Bölüm 270: Göklerin Kutsadığı Güzel Hanım

avatar
1101 0

Xian Ni - Bölüm 270: Göklerin Kutsadığı Güzel Hanım


Çevirmen: Zawoske

Editör: Lord Viole Grace


Wang Lin biraz Zhou Wutai’nin endişeleri hakkında düşündü. Dört Tarikat Birliği’yle çok bağlantısı olmasa da, otuz yılı aşkın süre bu caddede yaşamıştı.

 

Zhou Wutai’nin yeşimde belirttiği son şey Xue Yue gerçekten bir ülke yok etme savaşı başlatacak mı kontrol etmek adına, Dört Tarikat Birliği’nin bilgi toplamaya yetişimciler gönderdiğiydi. Toplamda üç grup göndermişlerdi; birisi yakındaki müttefik oldukları dördüncü derece ülkelere, diğeri onlara destek çıkan beşinci derece yetişim ülkesine ve nihayetinde, gerçeği açığa çıkarmak için son grup da Suzaku’ya gitmişti.

 

Yeşimin gönderildiği gün, sadece Suzaku’ya giden grup dönmemişti.

 

Ancak, aldıkları karşılık Dört Tarikat Birliği’ndeki herkesin sessizleşmesine neden oldu.

 

Müttefik oldukları bütün dördüncü derece yetişim ülkeleri Dört Tarikat Birliği’ni güzelce karşılamış ve saygılı davranmışlardı, lakin hiçbirisi saldırı hakkında konuşmuyordu; yalnızca konudan kaçınıyorlardı. Hatta bazısı görüşmeden tamamen kaçınmıştı. Sonunda, onlarla epey iyi ilişkisi olan, başka bir ülke, beşinci derece yetişim ülkelerinin bu meseleye karışmaması için emirler gönderdiğini söyledi.

 

Beşinci derece yetişim ülkesine giden gruba gelirsek, geri döndüklerinde daha da kasvetliydiler. 5.derece yetişim ülkesi yardım etmeyeceklerinden, Yağmur Kazanı’nı vermeye gerek olmadığını söylemişti.

 

Nihayetinde, bu yetişimci grubu 5.derece yetişim ülkesindeki bir Ruh Değişimi yetişimcisinden onları şok eden bir parça bilgi almak için büyük çaba sarf etmişti.

 

Xue Yue’de Suzaku’nun bile dikkatini çekecek kadar sersemletici bir yetenek sergileyen bir kadın vardı. Sadece yüz yıldır yetişim yapıyordu ve çoktan geç aşama Ruh Oluşturma’ya ulaşmıştı. Son 10.000 yılda Suzaku gezegeninden çıkan bir numaralı dahi olarak adlandırılmıştı.

 

Eğer bu kadarcıkla  yetinseydi, çok önemli olmazdı, lakin bu kız bu yüz yılda hiç hap tüketmemişti, dolayısıyla bu onu daha da dikkat çekici yapıyordu.

 

Bu konu için, Suzaku incelemeye yetişimciler yollamıştı. Doğru olduğunu onayladıktan sonra, Suzaku resmi olarak kadını kendilerine katılmaya davet etti.

 

Bu tür bir şey sıradışı değildi. Bir sürü olağanüstü yetenekli genç en parlak anlarında Suzaku’ya katılmaları için davet edilirdi.

 

Lakin bu kişiler Suzaku’ya katıldıklarında, statüleri epey düşük olurdu, ama onu elde etmek için, Suzaku kararlıydı ve kadına oldukça yüksek pozisyon vermişlerdi.

 

Suzaku’nun bunu yapmasının nedeni sayısız yıldır aşmaya çalıştığı hedef içindi: 7.derece yetişim ülkesi olmak. Ancak, 7.derece yetişim ülkesi olmak için, yalnızca gerekli yetişim seviyesine ulaşan yetişimciye sahip olmaları gerekmiyordu, ayrıca karşılanması gerekn bir dizi gereksinim vardı. Çok zordu.

 

Şu anda, Suzaku ilk gereksinimi bile yerine getirememişti, dolayısıyla yetenekli genç nesile epey dikkat ediyorlardı.

 

Ve Xue Yue’den bu kadının yeneği zaten inanılmazdı. Sonuç olarak, Suzaku bir sürü hazırlık yaptı.

