Cilt 16: Bölüm 15-2

avatar
229 0

Terror Infinite - Cilt 16: Bölüm 15-2


Çevirmen: Starshollow

Editör: Mariposa

 



''Anlaşılan, durum bu. Öhöm. Neden şu Buz Adam'ı kopyaladıysam. Neyse, bu Xuan'ın planı. Bununla devam etmek isteyip istemediğimizi seçmeliyiz.'' Haotian gülümsedi.

 

Diğer dördü onu tuhaf buldu. Gando ''Seçmeliyiz derken? Adama karşı bir kozun var mı? Tabi ki de planı devam ettireceğiz. Zaten başarı şansı yüksek görünüyor. Neden böyle bir soru soruyorsun?'' dedi.

 

Haotian kıkırdadı. ''Neden böyle bir soru mu soruyorum?'' Bunu komik bulmuş gibi görünüyordu. Bir süre sonra, ''Xuan'a baya güveniyor gibisin. Onun gibi birinin başkalarının güvenine değer olacağını hiç düşünmemiştim. Seni ölüme mahkum etmesinden mi korkuyorsun?'' dedi.

 

Zero ve diğer ikisi hiçbir şey demedi. Gando empatiyle, ''Şimdi sen söyleyince, gerçekten de bizi ölüme terk edebilir. Sen de mi bir kurbansın?'' dedi.

 

Haotian ruh eşini bulmuş gibi davrandı. Gando'nun ellerini tuttu, ''Evet. Seni de mi öldürecek? Haha. Seni şanslı piç. Hala hayattasın. Başka bir bela daha doğdu. Haha. Öhöm. Diyorum ki, herkes savaş alanındaki bir askerin, generale her zaman uymak zorunda olmadığını bilir. Yani Isen'i pusuya düşürmek ve Saruman'ı vurmak için Xuan'ın planını uygulamak zorunda değiliz.''

 

Zero, ''Bize onun planını anlatmayı bitirmedin. Bilimkurgu silahlarının bu dünyada bir etkisi yok. Saruman'ı vuracak olsaydık, Gauss tüfeğini kullanmamın bir yolu yoksa, Heng daha yararlı olurdu. Aksi takdirde, pek faydam olmayacak.'' dedi.

 

Haotian bir gülümsemeyle cebinden kırmızı, ince uzun bir mermi çıkardı. Yaklaşık bir parmak boyundaydı. Bu, kabuk üzerine oyulmuş sembolleri olan yüksek patlayıcılı bir Gauss tüfeği mermisiydi. Sembollerin içinde yeşil bir ışığın uçuştuğunu fark ettiler.

 

''Bunu bana Xuan verdi. Bu merminin film karakterlerine zarar verebileceğini söyledi. Fakat Saruman bir bariyer kullanacak olursa, Ölümün Gözleri Algısı'na güvenmek zorunda kalırız.'' Haotian güldü. Kollarını bir satış danışmanı gibi açtı ve önündeki insanlar aptaldı. ''Plan hakkında ne düşünüyorsunuz? Neden bu kadar zor bir görevi tamamlamak zorundayız ki? Neden yeni planı takip etmiyoruz?''

 

Zero, ''Sana inanmaktansa Xuan'a inanmayı tercih ederiz. En azından hiçbir zaman yanılmadı. Onunla tanıştığımdan beri ekibini düzenlemesine rağmen asla yanlış bir şey yapmadı. Sana güvenmemizi nasıl sağlayacaksın, yeni gelen? Bizi nasıl doğru bir plandan vazgeçip yanlış olabilecek bir başka planı seçmeye ikna edeceksin? Xuan'ın seni bu grubun lideri ilan etmesi, onun zekasını geçebileceğin anlamına gelmiyor.'' dedi.

 

Haotian başıyla onayladı. ''Haksız sayılmazsın. Hadi bir iddiaya girelim. Kazanırsam, benim planı uygulayacağız. Kaybedersem, Xuan'ın planından gideceğiz ve size liderlik etme sorumluluğunu üstleneceğim.'' dedi.

 

Dördü birbirine baktı. Zero, ''Ne üzerine bir iddia?'' diye sordu.

 

''Kavga. Siz dördünüz ben tek. Robotuyla uçuş modunda çalışan Gando hariç bütün silahları kullanabilirsiniz. Beni öldürebilir veya kalıcı olarak devre dışı bırakabilirsiniz ama ben sizi öldüremem ya da kalıcı bir hasara sebebiyet veremem. Ben sadece size boyun eğdirebilirim.'' Haotian ciddiyetle onlara baktı.

 

Zheng onlar dağılmadan önce malzeme çantasını uzattı. Xuan daha önce WangXia'ya yumruk büyüklüğünde bir enerji depolama cihazı vermişti. Zheng'in Qi'sinin yalnızca %30 kadarını depolayabiliyordu ama malzeme çantasını aktive etmek için bu kadarı yeterliydi. WangXia hala kendi Qi'sini geliştirememişti ama onu cihazdan boşaltabilir ve geçici olarak kullanabilirdi. Çantada bütün silahları, bir robot, bir gauss tüfeği, bir gattling silahı, el bombaları, mayınlar ve zamanlı patlayıcılar vardı.

 

Doğal olarak diğer kıdemlilerin ve yeni gelenlerin önünde savaşmaktan kaçınmak zorundaydılar. Grup birkaç gün sonra uçsuz bucaksız bir çayıra geldiğinde, Çin Takımı'ndan beş kişi bir bahane uydurup bir vadiye gittiler.

