Bölüm 45: Sefil Hayat

avatar
1872 0

Xian Ni - Bölüm 45: Sefil Hayat


 

Çevirmen: Zawoske

Editör: Mehmet Uyar

 

Düşünceleriyle birlikte, Li Shan’ın gözleri parlamış ve bağırmaya başlamıştı.

 

‘’Heng Yue Tarikatı’ndan kardeşlerim, eski bir söz vardır:’’ Bir insanı öldürmek tereyağından kıl çekmeye benzer. ‘’ Fakat size soruyorum; bir insanı öldürmek kadar tatmin edici bir şey varsa o da rezil etmek değil mi? Biri sizi rahatsız mı etti? Üzerine bir tane bu bombalardan atmanız yeterli, böylece bu kişi 10,000 yıl boyunca kokudan kurtulamayacaktır. Şöyle düşünün, düşmanınızla kavga ederken bunu kullanırsanız, kazanamasanız bile, en azından itibarınız daha az zedelenecektir.’’

 

‘’Veya kaçtığınızı düşünelim, eğer böyle bir hamle yaparsanız, harikalar yaratacaktır. Eğer kalabalık bir yere girerseniz, nasıl olurda peşinizdeki kişinin sizi takip edecek yüzü olur ki?’’

 

‘’Ayrıca, eğer bir aşk rakibiyle karşı karşıya kalırsanız, bu bombaları kullanmak doğru bir hareket olacaktır. Hehe, eğer birisi kadınınızı çalmaya cesaret ederse, tek yapmanız gereken bombalarımı üzerinde kullanmak, ardından koku yüzünden hiçbir kadın o kişinin yanına yaklaşmayacaktır.’’

 

Li Shan’ın bağırışları, özellikle de bombalarının aşk rakiplerine karşı kullanılabileceğini söylemesi, bir sürü iç tarikat öğrencisinin dikkatini çekmişti. Sözleri gerçekten birkaç öğrencinin kulağında yankılanmıştı.

 

Bu şey gerçekten, aşk rakiplerini kenara çekilmeye zorlamak için mükemmeldi.

 

Li Shan’ın bakışları uzaktaki Wang Lin’ e kaydı. Wang Lin’in Heng Yue Tarikatı’nda bir çöp olarak görüldüğünü biliyordu. Onun gibi insanlar Li Shan’ın büyük müşterilerindendi. Yuan Dao Tarikatı çöp öğrencilerden çoktan temizlenmişti, yani, Wang Lin’i gördüğünde heyecanla devam etmişti:

 

‘’Bu bomba özellikle düşük gelişime sahip kardeşlerim için kullanışlı. Elinizdeki bu bomba ile, kim size bir kez daha zorbalık yapabilir ki? Eğer birisi zorbalık yapmayı denerse, bir tanesini fırlatın gitsin. Ben, Li Shan, kimse tarafından rahatsız edilmeden tarikatta hareket edebileceğiniz konusunda yemin edebilirim.’’ Sözleriyle birlikte, Li Shan bıyık altından sırıtıyordu. Kimsenin sana zorbalık yapmak istememesi mümkün değil. Tam aksine kaşınıyormuş gibi gözükeceksin.


Li Shan bir sürü insanın dikkatini çektiğini fark etmişti. Hemen anlaşmayı kalıcılaştırmaya çalıştı. ‘’Bu bomba düşük gelişime sahip olan insanlar için gerçekten iyi bir savunma silahı. Bugün, sizin için indirim yapacağım. İki tane al bir tane beleşe gelsin. Bunu benden bir hediye olarak görün. Ölümsüz dünyasında tekrar karşılaştığımızda, bana dikkat etmeyi unutmayın.’’

 

Söylediği her şeyden etkilenen öğrencilerin arasından birisi sordu:’’ Bu eşya gerçekten söylediğin kadar inanılmaz mı? Birkaç tane daha çıkar ve rastgele birini test etmeme izin ver. Eğer gerçekten dediğin kadar iyiyse, oynamak için birkaç tane alacağım.’’

 

Li Shan bir düzine kokulu bombayı boyutsal çantasından çıkarmış ve sanki patlamalarından korkuyormuş gibi, nazikçe yere koymuştu. ‘’Bu hazineye dikkat etmeniz gerektiğini aklınızdan çıkarmayın. Nazikçe alın ve nazikçe koyun. Kullanırken de, sadece fırlatın. Herhangi bir direnişle karşılaştığında, patlayacaktır.’’

 

Konuşan kişi, iç tarikat öğrencilerinden Sun Hao’ydu.

 

Sun Hao öne çıktı ve rasgele bir kokulu bombayı ihtiyatla eline alıp incelemeye başlamıştı.

 

Li Shan’ın ifadesi değişmemişti, ancak ,içinden, sessizce genç adamla dalga geçmeye başlamıştı. ‘’Seni dingil, gerçekten anlayabileceğini mi sanıyorsun? Tarikat ustaları dışında, kıdemli kardeşlerim bile sırrımı göremezken, sen mi göreceksin?’’

 

Sun Hao uzun süre bombayı incelemişti, ancak özel olan hiçbir yanını bulamamıştı. Bombayı açık bir alana fırlatmış ve bomba havada kavis almaya başlamıştı, bomba tam yere çarpmak üzereyken; Li Shan içinden tek bir söz geçirmişti. ‘’Patla!’’

 

Gürültüyle, kokulu bomba, zemini siyaha boyamış ve kötü bir koku ile kaplayarak patlamıştı.