 

Bu yetenekli kadının tek isteği Xue Yue’yi 5.derece yetişim ülkesi yapmak ve çorak bölgelerinden Suzaku Gezegeni’ndeki başka bir yere göç etmelerine izin vermeleriydi.

 

Şans eseri, bir Yağmur Kazanı Dört Tarikat Birliği’nde belirmişti ve tam da bir Xue Yue yetişimcisine denk gelmişti, böylece bu savaş başlamıştı.

 

Xue Yue Dört Tarikat Birliği’ni Yağmur Kazanı savaşı nedeniyle gözüne kestirmiş ve Dört Tarikat Birliği istila edecekleri yeni yer halini almıştı.

 

Yağmur Kazanı’nın neden Dört Tarikat Birliği’nde belirdiği ve neden kralın eline düştüğüne gelirsek, Dört Tarikat Birliği bunun bir entrika olduğunu düşünüyordu.

 

Ancak artık, bir entrika olup olmaması gerçekliği değiştirmeyecekti.

 

Bu bilgi yetişimciler tarafından getirildiğinde, herkesi şoke etti.

 

Wang Lin Zhou Wutai’nin verdiği yeşimdeki her şeyi okuduktan sonra, içine biraz ağırlık çöktü. Yağmur Kazanı için bu basit savaşın içinde, bu kadar derine gizli bir şey olduğunu düşünmemişti.

 

Boş caddeye ve boş dükkanlara bakarken epey hüzünlü hissetti. Birkaç ay önce, caddede yürüyen bir sürü kişi olurdu ve bütün dükkanlar erkenden açılır, son derece yoğun olurlardı. Lakin iki yetişim ülkesinin arasındaki savaş yüzünden, ölümlüler acı çekiyordu.

 

Wang Lin derin bir nefes verdi. O anda, son derece hüzünlü hissetti. Ölümlüler yetişimcilerin gözünde karıncalardan değersizdi, lakin birçoğu bir zamanlar kendilerinin de ölümlü olduğunu unutuyordu.

 

Wang Lin bunu engelleyecek bir yönteme sahip değildi ve karışmak istemiyordu. Göklerin Tao’su acımasızdı ve yaşam ve ölüm etki alanını deneyimledikten sonra, düşünce yapısı değişmişti. Caddeye baktı ve nazikçe konuştu, ‘’Ayrılma zamanı... Son adımı attıktan sonra, ayrılma zamanı gelecek...’’

 

Bununla birlikte, kalın bir mont giyerek arkasındaki elleriyle, uzağa yürüdü. Figürü yavaşça karda kayboldu.

 

Wang Lin havada ilerlerken yavaş gözüküyordu, lakin aslında, çok hızlı ilerliyordu. Uçtuğu sırada, sayısız yetişimci gördü ve onu geçen herkes yüzlerinde kasvetli bakışlar takınmıştı. Sanki kar içlerine çöken devasa bir kayaydı.

 

Birbirlerini tanıyanlar bile konuşmuyordu. En fazla, birbirlerini geçtiklerinde kafalarıyla selam veriyorlardı.

 

Wang Lin bütün yolu uçtu ve bir süre sonra, Dört Tarikat Birliği’nin doğusuna ulaştı. Öncesinde, burası sık bir ormandı, lakin şimdi karla kaplıydı.

 

Dağ dizisinin yanındaki bölgede kürenmiş kar yığını devasa bir dağ gibiydi.

 

Bu kardan soğuk dalgaları geliyordu. Bir umutsuzluk hissi vardı.

 

Wang Lin sessizce havada süzüldü. Altındaki karla kaplı bölgeye baktı ve uzun bir süre düşündü. Sonunda, iç çekti. İki eliyle de bir mühür oluşturarak bölgeden esen garip bir rüzgar oluşturdu, insanların sessiz haykırışı gibi hissettiren bir rüzgar.

 

O anda, adeta gökler ve yeryüzü bu sessiz yakarışla kaplandı... Kar yağmaya ve rüzgar esmeye devam etti, tıpkı ucu bucağı olmayan gökler gibi.

 

Ancak bu kar epey garipti. Rüzgar güçlü olsa da, çok fazla kar oynamadı. Neyse ki, Wang Lin’in hedefi bu ormanı temizlemek değildi.

