Cömert derler maldan ederler, yiğit derler candan ederler. #Atasözü

Wu Dong Qian Kun - Bölüm 144: Atalar Sembolü


Çeviri: Deuce

 

Müthiş Zihinsel Enerji dalgaları, Sembol Usta Kulesinin tüm sekizinci seviyesinde gelgit dalgası inişli çıkışlı dalgalanıyordu. Bu vahşi dalgaların altında, katı dolduran Zihinsel Enerji baskısı bile dağılmış, seyrekleşmişti.

 

Taş kitabenin karşısında oturan Lin Dong’un gözleriyse bir çift yıldız gibi parıldıyordu. Parıldama Zihinsel Enerji dalgalarıyla birlikte azalıp yok olmadan önce, uzunca bir süre geçmişti.

 

“Huuu…”

 

Lin Dong ağzından beyaz bir Qi topu çıkardı ve ayağa kalktı. Lin Dong ayağa kalktığı esnada, yirmi gün civarı varlığını hissetmediği Zihinsel Enerji baskısı tekrar geri dönmüştü. Ancak şu an Lin Dong’un Zihinsel Enerjisi kuledeki geçirdiği süre zarfınca, muazzam derecede arttığı için bu baskı sadece omuzlarının hafif içeri göçmesine neden olurken tüm bedeninin hareket etmesine pek de mani olmuyordu.

 

“Görünüşe göre, Ruh Sembol girdapları ortadan kaybolmuşlar.”

 

Zihinsel Enerji baskısını bedeninde tekrar hisseden Lin Dong hafif irkilmişti. Ancak hemen sonra olayı kavramıştı; zira Niwan Sarayındaki Ruh Sembol girdapları üç küçük Kader Ruh Sembolüne dönüşmüş haliyle de bu durum, olağanüstü emme kuvvetinin de ortadan kalkmasına yol açmıştı. Bunun sonucundaysa, Zihinsel Enerji baskısı tekrar ortaya çıkmıştı…

 

“3. Mühür Sembol Ustalığı…”

 

Zihinsel Enerji baskısının artık eskisi gibi endişe verici olmadığını hissederken Lin Dong, buraya gelmeden önce nerdeyse hayatının gözlerinin önünden film şeridi gibi geçmesine neden olan olayı hatırlayınca kendi kendine acı bir kahkaha atmadan edememişti. 3. Mühür Sembol Ustası Seviyesi hakikaten de 2. Mühür seviyesinden çok daha güçlüydü. Yoksa şu anki Lin Dong, geri dönen Sembol Usta Kulesinin Zihinsel Enerji baskısı altında un ufak olurdu.

 

“Buradaki gelişimim neredeyse sona erdi…” Lin Dong vücudunu şöyle bir gerdi. Sembol Usta Kulesi meselesinden oldukça bol bir kazanç elde etmiş gibi hissediyordu kendini. Yalnız Qi seviye Gizli Ruh Yeteneği elde etmekle kalmamış bir de yarım ay gibi kısa bir sürede de 3. Mühür Sembol Usta Seviyesine başarıyla ulaşmıştı. Bu, Lin Dong için hiç şüphesiz muhteşem bir atılımdı.

 

Lin Dong’un Kader Ruh Sembolünün garipliği ve acayipliği hasebiyle, 3. Mühür Sembol Ustalığına erişmekle kalmamış ayrıca da sıradan bir 4. Mühür Sembol Usta Seviyesindeki biriyle muhtemelen eş bir güce haiz olmuştu. Genel olarak konuşulacak olursa, bir 4. Mühür Sembol Usta Seviyesindeki uzman kişinin Kusursuz Yuan Dan Seviyesindeki biriyle mücadele edebilecek gücü vardı. Dolayısıyla, Lin Dong’un da şu an Kusursuz Yuan Dan Seviyesindeki biriyle darbe alışverişi yapabilecek kapasitesi vardı. Her en kadar henüz bu seviyedeki birini mağlup etmiş olmasa da hiç yoktan eskisi gibi korkmasına gerek kalmayacaktı.*

*Deuce: Yürek yükleniyor……85% :D

 

Sembol Usta Kulesi, Zihinsel Enerjiyi gelişmek için mükemmel bir yer olsa da Lin Dong burada sonsuza kadar kalamazdı. Burada yirmi gün civarı kalmak çoktan Lin Dong’un sınırlarına dayanmasına sebep olmuştu. Üstüne üstlük Ruh Sembol girdapları da yok olmuştu. Zaten gün be gün artmaya devam eden kuledeki Zihinsel Enerji baskısının onu zorla dışarı çıkarması çok uzun sürmezdi.

