Cilt 16: Bölüm 19-2

avatar
142 0

Terror Infinite - Cilt 16: Bölüm 19-2


Çevirmen: Starshollow
Editör: Mariposa




Süvariler irkildi. İçlerinden biri bile Zheng'in hamlesini yakalayamamıştı. Hızı çok süratliydi ve ayrıca, kırmızı kılıç Lider'in boğazına değene kadar herkesin gözü Gimli'ye bakıyordu. O an kimse hareket etmeye cesaret edemedi.
 
Aragorn ve Legolas da dehşete düşmüştü. Kılıcı tutan başka biri olsaydı bu kadar ciddi bir sorun olmazdı. Zheng'in ne kadar güçlü olduğunu, yüzlerce Uruk'u alt eden biri olduğunu biliyorlardı. Süvariler iyi eğitimliydiler fakat buradaki sayıları onu öldürmek için yeterli değildi.
 
Aragorn hemen Zheng'in önüne geçti. ''Bir yanlış anlaşılma oldu... Rohan Süvarileri, ben Arathorn'un oğlu Aragorn. Bu Gloin'in oğlu Gimli, ve Orman Diyarı Krallığı'ndan Legolas. Bunlar Gri Gandalf'ın dostları ve cesur savaşçıları. Bizler Rohan'ın ve Theoden'in, kralınızın dostlarıyız. Mızraklarınızı bize doğrultmanıza gerek yok.''
 
Lider panik yapmadı. Zheng'in kılıcı indirmesini bekledi ve sonra, ''Theoden dostla düşmanını karıştırır oldu. Soyundan olanları bile. Beyaz Saruman onu kontrolü altına aldı.'' dedi. Lider miğferini kaldırarak yorgun bir yüzü açığa çıkardı.
 
Süvariler mızraklarını geri çekti.
 
Lider devam etti. ''Saruman kralın aklını zehirledi ve bu topraklarda efendilik hakkı iddia etti. Yanımdakiler Rohan'a sadık olanlardır. Bu yüzden sürgün edildik. Beyaz Büyücü çok kurnaz. Derler ki, orada burada başlıklı ve pelerinli yaşlı bir adam gibi gezermiş. Her yanda casusları elimizden kaçıp duruyor.''
 
Aragorn rahat bir nefes aldı. Süvarilerin onları casusluk ve dolayısıyla düşmanlık konusunda yanlış anladıklarını tekrarladı. ''Biz casus değiliz. Ovayı batıya doğru geçen bir Uruk-hai grubunun peşindeyiz. İki arkadaşımızı esir aldılar.'' dedi.
 
Lider iyice düşündü. ''Uruklarla geceleyin çarpıştık. Şaşırtıcı olansa, sanki korkunç bir şey onların peşindeymiş gibi görünüyordu. Bizi gördükten sonra koşmaya devam ettiler. Aralarında bir kadın ve bir Hobbit olduğunu gördük.''
 
Zheng, ''Bu o grup o zaman. Kadın ve Hobbit bizim yoldaşlarımız. Başka bir insan gördünüz mü?'' dedi.
 
Lider başını salladı. ''Başka biri yoktu. Savaştan sonra hiçbir kadına ya da Hobbit'e rastlamadık. Kaçmış olabilirler veya atlarımızın altında ölmüşlerdir. Leşleri toplayıp yaktık.'' Uzaktaki dumanı işaret etti, yaklaşık birkaç kilometre uzakta, alçak bir zemindeydi.
 
Aragorn oyuncularla bakıştı. Kimse tek bir kelime etmedi. Film karakterleri endişeliydi fakat Çin Takımı, senaryoya göre Afrika Takımı'nın ormana girmiş olduğunu biliyordu.
 
Lider dokuzuna şöyle bir baktı, sonra yaverine bir şey söyledi. Ardından birkaç süvari yedi tane at getirdi.
 
''Umarım bu atlar sizi eski sahiplerinden daha iyi bir kadere taşır. Arkadaşlarınızı arayın fakat umuda bel bağlamayın. Umut bu toprakları terk etti.'' Miğferini taktı ve atına bindi. Süvarilere yöneldi.
 
Süvariler geldikleri gibi hızla ayrıldılar. Birkaç dakika sonra artık çok uzaktaydılar, dokuz kişilik grubu ve yedi atı arazide bırakmışlardı. Ah, bir de buzdan heykeli taşıyan zayıf atı.
 
Zheng ve Aragorn birbirlerine kafa salladı. Hepsi bir ata bindi. Lan ve YinKong bir ata bindi. Gimli ve Legolas da beraber bindiler. Daha sonra grup yanan leşlere doğru sürdü.
 
Çok geçmeden dumanlı alana vardılar. Yere birkaç mızrak saplıydı, her birinin ucunda bir Uruk başı vardı. Alanın ortasında iki metre yükseklikte bir ceset yığını vardı. Uruklar yaklaşık yüz kişiydi. Bu cesetlerin arasında hayatta kalan birini bulma konusunda hiç umut yoktu. İpuçları için silahlar ve eşyalar aramak zorundaydılar.
 
