Cilt 16: Bölüm 14-2

avatar
208 1

Terror Infinite - Cilt 16: Bölüm 14-2


Çevirmen: Starshollow
Editör: Mariposa



Ertesi gün grup karnını doyurduktan sonra ormanın derinliklerindeki elf şehrine doğru komutanla yola çıktı. Ormandaki yollar karmaşıktı. Dereleri tepeleri geçtiler, sabahtan öğlene kadar önlerine açık bir alan çıkana kadar yürüdüler. Bir sürü ağacın dışında geniş bir çayırlık alandı. Bu alan ormanın içinde yer alıyordu. Tam ortasında da devasa bir ağaç vardı. Bir gökdelen boyutundaydı. Uzunluğu yüzlerce metreyi buluyordu.
 
''Altın ormanın Cares Galadhon’u. Dünyadaki Elvendom'un kalbi.” Komutan ağaca bakarken dalıp gitmişti.
 
Orman batan güneşin ışıldamasıyla gerçekten de altındandı. Merkezde duran ağaca kutsal bir güzellik vermişti ve küçük ağaçları da sanki altındanmış gibi boyamıştı. Gruptakiler gördükleri şeye hayran kalmıştı. Yine de komutanın özellikle bu sahneyi görmeleri için onları bu saatte buraya getirmesini sorgulamışlardı.
 
Sonra grup koca ağacın içine girdi. Aslında sayısız ağacın birbirine geçmesiyle oluşmuştu. İçeride merdivenler, köprüler ve insan yapımı tüneller vardı. Su berraktı. Ağacın alt kısmı ferah ve temiz görünüyordu. Dökülmüş yapraklarla kaplı değildi.
 
Gün ışığı ağacın içine nüfuz edemiyordu. Yine de içerisi yapılardan sarkan ışıldayan mermerler aracılığıyla aydınlanmıştı. Film karakterleri bundan etkilenmedi ama oyuncuların arzularından dolayı heyecanlandılar. Gungnir rahat bir şekilde yürüdü, mermerleri inceledi sonra da grubun yanına geri döndü. Alçak bir sesle, ''D sınıfı ateş özellikli enerji taşları. Muhtemelen burada onlardan binlerce vardır.'' dedi.
 
Hepsinin gözleri parladı. Binlerce D sınıfı enerji taşı. Hepsi ateş niteliğinde olsa bile, bu aynı zamanda elflerin benzer miktarda diğer niteliklerde taşlara sahip olduğunu gösterirdi. Burada birkaç yüz tane D sınıfı enerji taşı bulabilselerdi, inanılmaz zengin olurlardı.
 
Zheng biraz düşündükten sonra, ''Bu enerji taşlarını almayın. Eğer bizimse zaten bir şekilde ulaşırız.'' dedi. Sonra film karakterlerini takip etti.
 
Zheng'in itibarı Moria'daki savaştan sonra yükselmişti. Yani onun sözleri ittifak başkanının sözleri gibiydi. Gungnir son günlerde onlara gayet arkadaşça yaklaşıyordu. Neos onun tarafından kurtarılmıştı. Bu yüzden doğal olarak onun söylediğine katıldılar. Grubun geri kalanı da arzularını bırakıp film karakterlerini takip etti.
 
Topladıkları metaller takımlar arasında paylaştırılmıştı. Çin Takımı, mithril barının yarısını ve lthildinin bir parçasını almıştı. Kuzey İzlanda ve Afrika Takımının her biri ise kalan ganimetin dörtte birini almıştı. Balrog'un enerji taşını alamamaları kötü olmuştu. Görünüşe göre, en azından A sınıfı, hatta belki AA'ydı.
 
Grup ana hikayenin dışındaki eşyaları almaktan haz aldığından, burada da aynı şeyi yapmayı düşünüyorlardı. En azından birkaç tane fazladan enerji taşı almak istemişlerdi.
 
Film karakterleri onları ağacın ana gövdesini götürdü. Gövdenin etrafında dolanan merdivenlerden çıktılar. Enerji taşlarından gelen parıltı etrafı sanki bir harikalar diyarına benzetiyordu.
 
Grup ağacın tepesine ulaşana kadar yol boyunca yıldızları takip etti. İnsan yapımı bir salonun olduğunu gördüler. Salondan yukarıya doğru çıkan bir dizi merdiven vardı. Hepsi salona ayak bastığında, merdivenlerden biri erkek biri kadın iki elf indi. Bunlar diğer elflerden daha parlak görünüyordu. Herkesin ilgisini çekmişlerdi.
 
Erkek elf yakışıklıydı fakat kadının yanında sönük kalıyordu. Onun güzelliği hiçbir şeyle tanımlanamazdı. Uzun sarı saçları beline kadar uzanıyordu. Vücudundan altın rengi bir parlaklık yayılıyordu. Kimse nedense yüzüne açık bir şekilde bakamıyordu. Yalnızca eşsiz güzelliğini hissedebiliyorlardı.
 
Elfler grubun önüne doğru ilerledi. Erkek elf konuştu, ''Düşman burada olduğunuzu biliyor. Gizli tutmayı umduğunuz şey şimdi ortada. Söyleyin, Gandalf nerede?''
 
