Bölüm 472: Suzaku Gezegeni

avatar
893 1

Xian Ni - Bölüm 472: Suzaku Gezegeni


Çevirmen: Hollywood Hootsman

Editör: Lord Viole Grace


Editör Notu: Bu bölüm “Rao Ryuken” adlı kullanıcıya ithafen topluya eklenmiştir.

 

Gece geç saatte ay gökte ışıl ışıl parlıyordu. Şiddetli bir figür yavaşça havada uçuyordu.

 

Şiddetli figür şiddetli bir canavardı ve bu canavar normalden sayısız kat daha büyük bir sivrisinek gibiydi.

 

Sivrisineğin sırtında biri duruyordu. Bu kişinin havada zarifçe dalgalanan uzun saçları vardı. Sivrisineğin sırtında dururken elleri arkasındaydı. Kıyafetleri onu çok asil gösteriyordu.

 

Bu kişi Wang Lin'di.

 

Sivrisinek hızla altındaki bir şehre yaklaştı. Burası Zhou Ülkesi'nin başkentinin olduğu yerdi.

 

Şehir uzun binalarla doluydu ve merkezi boyunca akan kuzeyden güneye giden bir nehir vardı. Bu nehirde birçok tekne vardı ve saat gecenin üçü olsa da bu botların içinden kadın gülüşleriyle birlikte çıkan ışıklar vardı. Bu burayı daha da lüks gösteriyordu.

 

Wang Lin bu teknelere baktı ve sivrisineğe aşağı uçmasını emretti. Sivrinsek nehrin üstünde geçen bir tanrı gibi sessizce uçtu.

 

Teknelerin birinde zengin ve sarhoş bir adam biraz temiz hava almak için kafasını dışarı çıkardığında sivrisinek canavarının gölgesini gördü. Bir anda sistemindeki tüm alkol şok yüzünden ortadan kayboldu. Kendine gelmesi uzun zaman aldı. Çok fazla içtiğini ve halüsinasyon gördüğünü düşündü.

 

Şehrin doğu tarafında neşeli kahkahaların ve eğlencenin şarkısın duyulduğu çok süslü bir saray vardı. Sivrisineğin sırtından Wang Lin konuştu, "Situ, gitme zamanı!"

 

Kısa süre sonra tüm sesler durdu. Saraydan artık şarkı gelmiyordu, az önce herkes donmuş gibiydi.

 

Mor cübbeli genç bir oğlan dışarı çıktı. Pişman bir görünüm sergiledi ve iç çekti. "Bu yaşlı adam daha yeteri kadar eğlenmedi. Yetişim de yetişim, ne bok var bu yetişimde?! Kral hayatım hala daha iyi, istediğimi yapabiliyorum ve kimsecikler beni rahatsız etmeye cüret edemiyor!"

 

Wang Lin başını kaldırdı, gökyüzündeki aya baktı ve yavaşça konuştu, "Gitmeliyiz!"

 

"Bekle biraz. Bu ülkenin küçük kralı bana karşı çok iyiydi, onu ödüllendirmeme izin ver." dedikten sonra Situ Nan kayboldu.

 

Yarım saat sonra Situ Nan'ın figürü aniden Wang Lin'in yanında belirdi ve güldü. "Gidelim! Suzaku Gezegeni'nden ayrılma zamanı!!!"

 

Sonra sivrisinek canavarının sırtına adım attı. Sivrisinek canavarı zaten ondan korkuyordu, şimdi üstüne de binince bir çığlık attı. Sonra gökte ilerleyip ufukta kayboldu.

 

Sivrisinek, gezegenin atmosferinin ilk katmanının sonuna ulaşana kadar git gide hızlanarak uçtu. Atmosferi aştıktan sonra Suzaku Gezegeni'nden ayrılabilirlerdi!

 

Belirli bir yüksekliğe vardıklarında Wang Lin sivrisinek canavarını kaldırdı. Sonra atmosferde bir meteor gibi hareket etti.

 

Situ Nan daha da hızlı olduğundan Wang Lin'in önüne geçti.

 

Atmosferin gücü üzerlerine bastırdı, üzerlerine bastıran dev bir dağ gibi güçlü bir direnç kuvveti yarattı. Situ Nan güldü ve bağırdı, "Bu yaşlı adam için dağıl!"

 

Bir kükremeyle atmosfer bir çift dev el tarafından parçalanmış gibi göründü. Atmosferin katmanları kenara itildi, bir tünel açığa çıktı.

 

Atmosfer normalde görünmezdi ve yalnızca bedenle hissedilebilirdi. Fakat şu anda atmosferde ve tüm gezegeninin etrafında bir dalgalanma yayılıyordu.

 

O an ister ölümlü ister yetişimci olsun herkes kafasını kaldırdı.

 

Onlara göre gökyüzü aniden gökkuşağı renkli bir ışık üzerlerine parlarken çok renkli hale geldi.

 

Zhou Wutai Suzaku Dağı'nın tepesinde duruyordu, pişman bir görünüm sergiledi.

 

Arkasında birçok kişi duruyordu. Onlar yeni atanan Suzaku Dağı'nın elçileriydi. Zhou Wutai'nin her emrini iletmekle sorumluydular.