 

“Sanırım ayrılma zamanı geldi.” Diyerek mırıldandı Lin Dong. Tam dönmek üzereydi ki gözü, katın merkezinde bulunan Zihinsel Enerji duvarına ilişti. Tam da orada dokuzuncu seviyeye giden merdivenler bulunmaktaydı.

 

Lin Dong’un bakışları dokuzuncu seviyeye geçmeyi engelleyen Zihinsel Enerji duvarına yoğunlaştığı sırada, gözlerinde bir kıvılcım parlamıştı. O da dokuzuncu seviyenin ne gibi sırlar sakladığını merak ediyordu. Sekizinci katta bile Qi seviye Gizli Ruh Yeteneği varken, kim bilir dokuzuncu katta ne gibi sırlar, hazineler saklıydı?

 

Zihinsel Enerji duvarının karşısına geldiği vakit, Lin Dong bir süre tereddüt ederek duraksamıştı. Eğer dokuzuncu seviyenin hiçbir hazineye sahip olmadığı söylenseydi, bu yalan kundaktaki bebelerin bile gülmesine neden olurdu. Fakat dokuzuncu seviye, hazinelerin beraberinde ne gibi tehlikeler de barındırıyor, hiç kimse bilmiyordu.

 

“Bir deneyelim bakalım. Hem zaten ayrılmaya karar verdiğimden başarısız olsam bile bundan pişman olmam.”*

*Deuce: Hadi gözünüz aydın :)

 

Lin Dong dişlerini gıcırdatmadan önce epeyce bir vakit hamle yapmaktan çekindi. Sekizinci seviyeye gelmek onun için hiç de kolay olmamıştı. Ancak dokuzuncu seviye için herhangi bir hamle yapmazsa buna daha sonra pişman olacağına kalıbını basardı.

 

Kararını verdiği an, daha fazla tereddüt etmedi ve hızlıca dokuzuncu seviyeye geçişi engelleyen Zihinsel Enerji duvarına hızla adımladı.

 

Ruh Sembol girdaplarının engelleyici gücü olmamasına rağmen Lin Dong, Zihinsel Enerji bazında muazzam bir gelişim kaydettiğinden dolayı bu tür bir baskıya artık dayanabiliyordu. Bu sebeple, kısa bir süre zarfında Zihinsel Enerji duvarının hemen önünde bitti ve hafif bir derin düşüncenin ardından sonra ileriye adımladı.

 

“Doonnng!”

 

Lin Dong dokuzuncu seviyenin önündeki Zihinsel Enerji bariyerine hamle yaptığı esnada, Zihinsel Enerji duvarından dışarıya yumuşak ve düşük bir ses yankılandı. Birdenbire, bariyerin içinden vahşi ve son derece güçlü bir kuvvet çıkıp Lin Dong’un bedenini itmeye başladı.

 

“Hımm!”

 

Geri itme kuvvetini hissetmesinin ardından Lin Dong sadece burnundan soludu. Niwan Sarayındaki üç Kader Ruh Sembolü, derhal Zihinsel Enerji duvarının kuvvetine baskı yapmak üzere şiddetli bir Zihinsel Enerji gönderdi.

 

Zihinsel Enerji duvarının içinden bitmek tükenmek bilmeyen kaotik Zihinsel Enerji dalgaları yayılırken, Lin Dong da duvarın içinde sanki donmuş gibi hareketsiz bir biçimde duruyordu. Ancak biri bu duruma yakından bakacak olsaydı, Lin Dong’un içeride sıkışmış halde kalmasından ziyade çok düşük bir hızda yavaş yavaş ilerlediğini görebilirdi.

 

Lin Dong ile Zihinsel Enerji duvarı arasındaki mücadele on dakikadır devam ediyordu. Lin Dong bariyerin içindeki adımları o kadar küçük, o kadar ufaktı ki Zihinsel Enerji duvarının içindeki baskı nedeniyle bunun hiç sonu gelmeyecekmiş gibi hissediyordu.

 

“Defol!”

 

İçinden çıkılmaz durum devam ettiği sırada, Lin Dong’un sabrı hafif tükenmişti. Gözlerinde kıvılcım çakmaya başlamasıyla Niwan Sarayındaki üç Kader Ruh Sembolü hafif kasılmasının ardından birden şişip büyümeye başladı.

 

“Güümm!”

