"En büyük bilgelik şu andan zevk almayı hayatın en büyük amacı kılmaktır, Çünkü tek gerçek budur, başka her şey düşünce oyunudur. Ancak bunun en büyük budalalığımız oldugunu da söyleyebiliz, çünkü yalnızca kısa bir süre için var olan ve bir rüya gibi kaybolan içinde bulunduğumuz bu an asla ciddi bir çabaya değmez." #Arthur Schopenhauer

Swallowed Star - SS 144: Lazer Topu,Nişan Al !


 

Çeviri ve Düzenleme: madShy


Akbaba Li Yao, sadece zırhının gözleri,burnu ve ağzı açık bir şekilde çorak arazide bir şeytan gibi dikiliyordu.Herkes zalimliği karşısında sersemlemişti.


Kan kokusu havaya yayılıyordu.


“Kim bilir di ki Luo Feng’in bu kadar güçlü olduğunu.Eğer Kara Tanrı seti olmasaydı onu yenemeyebilirdim bile.” Akbaba Li Yao gözlerini kıstı, bakışları buz gibiydi, “Benden iki saldırı aldı ve yine de hayatta kalmayı başardı. Şimdi Kara Tanrı setinin gücünü biliyor, muhtemelen bir dahaki sefere yanına yaklaşmama izin vermeyecek.”


Akbaba Li Yao gerilmişti.


“Sadece tek bir yolu kaldı!”


“Onu kovalamak ve uçmaya zorlamak. Havada olduğunda….lazer topu için açık bir hedef olacak!” akbaba Li Yao sırıttı.


“Ah sıçayım, lazer topu!”


Akbaba Li Yao’nun yüzü değişmişti. Luo Feng’in çılgın fırlatma bıçaklarının kalabalığın içerisinde ölüm saçtığını görmüştü.İnsan teknolojisinin doruklarındaki bir teknolojide Li Yao’nun profesyoneller olmadan burada parçaları birleştirerek kurulumu yapabilmesinin hiçbir yolu yoktu.


“Klein!” Li Yao çabucak başını çevirdi.


Büyük bıyıklarıyla beyaz bir adam koşarak geldi ve saygıyla söyledi: “Bay Li”


“Getirdiğin takımın zayiatı ne kadar?” Li Yao ekledi.


Klein’in yüzü solarak saygıyla cevap verdi: “Dokuz kişi getirdik:iki kişi öldü ve ikisi yaralandı.”


“Lazer topu hala kurulup çalıştırılabilir mi?” Li Yao devam etti.


“Hm…..”


Klein hafifçe somurttu.


Li Yao’nun kalbi elinde olmadan titredi.Bu büyük ölçekteki lazer topu sürü lideri seviye bir canavarı yok edebilir ve hatta imparator seviye canavara hasar verebilirdi! İnsan oğlunun sahip olduğu en güçlü silahtı! Doğal olarak kurulumu çok karmaşıktı. Kurulum ve bazı parçaların yerleştirilmesi için kalifiye bir personel bulunuyordu.Eğer kritik birisi eksik ise lazer topu kurulumu gerçekleştirilemiyordu.


“Birleştirme hakkında….bu şöyle ki….” Klein biraz tereddüt ediyordu.


“Sana soruyorum bunu birleştirebilir misin?” dedi Li Yao alçak bir sesle.


Klein Li Yao’nun serin ifadesini gördü ve elinde olmadan gerilmişti. Dişlerini sıkarak söyledi: “Eğer yedimiz birden beraber çalışırsak yapabiliriz.”


“Güzel.” Li Yao onayladı, “Hemen birleştirin.”


“Hemen burada?” Klein afallamıştı.


“Evet,hemen burda!” Li Yao küçümsedi, “Bunları dağa götürmek için vaktim yok. Luo Feng’in tatmin olmadığına inanıyorum ve gizlice dağa tırmanarak bize doğru bakacağına. Bir kez kafasını çıkardığında birleştirilmiş lazer topunu ateşleyerek onu anında gebertebiliriz!”


Li Yao çok açıktı...


