"En büyük bilgelik şu andan zevk almayı hayatın en büyük amacı kılmaktır, Çünkü tek gerçek budur, başka her şey düşünce oyunudur. Ancak bunun en büyük budalalığımız oldugunu da söyleyebiliz, çünkü yalnızca kısa bir süre için var olan ve bir rüya gibi kaybolan içinde bulunduğumuz bu an asla ciddi bir çabaya değmez." #Arthur Schopenhauer

Yıldızlar Kralı - Bölüm 26 : Hakikat


Ersa, yolu kullanmaya başlayınca, gücü canavarla eşitlenmişti. Her saldırısı büyük bir patlama etkisi yaratıyordu. Sanki canavar ve Ersa rolleri değişmiş gibiydi. Ersa'nın gözleri gittikçe kırmızı renge bürünüyordu. Bedeni yolu bu derece kullanmasını kaldıramıyordu.

Canavarla savaşları on dakika sürdü. Ardından yirmi ve sonunda kırk dakikaya ulaştı. İki tarafta bitik haldeydi. Ersa'nın vücudu kanlar içindeyken, canavarın pek de farklı hali yoktu. Bedeninin her tarafında derin yarıklar vardı. Hatta bazı yaraları kemiklerini ortaya çıkarıyordu.

Ersa, artık savaşı bitirmesi gerektiğini düşünüyordu. Bu durum devam ederse dezavantaja düşeceği belliydi. Bakışları keskinleşirken, ölümcül bir hava yaymaya başladı.

Kılıcın etrafına toplanan şeffaf enerji, renk değişimine maruz kalmıştı. Hafif bir açık kahverengi  kılıcın çevresini sararken, Ersa'nın zihinsel enerjisi deliler gibi tükeniyordu. Yüzü solgunlaşırken, büyük bir haykırış vererek canavara saldırıya geçti.

Ersa'nın hızı çok ani bir artış yaşamışken canavar tam tepki verememişti. Son anda öne sürdüğü saldırısıyla Ersa'dan kurtulmaya çalışıyordu. Ersa, donuk bir yüzle gelen saldırıdan sağa manevra yaparak sıyrıldı. Kılıcını yatay pozisyona getirerek, canavara doğru zıpladı.

Kılıcın yolunu hat safhada kullanırken, saldırı canavarın boğazına isabet etti.

Ersa'nın şuana kadar kullandığı en güçlü ve mükemmel saldırı canavarın boğazını tereyağını keser gibi rahatça kesti. Canavarın kafası bedeninden ayrılmışken olduğu yerde bir süre kıvrandıktan sonra cansız koca bedeni yere yığıldı.

Canavarı ölsede Ersa'nın durumu da hiç iyi değildi. Çok fazla zihinsel enerji kullanmış ilk defa kılıç yolunda bu derece bir anlayış ele almıştı. Saldırısının gücünü gördüğünde kalbindeki yoğun heyecanı bastıramıyordu. Titreyen vücudu yere diz çöktü ve nefes alış verişlerini düzenlemeye çalışarak bedeninin durumunu az çok toparlamaya çalışıyordu.

''Gerçekten de sen layık birisin.'' Kadim İmparator'un sesinde bir miktar hayranlık vardı. Bu yaşta ve çekirdeği yokken yoldan bir şeyler anlaması çok inanılmaz bir durumdu.

Ersa, Kadim İmparator'un övgüsünü alırken, pek konuşacak durumda değildi.

Kadim İmparator, Ersa'ya gülümseyerek yaklaştı. ''Bir sonraki teste geçelim.''

Ersa, hayretler içerisinde Kadim İmparatora bakıyordu. Vücudundaki yaralar ile yine bir savaşa girseydi. Sonucu belliydi; ölüm.

''Şaka yapıyor olmalısın!''

Ersa'nın daha söz hakkı olmadan bilinci bedeninden ayrılmıştı.

...

Ersa, çevresine baktığında karanlıklar içindeydi. Etrafı seçebildiğinde, görebildiği korkutucu iskeletlerdi. Ölüm hissini iliklerine kadar hissettiren karanlık normal bir insanı çıldırtabilirdi. Birkaç saniye içinde birçok canavarın haykırışı Ersa'nın bilincine baskı uyguladı.