 

Zhou Wutai kendi kendine mırıldandı, "Wang kardeş, kazasız belasız yolculuklar!" Wang Lin'le yaşadığı olaylar aklından geçti. Ölümlü bir küçük prens sayesinde tanışmalarından Dört Tarikat Birliği yok edilmesine ve oradan da Wang Lin'in Suzaku unvanını reddedip ona vermesine kadar...

 

Zhou Wutai tüm bunları anımsadı ve rüya benzeri bir duruma girdi. Zaman uçar gider, işler sürekli değişir, hep böyle olmuştur...

 

Zhao'daki tüm Wang Ailesi üyeleri başlarını kaldırıp göğe baktı. Wang Zhuo göğe baktı ve iç çekti.

 

Yanında çok yakışıklı 14-15 yaşlarında genç bir çocuk vardı. Wang Zhuo'ya dönüp sordu, "Ata dede, gökteki diğer ata dede mi?"

 

Wang Zhuo çocuğunu kafasını okşayıp konuştu, "Evet. O hayatımda en çok saygı duyduğum kişi, küçük kardeşim."

 

Chu'daki vadinin yanındaki ormanda çok büyük ve hiddetli bir kaplan az önce bir domuza atılıp onu bir ısırıkla kolayca öldürdü. Domuzu arkasında onu takip eden 7-8 kaplana doğru fırlattı.

 

Kaplan tam kükreyecekti ki aniden göğe baktı ve hareket etmeden durdu.

 

'Sonunda gitti. Bu kaplan onu her gördüğünde kalbi donuyor.' Bir süre sonra kaplan neşeyle dolu bir kükreme patlattı.

 

Arkasını döndü ve sonraki av için arkasındaki dişi kaplanları ormana götürdü.

 

Küçük Beyaz hala bekliyordu, Zhou Ru'nun çağrısını bekliyordu. Bu güne kadar hep Zhou Ru'nun onu gelip alacağına dair bir hissi vardı.

 

Chu Ülkesi, Dut Köyü.

 

Zhou Ru'nun annesiyle babası bahçede Zhou Ru'yla konuşuyordu. Yüzlerinde sevinçli ifadeler vardı. Üçü bir şeyler konuşurken Zhou Ru aniden kafasını kaldırıp göğe baktı.

 

"Amca..." Zhou Ru göğe baktı. O an amcasının git gide ondan uzaklaştığını hissedebiliyordu. Aralarındaki mesafe artıyordu ve sanki sonsuza kadar artacak gibiydi.

 

Suzaku Gezegeni, Terk Edilmiş Ölümsüz Klanı'nın yerleştiği yer.

 

Yunque Zi göğe bakarak tek başına uzun bir dağda oturuyordu.

 

Yüzü çok yaşlı görünüyordu, öncekinden daha da yaşlı. Suzaku Mezarı'nda ağır yaralar almış ve bir yıllık iyileşme sürecinden sonra bile yalnızca biraz iyileşmişti. Ömrünün sona erdiğini de hissediyordu, bu çok yorgun hissetmesine neden oluyordu.

 

Terk Edilmiş Ölümsüz Klanı üyelerinin ömürleri yetişimcilerden biraz daha uzundu, zaten aksi takdirde Yunque Zi o yetişimiyle yıllar önce ölmüş olurdu.

 

"Genç nesiller bizi her an geçebilir..." Uzun süre sonra iç çekti.

 

Terk Edilmiş Ölümsüz Klanı bölgesinde, Yunque Zi'den 5.000 kilometre ötede, parlayan altın dövmelerle kaplı genç bir adam göğe baktı ve hüzünlü bir görünüm sergiledi.

 

"Wang kardeş, beni hala hatırlıyor musun?.." Bu kişi Terk Edilmiş Ölümsüz Klanı'nın genç efendisiydi. Onun arkasında bir hikaye vardı. Suzaku Mezarı'nda Yetişim Gezegeni Kristali için savaşa girmemişti fakat hayatını da kaybetmedi.

 

"Wang kardeş, ben de Suzaku Gezegeni'ni terk edeceğim. Umarım gelecekte karşılaşırız!"

 

O an Suzaku Gezegeni'ndeki tüm yetişimciler gökteki dalgalanmayı hissetti. Onların bakışları altında Wang Lin'le Situ Nan atmosferi aştı ve uzaya adım attı.

 

Suzaku Gezegeni'nde Ceset Tarikatı'nın altında kapana kısılmış Dev İblis Klanı atası hala yardım çağrısı yapıyordu.

 

Antik Tanrı Diyarı'nda Tuo Sen'in çılgın kahkahaları hala yankılanıyordu. Özgürlüğünü geri kazanacağı gün uzakta değildi.

 

Şeytanlar Denizi'nde öldürme emrinin söylentisi hala şeytani yetişimciler arasında söyleniyordu, asla unutulmayacaktı...

 

Bir efsane, Wang Lin adlı bir yetişimci tüm Suzaku Gezegeni'nde iz bırakmıştı...

 

 

Editör Notu: Vee böylece toplunun ve Suzaku Gezegeni macerasının sonuna gelmiş bulunmaktayız. Yorumlarınızı bekliyoruz :D

 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18167 Üye Sayısı
  • 791 Seri Sayısı
  • 37442 Bölüm Sayısı


creator
manga tr