"En büyük bilgelik şu andan zevk almayı hayatın en büyük amacı kılmaktır, Çünkü tek gerçek budur, başka her şey düşünce oyunudur. Ancak bunun en büyük budalalığımız oldugunu da söyleyebiliz, çünkü yalnızca kısa bir süre için var olan ve bir rüya gibi kaybolan içinde bulunduğumuz bu an asla ciddi bir çabaya değmez." #Arthur Schopenhauer

Ejderha İmparator - Bölüm 51: Artan Acı Hissi


Artan Acı Hissi

 

 

 

 

 

"Zeng arenada sana neler oldu?" Thinker arenada Zeng'in bu kadar değişmesinin sebebini merak ediyordu.

 

Thinker, Zeng'e son sorusunu sorduktan sonra tekrar arkadaşı olarka gördüğü kişinin omuzuna girerek yürümesine yardım etmeye başladı. İkili yürürken ve arenadan çıkarken sohbetlerine devam ediyordu.

 

"Arenada gerçekten neler olduğunu tam olarak hatırlayamıyorum. Kendimi kaybetmiş gibiydim. Onlara yaptıklarımdan zevk alıyor ve bunu istiyordum. Ama nedense yaptıklarımı tam olarak hatırlayamıyor gibiyim. Bu duruma göğsümden yaralanıp yere düştüğüm sırada geldim galiba." Zeng yaşadıklarını anlattığı sırada kendisini tuhaf hissetmişti.

 

"Abla, beni Mex'in yanına götür."  Zeng bir an duraksayıp yürümeye devam etti.

 

"Neden tedavi olduktan sonra onu görebilirsin zaten." 

 

"Onu hemen görmek istiyorum abla. Kendimi iyi hissetmiyorum. Belki Mex'i gördüğümde daha iyi hissedebilirim. Ayrıca gerçekten canım çok acımaya başladı." 

 

"Üzülmene gerek yok yaşıyor. Şuan bilinci kapalı sadece."

 

"Olsun onu görmek istiyorum. İçimde kötü bir duygu var. Lütfen ilk önce Mex'in yanına gidelim."

 

"Peki isteğin buysa gidelim."

 

"Neden bu kadar halsizim ve hissettiğim acı her geçen nefesde artıyor gibi." 

 

Thinker, Zeng'i destekleyerek arenadan sonraki yollarını iç öğrenci alanına doğru devam ettirdi. Normalde bir dış alan öğrencisinin, İç alana girme gibi bir lüksü yoktu. Dış alan öğrencisinin iç alana geçici olarak girebilmeleri için İç alan öğrencisinin hizmetlisi olmalı veya İç alan öğrencisi özel olarak eşlik etmeliydi.

 

İkili bir süre yürüdükten sonra iç alan öğrenci sınırına gelmişlerdi. Zeng'in yol boyunca hissettiği acılar giderek daha da artmıştı. Artık yürürken hissettiği acılardan dolayı yüzünü ekşitmeye bile başlamıştı. Thinker, Zeng'in acı hissini farkettiğinde omuzuyla desteklediği arkadaşını daha fazla konuşturmak istemeyerek sohbeti sonlandırmıştı.

 

 

"Hey bu Leydi Thinker."

 

"Peki ama desteklediği kişi kim."

 

"Yeni iç alan öğrencilerinden biri olabilir mi?"

 

"Sanmıyorum. Öyle olsa bile Thinker genelde herkesten uzak durur."

 

"Hem bu kişinn üstünde başında ne kadar kan var."

 

"Bir görevde ölüm kalım durumumu yaşadı acaba?"

 

İç alandan ayrılmak üzere olan  kızlı erkekli bir birlik grubu Thinker ve omuzuyla desteklediği kişiyi gördüklerinde oldukları yerde adımlarını durdurarak, iç alana giren ikili hakkında sohbete başlamıştı.

 

Zeng ve Thinker onların sohbetlerini duymuş olsa da dönüp bakmadan yollarına devam ettiler. Zeng'in şuan tek amacı Mex'i görmekken, Thinker'da bu amaca hizmet ederek bir an önce tedavi olmasını istiyordu.

 

Bir süre sonra Zeng ve Thinker iç öğrenci alanında bulunan şifacıların binasına artık oldukça yaklaşmışlardı. Yürümeye devam ediyorlarken onları gören herkes en az bir keree başını çevirip bakıyor ve sonasında ya ikili hakkında konuşuyor yada bir süre baktıktan sonra işlerine devam ediyorlardı.

 

"Abla buralarda oldukça popülersin galiba." Zeng duyduğu acıların hissini aklından çıkartmak için sohbet başatmak istedi.

 

"Hı? Ne demek istedin?" Thinker, Zeng'in sesiyle dalmış olduğu düşüncelerden kurtuldu.

 

"Oldukça popülersin galiba diyorum. Yol boyunca bizi gören herkes en az bir kere durup bize baktılar." Zeng, Thinker'ın anlamadığını düşünerek kendisini tekrarladı.

