviyenin zirvesine hatta altın seviyeye ulaşabilirdi. Fakat Lynx daima Zeng'e engel olarak ruh denizindeki büyü saflığını arttırmasını sağladı. Lynx'e göre sağlam bir temel yetişimin ilk prensibiydi.

 

Her ne kadar Zeng için büyü saflığı arttırmak zor olsa da bir süre sonra kendi bedeni ve bilinci üzerindeki kontrol biraz daha iyi olmuş ve büyü saflığını arttırırken uykuya kalma sorununu az biraz çözerek kendisini geliştirmişti.

 

Zeng eğitime devam ediyor ve yolculuğun tadını çıkarıyordu. Artık  Yeşil Vadi şehrine ve loncaya ulaşmalarına tahminen iki aylık bir yürüyüş mesafeleri kalmıştı. Zeng geçen süre içerisinde altın seviyesinin Zirvesine ulaşmak üzereydi. Hemen ardından ise Platin seviye gerçek ruh oluşumuna adım atacaktı. Tüm yolculuk süresince her hangi bir bela ve aksaklık olmadığı için Lynx oldukça huzurluydu.

 

"Burdan sonrasını yürüyeceğiz. Bizi burada bırakabilirsin. Hem sende vatanından uzak kalma." Lynx, üçüncü prense seslendi.

 

"Sorun değil ama neden burası? Daha yirmi günlük yolumuz var." Üçüncü prens sebebi merak etmişti.

 

"İnsan şehrinde aç gözlü olan sayısı çok fazla ve senin dahi güç seviyen onlara yetmez. Yetse bile kalabalık karşısında kazanamazsın gereksiz risk alma. Lanetten yeni kurtulan vatanını tam olarak görmeden esir düşme." Lynx, sebebi açıkladı.

 

Üçüncü prens ikilinin isteğine karşı çıkmadan hemen altındaki alana sakince indi. İkilinin sırtından inmesiyle beraber başını küçük bir jest yaparak eğdi. Ardından tekrar kanatlarını çırparak gökyüzüne havalandı ve geldiği istikametten vatanına doğru yola çıktı.

 

"Oldukça iyi kalplisin." Zeng, kuşun gözden kaybolmasıyla beraber Lynx'e döndü ve sonunda konu hakkında konuştu.

 

"Siz insanlar oldukça aç gözlü olabiliyorsunuz. Her neyse hadi yola devam edelim iki aya kalmadan ulaşırız." Lynx kısa bir cevaptan sonra şehre doğru yürümeye başladı.

 

Zeng ve Lynx yollarına devam ederek ara ara dinlendi ara ara çevredeki hayvanları avlayarak zamanlarını geçirdi. Yürümeye başladıklarından itibaren bir aylık bir süreç geride kalmıştı. Artık şehre ulaşmaları ve arkadaşlarını görmeleri an meselesiydi.

 

"Biz Yeşil vadi şehrinin şeffaf ruh loncasının insanlarıyız. Bize zarar verirsen lonca kesinlikle bunu yanına bırakmaz." 

 

"Ahaha. Sence kara lonca üysei olarak bundan korkuyor muyum? Korksam kara loncalara  katılır mıydım? Her neyse son bir sözünüz var mı? "

 

"Loncamız bunu yanına bırakmayacak."

 

"Zeng, orada birşeyler oluyor. Sanırım kara lonca adamları." Lynx, duyduğu sesleri arkadaşına söyleyip, söylememe arasında kısa bir tereddüt yaşadıktan sonra Zeng'i uyardı.

 

"Bir bakmalıyız o halde? Anlattıklarına göre Resmi lonca üyelerine saldırmışlar. Bu bizim loncamızda olabilirdi."

 

"Bu sefer karışmasan olmaz mı?"

 

"Bu mümkün mü sence?"  

 

"Tabi ki değil. Fakat bir söz ver. Aşırı güçlülerse hiç görünmeyeceğiz onlara." Lynx, arkadaşını durduramayacağını bilse de en azından bir söz almak istedi.

 

"Peki. Aşırı güçlülerse uzak duracağım." Zeng, Lynx'in kendi için endişesini tahmin ediyordu.

 

İkili Lynx'in yol göstermesiyle beraber sessizce sesin geldiği yöne doğru yürümeye başladılar. Nerdeyse bir tütsü süresi sonunda seslerin kaynağına varmışlardı. Gizlice gözlem yapan ikili, yaklaşık üç kişinin cesedini ve son cesetten kanlı kılıcını çeken siyahlarla kaplı bir insanı gördüler. 

 

Kara lonca üyesi cesetten kılıcını çektikten sonra öldürdüğü kişilerin elbiseleriyle kılıcının kanını temizledi. Önündeki üç cesede bakarken gözleri sanki sıradan bir gün yaşıyormuş gibi bir havaya sahipti. 

