Bölüm 64: Tarikat Dağılır!

avatar
1797 0

Xian Ni - Bölüm 64: Tarikat Dağılır!


 

Çevirmen: Zawoske

Editör: Mehmet Uyar

 

Ejderha, Pun Nanzi’ye kükremiş ve saldırıya geçmişti.

 

Pun Nanzi alayla gülümsedi. Kılıca bir fiske atmış ve söylenmişti. ‘’Hayvan, yerini bil!’’

 

Ejderhanın bedeni sallanmış ve anında iradesini kaybetmişti. İsteksizce kılıca geri dönmüş ve kılıç parlamayı kesmişti.

 

Liu Wenju ve yaşlı kadın birbirine bakmış ve iç çekmişlerdi. Yaşlı kadın konuştu. ‘’Tamam. Heng Yue Tarikatı öğrencileri, emirlerimi dinleyin: dağdan çıkana kadar beni takip edin.’’ Bununla birlikte, çevresine bir bakış atmış ve havada süzülmeye başlamadan önce bir kez daha iç çekmişti.

 

Pun Nanzi gözlerini kısıp konuştu. ‘’Yuan Dao Tarikatım daha fazla öğrenci almaya devam edecek. Eğer katılmak isteyen olursa, burada kalabilir.’’

 

Temel Oluşturma aşamasındaki on üstadın yüzü garip bir hal almıştı. Yaşlı kadının yanında duran ikili dışında, diğer sekizi yaşlı kadını takip etmemişti.

 

Liu Wenju’nun ifadesi değişmişti. Bir şeyler söylemek istiyordu, ancak nihayetinde sessiz kalmıştı. Başka bir iç çekiş derin nefes almış, ardından kafasını iki yana sallayarak yaşlı kadının yanında dikilmişti.

 

Yaşlı kadın kalbindeki öfkeyi bastırıp bağırdı. ‘’Herkes kendi yoluna gidebilir. Eğer bizi takip etmek istemiyorsanız, sizi zorlamayacağım."

 

Huang Long’un jenerasyonundaki bütün üstatlar tereddüt etmiş ve en sonunda Huang Long, Dao Xu ve kırmızı yüzlü üstat dışında, diğer üstatlardan hiçbiri hareket etmemişti. Sadece bu üçlü harekete geçmiş ve iki Merkez Oluşturma üstadının yanına geçmişti.

 

Düzinelerce iç tarikat öğrencileri arasından, yalnızca yaklaşık on kişi veya biraz daha fazlası Merkez Oluşturma üstatlarının yanına gitmişti. Wang Zhuo uzun süre tereddüt etmişti. Ayağını kaldırıp yere indirirken Dao Xu’ya bakmaya cesaret edemiyordu. Sonuçta, peşlerinden gelmeyecekti.

 

Zhou isimli kız bir süre tereddüt etmiş, ancak peşlerinden gelmemişti. Xu isimli kıza gelirsek, Wang Zhuo’nun hareket etmediğini görmüş, bu yüzden kaldırdığı ayağını geri çekmişti.

 

Wang Hao çoktan yürümüştü. Çarpıkça gülümseyip Wang Lin’e seslendi. ‘’Kardeş Tie Zhu, hiçbir yere gitmiyorum. Eve dönüp babama yardım etmeyi düşünüyorum. Endişelenme kardeşim, ailene göz kulak olacağım.’’

 

Wang Lin kararsız kalmıştı. Çok fazla sırrı vardı ve Yuan Dao Tarikatı’na katılırsa, belirsiz tehlikeler çok fazla olacaktı, bu yüzden, bir süre düşündükten sonra, yürümeye başlamıştı.

 

O anda, Wang Lin’e bakarken Pun Nanzi’nin gözleri parlamış ve aniden söylenmişti. ‘’Wang Lin, sen kalacaksın!’’

 

Wang Lin sersemlemiş ve saygıyla konuşmaya koyulmuştu. ‘’Kıdemli Pun Nanzi, neden bu küçüğünüzün kalmasını istiyorsunuz?’’

 

Pun Nanzi kafasını kaldırmış ve söylenmeye devam etmişti. ‘’Eğer kalmanı söylüyorsam kalacaksın. Sorulara ne gerek var?!’’

 

Liu Wenju biraz tereddüt ettikten sonra aniden konuşmaya katıldı. ‘’Kıdemli Pun Nanzi, Wang Lin Heng Yue Tarikatı’mın baş öğrencisidir, bu yüzden kıdemliden onun için işleri zorlaştırmamasını ve bizimle ayrılmasına izin vermesini istiyorum.’’ Wang Lin hakkında bir şeyler duymuş ve biraz da gözlemlemişti. Geleceğin Temel Oluşturma öğrencisini bırakmaya gerçekten istekli değildi.

 

Pun Nanzi oflayıp puflayıp Wang Lin’e seslendi. ‘’Heng Yue Tarikatı sadece ismen bulunuyor. Onlar dünyanın çevresinde sürüklenirken peşlerinden mi gideceksin? Eğer Yuan Dao Tarikatı’ma katılırsan, geleceğin daha parlak olacaktır. Ne istediğine kendin karar ver. Söylentilerin yayılmasını istemezsin, değil mi? Söylentilere göre, Yuan Dao Tarikatı’m sadece dağı çalmamış, ayrıca öğrencileri de çalmış.’’

 

Pun Nanzi, eğer Wang Lin engellenmezse, Heng Yue Tarikatı’nı takip edeceğine emindi.

