"Ben Li Qiye'yim ve bu tek başına yeterli." #Emperor's Domination

Düşüş - 20- Zorluklar


‘’İkinci ordunun öncüleri geldi efendim.  Ana ordunun varması akşamı bulur.’’

‘’Gece gelsinler.’’

‘’Emredersiniz.’’

‘’Yaralılar da ortalıkta dolaşmasın. Gözden ırak olsunlar. İki gün içinde yola çıkacağız. Ordunun moralini olabildiğince yüksek tutun.’’

‘’Emredersiniz.’’

Normalde konuşkan biriydi Tanja ama hiç beklemediği şeyler yaşamıştı. Kutsal Kilise içinde bile adamları vardı. Düzenli haber alıyordu ama böyle bir olayı beklemiyordu.

Birçok askeri Tanja için canını vermeye hazırdı ama bukadarı kendisi için bile fazlaydı. Yetmiş insan acılar içinde ölmüştü. İşin garip yanı hallerinden de memnun görünüyorlardı.

Tanja büyük bir direniş bekliyordu karşısında. Kiliseye daha doğrusu tanrılara olan güvenden haberi vardı tabii. Yinede şaşırmıştı ama.

Tanja’nın ordusu iyi askerlerden oluşuyordu. Meydan savaşında ya da bir kuşatmada sivillere karşı kazanmaları zor değildi.  Tabi son olaylar ordunun tüm inancını ve moralini kırmıştı. Birçok asker savaşı bitirmek istiyordu. Evlerine dönmek istiyordu askerler. Savaş meydanında ölmek iyi hoştu ama uyurken bir piskopatın kendisini patlatması sonucu ölmek ya da alevler içinde kalarak ölmek hoş gözükmüyordu.

Geçen birkaç gün içinde birkaç saldırı daha olmuştu. Sadece biribaşarılı olmuştu. Çok hasar oluşturmamıştı ama amaç hasar vermek değil korku vermekti zaten.

Birçok asker uyumuyor sürekli zırhlarıyla ya da kalkanlarıyla sabahlıyordu.

Ordu yorgundu aynı zamanda açtı da zaten. Huzurlu huzurlu yemek yiyemiyordu zaten kimse birde üstüne yemeklerde yağ olmaması eklenince askerler çok fazla yemek yemiyordu.

Velhasılkelam Tanja zor zamanlar geçiriyordu.


''Efendim emrettiğiniz gibi düşmanın muhtemel rotaları üzerinde askerlerimiz ve fedailerimiz konuşlandı.''

''Güzel, güzel. Halka yiyecek ve şerbet dağıtılsın. Birkaç kutlama da  organize edin.''

''Emredersiniz.''

''Ha! Birde unutmadan, Sona'dan haber var mı?''

‘’Hayır efendim.’’

‘’Anladı.Çıkabilirsin.’’

Şapur mutluydu ama hala tedirgindi. Bir grup sivili asker olarak kullanmak zorundaydı. 18-25 yaş arası erkekler elitler tarafından hızlandırılmış eğitimlerden geçiyordu ancak bu çok yeterli değildi.

‘’Kara kıyafetli’’ adamlar en büyük problemi oluşturuyordu. Tüm gözlemler sonucunda yedi tane daha ‘’Kara kıyafetli’’ adam vardı. büyük ihtimalle her biri en az bir ‘’Klıç’’ kadar güçlüydü.

Tanrıların Yedi Klıcından da hala bir haber yoktu. Onun da durumu çok iyi gözükmüyordu yani.


Üç gün boyunca tüm gücüyle ilerleyen Leo, sonunda ışığın sızdığı çatlağı gözleriyle seçebilecek kadar yaklaşmıştı. Işığa yaklaştıkça sadece bir renk değil düzenli aralıklarla parlayan birçok renk olduğunu görmüştü.

Renk değişimleri de ‘’kalp atışlarıyla’’ uyumlu ilerliyordu.

