Bölüm 280: Usta

avatar
1064 0

Xian Ni - Bölüm 280: Usta


Çevirmen: Zawoske

Editör: Lord Viole Grace


Bir yıllık seyahatin ardından, Wang Lin küçük bir şehir seçti. Bu şehri sevmese de, buz heykel tekniği gerçekten dikkatini çekmişti.

 

Wang Lin tahta oymalar yapıyordu, yani bu tekniği öğrenebilir ve tahta oymalar üzerinde kullanırsa, bir silahı daha olurdu.

 

Buna ek olarak, Wang Lin’in buradan ayrılmak istememesine neden olan bir önemli neden daha vardı. Buradaki ölümlülerin bir yaşamı yoktu, bu da epey garip bir şeydi. Wang Lin burada daha iyi bir ölüm anlayışı kazanacağını düşünüyordu.

 

Wang Lin Xue Yue’nin kuzey sınırına yakın bir şehre göz dikti. Bu şehirde çok kişi yoktu ve burayı kontrol eden yetişimci de geç aşama Merkez Oluşturma’daydı.

 

Bu yetişimci Wang Lin geldikten iki gece sonra bir iz bırakmadan kayboldu. Ancak, Wang Lin dışında kimse kaybolduğunu bilmiyordu.

 

Üçüncü gün, Wang Lin kendisini bu kişi olarak gösterdi ve sadece 11 katı olan buz kuleden çıktı.

 

Wang Lin çoktan ruh yutucu olarak gücünü bu geç aşama Merkez Oluşturma yetişimcisinin bütün anılarını çalmak için kullanmıştı. Onu öldürmek yerine, kontrolünü eline almış ve ileride işine yarayacak olursa diye, bir formasyona kilitlemişti.

 

Aslında, bu yetişimcinin yetişim seviyesiyle, bir buz kulesine sahip olma hakkı yoktu, ama amcası Xue Yue’de biraz güce sahipti, dolayısıyla bu küçük kasabayı ve buz kulesini ayarlamıştı.

 

Bu kişinin anılarından, Wang Lin Xue Yue’nin dahisinin Kırmızı Kelebek olduğunu ve birkaç yıl önce bir Suzaku yetişimcisiyle ayrıldığını öğrendi.

 

Ayrılan yedi büyük üstadın yanı sıra, büyük üstatlardan bile daha yaşlı olan 13 yetişimci daha gitmişti. Suzaku’ya, güçlendirme törenini kabul etmeye gitmişlerdi.

 

Kırmızı Kelebek’in Suzaku’ya katılma karşılığında isteği Xue Yue’yi 5.derece bir yetişim ülkesi yapmak ve onlara yeni bir ev vermekti. İkinci isteği tamamlanmıştı. Şimdi sadece birincisi kalmıştı.

 

Xue Yue’deki yetişimcilerin hepsi bu konu hakkında az buçuk bir şey biliyordu, ama bu yetişimci, amcası sayesinde normalden daha fazla şey biliyordu.

 

4.derece bir yetişim ülkesinin 5.dereceye yükselmesi uğruna, bu ülkedeki bir yetişimcinin Ruh Değişimi aşamasına ulaşması lazımdı.

 

Güçlendirme töreni çok güçlü ve göklere başkaldıran bir teknikti. Çok yüksek bir başarısızlık şansıyla herkesin sadece tek bir deneme şansı vardı. Ancak, başarılı olursa, o kişi Ruh Değişimi aşamasına ulaşırdı. Tek kötü yanı bu kişi ne kadar ömre sahip olursa olsun, geriye sadece yüz yıl kalırdı.

 

Ayrıca, bu kişinin yetişimi sonsuza kadar erken aşama Ruh Değişimi’nde sıkışır kalırdı.

 

Bunu değiştirecek bir yöntem yoktu. Yaşayacak sadece 100 yılları vardı  ve bu geçince, öleceklerdi.

 

Sonuç olarak, bu geç aşama Ruh Oluşturma’da sıkışanlar için bir şanstı da. Sonuçta, pek ömürleri kalmıyordu, dolayısıyla denemeye değerdi.

 

13 kişiden birisi başarılı olduğu sürece, Suzaku Xue Yue’ye yüz yıllığına beşinci derece yetişim ülkesi yetkileri verecekti. Bu yüz yıl sırasında, Kırmızı Kelebek’i takip eden büyük üstatlardan birisi Ruh Değişimi aşamasına ulaşacaktı, dolayısıyla 5.derece yetişim ülkesi olarak pozisyonlarını sağlamlaştıracaklardı.