Seslerden çok geçmeden, çevresinde on adet canavar çıktı. Her biri onlarca metre boyunda, insanın kanını donduran bir görüntüye sahipti. Her biri Ersa'nın savaştığı canavarlardan binlerce kat daha güçlü ve korkutucuydu. Ersa'nın bile biran nutku tutulmuştu, korku ve hayranlıkla çevresine bakıyordu.

En ilginci, tüm canavarların başında ilerleyen bir adamdı. Yüzünün belirsizliği ile havada süzülerek geliyordu. Etrafında bulunan, yoğun bir aura vardı. Canlıların ona tapmasını sağlayacak bir auraydı sahip olduğu aura.

On canavar ve başlarındaki adam, yavaş yavaş Ersa'ya yaklaşıyordu. Her adımın getirdiği baskı çok fazlaydı. Ersa, tüm vücudunu zorlamazsa yere diz çökeceğinden emindi. Dizleri titriyordu, zar zor dayanıyordu.

Canavarlar sabit dururken, adam Ersa'ya yürümeye devam etti. Elini havaya kaldırarak, Ersa'ya enerji akışı gönderdi. Ersa, tuttuğu son direnci de kaybederek yere diz çöküyordu. Ne kadar direnirse dirensin adamın dipsiz enerjisi ve ruhunun baskısına dayanamıyordu.

Tam bu sırada, Ersa'nın bilinci bulanıklaşmaya başladı. Göz kapakları kapanıp tekrar açıldığında gözleri kızılın en korkunç haline döndü. Ersa, korkutucu bir bağırış gerçekleştirdi. Bedeni yavaş yavaş havaya yükselerek, etrafındaki kızıl aurayla korkutucu bir hava yayıyordu. Sanki bir tanrı yeryüzüne inmiş gibiydi.

Canavarların gözlerinde yoğun bir korku oluşmuştu. Adam ise hayret ile Ersa'ya bakıyordu. Önündeki önemsiz çocuğun böyle bir duruma gireceğini düşünmemişti. Korkutucu görünüşlü Ersa çevresine muazzam bir baskı veriyordu. Dünyanın en korkunç yerinin mühründen kurtulmuş bir canavar gibiydi. Etrafa korkutucu bir his yayarak canlıların ona tapmasını emrediyordu sanki.

Ersa, ifadesiz bir yüzle sağ elini havaya kaldırdı. Canavarlardan birine dönerek, orta ve baş parmağını birleştirdi. İki parmağını hareket ettirerek bir el şıklatma gerçekleştirdi.

''Tak''

Elinden çıkan çınlama sesi ile canavarın vücudu anında paramparça olarak, yokluğa karıştı. Sanki hiç var olmamış gibi canavarın bedeni bile ortadan kaybolmuştu. Canavarlar korkuyla titremeye başlamışlardı.Önlerindeki kişinin amansız gücünü fark etmişlerdi. Canavarlar korku ile titriyorken Ersa'nın acıması yoktu. Üst üste tüm canavarları ceset bile bırakmadan öldürdü. Adamın yüzünde ise belirgin samimi bir gülümseme oluşmuştu.

''Hahaha, çok ilginç.'' Mırıldanması yoğun bir sevinçle kaynaşmıştı.

Canavarlar öldüğünde tüm alan sarsılarak tekrar değişti ve Ersa'nın bilinci bedenine geri döndü. Kadim İmparator, ağzı geniş açılmışken Ersa'ya bakıyordu.

Ersa, gözlerini hafiften kırpıştırarak açtı. Karşısında hayretler içerisindeki Kadim İmparatoru görünce, anlamsız gözlerle çevresine baktı. En son hatırladığı şey karanlık bir alana gönderildiği ve korkunç bir adam ile korkunç canavarların ona doğru gelişiydi. Adamın ona gönderdiği enerji ile aynı sırada bilincini kaybetmişti.

Ne olduğunu ya da nasıl tekrar buraya geldiğini hatırlamıyordu.

''Ne oldu bana?''

Ersa'nın sorusuna Kadim İmparator ne cevap vereceğini bilememişti. Yoğun bir duygu gözlerine hakimken, Ersa'nın karşısına çapraz bacaklı oturdu. ''Üçüncü testi geçtin.''

Ersa, anlamıyordu. ''Üçüncü test neydi?''