Leo çatlağın başına gelmiş, duvarın diğer tarafını görmeye çalışıyordu. Parlak ışık yüzünden bir şey anlayamıyordu tabi.

Çatlağı içinden geçebileceği kadar genişletmek için kılıcıyla çatlağı zoradı ama genişlemeyi geç toz zerresi bile kaldıramadı.

Önündeki engelin basit bir şey olmadığını anlayan Leo çatlağı zorlamak yerine doğrudan çatlağa saldırmaya karar verdi.

Saldırı  yapmak için birkaç adım geriye çekildi. Amacı delme saldırısı yaparak çatlağı büyütmekti. Tüm gücüyle üst üste dokuz delme saldırısı yaptı. Sonuç acıydı. Baş parmağı kadar ilerleme sağlamıştı sadece. Karşısındaki duvar ise baş parmağından çok daha kalın gözüküyordu.

Sürekli yenilenen enerjisiyle birlikte üst üste saldırılar yapmaya başladı. Kendisi fark etmiyordu ama her saldırısında arkasında yetişkin insanları birer yaprakmış gibi uçuracak güçte rüzgarlar kopuyordu.

-----------------------------------------------------------------------------

Sona boyları 40 metreyi aşan ağaçların arasında ki savaş izlerini takip ediyordu. Daha önce Tanrıların Yedi Klıcıyla birlikte antrenman maçları yapmış olan Sona, bazı izleri tanımış bu izlerin Sedir’e ait olduğunu anlamıştı.

Ancak diğer altı klıca dair hiçbir iz yoktu. Bu da onu tedirgin ediyordu.

Ağaçlar arasında ekibiyle birlikte tedbirli ve bir o kadarda hızlı bir şekilde Sedir’i aramaya koyulmuştu.

Sona Şapur tarafından geç yaşta keşfedilmiş bir yetenekti. Basit bir ain sırasında Şapur’un gözüne çarpmıştı. Eğer sonayı biraz daha erken yaşta bulmuş olsaydı Tanrıların Yedi Klıcının bir üyesi yapmaktan hiç çekinmezdi. Yakın dövüş yetenekleri  Yedi Klıçla aynı düzeyde hatta bazılarından daha yüksekti. Tek sorunu Şapur’un ona enerji hakkında birşey öğretmemiş olmasıydı.

Bunun da nedeni özgüvenli ve güçlü gözüken Şapur’un çevresindeki kimseye güvenmiyor oluşuydu. Sona’yı doku yaşındayken bulmuştu yinede dokuz yaşındaki bir kızdan korkuyordu Şapur. Yaşadığı dokuz yıl içinde Sona’nın kendisine düşman olmasını sağlayacak birşeyler görmüş olmasından bile korkuyordu kısacası.

Oysa ki Sona kendisinden çok Şapur’a inanıyordu. Her nefesini Şapur için almaya 15 yıl önce başlamıştı bile.

Sona bir anda durdu ve çevresine bakınmaya başladı. Bunu gören silah arkadaşları da hemen silah başına geçti ve çevreyi incelemeye koyuldu. Sona bir anlık bir şey hissetmişti.

Hissettiği şey bir anlık bir hata değildi, besbelli dikatini dağıtmaya çalışan anlık sinyallerdi hissettiği şey. 

Çok kısa ve temkinli bir adım attı, ardından ikinciyi, üçüncüyü ancak dördüncü adımını atar atmaz bedeninden 20 santim uzktan dört adet topraktan sütun çıktı ve sadece Sona’nın başı açıkta kalacak şekilde bir prizma oluşturdu.

Sona ne olduğunu bile anlamadan hareketsiz durumda kalmıştı.

Ekibi hemen yardıma koşmak için hamle yapmıştı ama çoğu aynı sonla karşılaştı ya da derinliği altı metre civarında olan çukurlara düştü.