 

Wang Lin’in gözleri parladı. Hiç kimse ilahi hissinin tüm alanı kapladığını bilmiyordu. Kokulu bomba patladığında, Li Shan’dan gelen ruhsal güçteki dalgalanmayı hemencecik hissetmişti.

 

Li Shan bombayı ilk fırlattığında da aynısı olmuştu. Wang Lin gülmüş, ancak anladığını belli etmeden izlemeye devam etmişti.

 

Li Shan gülümseyerek konuşmaya başladı. ‘’Nasıl? Bu bombalar gerçekten güçlü, haksız mıyım? Ancak ben, Li Shan, dürüst bir adamım, bu yüzden bu bombaların kötü yanlarını da söyleyeceğim. Bu hazine her seferinde patlamaz. Patlaması için belirli bir fırlatma tekniği kullanmalısınız. Siz çocuklar, bir kere satın aldınız, bunu kendiniz de görebilirsiniz, yani bu konu yüzünden beni rahatsız etmeyin.’’

 

Sun Hao, Li Shan’ın yanına gelip kulağına bir şeyler fısıldamıştı. İkili birlikte kenara geçmiş ve Sun Hao epeyce şey çıkarmıştı.

 

Li Shan bir süre düşünmüş ve takas için 10 tane bomba çıkarmıştı.

 

Ardından fısıldayarak, ‘’Normalde 6 tane alan sadece 3 tane beleşten alabilir, ancak sen ilk müşteri olduğundan, kıyak geçip bir tane daha vereceğim.’’

 

Bir kişi ilk takası yapıp üzerine deneyince, başka iç tarikat öğrencileri öne çıkmış ve birkaç tane bomba almıştı.

 

Li Shan bir satış yapmayı bitirdiğinde, sürekli: ‘’Bombaların her zaman başarılı olacağını garantileyemiyorum’’, ‘’Eğer olmazsa, birkaç kere daha çalışın.’’  Sözlerinin sonuna bu tarz şeyler iliştiriyordu. Eğer birinin sorusu olursa, gelip genç adama sorabiliyor ve genç adam da ona fırlatma tekniğini öğretiyordu.

 

Bu tarz şeyler söylerken, Li Shan içinden gülüyordu. ‘’Kardeşlerim, birkaç kez deneyip başarısız olursanız, farklı bir şekilde denemelisiniz. Bir veya iki denemeden sonra başarırsınız. Burada sadece bir iki günlüğüne kalacağım, bu yüzden uzun süreliğine gittiğim zaman beni suçlamayın.’’

 

Ancak hala ihtiyatla bekleyen ve hiçbir şey satın almayan öğrenciler vardı.

 

Bir süre sonra, sadece bir iki tane bomba kalmıştı. Li Shan gururla Heng Yue Tarikatı öğrencilerine bakmış ve içinden düşünmüştü. ‘’Bir grup salak. Hmph, eğer siz salaklar üç gün içindeki değiş tokuşta bombaları kullanmazsanız, hepiniz kazıklanmış olacaksınız, eğer kullanırsanız, izlemek için güzel bir gösteri olacak. Bu kokulu bombalar tamamen kontrolüm altında. Başkası bir çekiç kullansa bile patlatamaz! Gerçekten üç gün içindeki değiş tokuşu iple çekiyorum.’’

 

Bakışları çevresinde dolaşmış ve Wang Lin’in soluk gülümsemesini fark etmişti. Şaşkına dönmüştü. Bakışlarını çevirirken konuşmaya girişmişti..’’ Kardeşim, neden oynamak için birkaç tane almıyorsun? Senin gelişiminle, bunlar tam olarak sana uyuyor. Eğer kabadayılığa uğrarsan, tek yapman gereken bir tanesini fırlatmak ve keyfine bakmak.’’

 

Wang Lin, Li Shan’a bir bakış atmış ve alaycı bir görünüm sergilemişti.

 

Li Shan şaşırmıştı; Wang Lin’in attığı bu bakış, tüm sırları biliniyormuş gibi hissetmesini sağlamıştı. Dikkatle Wang Lin’i incelemiş ve genç adamın sadece 3 katmanda olduğunu görmüştü. Çöp olarak adlandırılan birisinin sırlarını bilmesine imkan yoktu, bu yüzden, Li Shan, bu bakışın kendi hayal gücünden kaynaklandığını düşünmüştü.

 

Wang Lin hafifçe gülümseyip kafasını salladı. ‘’Tamam, iki tanesini alacağım kardeşim, ancak hiç hazinem yok. Sadece tarikattan aldığım tılsımlar var, onları kabul eder misin?’’

 

Li Shan başta tereddüt etmişti, ancak Wang Lin’in sadece 3.katmanda olduğuna emin olduktan sonra, sonunda rahatlamış ve üç tane kötü kokulu bomba çıkarmıştı. Gülümseyerek, ‘’Kardeşim, sana bir kıyak geçeceğim ve bunları tılsımlar karşılığında satacağım. İki tane al bir tanesi beleşe gelsin. Bu bombalar kesinlikle olağandışı hissettirecek kardeşim, haha.’’

 

Konuşmasını bitirdiğinde içinden düşünmeye başladı.’’ Olağandışı hissettireceğini söylediğimde yalan söylemiyorum. Bu bombalara sahip olduğun sürece, değiş tokuşta kullanmasan bile, eğer tekrar karşılaşırsak, bu olağandışı hissin neye benzediğini öğrenmene izin vereceğim seni salak. Hayatın boyunca unutamayacağın bir an olacak, Hahaha!’’

 








Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18179 Üye Sayısı
  • 792 Seri Sayısı
  • 37504 Bölüm Sayısı


creator
manga tr