 

Haotian yere çömelip, ''Planım oldukça basit. Saruman'ı vurmak için Xuan'ın planının ilk yarısını izleyeceğiz. Fakat, daha sonra onların grubuyla buluşmayacağız. Xuan önce Saruman'ı öldürmemizi, sonra onları Nemesis'e dönüştürmek için virüsü Saruman'ın orklarına enjekte etmemizi istiyor. Sonra bu Nemesis'i takımı geri toplamak için geri getirebilirdik. Ama hayır! Bu planda büyük bir açık var. O noktada sahip olduğumuz etki örtüşecektir.'' dedi.

 

Tampa’nın WangXia'nın ve Zero'nun bütün yüzünde morluklar vardı. Gando ağzından kabarcıklar çıkararak yerde kıvranıyordu. Haotian yara almayan tek kişiydi.

 

''Anladığım kadarıyla Xuan kesinlikle Rohan şövalyelerini ele geçirmeye çalışacaktı. Bu yüzden biz orklara yönelsek bile enjekte işlemi durumu çok fazla değiştirmeyecekti. Başka bir şey denesek daha iyi olur aslında...''

 

Gando ağzındaki baloncukları sildi. ''Mesela? Tam olarak ne yapmak istediğini buldun mu?''

 

''Elbette!'' Haotian gülümsedi. Eliyle bir taş parçasını ezdi. ''Saruman'ın orklarını bizim kuvvetlerimize dahil edeceğiz. Sonra onları Nemesis'e dönüştüreceğiz. Yani onları büyük kitleler haline getireceğiz. Silah ve zırhlarla donatılmış yalnızca 1000 Nemesis'e ihtiyacımız var. Böyle bir ordu 500 orka rakip olacak kadar güçlü olacaktır. Planım Doğu Amerika ve Celestial Takımı'nı arkadan pusuya düşürmek. Diğer grupların kurtarıcısı olacağız. Çin Takımı'nın trump kart'ı (iskambilde koz olarak kullanılan kart) olacağız.''

 

Tampa suratındaki morlukları ovalıyordu. ''Xuan virüsten yalnızca 80 tane üretmedi mi? Nasıl 1000 tane Nemesis elde edeceksin?'' diye sordu.

 

Haotian güldü. ''O adamı fazla hafife alıyorsun. Konu o olduğunda nasıl yalnızca bir plan olabilir? Bu 80 parça virüs Tanrı'nın boyutunda üretildi. Ancak şimdi birkaç yüz parça daha üretiliyor. Burası Tanrı'nın boyutu gibi bir bahçe değil ve haliyle üretim hızı düşük. Fakat, malzeme çantasındaki T virüsü, Isengard'a ulaştığımızda çoğalmayı tamamlayacaktır. Hatta ihtiyacımızdan bile fazlasına ulaşabiliriz. Her neyse, en az 500 parça olacak. Haha.''

 

''Evet bu doğru. İlginç değil mi?'' Xuan Zheng'in arkasına oturmuştu.

 

Zheng'in gözleri büyümüş, ağzı bir karış açık kalmıştı. Xuan'a işaret etti ama o sanki her şey normalmiş gibi meyvesini yemeye devam ediyordu. Zheng'in konuşabilmesi biraz zaman aldı. ''Ama sadece birkaç kişiyle Isengard'ı nasıl ele geçirebilirler? Bu silahsız bir şekilde savaşa koşmak gibi bir şey.''

 

Xuan kafasını salladı. ''Sorun çıkmayacak. Normal bir insanın görüşü yalnızca birkaç bin metreye kadar ulaşabilir. O uzaklıktan kendisiyle aynı boyutta bir nesneyi bile fark edemez. Etse bile, küçük bir nokta olarak görür. Gauss tüfeği on binlerce metrelik bir menzile sahip. Zero yalnızca on bin metreden fazla bir uzaklıkta kalmalı. Gelişmiş vizyonu bu uzaklıktan başarılı olmasını sağlayacaktır. Planımı takip ettikleri sürece, Saruman'ın ölümü kaçınılmaz olacak. Ölmese bile, uzaklık sayesinde kolayca kaçabilecekler. Onlar için endişelenmene gerek yok.''

 

Zheng başını sallamakla yetindi. ''Peki. Dediğin gibi, onlar için endişelenmek zorunda değiliz. Ama hala tuhaf olan ne anlamıyorum. Daha önce de buna benzer çok plan yaptın. Bunda seni mutlu eden ne?''

 

Xuan tebessüm etti. ''Çünkü Haotian istediğim gibi 80 Nemesis'le beraber bizi desteklemeye gelmeyecek. Karakteri ve davranışlarına bakarsak, Zero ve diğerlerine iş birliği yapmayı teklif edecek. Saruman'ın geri kalan orklarını birleştirip Nemesis'e dönüştürecekler. Malzeme çantasına koyduğum T virüsü hala gelişiyor. 30 gün içinde olgunlaşacaklar. Haotian şimdiye kadar kararını vermiştir. Tuhaf olan bu işte. Diğer dördü ona alışkın değil. Bu yüzden aralarında tartışma çıkacak. Haotian bu fırsatı gruptaki statüsünü belirlemek için kullanacak. Tuhaf olan tam da bu.''

 

Zheng'in kafası hala karışıktı. ''Neden? Neden onun gruptaki statüsünü belirlemesini istiyorsun?''

 

''İnsanlara rüşvet vermek...''

 

Xuan cümlesini bitiremeden merdivenlerden bir kadın elf indi. Bu, Lorien'ın leydisi Galadriel'di.

 


 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18317 Üye Sayısı
  • 791 Seri Sayısı
  • 37541 Bölüm Sayısı


creator
manga tr