Bölüm 46: Garip Yaşlı Adam

avatar
1889 1

Xian Ni - Bölüm 46: Garip Yaşlı Adam


 

Çevirmen: Zawoske

Editör: Mehmet Uyar

 

 

Wang Lin koku bombasını kaldırmış ve Li Shan’a bakmaya başlamıştı. ‘’Kardeş Li Shan, sizi daha fazla rahatsız etmeyeceğim, yani lütfen işinize devam edin.’’

 

Li Shan kafasını salladı. Arkadaş canlısı bir ifade sergilemiş ve konuşmaya başlamıştı.  "Kardeşim, bu yapışkan bombaları kullanırken dikkatli olmalısın. Unutma, her zaman patlamazlar çünkü belirli bir fırlatma tekniğine ihtiyaç duyuyorlar. Eğer başaramazsan, yalan söylediğimi iddia etme.’’

 

Bunun üstüne, Li Shan diğer insanları çekmek için uğraşmaya devam etmişti.

 

‘’Kardeşlerim, hala başka bir hazineye sahibim. Bu, He Huan Tarikatı’ndan bir hatıra. Bununla, He Huan Tarikatı’ndan güzel bir kız elde edebilirsiniz. Bu, özenli hareketlerim ve bir sürü çabam sayesinde kazandım, ama dostluğumuzdan dolayı size satacağım. Heng Yue Tarikatı’ndan kardeşlerim, kesinlikle bu fırsatı kaçırmamalısınız.’’

 

Wang Lin kıkırdamış ve arkasını dönerek bitki bahçesine doğru ilerlemeye başlamıştı. Çok geçmeden, bahçeye varmış ve ilahi hissiyle bahçeyi tarayıp Sun DaZhu’nun çevrede olmadığını fark etmişti. Bu yüzden odasında bağdaş kurarak oturmuş, incelemek için üç bombayı çıkartmıştı.

 

 

Uzun süre sonra, Wang Lin meraklı bir ifade sergilemişti. Bu koku bombaları, ilahi hissinin altında, sanki gizleyecekleri sırları yokmuş gibi şeffaf görünüyordu.

 

Açıkça söylemek gerekirse, bu koku bombalarında Li Shan’ın ilahi hissinin izleri vardı ve bu da Li Shan’ın istediği anda bu bombaları patlatmasına izin veriyordu.

 

Wang Lin ilahi hissinin böyle kullanılabileceği hiç duymamıştı. Dikkatlice Li Shan’ın ilahi hissini taklit etmesinin ardından, bombanın içindeki ilahi hisle kendi ilahi hissi çakışmıştı.

 

Li Shan’ın ilahi hissini yok etmemişti, fakat tamamen kuşatmıştı. Eğer isterse, herhangi bir zamanda tamamen yok olmasını sağlayabilirdi.

 

Bu koku bombasında ilahi hissini kullanması Wang Lin’e ilham vermişti. Biraz düşünmüş ve gizemli boncuğu çıkarmıştı.

 

‘’Eğer ilahi his böyle kullanılabiliyorsa, aynı şekilde boncuk üzerinde de kullanılabilir mi?’’ Wang Lin’in gözleri parlamış ve hızlıca ilahi hissini gizemli boncukta toplamaya başlamıştı.

 

Uzun süre sonra, Wang Lin kaşlarını çattı. Taş boncuk değişmiş gibi görünmüyordu ve ilahi hissinin altında, her zamanki gibi görünüyordu.

 

Bir dakika düşünmüş, sonrasında da taş boncuğu alarak bitki bahçesinden ayrılmıştı. En yüksek hızıyla, dağlardaki gözlerden uzak bir yere gitmiş ve rüya dünyasına giriş yapmıştı.

 

Girdiği anda, zamanın önemli olduğunu biliyordu, bu yüzden ilahi hissini hızlıca çevresine yaymıştı.

 

Bir dakika, üç dakika, on dakika, otuz dakika…

 

Değişiklik yoktu. Wang Lin çenesini ovuşturup mırıldanmaya başladı. ‘’Cidden ilahi hissimi gizemli boncuğun içinde bırakamaz mıyım?’’

 

O anda, parlayan nesnelerden birisi birdenbire daha da şiddetli ışıklar yaymaya başlamış, en sonunda da sönmüştü.

 

Wang Lin’in ağzı açık kalmıştı. Sonrasında, sanki zincirleme reaksiyonmuş gibi, diğer parlayan nesnelerde sönmeye başlamıştı. Çok geçmeden, hiç ışık kalmayıncaya kadar tüm parlayan nesneler sönmüş ve rüya dünyası tamamen karanlığa boğulmuştu.

 

Wang Lin şaşkına dönmüştü. Uzunca bir süre, ihtiyatla çevresini gözlemlemiş ve olağandışı herhangi bir şey bulamamıştı.

 

Birdenbire yaşlı birinin sesi kulaklarına ulaşmıştı. ‘’Daha fazla izlememe gerek yok. Senin Ruhsal Hareket seviyenle, Cennet’e Başkaldıran Boncuğu baştan sona incelemeyi denemen sadece umut dolu olan aptalca bir düşünce!’’

