Bölüm 473: Ticaret Gezegeni

avatar
896 1

Xian Ni - Bölüm 473: Ticaret Gezegeni


Çevirmen: Hollywood Hootsman

Editör: Lord Viole Grace


Suzaku Gezegeni'nin dışındaki engin uzayda bir ışık ışını hızla boş uzayda hareket etti.

 

Işık ışının ön ucunda dev bir pusula vardı. Bir parçası eksik olsa da çık hızlı hareket ediyordu. Wang Lin merkezde, Situ Nan da kenarda oturuyordu.

 

"Wang Lin, şu anda aynı yöne gidiyoruz. Ticaret Gezegeni'ne ulaşıp birkaç şey aldığımda yollarımızı ayıracağız..." Situ Nan'ın sesi biraz hüzünlüydü.

 

Wang Lin biraz düşündükten sonra yavaşça konuştu, "Tekrar buluşacağımız bir gün olacak. Feng Luan Gezegeni'nde kral olmak istemiyor muydun?"

 

"Kral" kelimesini duyar duymaz Situ Nan güldü. "Evet, bu benim hedefim!"

 

Wang Lin hafifçe gülümsedi, sonra dikkatini yıldız pusulasına çevirdi ve Situ Nan'ın verdiği yıldız haritasını takip etti. Uzayın sonsuz boşluğuna doğru sola döndüler.

 

Wang Lin, "En son Ticaret Gezegeni'ne on binlerce yıl önce gittin. Hala var mıdır ki?" dedi.

 

Situ Nan biraz düşünüp konuştu, "Hala oradadır. Serbest bir ticaret gezegeni ve çok uzun bir zamandır var. Göksel değişiklikler olmadığı sürece yok olmamıştır."

 

"Orada sayısız hazine ve malzeme var. Oraya gidenler normalde çevredeki yetişim gezegenlerindendir. Bir zamanlar oraya Ye Wuyou'yla gittim ve birkaç hazine takasladım."

 

Wang Lin başını salladı. Ticaret Gezegeni'ne gitmelerinin bir nedeni de Situ Nan'ı uğurlamaktı. Situ Nan uzayda uzun mesafelerde seyahat etmede gereken bazı eşyaları almayı planlıyordu.

 

İkinci nedense Wang Lin'in orada yıldız pusulasını onaracak malzemeler olup olmadığını görmek istemesiydi. Sonuçta yıldız pusulası yalnızca bir taklitti ve hala bazı malzemeleri yoktu.

 

Malzemelerle Wang Lin yıldız pusulasını arıtıp onu tamamlayabilirdi. Bu sayede hem yıldız pusulası daha hızlı olacaktı hem de saldırı yeteneğini kazanacaktı.

 

Günlerce uçtuktan sonra uzakta küçük bir gezegen belirdi. Bu Situ Nan'ın bahsettiği Ticaret Gezegeni değil de Suzaku Gezegeni'nin ayıydı!

 

Asıl beden bunca zamandır burada yetişim yapıyordu.

 

Yıldız pusulası aya yaklaştığında ayın derinliklerindeki asıl beden bir yumruk attı. Korkunç ejderhalara benzeyen çatlaklar yeraltından yüzeye kadar uzadı.

 

Aydaki bir havzadan bir dizi çatlama sesinin ardından yüksek sesli bir patlama geldi. Aynı anda havzadan siyah bir figür uçtu.

 

Bu figürün rüzgarsız hareket eden kırmızı saçları ve sert bir aura yayan keskin bir yüzü vardı. Figürün alnında yavaşça dönen üç yıldız vardı ve dondurucu bir soğukluk yayan sonsuz gece gibi siyah bir çift gözü vardı.

 

Bronz renkli bedeninde sayısız çatlak vardı ve bu cildini çok kaba gösteriyordu fakat bedenine çorak bir aura veren bu kaba ciltti.

 

O an asıl beden, canavarımsı bir aura yayan ilkel bir canavar gibiydi.

 

"Haa?!!" Situ Nan şok oldu. Wang Lin'den asıl bedenini duymasına rağmen bir yetişimci olarak engin tecrübesiyle bile kalbinin sallandığını hissedemeden edemedi.

 

"Güzel!" Situ Nan'ın gözleri ışıl ışıl parladı.

 

Asıl bedenin soğuk gözleri Situ Nan'ı gördükten sonra biraz sıcaklaştı. Asıl beden başını salladı ve sonra yıldız pusulasına indi.

 

Situ Nan önce asıl bedene sonra da Wang Lin'e baktı. Başını sallayıp konuştu, "İyi, yetişimimle bile ikinizin bir bütün oluşturduğunu söylemek zor. İkiniz birleştiğinizde yetişiminin bir seviye artacağına inanıyorum!"