 

Wang Lin yüzünde paniğe dair bir ifade sergilemedi. Sessizce havada durdu, gözleri sakindi.

 

Yavaşça, kar kaplı ormanda küçük bir girdap belirdi ve kar yavaşça kenara itilmeye başladı.

 

Wang Lin uzun süredir havada duruyordu. Uçarak oradan geçen bazı yetişimcilerin dikkatini çekti.

 

Nihayetinde, karda devasa bir delik oluşturana kadar girdap daha da büyüdü. Delikte, sayısız ağaç dalı vardı.

 

Wang Lin bir bakış attı. Eliyle bir mühür oluşturdu ve girdaba atıldı. Girdabın içinde büyük ağaçlar ve dalları vardı. Bunlar oymaları için malzemeleriydi.

 

Otuz yılı aşkın zaman önce, bütün tahtasını buradan almıştı, ne var ki, çoğunu kullanmıştı ve son eseri için yeterince malzemesi yoktu. Bu yüzden bu kadar uzağa gelmeyi önemsemedi.

 

Bu sefer yapacağı oyma en azından yüz yıllık ağaçlar gerektiriyordu. Tabii ki, bin yıllık ağaçlar olursa, etkisi daha iyi olurdu.

 

Ne yazık ki, karda bu tür ağaçlar bulmak samanlıkta iğne aramak gibi olurdu.

 

Girdapta, Wang Lin ihtiyacı olan dalları bulmak için ilahi hissini yaydı. Alabildiği hepsini topladıktan sonra, girdaptan çıktı ve aynı tekniği yakındaki karda kullandı.

 

Yavaş yavaş, karda yüz metrleik girdaplar belirirken, Wang Lin’in boyutsal çantasındaki odun miktarı artıyordu. Bu yedi gün boyunca devam etti.

 

Bu yedi günde, bütün bölge temizlenmişti. Yeterince odun aldıktan sonra, buraya Wang Lin bir bakış daha attı, ardından ayrıldı.

 

Bu yedi günde, hareketleri oradan geçen yetişimciler tarafından fark edilmiş ve Dört Tarikat Birliği’nde yayılmıştı. Kontrol etmek için birileri yollanmıştı, lakin Wang Lin’in yetişim seviyesini fark ettiklerinde, oldukça saygılı tavır takınmışlardı.

 

Nihayetinde, Zhou Wutai bunu duymuş ve hemen haberleri bastırmıştı. Şahsen oraya birilerini getirmişti. Konuşmamış, sadece sessizce yardım etmişlerdi.

 

Yoksa, Wang Lin’in yedi günde yeterince odun toplaması veya bölgeyi temizlemesi mümkün değildi.

 

Wang Lin Zhou Wutai’ye kafa salladı ve ayrıldı.

 

Hiç durmadı, bunun yerine direkt başkenntteki dükkanına atıldı. Başkentin dışına ulaştığında, kayboldu. Yeniden belirdiğinde, çoktan dükkanındaydı.

 

Derin bir nefes aldı ve çevresine bakındı. Sandalyesine oturdu, sol elini salladı ve hala üzerinde kar olan bir odun parçası çıkardı. Sağ elinin orta ve işaret parmağıyla bıçaklar oluşturdu ve oymaya başladı.

 

Bu Wang Lin’in uzun zamandır hazırlandığı bir oymaydı. Bu sefer, sadece bir tane değil, bir sürü oyacaktı.

 

Ayrılmadan önce, ölümlüye dönme yolculuğu sona eriyordu. Bu son oymaları Ruh Oluşturma aşamasına ulaşmak için kullanmayı umuyordu.

 

En sonunda başarısız olsa bile, o vakit en azından bir adım atarak gelişeceğini ve Ruh Oluşturma aşamasına ulaşmaya yaklaşacağını ya da Ruh Oluşturma aşamasına adım atmadan önce sadece bir etki alanı alması gerektiği noktaya ulaştıracağını düşünüyordu.

 

Oymaya karar verdiği şey öldürdüğü her bir kişiydi, yetişime başladığı zamandan, ölümlüye dönmeye başladığı zaman kadar.

 

Her bir kişi!

 

 







Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18179 Üye Sayısı
  • 792 Seri Sayısı
  • 37503 Bölüm Sayısı


creator
manga tr