 

"Popüler olup olmamam umrumda değil. Ayrıca bakışları benim yüzümden olsa dahi buna sende sebep oluyorsun." Thinker, Gülerek cevapladı.

 

"Ben mi? Nasıl?" 

 

"Üstünün başının haline baksana kanla boyanmamış tek bir yerin yok! Yanımda derisi soyulmuş bir insan gibi duruyorsun. Eheh" 

 

"Doğru söylüyorsun." Zeng, kendilerine atılan tuhaf bakışların sebebinin Thinker kadar kendisinin yüzünden olabileceğini de anladı. 

 

"Herneyse geldik şifacıların ana binası burası." Thinker kendisini ve Zengi durdurarak önlerindeki binayı sol eliyle gösterdi.

 

"Anladım. Mex'i görelim o halde."

 

Zeng ve Thinker Şifacı binasına girmek için yürüdüler. Önlerindeki bina tek katlı olmasına rağmen oldukça geniş bir alana sahipti ve binaya sürekli giren çıkan birileri oluyordu.

 

Zeng ve Thinker bir kaç nefes içerisinde binanın içine girdi. Binaya girdiklerini gören bir şifacı Zeng'in kanla kaplı halini farkederek hızla ikilinin yanına yaklaştı.

 

"Thinker arkadaşının nesi var? Ayrıca onu burada hiç görmedim. Yeni bir iç öğrenci mi?" Şifacı Thinker'la beraber Zeng'i desteklemeye başlayarak konuştu.

 

"Hayır şifacı kardeş Yu.  O size daha önce getirdiğim dış alan öğrencisi Mex'in arkadaşı." Thinker, kendisine yardım eden şifacıya Zeng'i tanıttı.

 

Thinker'ın simyacı Yu Chao aynı zamanda şifacı olarak seslenmesinin sebebi. Simyacıların kendi içlerinde alanları olması ve bu alanlara göre farklı isimler almasıydı. Şifacılar simya alanında sadece İnsan ve canlı bedenini inceleyen kişlerdi. 

 

"Onu da mı burada tedavi etmek istiyorsun. Bunu yapmam. Sana zaten bir kez imtiyaz verdim. Bu imtiyazın sebebiyse getirdiğin kişinin durumunun çok kötü olmasıydı. Sırf bunun için bile başım derde girebilir. İkinci bir kişiye yardım edemem, üzgünüm" Zeng'i tanıdıktan sonra Şifacı Yu, Thinker'ı daha fazla derde girme olasılığını karşı direkt olarak reddeti.

 

"Burada tedavi olmayacağım sadece arkadaşımın durumunu öğrenmek için geldim. Daha sonra kendi dış alan öğrenci grubumda tedavi olacağım." Şifacı Yu'yu duyan Zeng, Thinker'a fırsat vermeden amacını açıkladı.

 

"Ama Zeng..."

 

"Sorun değil abla tekrar oraya kadar dayanabilirim." Zeng Thinker'ın söylemek istediklerini yarıda kesti.

 

"Peki öyle diyorsan." Thinker, Zeng'in isteğini kabul etti. "Şifacı kardeş Yu bizi Sana getirdiğim Mex'in yanına götür." Bakışlarını şifacı Yu'ya çevirdi.

 

"Peki sizi ona götüreceğim. Yalnız bilmelisiniz bilinci hala açılmadı." Şifacı Yu, Zeng'i Thinker ile destekleyerek Mex'in bulunduğu odaya doğru götürdü.

 

"Mex, Gerçekten nefes alıyor." Mex'in bulunduğu odaya gelen üçlüdüden Zeng, Mex'in nefes aldığını ve bilinci kapalı bir şekilde nefes aldığını görünce içindeki suçluluk duygusu azaldı ve yükü hafiflemiş gibi hissetti.

 

"Ahhh" 

 

Mex'i rahatlamış halde gören Zeng rahatlamasıyla beraber acısı daha da arttı ve küçük acı bir çığlık attı.

 

"Zeng neyin var." Thinker, Zeng'i tekrar omuzlarıyla destekledi.

 

"Acıyor. ııııı. Acıyor." Zeng dişlerini sıkarken gözlerini acıdan dolayı kısmıştı.

 

"Ne? Tam olarak neren acıyor?" Şifacı Yu, Zeng'in durumunun düşündüğünden daha kötü olduğunu görünce sordu.

 

"Ab... abla.. Hırçın.... o.. ona" 

 

Zeng zar zor konuşmaya çalışırken  gözlerini aniden kapatarak başını arkaya doğru attı. Zeng bayılmıştı. Kendisini o an destekleyen Yu ve Thinker sayesinde yere düşmemiş olsada bilinci artık kapanmıştı.

 

"Çabuk yere yatır." Şifacı Yu, Thinkerla beraber Zeng'i hızlıca yere yatırdı.

 

"Noldu? neyi var?" Thinker, Zeng'i kontrol eden şifacı Yu'ya baktı.

 

"Tam olarak bilmiyorum nasıl savaştı?" Şifacı Yu, Zeng'in yaralanırken neler olduğunu bilmek istedi. 

