Cömert derler maldan ederler, yiğit derler candan ederler. #Atasözü

Terror Infinite - Cilt 1: Bölüm 2-2


 

Çeviren: HasıRwara

Düzenleyen: Ghostking

 

 

Kaplan üç bilgisayarı açtı. Zheng’in gözünde onun bilgisayar becerileri kesinlikle birinci sınıftı. Elleriyle üç klavyede ara vermeksizin yazıyordu, ancak birkaç dakika geçmesine rağmen merkezi bilgisayara giden kapı hala kapalıydı.

 

Rain sordu. Niye bu kadar uzun sürdü?”

 

Kaplan bilgisayara bakarak cevap verdi, "Kızıl Kraliçe'nin burada savunmaları var. O işimi zorlaştırıyor."

 

Konuşmaları biter bitmez, kapı nihayet açıldı. Malum Kişi başını salladı, "Hadi paketleyelim onu." Sonra Zheng'in grubuna döndü, "Siz burada kalın" dedi.

 

Kapının ardında on metre uzunluğunda, camdan yapılmış duvarlar, dışarıda çelik ve metal duvarlardan farklı bir koridor vardı.

 

İlk yürüyen Malum Kişi idi. Her adımını dikkatli bir şekilde atarak çok temkinli davranıyordu. O şekilde bile, koridorun merkezine vardığında, bütün vücudu titredi. Çünkü cam duvarlar aniden yandı.

 

Kaplan'ın sesi hoparlörden geldi, "Işıklar otomatikleştirildi. Endişelenecek birşey yok."

 

Açık bir şekilde belli oluyor ki bu savunma sistemindeki lazerler. Otomatik ışıklar ve endişelenilecek bir şey yok mu?' Diye düşündü Zheng.

 

Sonra bir şeyler söylemek üzereyken bir el onu durdurdu. Arkasını dönüp Lan'ın ona başını salladığını gördü.

 

Malum Kişi, vericiyi kurmayı bitirdi, bir cep telefonuna benzeyen bir cihazdı. O, onu kapının sensörüne koydu. Kaplan yeniden yazmaya başladı. Bir süre sonra koridorun diğer tarafındaki kapı açıldı.

 

Bir derin nefes alıp dışarıdaki insanlara el salladı. "İlerleyin."

 

Alice aniden sordu.”Bu da ne?”

 

Kaplan ona en yakın olan kişiydi. "Bu Kraliçeyi kapatacak olan şey. Büyük bir elektrik şarjı sağlar. Anakartı karıştırıp yeniden başlatmaya zorlar. "

 

Paralı askerler koridora girmek üzere oldukları için Zheng onları uyarmaktan kendini alıkoyamadı: "Bekleyin, bekleyin. Garip hissetmiyor musunuz? Bu bilgisayar, bu kadar kolay bir şekilde yeniden başlatmanıza izin verirse, çok işe yaramazmış gibi görünmez mi? Her şeyin bu kadar basit olduğunu sanmıyorum, muhtemelen bu koridorda bir sorun var. "

 

Paralı askerler durdu ve ona baktı. Lan bir iç çekti ve onun omzundan elini çekti. Sonra Alice'in bulunduğu yere doğru ilerledi.

 

Malum Kişi koridordan çıktı ve sessizce Zheng'e baktı. "Tamam. Sen ve sen, bizimle geleceksiniz." Zheng ve Mou'yu işaret etti.

 

Onların elleri ve ayakları bunları duyduktan sonra aniden buz tuttu. Bu koridorun bir ölüm tuzağı olduğunu biliyorlardı. Giren herkes ölecekti, Malum Kişi bile küçük parçalar halinde dilimlenecekti.  

 

Zheng nihayetinde neden Jie'nin ona böyle baktığını öğrenmişti. Evet, senaryoyu değiştirmekten kendini alakoyamadı. Ama belli oluyor ki senaryoyu değiştirmek kolay değildi. Eğer olur da değiştirebilirsen; Tanrı, senin için zorluk seviyesini arttırırdı.

 

Mou ellerini başının üstüne koydu ve "Hayır, istemiyorum, girmek istemiyorum!" Diye haykırdı. Çığlık attı, geldikleri yere  geri dönmeye başladı. Zheng'in grubu tepki vermeden önce paralı askerler silahlarını çekti ve onu vurdu. Vücudu yere düştüğünde bir ceset haline gelmişti.

 

Wahh! " Zheng ve Xiaoyi kusmaya başladı. Onların önünde bir hayat yok olmuştu. Zheng, içinde korkunç hissediyordu. Çünkü yaptığı eylemin sonunda Mou ölmüştü.

 

Malum Kişi soğukkanlı bir şekilde ona baktı, "Başından beri şüpheleniyordum. Kimlikleriniz şirkette kayıtlı olsa da, güvenlik görevlisi gibi görünmüyorsunuz. Ve şimdi sen Kızıl Kraliçeyi yeniden başlatmamızı önlemeye mi çalışıyorsun? Tamam, Zheng, bizimle gel. "

 

Zheng donuyormuş gibi hissetti. Midesi hala kusmadan dolayı rahatsızlık duyuyordu. Malum Kişi onun için mola vermedi, ellerini tuttu ve diğerleriyle koridora girdi.