 

Üç Kader Ruh Sembolü genişlerken, son derece güçlü üç kısım Zihinsel Enerji ortaya çıktı ve bariyerin içinde balçık gibi duran baskıyı geri itelemeye başladı.

 

Üstündeki baskının bir parça kalkmasının ardından Lin Dong sonunda ileriye doğru gözle görülür bir şekilde adımlama şansı yakalamıştı. O kadar hızlıydı ki, birden figürü ışıktan izler bırakıp ortadan yok olmuştu.

 

Figürü bir anda yok olduğunda, Lin Dong’un etrafındaki alanı hızla taramadan önce gözlerin önü bir süre kapkaranlık olmuştu

 

Sembol Usta Kulesinin dokuzuncu seviyesi oldukça normaldi. İçerideki alan çok küçüktü ve on metre ya var ya yoktu. Zemin tozlarla kaplıydı bir önceki seviyeye kıyasla burası çok dağınık ve atıl bir haldeydi.

 

Bu manzara karşısında Lin Dong resmen donup kalmıştı. Gizemli dokuzuncu seviyenin bu kadar sıradan bir görünüme sahip olmasını beklemediği her halinden belli oluyordu. İnsanda, sanki burada herhangi özel bir şey yokmuş hissi uyandırıyordu.

 

Kaşların çatmış bir halde Lin Dong, etrafına bir göz gezdirmeye başladı. Çok bir vakit geçmemişti ki gözleri katın her iki yan duvarlarına takıldı. Duvarlara kazınmış şifreli ve gizemli görünen çok sayıda desenler, kalıplar vardı. Ancak Lin Dong bir süre bunları incelemesinin ardından bu gizemli desenlerin, son derece iki karmaşık ve antik sembol gibi göründüğünü anlamıştı.

 

Bu antik semboller, tek bir bakışta bile insanın başının dönmesine neden olan oldukça karmaşık desenlerdi. Her bir sembol, yerlerin ve göklerin özüne sahipmiş gibi birinin istemsizce içine çekilmesine neden oluyordu. Son derece baş döndüren, büyüsel bir auraları vardı.

 

Lin Dong, sol duvardaki sembol desenlerine yoğunlaşmıştı. Tüm dikkatini buna verdiği esnada Lin Dong, bu resim benzeri antik sembole bakarken bunların çok zayıf da olsa soğurma kuvvetine sahip olduklarını keşfetmişti. Bu soğurma kuvvetinin altında Lin Dong, Niwan Sarayındaki Kader Ruh Sembollerinin neredeyse uçuşacağını hissetmişti.

 

Bu garip durumu tecrübe etmesi üzerine Lin Dong’un bedenindeki tüm tüyler diken diken olmuş ve alelacele iki adım gerilmişti. Bu son derece akıl almaz bir durumdu. Duvardaki bu semboller sanki biri tarafından alelade fırça darbeleriyle çizilmiş gibi görünüyorlardı. Ayrıca bu semboller hiç de Zihinsel Enerjiyle çizilmiş gibi görünmemelerine rağmen nasıl oluyor da böyle garip bir özelliğe sahip olabiliyorlardı?

 

“Soğurma kuvveti…”

 

Şaşkınlıktan sersemlemiş haldeyken, Lin Dong’un yüz ifadesi birden değişti. Süratle başını kaldırdı ve antik dönemlerden kalmış gibi hissettiren son derece karmaşık sembollere baktı. Ama hemen öncesinde, duvardaki antik sembollerin aslında Niwan Sarayındaki Kader Ruh Sembolü ile çok az bir benzerlik taşıdığının da farkına varmıştı.

 

Elbette ki, sadece ufak bir benzerlik vardı. Niwan Sarayındaki Kader Ruh Sembolü de tıpkı antik semboller gibi gizemli ve karmaşık bir yapıya sahipti. Sahip olduğu bu Kader Ruh Sembolü sanki duvardakilerin defalarca kez basitleştirilmiş hali gibiydi. Bunu anlaması üzerine Lin Dong’un kalbi deli gibi dalgalanmaya başladı…

 

Acaba Kader Ruh Sembolü ile bu duvardaki antik semboller arasında bir ilinti, bir bağlantı olabilir miydi?

 

Kader Ruh Sembolünün sahip olduğu garip özelliği hatırlayınca Lin Dong’un ifadesi gittikçe karışıyordu. Duvardaki bu antik semboller tam olarak neydi?