Biraz zaman geçti, Gimli silah yığınından yanmış bir kemer çıkardı. Daha sonra acıyla haykırdı. ''Onların küçük kemerlerinden biri. Onlar belki de...''
 
“Hayır!” Aragorn kemere bakmadı. Yan tarafa, bazı izlere baktı. ''Buraya bir Hobbit yatmış. Yerde sürünmüş. Ve bir kadın da şurada sürünmüş. Bak buraya, erkek ayakkabısı izleri."
 
Aragorn izleri araştırırken, Çin Takımı esirlerin iyi olduklarını bildiğinden, Urukların yaralarını inceliyordu.
 
Zheng koparılmış bir kafaya bakıp,  ''Süvari kılıcı olmayan kör bir kılıçla kesilmiş. Bir atın hücum hızı, keskin bir bıçak olmadan yeterince yıkıcı bir güç verir. Oysa bu kafa şaşırmış gibi durmuyor. Yani gruptaki süvariler tarafından öldürülmemiş. Bu yarada savaş Qi'si izi var.'' dedi.
 
Diğer beş üyeye bakmak için kafasını çevirdi. ''Aragorn'un savaş Qi'sini kullandığını gördüm. Savaş Qi'si kılıcına aktarılır ve dayanıklılığını yükseltir. Benim ışın kılıcımı bile engelleyebilir. Yani süvariler Uruklara ilk saldırdığında, onlarla yakın dövüşte savaşmaya devam etmişler. Bir hücum ivmesi kazanmadan kör bir kılıç kullanarak ona böyle temiz bir yara açtıran şey savaş Qi'si olmalı... Neden bana öyle bakıyorsunuz?''
 
Xuan'ın dışında herkes, hayret içerisinde görünüyordu. Sanki tuhaf şeyler söylüyordu.
 
''Peki.'' ChengXiao ciddi bir ses tonuyla konuştu. ''Bunları söyleyen Aragorn olsaydı normal karşılanırdı. Ama dostum, kendini çok fazla kaptırmıyor musun? Gerçekten bu dünyada usta bir paralı asker olduğuna mı inanıyorsun? Sen bir ofis çalışanıydın.''
 
Zheng kafasını kaşıdı. ''Tanrı'nın boyutundaki günlerin yanı sıra her gün hayatlarımızla savaşıyoruz. Bu şeyleri denesem bile öğrenemem. Kaplan Ruhu'nu kullanmanın sonucunda, bir kılıç kullanırken gücümü nasıl kontrol edeceğimi ve kesiklerin nasıl işlediğini öğrendim. Savaş Qi'si de Qi'ye benziyor bu yüzden... Farkında olmadan bu konuda bir uzman oldum gibi. Haha!''
 
Xuan onun kahkahasını duymazdan geldi. Yanmış cesetleri ve sağlam kafaları incelemeye devam etti. ''Süvarilerin yaklaşık %70-80'i savaş Qi'sini kullanabilir. Gerisi acemiler olabilir. Onların mükemmel kapasiteleri vardır. Ve savaş Qi'siyle, bu süvariler kendi sayılarının iki üç katı Uruk'a rakip olabilir.''
 
''Doğru, bunu ben de düşündüm. Bin süvarimiz ve Patlayıcı Atışı kullanabilen elli Elf'imiz olsa, diğer iki takımdan korkmak zorunda kalmayız. Gerçi bu okçu Elf'lerin sayıları az. Ve savaşta da yer almazlar. Bir diğer şeyse Nemesis...'' Zheng güldü.
 
Xuan arkasından devam etti. ''Anladım.  Nemesis kişinin önceki yeteneklerinin çoğunu koruyabilir, birinci ve ikinci aşamayı açabilir. Aynı zamanda bir kişinin vücudunu, istatistiğini on katına çıkararak geliştirir. Eğer Patlayıcı Atışı kullanabilen Urukları Nemesis'e dönüştürebilirsek, yirmi tanesi diğer iki takımı caydırmak için yeterli olacaktır. Söyleyeceğin şey bu muydu?''
 
Zheng onayladı. ''Aynen, aynen. Ayrı ayrı ne kadar güçlü olurlarsa olsunlar, bir takım olarak ya da onların etkisiyle, bu süvarilerin bin tanesi ve o Nemesislerin yirmi tanesi bize istediğimiz yere gitme gücü verir. Doğu Amerika veya Tanrı Takımı hakkında endişelenmemize gerek yok.''
 
''Ah?'' Xuan küçümseyerek gülümsedi. ''Peki ya son Nazgul? Patlayıcı Atışı'nın onu vurabileceğinden emin misin? Ya Sauron, Balrog'dan daha güçlüyse? Onu bu grupla öldürebilir misin? Ve... Ya Tanrı Takımı'nda veya Doğu Amerika Takımı'nda senin klonun kadar güçlü biri varsa? Çok iyimsersin. Bunun nasıl bir his olduğunu bilmiyorum, fakat bu savaşta ölebilirmişim gibi hissediyorum.''
 
 
 
 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18347 Üye Sayısı
  • 790 Seri Sayısı
  • 37573 Bölüm Sayısı


creator
manga tr