 

Herkes içeri girdikten sonra tıpkı filmlerde olduğu gibi, koridorun her iki yakasındaki kapılar da kapanmıştı. Malum Kişi ve paralı askerler silahlarını dikkatle tutuyorlardı, ardından hoparlörüyle konuştular. "Kaplan?"

 

Kaplan panikledi, "Bir çeşit uyku halindeki savunma mekanizması. Kapıyı açmak onu tetiklemiş olmalı."

 

“Uyku haline geri getir.”

 

Kaplan terliyordu.”Bunun üzerinde çalışıyorum.”

 

“Pozisyonunuzu koruyun. Herkes sakin olsun”

 

Zheng dehşete kapıldı, senaryonun işlemeye  başladığını ve kendinin senaryonun bir parçası haline geldiğini biliyordu. Beklendiği gibi, cam duvarlar soluklaştı, daha sonra duvarlar arasında ince bir lazer belirdi. Bu lazer paralı askerlere ve Zheng'e doğru ilerlemeye başladı.

 

İlk tepki veren Malum Kişi oldu. Yanındaki iki insanı aşağıya çekti. Zheng en baştan odaklanmıştı. Lazer ortaya çıktığında kendini yere attı. Lazer omzuna zar zor dokunuyordu. Omuzunda geçen bu sivri ısıyı hissedebiliyordu. Bunun dışında, zihni tamamen boştu.

 

"Medic! Medic!" Diye bağırıyordu Malum Kişi.

 

Bu, Zheng'in bilincini geri getirdi. Arkaya döndü ve Medic’in başının yavaş yavaş düşmesini izledi. Sonra yere yığıldı. Gözleri ona bir lanetmiş gibi bakıyordu.

 

"Hayır hayır! Ölmek istemiyorum! "Zheng bir deli gibi çığlık attı. Çığlık attıktan sonra zihninin her zamankinden daha sakin olduğunu hissetti. Filmdeki bu sahneyi hatırlamaya başladı.

 

Malum Kişi, parmaklarını kaybeden bir paralı askeri tutuyordu. Ardından birisi bağırdı, "Geri geliyor!"

 

Bu sefer lazer, bilek seviyesinden başlayacaktı. Zheng bu sahnenin ayrıntılarını hatırladı. Yerde yatan ilk askerden geçtikten sonra ikinci paralı asker ondan kurtulmak için zıpladığında  onu yarı yarıya kesecekti. Tek şansı vardı, başarısız olursa lazer onu öldürecekti. Bu bölümün müdahale nedeniyle değişip değişmediğini bilmiyordu, ancak yalnızca bildiklerine güvenebilirdi.

 

Lazer hızla onlara doğru ilerledikçe yerdeki paralı asker öldü. Kalan ikisi geri geri gitmeye başladı. Zheng tüm konsantrasyonunu önündeki paralı askere verdi. Bir saniye, iki saniye, sanki bu hayat ve ölüm durumunda, zaman yavaşlamış gibiydi. Hiçbir şey duyamıyordu ve çevresi yavaşlamıştı.

 

"Zihinsel kapasite sınırı kırıldı! Ödül +500 Puan, zihinsel kapasite 20 Puan arttı, tepki hızı 30 Puan arttı! "

 

Zheng’in kulakları tarafından sert ve onurlu bir ses duyuluyordu. Ama bunu umursamadı. Tüm dikkati, bu paralı askerin üzerindeydi. Nihayet, o atladığı an, Zheng yere fırladı. Lazer onu geçti, bu beyaz ışık, Ölüm Tırpanı gibiydi. O sırada Zheng, Jie'nin sözlerine inandı. Onların bütün vücudu Tanrılar veya şeytanlar tarafından yapılmış olan bu oyuna taşınmıştı. Onlar... burada ölebilirlerdi!

 

Lazer beklendiği gibi ilerledi ve paralı asker yarı yarıya kesildi. Lazer geçtikten sonra, Zheng hızla kalktı. Arkasına baktı ve kapıdaki pencereyi gördü, Lan gözleri gözyaşlarıyla dolmuş bir şekilde dışarıda duruyordu.

 

Zheng ona bir gülümseme verdi, sonra Malum Kişiyi yakaladı ve kapının yanına koştu. Bu noktada sadece senaryonun değişmemesini umuyordu. Sıradaki lazer neredeyse kapıya vardığında duracaktı. Lazer bir ağ şekline dönüşeceğinden kurtulmaya çalışmanın bir faydası yoktu. Tek yapabileceği, kapının yakınına gidip dua etmekti. Lütfen senaryoyu değişmesin ve her şeyi bitsin!