Tabi bahsettiğimiz bu askerler basit askerler değil. Çoğu Sona gibi genç yaşlarda bizzat Şapur tarafından seçilmiş ve eğitimleri takip edilmiş elit askerlerdi. Çukura düşenlerin hemen hemen hepsi hızlıca kurtuldu. Hemen Sona’nın çevrsinde belli bir savunma düzenine girdiler. Aynı anda iki elitte Sona’yı kurtarmaya çalışıyordu.

Bir anda düzenin ortasına yani Sona’nın yanına ağaçların tepesinden biri atladı.

Bu kişi üstü başı kan ve çamur içinde olan, cılız sacı başı dağınık, kirli bir gençti. Yere iner inmez Sona’yı kurtarmaya Çalaşına elitlerden birini bayıltmış diğerinin de boğazına kılıcını dayadı ve esirini kullanarak düzenden çıkmak için hamle yaptı ama boğazına ve göğsüne dayanan üç kılıç tarafından durduruldu.

Elitler geç tepki vermişti ama tepki vermişti sonuçta.  O anda bu kirli adam ve Sona yüz yüze geldi. Sona bir anlık şaşkınlığın ardından, ‘’ Zor zamanlardan geçiyormuş gibi gözüküyorsun Kutsa Klıç Sedir’’ dedi.


YN: Yirmici bölüme kadar geldim ama hala doğru düzgün bir ana karakter yok farkındayım ama ilk bölümlerde de belirttiğim gibi ileride olacak.

YN2:Hatalarımı bildirmeniz benim için önemli çünkü uzun süredir yazı dili olarak kullanmadığım Türkçemi geliştirmek te bu serinin amaçlarından birisi. Ayrıca iyi olmuş kötü olmuş gibi yorumlarınıza da (her ne kadar az olsada) çok çok teşekkür ederim ama ''şurası olmamış'' , ''burası keşke böyle olsaydı '' ya da '' Şöyle birşey ekleyebilirsin'' ,'' Tarihte şöyle bir olay olmuş belki sana yardımcı olacak birşeyler bulabilirsin'' gibi yorumlarınızı görmeyi çok isterim. Biliyorum belki çok fazla şey söyledim ama tabiki bunlar sadece hem benim hem serinin dahada iyileşmesi için  olan bir rica. Çok konuştum galiba. İyi okumalar.




Yorumlar


Giriş Yap


    Duyurular

    Popüler Seriler

    Against The God
    Against The God
    Beğeni Sayısı: 1454

    King of Gods
    King of Gods
    Beğeni Sayısı: 1199

    Tales of Demons & Gods
    Tales of Demons & Gods
    Beğeni Sayısı: 986

    True Martial World
    True Martial World
    Beğeni Sayısı: 906

    Emperor’s Domination
    Emperor’s Domination
    Beğeni Sayısı: 799

    I Shall Seal The Heavens
    I Shall Seal The Heavens
    Beğeni Sayısı: 778

    Martial God Asura
    Martial God Asura
    Beğeni Sayısı: 718

    Coiling Dragon
    Coiling Dragon
    Beğeni Sayısı: 638

    Swallowed Star
    Swallowed Star
    Beğeni Sayısı: 632

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 593

    Popüler Orjinal Seriler

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 593

    KAREN
    KAREN
    Beğeni Sayısı: 217

    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    Beğeni Sayısı: 200

    DİPTEN EN TEPEYE
    DİPTEN EN TEPEYE
    Beğeni Sayısı: 158

    Beyond Eternity
    Beyond Eternity
    Beğeni Sayısı: 150

    Yıldızlar Kralı
    Yıldızlar Kralı
    Beğeni Sayısı: 149

    Acemi Ölümsüz
    Acemi Ölümsüz
    Beğeni Sayısı: 136

    SAHİPKIRAN
    SAHİPKIRAN
    Beğeni Sayısı: 129

    THEODEN
    THEODEN
    Beğeni Sayısı: 129

    Lord Of The Demons
    Lord Of The Demons
    Beğeni Sayısı: 124

    Site İstatistikleri

    • 14956 Üye Sayısı
    • 712 Seri Sayısı
    • 33177 Bölüm Sayısı


    creator
    manga tr