 

Wang Lin hafifçe gülümsedi ve konuştu, "Asıl bedenimle birleştikten sonra yetişimim Ruh Dönüşümü'nün orta aşamasının zirvesine ulaşacak!"

 

Asıl beden Wang Lin'le birleşip bedeninin hafifçe titremesine neden oldu. Wang Lin'in gözleri yumruğunu sıkarken bir parça soğukluk sergiledi ve konuştu, "Bu his çok iyi!"

 

Asıl bedeniyle birleştikten sonra yıldız pusulası daha fazla durmadı ve Situ Nan'ın bahsettiği ticaret gezegenine doğru uçtu.

 

Göz açıp kapayıncaya kadar bir ay geçti.

 

Bu ay boyunca Wang Lin'le Situ Nan boş boş oturmadı. Situ Nan Wang Lin'e bildiği bazı büyüleri öğretti ve zamanlarının geri kalanını birbirleriyle antrenman yaparak geçirdiler. İlk başta Situ Nan, Wang Lin'le aynı güçte olmak için yetişimini bastırıyordu.

 

Aynı yetişim seviyesinde hazine kullanmadan sadece büyü kullanarak dövüştüler. Bu Wang Lin'in zayıflığını açığa çıkardı.

 

Situ Nan'ın yıllardır ustalaştığı sonu gelmeyen bir sürü büyüsü vardı, bu yüzden büyülü hazinler kullanmadan da çok güçlüydü. Asıl bedeni sayesinde Wang Lin kaybetmedi fakat çok kötü bir durumda kaldı.

 

Situ Nan'ın öğretisiyle Wang Lin yavaşça uzun zamandır kullanmadığı bir sürü büyüyü tekrar öğrendi ve Situ Nan'ın öğrettiği yeni büyülerle Wang Lin iyi bir dövüş ortaya koyabildi.

 

Sonra Situ Nan yetişim seviyesini Ruh Dönüşümü'nün son aşamasına yükseltti.

 

Wang Lin doğal olarak büyülü hazineler kullanamadığında onunla aşık atamadı fakat Situ Nan şöyle dedi: "Son aşama Ruh Dönüşümü ve Yükseliş yetişimcileriyle çok az bir savaş deneyimin var. Bundan dolayı onlarla savaşırken doğru kararlar veremiyorsun. Bu yüzden zamanını benimle güçlü yetişimcilerin gücünü deneyimleyip savaş deneyimini geliştirerek değerlendirmelisin."

 

Wang Lin bunu duyduktan sonra biraz anlayış kazanmış gibi göründü. Hareketleri yavaş yavaş daha kurnaz ve zeki hale geldi.

 

Nihayetinde Situ Nan yetişim seviyesini Yükseliş'in ilk aşamasına yükseltti. Bu seviyede bir yetişimci kolaylıkla Wang Lin'i öldürebilirdi, bu yüzden Situ Nan'ın isteği Wang Lin'in kaçınma ve kaçmaya yoğunlaşmasıydı.

 

Bu tür bir eğitim çok acımasızcaydı. Wang Lin'in asıl bedeniyle birleşmiş olması iyi bir şeydi, bir üç yıldızlı antik tanrının bedenine sahip olmasaydı birçok kez ağır yaralanmış olurdu.

 

Situ Nan da bunu gördü ve Wang Lin'i eğitirken kalbini sertleştirmesinin nedeni buydu.

 

Bir ay kısa olsa da Wang Lin'in kazanımları yüzeysel değildi.

 

Bu gün Wang Lin'in önünde mavi bir yetişim gezegeni belirdi. Bir ışık halkası gezegeni çevreleyip hafif bir parıltı yayıyordu.

 

Situ Nan'ın gözleri mavi yetişim gezegenine bakarken parladı. Güçlü ilahi hissi ileriyi tarayıp geçti ve gezegenin yüzeyine uzandı. Kısa bir süre sonra ilahi hissini geri çekti ve gururla konuştu, "Bıraktığım gibi duruyor. Son geldiğimden beri hiçbir değişiklik olmamış. Tek fark, artık burada benden daha yüksek yetişim seviyeli biri olmaması! Haha, öyleyse ihtiyaç duyduğum şeyleri çalacağım. Zaten çalmaya geldim!"

 

Wang Lin acı acı gülümsedi. Yıldız pusulası yetişim gezegenine doğru uçarken bir ışık izi bıraktı.

 

Hafif ışık onları engellemeye çalışmadı. Yaklaştıklarında ışık kenara çekilip bir geçit açtı.

 

Yıldız pusulası atmosferi aştı ve yetişim gezegenine girdi.