 

"Tüm resmi loncaların her bir üyesini bir gün mutlaka öldürülecek." Kara lonca üyesi kılıcın çeliğindeki yansımasına bakarak kendi kendine mırıldandı.

 

"Seni pislik gel öldür o halde beni." Zeng duyduğu sözler karşısında daha fazla gözleme devam etmedi. Yerinden çıkarak kara lonca üyesine kendisini gösterdi.

 

"Sen... sen ne zaman geldin oraya?" Zeng'in ani ortaya çıkmasıyla kısa bir şok geçiren siyahlarla kaplı kişi ufak bir şaşkınlık geçirdi.

 

"Ateş Ejderhasının birleşik kanat saldırısı"

 

Zeng sorulan soruya cevap vermeden saldırısını serbest bıraktı. Önündeki insan kesinlikle öldürülmeyi hakeden bir günahkar gibiydi. Tüm resmi lonca üyelerinin ölmesini isteyen birisi ona göre iyi olamazdı.

 

"Kılıç gülü" Kara lonca üyesi hızla savunmasını serbest bırakarak kılıcını önünde çevirdi ve kanlı bir gül ortaya çıkardı.

 

"Savaş! Savaş! Savaş! Savaş! Savaş!"

 

"O.. o.. En azından Altın seviye gerçek ruh oluşumuna sahip. Onu yenmem mümkün değil." Kara lonca üyesi Zeng'in aurasından seviyesini tahmin ederek kaçmaya başladı.

 

"O kadar çabuk değil. Ateş Ejderhasının Birleşik Kanat Saldırısı." Zeng, önündeki kişinin kaçmaya yeltendiğini gördüğünde tüm gücüyle tekrar saldırdı.

 

"Argghhhhhh" 

 

"Öldü mü? Öldürdüm mü? Bu kadar mı güçsüzdü."

 

Zeng'in son saldırısı kara lonca üyesine isabet eder etmez canını teslim etmişti. Saldırı sadece canını almamış aynı zamanda sırtını param parça etmişti.

 

"Siz... siz... Çok gaddarsınız ama. İnsan biraz savaşırdı ya..." 

 

"Konuşan kim?" 

 

"Evet konuşan kim?" 

 

Zeng ve Lynx ikidir duyduğu sesin kaynağını bulmak için etrafına bakındı. Fakat kimseyi göremediler. İkili sesi ilk duyduklarında Kara lonca üyesine odaklandıkları için o an dikkat etmese de ikinci kez duyduklarında tedirgin olmuşlardı.

 

"Siz beni duydunuz mu? Bu nasıl mümkün olur." Ses tekrar konuştu.

 

"Kaya parçası mı?" Zeng tekrar kulaklarında yankılanan sesin kaynağının önündeki kayadan geldiğini farkedince  irkilerek geri çekildi. Çünkü bakışları tamamen kaya parçasına düştüğünde üstünde gördüğü şey iki çift gözdü.

 

"Sen...  Sen kimsin ve nesin?" Lynx, anlık olarak şaşırdıktan sonra önündeki bir avuç büyüklüğündeki kaya parçasına baktı.

 

"Siz sahiden beni duyuyorsunuz. Ben istemeden böyle bir şey nasıl mümkün?" Kaya parçası ikilinin kendisini duyduğuna emin olarak şaşırdı."Benim bir çok adım oldu. Fakat siz bana kısaca imparatorum diyebilirsiniz. Asıl soru siz kimsiniz ve beni nasıl duyuyorsunuz?" 

 

"İmparatorummuş. Taş parçasına bak sen. Beni tanımana gerek yok ama şunu bil. Sağ pençem zülüm sol pençem ise acıdır." Lynx, kaplan formuna dönüşerek önündeki kaya parçasına tehditkâr bir bakış attı.

 

"Hadi ordan. Zulümmüş, acıymış. Kediciğe bak sen. İmparatoruna saygısızlık etme. Gerçi siz yok olmuştunuz ama sen farklı gibisin." Kaya parçası Lynx'in kaplan formunu bir kaç nefes inceledi.

 

"Roaarrgghhhhrrr. Gel buraya!" 

 

Lynx, kendisiyle alay edilmesine sinirlenerek kaya parçasının üzerine atıldı. Fakat pençelerini açtığında sadece boşluğu kavradığını görerek yerinde duraksadı.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Arkadaşlar 4-5 beğeniye ihtiyacım var. 70-71 beğeni olabilirsek çok teşekkür ederim size. Umarım oluruz. Keyifli okumalar.




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1317

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1117

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 930

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 851

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 737

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 690

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 667

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 619

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 573

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 540

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 436

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 209

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 195

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 146

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 146

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 121

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 115

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 83

Ejderha İmparator
Ejderha İmparator
Beğeni Sayısı: 71

Site İstatistikleri

  • 17096 Üye Sayısı
  • 473 Seri Sayısı
  • 22965 Bölüm Sayısı


creator
manga tr