 

Wang Lin biraz düşündü. Ardından, tek kelime etmeden; ellerini birbirine çarpıp havaya yükselmiş ve Huang Long’un yanında durmuştu.

 

Pun Nanzi’nin gözleri parlamıştı. ‘’Nankör velet!’’

 

Liu Wenju ve yaşlı kadın Wang Lin’e düşünceli bakışlar atıyordu. Bir süre daha beklemişlerdi, ancak Heng Yue Tarikatı’nın tüm öğrencilerinin kafalarını eğdiklerini görünce, yaşlı kadın iç çekip söylenmişti. ‘’Pekala, hadi gidelim.’’

 

Bununla birlikte, uzaklara doğru uçmaya koyulmuştu. Diğer on veya ondan fazla figür de hüzünlü ifadeleriyle peşine takılmıştı.

 

Heng Yue Tarikatı’nda kalanlar İki Merkez Oluşturma üstadını takip etmişler ve tıpkı evsiz köpekler gibi Heng Yue bölgesinden uzaklara uçmuşlardı.

 

Yol boyunca, çıt çıkmamıştı; öfkenin yanı sıra, kaybetmenin verdiği duyguyla sarmalanmışlardı.

 

Uzun süre uçtuktan sonra, gökyüzü kararana kadar, Liu Wenju ve yaşlı kadın bir süre düşünüp taşınmış, ardından da dağın yanına inmişlerdi.

 

Yaşlı kadın derin bir nefes alıp etrafındaki insanlara bir bakış atmıştı. İki Temel Oluşturma üstadı dışında, herkes Qi Yoğunlaştırması aşamasındaydı. Huang Long’un jenerasyonundan sadece dört kişi vardı ve Wang Lin’in jenerasyonundan da on iki kişi vardı. Yaşlı kadın acı acı güldü ve kendini sakinleşmek için zorladı. ‘’Siz çocuklar sadece Heng Yue Tarikatı en büyük felaketiyle yüzleşti diye cesaretinizi kaybetmemelisiniz. Ölümsüz dünyasında her şey depşlebşkşrç Bugün, Heng Yue dağımızı çaldırdık, ancak, bir kere ben ve ata Liu Kadim Ruh aşamasına ulaşınca, geri alabileceğiz!’’

 

Wang Lin’i birkaç gün önce ana avluda gözlemlemiş, İki Temel Oluşturma üstadı arasından Shang Guan, kuru kuru öksürmüş ve konuşmaya katılmıştı. ‘’Ata Wang haklı. Şu an ne kadar perişan hissediyorsak, dövüş ruhumuz da o kadar güçlenecektir. Bu aşağılamayı içimize gömmeliyiz. Eğer gelecekte başarılı olursak, bizden alınanları geri almak zorundayız!’’

 

Diğer Temel Oluşturma üstadı geniş bir yüze ve vücuda sahipti. Kalan öğrencilere bakarken yüzü endişeyle kaplanmıştı. ‘’Felaket geldiğinde, herkes farklı yollara dağıldı. Sonunda, sadece siz çocuklar Heng Yue Tarikatı’mızı takip etmeye gönüllü oldunuz. ‘’ Konuşması bittikten sonra iç çekti.

 

İç tarikat öğrencileri arasında takip etmeyi seçenlerden, kardeş Zhang ve Lu Song dışında, Wang Lin hiçbirinin ismini bilmiyordu, ancak tanıdık geliyorlardı.

 

Kılıç köşkünün dışında tanıştığı küçük şişko da buradaydı.

 

Liu Wenju derin bir nefes vermiş ve ciddi ifadesiyle konuşmaya koyulmuştu. ‘’ Geçmişi anmanın hiçbir anlamı yok. Şu anda en önemli şey tarikatımıza ev sahipliği yapacak bir yer bulmamız. Yıllar önce, buradan binlerce kilometre uzaktaki yılan vari bir dağa ev inşa etmiştim. Şimdilik, orada yaşayalım.’’

 

Yaşlı kadın biraz düşündü. Sonrasında kafa sallayarak onaylamış ve söylenmişti. ‘’Bu iyi. Bir kere oraya gittik mi, kapalı kapı eğitimi yapmaya başlamalı ve 100 yıl içinde Kadim Ruh aşamasına ulaşmalıyız.’’

 

Liu Wenju’nun bakışları kaymıştı. İki Temel Oluşturma üstadına seslendi, ‘’Shang Guan ve Song Yu, ben ve ata Wang formasyonu korumak için harcadığı enerji geri toplarken, siz ikiniz bekçilik yapacaksınız. O zaman, daha hızlı hareket edebilmek için hepinizi taşıyabiliriz.’’

 

Shang Guan ve Song Yu çabucak söyleneni yapmıştı.

 

Liu Wenju birkaç parça yeşimtaşı çıkardı. Çıkardıklarını havaya fırlatmış ve yeşimtaşları yeşil ışık yaymaya başlamıştı. Eliyle birkaç mühür oluşturmuş ve birdenbire yeşil yeşimtaşı sallanmış ve 20 metre içindeki her şeyi kaplayan yeşil bir ışık kubbesi yaratmıştı.

 

Bunun ardından, bağdaş kurarak oturmuş ve eline bir ruh taşı alıp meditasyon yapmaya başlamıştı. Yaşlı kadın da aynısını yapmış ve kaybettiği ruhsal enerjiyi geri kazanmak için meditasyon yapmaya başlamıştı.

 

 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18095 Üye Sayısı
  • 789 Seri Sayısı
  • 37345 Bölüm Sayısı


creator
manga tr