 

Tam o an üç ışık ışını hızla onlara doğru uçtu.

 

Situ Nan üç ışık ışınına baktı ve bağırdı, "Bu yaşlı adam için toz olun!"

 

Üç ışın aniden durdu. Biraz düşündükten sonra arkalarını dönüp ayrıldılar.

 

Situ Nan yüksek sesle güldü, sonra yıldız pusulasından atladı, yüzeye doğru uçtu ve konuştu, "Wang Lin, bu yaşlı adam gidip eşya çalacak. Kafana göre etrafa bakabilirsin. Üç gün sonra gelip seni bulacağım."

 

Ses Wang Lin'in kulaklarını girdiğinde Situ Nan'ın figürü çoktan Wang Lin'in görüşünden kaybolmuştu.

 

Yıldız pusulasını kaldırdıktan sonra Wang Lin bir adım atıp yeşil duman bulutuna dönüştü ve hızla uçtu.

 

Bu yetişim gezegeni çoğunlukla bir okyanusla kaplıydı. Okyanusun kokusu dalgalar inerken Wang Lin'in yüzüne çarptı.

 

Koyu mavi okyanus çok dalgalıydı. Kıtaya doğru uçarken Wang Lin okyanus esintisiyle dövüldü.

 

İlahi hissi yayıldı ve 5.000 kilometre içindeki her ot sapının hareketini hissedebildi.

 

Uzaktaki kıta nihayet ayak basana kadar git gide yakınlaştı.

 

İlahi hissiyle dingin bir vahşi canavar gibi gözüken dev bir şehir gördü.

 

Ming Mei Şehri, bu gezegendeki en büyük şehirlerden biriydi. Bu şehirde ölümlüler yoktu, yalnızca yetişimciler vardı.

 

Tüm şehri kaplayan sayısız mağaza vardı. Ayrıca şehrin batı tarafında dev bir açık hava alanı vardı. Bu alanda diğer gezegenlerden gelen yetişimciler hazine satmak, hazine takaslamak ya da ruh taşları ve semavi yeşimlerle değiş tokuş yapmak için ruh taşlarıyla bir stand kiralayabilirlerdi.

 

Sayısız mağazanın arasında hareket eden sayısız yetişimci vardı, şehrin batısındaki alan son derece kalabalıktı.

 

Şehrin kuzey kısmı çok kalabalık değildi fakat burası ayrıca en pahalı mağazaların olduğu yerdi. Kuzey kısmında yalnızca dokuz mağaza vardı. Her biri Semavi Alem'den köşklermiş gibi görünüyordu ve tüm satıcıların yüksek yetişim seviyeleri vardı.

 

Bu özellikle Ming Mei Şehri'ndeki en iyi mağaza denilen dokuzuncu mağaza için doğruydu.

 

O an yeşil cübbeli genç bir adam doğu kapısından girdi. Dik duruyordu ve uzun saçları arkasında dalgalanıp görünüşünü çok zarif kılıyordu.

 

Bu kişi Wang Lin'di. Şehre girmek için ruh taşı ödedikten sonra bakışları teker teker mağazaları süpürdü.

 

Wang Lin'in hedefi çok açıktı, yıldız pusulasını onarmak için iki malzemeye ihtiyacı vardı. Bu iki malzeme çok nadirdi ve normal mağazalarda olmazdı.

 

Wang Lin ileri yürürken yanında geçtiği tüm mağazalara baktı. Bazen biraz durakladıktan sonra tekrar ilerlerdi.

 

Yedinci mağazaya vardığında Wang Lin arkasını döndü ve çok uzağında olmayan küçük bir genç adam gördü.

 

Bu genç, şehre girdiğinden beri Wang Lin'i gizlice takip ediyordu.

 

Wang Lin'in kendisine baktığını gördükten sonra genç adam hiç paniklemedi ve hatta gülümsedi. Hızla Wang Lin'in yanına yürüdü ve ellerini kavuşturdu. "Kıdemlinin Ming Mei Şehri'ne ilk gelişi olduğunu tahmin ediyorum."

 

Bu kişinin yetişim seviyesi Oluşan Ruh'un son aşamasındaydı, daha Ruh Oluşturma aşamasında değildi.

 

Wang Lin düz bir biçimde sordu, "Ne istiyorsun?"

 

Genç adamın yüzündeki gülümseme değişmedi fakat kalbi küt küt atıyordu. Wang Lin şehre ilk girdiğinde anında Wang Lin'in bu şehre ilk gelişi olduğunu görebilmişti.

 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18326 Üye Sayısı
  • 791 Seri Sayısı
  • 37554 Bölüm Sayısı


creator
manga tr