Erkek elf konuşurken kadın elf gruptaki herkesi gözlemlemişti. Oyuncular film karakterlerinin sahip olduğu saygıdan yoksunlardı. Elf'in yüzünü neden tam olarak göremediklerini merak ediyor ve dik dik ona bakıyorlardı. Kadın elf onlara baktığı zaman, zihinlerinin içinde bir ses duyuyorlardı. Ruh bağıyla bağlanmaya benziyordu ama bir şey farklıydı.
 
Ruh gücü kullanıcıları anormalliği fark ettiler. Ekip üyelerini kuşatıp maskelediler. Kadın elf şaşkınlığını dışa vurdu ardından film karakterlerine dönmeden önce gülümsedi.
 
''Gri Gandalf bu bölgenin sınırlarını geçemedi. Gölgeye düştü.'' Kendi kendine mırıldandı. Sonra şaşkınlıkla gruba baktı.
 
Legolas içini çekti. ''Gölge ve Kül, bir Morgoth Balrog tarafından ele geçirildi. Balrog'u büyük bir çabayla geri püskürttük fakat Gandalf onun yeniden doğmasını engellemek için kendini feda etti. Moria ve Khazad-dum orklar tarafından ele geçirilmiş durumda.''
 
Gimli de iç çekti. Üzüntüyle başını eğdi. Kadın elf, ''Khazad-dum'un büyük boşluğunun kalbinizi doldurmasına izin vermeyin. Gimli, Gloin'ın oğlu. Dünya için tehlike büyüyor. Ve bütün diyarlarda, sevgi kederle birleşiyor.'' dedi.
 
Sesi nazik ve huzurluydu. Gimli ve diğer film karakterleri onun sesinde kaybolmuşlardı. Lan ruh bağı üzerinden grubun geri kalanına seslendi, ''O bir ruh gücü kullanıcısı, feci halde güçlü. Demin karakterleri ruh gücüyle etkiledi.''
 
Erkek elf, ''Şimdi kardeşliğe ne olacak? Gandalf olmadan, umut kayboldu. Bir büyücünün koruması olmadan Mordor'un derinliklerine ulaşabileceğinize inancım yok. Sauron'un hizmetkarlarının eline düşebilirsiniz.'' dedi.
 
Aragorn ağzını açtı ama bir şey diyemedi. Kadın elf, ''Görev bıçak sırtında duruyor. Çok hafif bir sapma, herkesi yok edecek bir başarısız olacaktır. Yine de müttefiklik gerçek olduğu sürece umut bakidir. Kalplerinizin sıkılmasına izin vermeyin. Şimdi gidip dinlenin, kederli ve yorgunsunuz. Bu gece huzurla uyuyacaksınız.'' dedi. Gözlerini Frodo'ya dikti. Erkek elfle birlikte onlardan ayrılırken bile hala Frodo'ya bakıyordu. Merdivenlerin tepesinde gözden kayboldular.
 
Grup nihayet komutan tarafından ayarlanan yatacak bir yer bulmuştu. Üç takım bir sonraki hamlelerini konuşmak için toplandı.
 
''Filme göre, burada üç günden daha fazla kalmayacağız. Bu, hikayeye getirdiğimiz değişikliği ilgilendiriyor.'' Xuan odundan bir taburede oturuyordu. ''Ne düşündüğünüzü biliyorum. Bu süre içinde büyük miktarda enerji taşı toplamak istiyorsunuz. Cevabım: Mümkün değil.''
 
Xuan emin bir şekilde devam etti. ''Buradaki enerji taşı miktarına rağmen, onları toplamamız için bir gerekçemiz yok. Belki de şu an kendi güvenliğimizi garanti edecek güce sahip olmadığımızı unutmuşsunuzdur. Enerji taşları sadece maddi zenginliktir. Diğer iki takımın tehdidini unutmayın. Tanrı'nın her hareketinin bir nedeni vardır. Bu iki takım rastgele bölgelere gelse bile, onlarla aynı dünyadayız. Bu üç takımın başlangıçta birbirleriyle karşılaşmak gibi muhteşem bir talihi olduğuna göre, ittifakımızın Doğu Amerika ve Tanrı Takımlarına gerçek bir tehdit sergileyebileceklerini düşünüyor musunuz?''
 
Kuzey İzlanda Takımı'ndan bir adam cevap verdi: ''Bunun enerji taşlarıyla ne ilgisi var? Onları toplamamız o iki takımın bize saldırması için bir sebep olamaz.''
 
''Evet. Ama burada enerji taşlarından daha değerli bir şey var. En azından bu filmin sonuna kadar daha çok işimize yarar. İtibar! Bu dünyanın güçlerine güvenmeliyiz. Diğer iki takıma rakip olmamıza yardımcı olacaklar. Elfler bu güçlerden biri. Sadece enerji taşları için itibarımızı mahvedemeyiz. Bu ana karakterlerle kurduğumuz ilişkiyi de bozar. Topladığımız itibar, yüz kat daha değerli olacak!''  
 
 
 
 







Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18314 Üye Sayısı
  • 791 Seri Sayısı
  • 37540 Bölüm Sayısı


creator
manga tr