 

"Savaşın ortasında seviyesini mi geliştirdi! Ahmak mı bu çocuk." Thinker'ı dinleyen şifacı Yu anlattıklarını dinledikten sonra Zeng'in dantianını kontrol etmeye başladı. "İyi ama hala altın seviye. Yasak hap mı aldı yoksa?" Şifacı Yu, Zeng'in hala altın seviyede olduğunu gördü. Zeng'in yasak bir hap alarak geri tepme yaşamış olabileceğini düşünmeye başlamıştı.

 

"Zeng'i en iyi ben tanıyorum. Normal bir hap bile kullanmadı daha. Üstelik öyle bir hapı olsaydı. İlk bana söylerdi. Bundan eminim." Thinker, Şifacı Yu'nun fikrine karşı çıkıyordu.

 

"Fakat platine ulaştı dedin. Ama şuan hala altın seviyede." Şifacı yu, Zeng'in yasaklı hap alma ihtimaline hala inanıyordu.

 

"Şifacı kardeş Yu. Bu konuda eminim bana güvenebilirsiniz." 

 

"Peki o halde sen dışarı çık." Şifacı Yu, Thinker'ı Mex'in bulunduğu odanın dışına göndererek, Zeng'in üst gövdedeki elbiselerini tamamen yırtarak çıkarttı.

 

"Şifacı kardeş Yu durumu nasıl?" Thinker bir süre sonra simyacı Yu Chao'nun dışarı çıkmasıyla sormak için sabırsızlandığı sorusunu sordu.

 

"Bilmiyorum. Onun vücüdu gibi bir şey asla görmedim ve duymadım. Hiç bir tedaviyi kabul etmedi." Şifacı Yu, Zeng'in durumunu Thinker'a anlatmaya başladı.

 

"Yani hep bu şekilde mi kalacak yoksa ölecek mi?" Thinker cevabını duymak istemediği sorular sordu.

 

"Dediğim gibi hiç bir tedaviyi kabul etmedi. Yalnız vücudunu dikkatli gözlemledikten sonra birşey farkettim. Yaraları her nefeste kendi kendine iyileşiyordu. Bu bir gelişimci olmasına göre oldukça normal. Normal olmayan onun gelişim seviyesindeki birine göre iyileşme hızı. Buraya gelmeden önce ilk yaraları nasıldı?"  Şifacı Yu daha detaylı bir anlatım istedi.

 

"Göğsündeki yarası oldukça kötüydü. Kemiklerine kadar göğsünde et kalmamış gibiydi. Bacağıysa kaval kemiği kırılarak ışarı çıkmıştı." Thinker hatırladığı kadarıyla Zeng'in yaralarını tarif etti.

 

"Göğsündeki kemiklerin üzeri şimdi. Et tabakasıyla dolu. Kırık kemiğini de tekrar vücuduna dönmeye çalışıyormuş gibi hissettim. Yaraları anlam veremediğim bir biçimde normale göre hızla iyileşiyor. Üstelik vücudu tedavi kabul etmezken. Bende yaralarını sardım. Sonucu bekleyip göreceğiz. "  Şifacı Yu, Thinker'a herşeyi anlattı.  "Şimdilik yürüyemeyecek durumda o yüzden burada kalmalı. Bunu kimse bilmemeli. Aksi halde başım çok büyük derde girer. Kardeşime yaptığın iyiliğin borcunu böylece tamamen kapattık." Şifacı Yu, Thinker'ın yanından uzaklaştı.

 

"Peki teşekkür ederim."   Thinker, Şifacı Yu'nun arkasından sesini yükseltti.

 

"Hırçına durumu haber vermeliyim. Sanırım bilinci kapanmadan önce hissederek bunu söylemek istedi." 

 

Thinker,  Mex'i buraya getirirken tedavi olduğu odayı kendi adına tutmuştu. Zeng ve Mex içerideyken kendisi odayı açmadığı sürece kimse giremezdi. Bu duruma güvenerek Zeng'in Mağara odasına doğru yola çıktı. Bir an önce Hırçına Zeng hakkında bilgi vermeliydi. Hırçın uzun süredir dönmeyen Zeng'i merak etmesi durumunda birşeyler yapmaya karar vermesi ve Zeng'i araması gibi ihtimaller kendisinin ve Zeng'in başına oldukça sıkıntı oluşturabilirdi.

 

 

 

 

 

 

 

Keyifli okumalar arkadaşlar. Bugün başka bölüm atamayabilirim. Kesin olmasada yüksek bir ihtimal atamayacağım. Bunun için özür dilerim..... Bu arada on bin okunmayı geçmiş bulunmaktayız, nice on bin okunmalara.

 

9996 ,9997    9998

 

 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1317

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1117

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 930

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 851

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 737

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 690

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 667

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 619

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 573

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 540

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 436

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 209

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 195

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 146

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 146

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 121

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 117

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 115

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 83

Ejderha İmparator
Ejderha İmparator
Beğeni Sayısı: 71

Site İstatistikleri

  • 17096 Üye Sayısı
  • 473 Seri Sayısı
  • 22965 Bölüm Sayısı


creator
manga tr