 

Malum Kişi, Zheng'in elinden kurtulmak için mücadele ediyordu. "Bırak beni! Burası bizi yarı yarıya kesecek! Gitmeme izin ver!"

 

Zheng onun yakasını tutup dedi. "Bana güven! Bu sefer kaçmanın imkânı yok. Kapının yakınında durup orada şansımızı deneyebiliriz! Güven Bana!"

 

Üçüncü lazer oluştu ve onlara doğru hareket etmeye başladı. Yol üzerinde olanları yarı yarıya kesiyordu. Malum Kişi kurtulmak için çabalıyordu, ancak Zheng onu bırakmadı. Bütün vücuduyla kapıda durdu ve sonra gözlerini kapattı.

 

"Yaşamak, yaşamak istiyorum, böyle bir durumda olsam bile, hala yaşamak istiyorum!"

 

Belki de duası Tanrılara ulaştı, lazer yaklaştığında hızla ağ şekline dönüştü. Malum Kişi çığlk attı. O umutsuzluğa düştüğü sırada, lazer önünde birkaç santimetrekare kala kayboldu. Yüzüne bir ısı dalgası dokunmuş hissetti. Bir an için, hala hayatta olduğuna inanamadı.

 

Zheng gözlerini açtı. Lazerin kaybolduğunu görmedi ama başardığını biliyordu. Senaryonun  detaylarını bilmek onu bu ölüm kenarında canlı çıkmasına izin verdi. Yirmi yaşındaki hayatında ölüme hiç bu kadar yaklaşmamıştı.

 

“Ne bu?”

 

Zheng şansını düşünürken, Malum Kişi’nin yakasında küçük bir ışık topu bulmuştu. Işık topunu aldığında, o elinde kayboldu. Elinden vücuduna bir sıcaklık duygusu geldi, bu olağanüstü rahat bir histi.

 

“B Sınıfı yan görev ödülü. Ödül +5000 Puan”

 

Aynı sert ve onurlu ses ortaya çıktı. Zheng daha önce bir şey duyduğunu hatırladı. +500 Puan ve zihinsel kapasitenin 20 Puan ve tepki hızının 30 Puan artmasıyla alakalı. Kendini geliştirmek istediğinde bunlar için 1000 Puan harcaman gerekiyordu.

 

Bu 5000 puan cennetin ona bir hediyesi gibiydi. Zheng için bu oldukça güzel bir süprizdi. Kapı açılıp birçok insan ona doğru geldiğinde, O sersemlemişçesine hala orada duruyordu.

 

Xiayoi onun omuzuna vurarak.”Sen harikasın. Buradan sağ çıkmayı başardın!”

 

Zheng'in düşünceleri gerçeğe döndü. Başını acı bir gülümsemeyle salladı. Ne diyeceğini bile bilmiyordu. Barışçıl bir dünyadan olan normal bir insan için bu fazla tahrik ediciydi.

 

Lan da geldi: "Sen bunu hak ettin. Seni hiçbir şeye karışmaman için uyardım ama sen dinlemedin. Jie haklıydı. Buradaki en büyük savunmamız şans değil, Senaryo’yu bilmek. Senin şansın her zaman senin için orada olmayacaktır. Bundan sonra bu kadar fevri davranma. Buradaki kimse ölmek istemiyor. "

 

Zheng başıyla onayladı ama cevap vermedi. Onlara ödülleri söylemesi gerekip gerekmediğini bilmiyordu. B Sınıfı yan görev ödülü mü? Bu ne demekti? Bu, senaryoyu değiştirdiğin veya ölmesi beklenen bir oyuncu kurtardığın anlamına mı geliyordu? Yoksa tehlikeli bir sahneden sağ çıktığın anlamına mı?

 

O bilmiyordu. Çok tehlikeliydi, neredeyse orada ölecekti. Ve orta yaşlı adam onun yüzünden öldü. O yüzden bundan sonra bir şeyi değiştirmekten korktu. Ayrıca Jie muhtemelen bir daha bir şey yapmasına izin vermezdi. Çünkü kimse şimdi neler olacağını bilmiyordu. Onun yüzünden belki de herkes, buradaki oyuncular, filmin oyuncu kadrosu ve hatta ana karakter dahil olmak üzere ölecekti.

 

Korku filmi de bu demekti zaten. Hiç kimse kesinlikle güvende değildi. Herkes ölebilirdi. Onlar sadece hayatta kalmak için uğraşıyorlardı.

 

Bu bölümde geçen Resident Evil lazer ölüm tuzağı sahnesi:   https://www.youtube.com/watch?v=e8gfGhVL3qs

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1147

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 1028

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 841

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 791

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 674

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 623

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 617

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 586

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 530

Terror Infinite
Terror Infinite
Beğeni Sayısı: 507

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 310

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 202

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 182

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 168

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 135

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 114

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 111

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 87

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 13248 Üye Sayısı
  • 392 Seri Sayısı
  • 18107 Bölüm Sayısı


creator
manga tr