''En baștan başlayalım. İlk iki test senin azmini ve şansını temsil ediyordu. Son test ise''

Bu nokta da duran Kadim İmparator yoğun duygu birikimli gözleriyle Ersa'yı süzdü.

Bir süre geçince cümlesini tamamladı. ''İçinde yatan gücü, potansiyelini ölçüyordu. Bilincini tamamen bedeninden ayırarak ayrı bir dünyaya girdin. Orada gördüğün canavarlar halüsinasyonken, adam gerçekti. Adam demem pek doğru olmuyor galiba, o tam olarak insan değil.'' Bir süre duraksadı.

Ersa şok ifadesiyle Kadim İmparator'a baktı. İnsan değilse neydi?

''Her şeyi en başından anlatacağım. Ben doğduğumda büyük bir yetenek sahibiydim. Azmim ve yeteneğim ile neslim arasında lider pozisiyondaydım. 14 yaşıma geldiğimde ülkemde keşfedilen antik kalıntıya girdim. Birtakım olayları atlattıktan sonra şanslı bir karşılaşma yaşadım ve hayatım boyunca başıma gelebilecek en iyi olayla karşı karşıyaydım.''

Kadim İmparator eski anılarını anlatırken derin bir ruh haline girmişti. Sanki her şeye tekrar yaşıyor gibiydi.

''Orada bir kişi ile karşılaştım. O kişiyi insan olarak tanımlayamazdım, o bambaşka bir şeydi. Beni birkaç denemeye soktuktan sonra yeteneğimi taktir etti. Bana özel bir yetenek bahşetti ve bana yardımcı olacak birçok şey öğretti. Ardından bana bir yüzük vererek, bir görev iletti. Yüzük benim seçtiğim insanları teste sokacaktı ve uygun bir insan bulduğumda, yüzüğün siyahlığı, beyazla birleşerek dengeye kavuşacaktı. Binlerce yıl boyunca yaptığım yolculukta hiçbir zaman doğru kişiyi bulamadım. Her zaman o kişinin istediği kriterlere uygun kişiyi bulamayacağımı düşünmüştüm ama bugün seninle birlikteyim. O kişinin isteklerini karşılayabilecek bir insanlayım.''

Ersa anlatılan her şeyi tüm dikkatini vererek dinledi. Kadim İmparatorun anlattığı hikaye ona büyük bir şok getirmişti. Binlerce yıldır yaşadığını belirtmesi onun ne kadar güçlü bir insan olduğunu belirtiyordu. Ama karşısındaki kişiyi bahsederkenki tavrı saygı ve hayranlık doluydu. Buda gösteriyordu ki o kişi öyle yüksek bir konumdaydı ki Kadim İmparatoru bile bu duruma sokuyordu. Ersa derin bir nefes aldı ve anlatılanları birkaç dakika düşündü. Kadim İmparator ise Ersa'nın sindirmesi için acele etmiyor, Ersa'nın ilk konuşmasını bekliyordu.

Durumu sindirmesi Ersa'nın çok zamanını almamıştı. Ama olayları düşünürken bir şeyler kafasını karıştırmıştı. ''Benim çekirdeğim sakat ve yetiştirme yolunda ilerleyemiyorum. O kişinin istediklerini karşılayabileceğimi düşünmüyorum.''

Kadim İmparator gizemli bir gülümseme verdi. ''Bunu dert etmen gerektiğini düşünmüyorum. Sen kesinlikle onun aradığı kişisin.''

Ersa öyle olduğunu hala düşünmese de konuyu uzatmadı. ''Şuanda tüm bu testlerden sonra ne olacak?''

Kadim İmparator, elindeki siyah beyaz yüzüğü çıkardı. Yüzüğün üzerinde birçok düzenek çizimi vardı ama Ersa hiçbir şey anlamıyordu. Hayatında hiç böyle düzenekleri görmemişti bile. Hayranlıkla yüzüğü izliyordu. Yüzüğün paha biçilemez bir hazine olduğuna emindi.




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1218

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1053

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 870

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 812

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 688

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 643

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 625

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 599

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 547

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 518

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 342

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 204

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 192

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 179

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 138

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 116

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 114

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 96

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 14814 Üye Sayısı
  • 453 Seri Sayısı
  • 19476 Bölüm Sayısı


creator
manga tr