 

Bu, Suzaku’nun Kırmızı Kelebek’e verdiği sözdü.

 

Çevredeki 4.derece yetişim ülkelerinin hepsi kaderlerini kabul etmiş ve Xue Yue’nin astı olmaya hazırdılar.

 

Bunlar Suzaku yerine yetişim birliği tarafından konulan kurallardı. Her ülke başkaldırabilirdi, lakin başkaldırının bedeli yok edilmek olduğundan bir şeyi değiştiremezlerdi.

 

Wang Lin buz kulesinden çıktı ve dışarıda iki Temel Oluşturma yetişimcisi gördü. Birisi erkek, diğeri kadındı. Wang Lin’i gördükleri anda, diz çöktüler ve ustalarına saygılarını sundular.

 

Wang Lin sessizce onayladı.

 

Wang Lin bu kişinin üç öğrencisi olduğunu ve bu küçük güzelliğin en genç olan olduğunu biliyordu. Ayrıca en sevilendi ve Wang Lin’in iğrendiği bir şekilde yetişimciyle gizli bir ilişkisi vardı.

 

Bu tür bir şey diğer yetişim ülkelerinde usta öğrenci arasında çok nadirdi. Böyle bir şey olsa bile, gizli tutulurdu.

 

Lakin bu inanılmaz ülkede, çok sıradan bir şeydi. Bu yetişimcinin anılarına göre, Xue Yue’de öğrencileriyle ilişki yaşayan bir sürü başka yetişimci vardı.

 

Bu tür şeyler o kadar sık hale gelmişti ki kimse yapanları aşağılamıyordu. Hatta bu yetişimci bir keresinde Kırmızı Kelebek gökler tarafından kutsanmamış olsaydı, onun da ustasına hizmet etmek zorunda olduğundan sızlanmıştı.

 

Wang Lin bu meseleye ancak acı acı gülebilirdi. Bu, Xue Yue’ye olan düşüncelerinin daha da kötüleşmesine sebebiyet verdi.

 

Erkek öğrenciye gelirsek, büyük gözükse de, ikinci büyük olandı. Görünüşte ustasına saygı gösteriyordu, ama küçük öğrenci kardeşiyle ustası arasındaki ilişkiden gerçekten nefret ediyordu.

 

Wang Lin bütün bu bilgiyi bu erkek öğrenciyi uzağa göndererek, böyle göze batmamasını planlayan, Merkez Oluşturma yetişimcisinden elde etmişti.

 

Arkasında bir eliyle ve epey kayıtsız bir sesle, Wang Lin yavaşça sordu, ‘’Yeni buz embriyosu geldi mi?’’ Buz embriyoları Xue Yue yetişimcilerinin buz heykellerine taktıkları isimdi.

 

İkinci öğrenci çabucak yanıtladı, ‘’Usta, daha yeni iki tane geldi.”

 

Wang Lin zarifçe onayladı ve söylendi, ‘’Getir onları ve ikiniz tekniğinizi ne kadar ilerletmişsiniz bir göreyim.’’ Wang Lin yetişimcinin anılarından bu tekniğin epey detaylı bir açıklamasını elde etmişti. Onun bakış açısına göre, bu teknik Xue Yue yetişimcilerinin özüyle alakalıydı ve son derece karmaşıktı.

 

Ruhsal enerjiye ek olarak, Xue Yue yetişimcileri yetişim yaparken kardan soğuk enerji de özümserdi. Bu soğuk enerjiyi mutlaka özümsemeliydiler, zira bu Kadim Ruh aşamasına ulaştıklarında buz devleri oluşturmak için bedenlerinden ayrılmalarını sağlıyordu.

 

 

Ancak, bu teknik seviyelere sahipti ve elde etmesi kolay değildi. Wang Lin’in yakaladığı yetişimci sadece ilk dört seviyesine sahipti ve bu da sadece gizlice öğrendiğinden dolayıydı.

 

İkinci öğrencisi hemen onayladı ve boyutsal çantasından iki tane bir metrelik buz heykel çıkardı. İki heykel bir kuş bedenine ve insan kafasına sahip bir yaratığa aitti. Oldukça vahşi gözüküyordu.

 

Bir yıllık seyahatin ardından, Wang Lin bunun Xue Yue’nin muhafız yaratıklarından, kar perisinin buz heykeli olduğunu öğrenmişti.