 

“Bu sembol de ne böyle?” Lin Dong kendi kendine mırıldanarak konuştu. Dış görünüşüne bakılacak olursa bu antik sembol inanılmaz derecede korkutucuymuş gibi görünüyordu. Bir fırça yardımıyla çizilmiş olmasına rağmen içinde hala da bir tür güç barındırabiliyordu. Eğer bu tür bir sembolü Kader Sembolünün içine yerleştirebilseydi, acaba ortaya ne gibi gökleri sarsan bir güç çıkardı, kim bilir?

 

Bu gizemli antik sembolü keşfetmesinden dolayı Lin Dong’un kalbinin içi tam bir çarşamba pazarı gibi keşmekeşti. Sembol Usta Kulesine girerken böyle acayip şeyler ile karşılaşacağını hayal dahi etmezdi. Dahası, Kader Ruh Sembolünün bu duvardaki semboller ile bir şekilde bağlantısı bulunmaktaydı.

 

Lin Dong her iki yanda bulunan antik sembolleri süzerken dudaklarını büzmüştü. Kısa bir süre sonra, bakışları birden duvarın kenarında durdu. Orada, okuması oldukça zor bir el yazısı görülmekteydi. Kelimeler çok uzun yıllar önce yazılmış gibiydi. Bu yüzden belli belirsiz bir haldeydiler. Lin Dong bu kelimeleri bir süre okumaya çalışırken aralarından sadece iki kelimeyi çıkarabildi.

 

“Atalar Sembolü.”

 

Bu iki kelime neredeyse hiç okunmuyordu ancak Lin Dong güç bela bunları okumayı başarabilmişti. Nedendir bilinmez Lin Dong’un kalbinin derinliklerinde bir hayranlık, hürmet doğmuştu. Niwan Sarayındaki üç Kader Ruh Sembolü bile hafif titremişti.

 

“Atalar Sembolü… ne olabilir ki?” Lin Dong’un bu iki kelimeye bakarken farkında olmadan kendi kendine konuşuyordu.

 

“Cennet ve dünyada, Sembol Ustaları Zihinsel Enerjiyle bir Kader Ruh Sembolü yoğunlaştırabilir. Bunlar sayılamayacak derece birçok gruba ayrılır fakat tüm cennet ve dünyada aralarında en muhteşem olanı; Atalar Sembolüdür. Ancak bu Atalar Sembolü, bir insanoğlu tarafından değil de cennet ve dünyanın kanunları tarafından yoğunlaştırılır. Her bir Atalar Sembolü, cennetin kapısını açmaya muktedirdir. Her kim Atalar Sembolüne sahip olursa hem cennet hem de dünyada en güçlü varlık haline gelir.”

 

Lin Dong’un kafası karışık halde düşünürken, tanıdık bir ses birden zihninde yankı bulmuştu. Bu, küçük sansardı.

 

“Demek uyandın!”  Küçük sansarın sesini işitmesi üzerine Lin Dong memnun bir şekilde konuşmuştu.

 

“Evet…”

 

Lin Dong’un omzunda parlayan bir gölge yoğunlaşmasının ardından küçük bir sansar şeklini aldı. İki minik gözleri duvardaki antik sembollere bakarken bir iç çekti ve mırıldandı: “Bunu ben de hiç beklemezdim. Böylesi bir yerde Atalar Sembolünü bilecek birileri demek hala varmış …”

 

----Deuce Not----

Merhaba arkadaşlar, dünkü açtığım anket sonucuna göre çoğunluk spoiler içeren başlıkları değiştirmem konusunda hemfikir olmakla beraber azımsanmayacak bir grup da değiştirilmemesinden yana çıktı. Sonuçlara göre artık spoiler içeren başlıkları değiştireceğim, ayrıca hayır oyu veren arkadaşların ise içi rahat olsun bölümlerin adına abidik gubidik, saçma sapan şeyler yazmayacağım :) bölümlerle alakalı olacak hepsi…

Ayrıyeten seriye olan ilgi ve alakanızdan dolayı teşekkür eder, hepinize keyifli okumalar dilerim…

-200 beğenideki toplu………………191-

 

 

 




Yorumlar


Giriş Yap


Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1392

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1171

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 965

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 891

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 785

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 745

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 700

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 629

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 595

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 555

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 532

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 215

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 201

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 156

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 148

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 130

Beyond Eternity
Beyond Eternity
Beğeni Sayısı: 130

THEODEN
THEODEN
Beğeni Sayısı: 124

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 122

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 122

Site İstatistikleri

  • 20555 Üye Sayısı
  • 580 Seri Sayısı
  • 28836 Bölüm Sayısı


creator
manga tr