 

Wang Lin şaşıp kalmış ve gözbebekleri küçülmüştü. Düzinelerce yıldır rüya dünyasında bulunmasına rağmen, ilk defa başka birinin konuştuğunu duyuyordu.

 

Genç adam derin bir nefes aldı. İçindeki şaşkınlığı bastırırken, ellerini bağlamış ve saygıyla konuşmaya başlamıştı. ‘’Bu küçüğün ismi Wang Lin, peki ya sizin isminiz ne kıdemli?’’

 

Wang Lin zeki birisiydi. Bu kişinin birdenbire belirdiğini düşünmüyordu, bunun yerine hep buradaydı ve burada bulunduğu 30 yıl boyunca onu gözlemlemişti.

 

‘’Bu küçük ülkenin veletlerinden birisi olarak, bu yaşlı adamın ismini bilmene gerek yok. Benim ve taş boncuğun yardımıyla birlikte yaklaşık 30 yılını harcadın ve ulaşabildiğin aşama sadece Ruhsal Hareket aşaması. Bu tam anlamıyla hayal kırıklığı. Özellikle senin idrak yeteneğin! Boncuğu incelemek için sadece ilahi hissini kullanmayı düşünecek kadar aptalsın, seni dingil! Hmph!’’

 

Wang Lin bir süre düşündü. Daha önce de ilahi hissiyle taş boncuğu incelemişti, ancak şimdi yaptığı kadar uzun süre hiç incelememişti.

 

‘’İlerlediğin yol beni cidden kızdırıyor. Gelişim yapmak göğe başkaldırmaktır! Eğer birisi sana karşı çıkarsa, öldürmelisin! Seni izlediğim bu birkaç yılda, köpek boku kadar değeri olan bir tarikatta olduğunu gördüm. Eğer senin yerinde olsaydım, çoktan hepsini öldürmüştüm. Hmph. Eğer birisi bana hakaret etmeye cesaret ederse, onu tam anlamıyla yok ederdim, özellikle de şu Wang Zhuo! Gerçekten tepemin tasını attırıyor. Benim mizacımla, ruhunu alır ve arafa atardım, ardından da ailesini tarihten silerdim! Tarikatınızdaki Zhang Hu’yu gerçekten sevdim. Oldukça kötü. Ayrıca, küçük Liu’da tam bu yaşlı adamın damak tadına uygun.’’

 

Wang Lin’in ifadesi gittikçe garipleşmiş ve çarpıkça gülümsemişti. ‘’Kıdemli, ben…’’

 

‘’Sözlerimi kesme, daha konuşmayı bitirmedim. Hmph, ayrıca küçük tarikatın da birkaç oldukça güzel görünüşlü hanımlar var. Gerçekten nasıl eğleneceğini bilmiyorsun. Eğer yerinde olsaydım, onları yakalar ve Yuan Ying’lerini rafine ederdim. Hehe, tadını hayal etmem bile geçmişi hatırlamama sebep oluyor. Otuz yılı aşkın zamandır bir tane bile tadamadım…’’

 

Wang Lin tamamen afallamış ve uzun süre konuşamamıştı.

 

‘’Velet, biraz daha sıkı çalışamaz mısın? Acele et ve Ruh Değişimi aşamasına ulaş ki bu yaşlı adam dışarı çıkabilsin-İç çekiş-‘’

 

Wang Lin kararsız kalmıştı. Bir şey kafasını karıştırmıştı. ‘’Kıdemli, Ruh Değişimi aşaması da ne? Ayrıca Ruhsal Hareket aşamasında olduğumu söylediğinizde ne demek istediniz?’’

 

 

‘’Kendin düşünemiyor musun? Her şeyi sorup duruyorsun! Unut gitsin! Sadece üçüncü seviye gelişim ülkesindeki küçük bir gelişimci, kafası patlayana kadar düşünse de, buna anlam veremeyecektir. Hmph. 5.seviye ülkelerin ölümsüzlük alemlerinden bahsediyorum. Senin ülken gibi 3.seviye gelişim ülkelerinde, sadece 4 âlem vardır: Qi Yoğunlaştırma, Temel Oluşturma, Merkez Oluşturma ve Kadim Ruh.  Ruh Formu aşamasına gelirsek, bu senin için ancak bir efsane.’’

 

‘’Birisi Ruh Formu aşamasına bir kez ulaşırsa, ardından ülkenin seviyesi de 4.seviye ölümsüz ülkesine yükselecektir. Bunun üzerine, Ölümsüz İttifakı uygun kaynaklarla ödüllendirilecek ve ölümsüz yıldızı kazanmak için, ülkenin dışında savaşça hakkı da kazanacaktır. Ayrıca ülkenin ittifakı korumak için görev yapması da gerecektir.’’

 

‘’Aynı şekilde, eğer 4.seviye bir ülkede Ruh Değişimi seviyesinde birisi belirirse, 5.seviye ülkeye hemen yükselecektir. Ruhsal Hareket aşamasına gelirsek, çoğunlukla 4.seviye veya daha yüksek seviye ülkelerde kullanılan bir kavram. Qi Yoğunlaştırması aşamasına benzer, ancak daha geniş sınırlara sahip.’’

 

 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18328 Üye Sayısı
  • 791 Seri Sayısı
  • 37556 Bölüm Sayısı


creator
manga tr