 

İkinci öğrencisi bakışlarını odakladı ve biraz yetişim yaptı. Ardından bir kara kan küresi oluşana kadar birkaç mühür oluşturdu. Kan küresini işaret etti ve bir ipliğini ayırdı. Sonrasında da ipliği buz heykelin içine ittirdi.

 

Birdenbire, parmağından kara duman sızdı ve buz heykele girerek, damar gibi gözüken bir işaret oluşturdu.

 

İkinci öğrencinin alnı ter içinde kaldı. Derin bir nefes aldı, bir kan ipliği daha çıkardı ve buz heykele ittirdi. Aniden, buz heykelde ikinci damar belirdi.

 

Bu noktada, ikinci öğrencinin elindeki kan küresi sessizce kayboldu. Yetişim yapmak için otururken yüzü solgundu.

 

Wang Lin’in ifadesi sakindi, lakin içten içe teknik hakkında birkaç şey daha öğrenmeyi başarmıştı. Yetişimcinin anılarına göre, ilk adımı tamamlamanın gereksinimi kar perisine dokuz kan damarı yerleştirmekti.

 

Tam bunu düşünürken, kadın öğrenci ona doğru geldi. Tatlı gözleriyle baktı ve fısıldadı, ‘’Usta, birkaç gün önce sorduğum soruyu hala yanıtlamadınız, bu yüzden öğrenciniz yetişiminde sorunlar yaşıyor. Lütfen bu gece gelip öğretin.’’

 

Wang Lin hala kan damarını düşünüyordu, dolayısıyla kayıtsızca onayladı ve söylendi, ‘’Konuş, konu ne?’’

 

Kadın öğrenci aniden afalladı ve etrafına bakıntı. Çekici bir şekilde sorarken yüzü kızardı, ‘’Burada mı?’’

 

Wang Lin onayladı, lakin aniden yetişimcilerin anılarından bir şey hatırladı, bu öğrencinin sorusunun altında başka bir anlam yatıyordu.

 

Bunu düşünürken, Wang Lin konuşmak üzereydi ki, kadın öğrencinin yüzü daha da kızardı ve kıyafetleri aniden düşerek, bedeninin yarısını açığa çıkardı.

 

Wang Lin kaşlarını çattı. Kollarını savurdu ve kadının kıyafetleri geri bedenine döndü. Ardından soğuk bir bakışla kıza baktı.

 

Öğrencisi etrafında soğuk bir baskı hissetti. İfadesi anında değişti ve korku içinde diz çöktü. Uzun bir süre sonra, dikkatle ayaklandı. Ustasını öfkelendirmek için ne yaptığını bilmediğinden epey korkuyordu.

 

O anda, ikinci öğrencisi yetişim yapmayı bitirdi. Kadın öğrenciye baktı ama tek kelime etmedi. Eli bir kan küresi daha oluşturmak için harekete geçti ve bir kere daha kan damarları oluşturmaya koyuldu.

 

İkinci öğrencinin zar zor dokuz kan damarını tamamlaması birkaç saat sürdü. Bu zamanın çoğunu bedenini dengelemek için yetişim yaparak harcamıştı.

 

Bu buz heykelini üretmenin üzerine yük bindirdiği açıktı.

 

Buz heykel bittiğinde, ikinci öğrenci derin bir nefes aldı, buz heykelin önünde diz çöktü ve bir dua mırıldanmaya başladı. Ardından ayaklandı, dişlerini sıktı ve dokuz kan damarının toplanma noktasını işaret etti.

 

Bir patlamanın ardından, ikinci öğrenci kan kustu ve üç metreyi aşkın mesafeye savruldu. Buz heykele gelirsek, dokuz kan damarı yılanlar gibi oynaşıyordu. Ardından iki kan damarı temas etti ve buz heykel patladı ve buz parçalarına dönüştü.

 

İkinci öğrencinin yüzü solgundu ve utanarak konuştu, ‘’Öğrenciniz tekrardan başarısız oldu...’’

 

Wang Lin öğrencisiyle ilgilenmedi, aksine buz heykele baktı. Buz heykel üretiminin anahtar kısmı için yetişimcinin anılarını araştırıyordu.

 

Tam o anda, Wang Lin bir şey fark etti. Yukarı baktı ve bu yöne doğru hızlıca uçan bir kılıç gördü.

 

 







Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18098 Üye Sayısı
  • 789 Seri Sayısı
  • 37356 Bölüm Sayısı


creator
manga tr