Luo Feng onların rotalarını çoktan keşfettiği için lazer topunu dağda birleştirirlerken yakalayabilirdi. Luo Feng’in izlediği yolla belki Li Yao’nun kendisini yenemeyebilirdi fakat ruh okuyucunun kendine has gücüyle kesinlikle lazer topunu yok edebilirdi.


Klein onayladı: “Evet!”


Klein’in başı takım arkadaşlarına doğru çevrildi. Li Yao da kasaları açmakta olan özelleştirilmiş personeli izlemeye gitti. Aynı zamanda komut verdi: “Herkes etrafınızı dikkatlice izleyin. Canavarlar kesinlikle bizi rahatsız etmemeli.”


“Evet!” birkaç düzine kişi komuta aynı anda tekmil verdi.


Aniden özelleştirilmiş personel takımı arasında bir kargaşa başladı, Li Yao sorgularcasına oraya bakmak durumunda kalmıştı.


“Bay Li Bay Li.” Klein aceleyle endişeli bir şekilde geldi.


“Yanlış olan ne?” Li Yao sordu.


“Bay Li,az önce….az önce….” Klein’in yüzü solmuştu ve bedeni titriyordu.


“Konuş!” Li Yao dik dik baktı.


Klein titrek bir sesle konuştu: “Ruh okuyucunun saldırısı epeyce kişinin panikleyerek kaçmasına sebep olmuştu. Diğer fırlatma bıçaklarından telaşla kaçınırlarken, sandıklara çarptılar.Ve sandıklardan bir tanesi….uçan fırlatma bıçakları tarafından parçalanmıştı.”


“Ne?” Li Yao’nun yüzü trajik biçimde değişti.


Bir sandığa çarpması sıkıntı değildi, ne de olsa sadıkların kendisinin parçaları koruyan bir katmanı vardı.


Diğer yandan eğer kasalar fırlatma bıçakları tarafından parçalandıysa, kasaların içerisindeki parçalar kesinlikle harap olurdu.


“Çabuk olun ve sandığı açın.”Li Yao telaşla atıldı.


Klein de aceleyle oraya koşturdu.Bu sırada tüm diğer takım üyelerinin yüzlerinde kasaların önünde dururlarken berbat bir ifade vardı.Li Yao net bir şekilde görüyordu: bu sandığın üzerinde tüm sandığın içerisine doğru giden besbelli bir delik vardı.Etrafa saçılmış birkaç parça cam insan gözüyle görülebiliyordu. açıkça kasa içindeki parça yok edilmişti!


“PİÇ, PİÇİN EVLADI!!!” Li Yao’nun gözleri kıpkırmızıydı.


Ortaya çıktığında daha devasa bir problemle karşılaşmıştı.


Diğer yandan Li Yao bilmiyordu…..


Luo Feng sadece insanları öldürmekle alakadardı ve sandıklara hiç dikkat etmemişti.Diğer yandan üç fırlatma bıçağı orta düzey savaş tanrısı Bei Yuan Gang tarafından saptırılmıştı. Fırlatma bıçaklarının inanılmaz hızlarıyla onlar doğal olarak saptırıldıktan sonra bile güç içeriyorlardı. Ve o saptırılan fırlatma bıçaklarından birisi bu kasaya denk gelmişti.


“Bay Li bu parça çekirdek bileşen değil o yüzden fazla sıkıntı çıkarmayacaktır.” dedi Klein.


“Aç şunu.” Li Yao etrafındaki kişilere bakarak gürledi.


Bu kalifiye personel de farkındaydı….


Önlerindeki patronlarının öfkesiyle eğer lazer topu kurulamazsa bu işe yaramaz insanlar için tek bir son kalmış olurdu-- bu patron tarafından öldürülmek!


Kalifiye personel kasayı açmaya başladı.


“HULALAL!” kasa açıldı.


Klein baktı: “Enerji?”


“Enerji?” yandaki kalifiye kişi de baktı.


“Ne?” Li Yao Klein’e baktı. Klein dikkatlice kasalara baktı ve yanındaki Li Yao’ya heyecanla baktı, “Bay Li muazzam şanslıyız. Yok edilmiş kasada lazer topunun enerjisi vardı.İki enerji bileşeni bile hasarlı olsa yine de elimizde bir tane daha var. Diğer bir deyişle bir enerji bileşeniyle bir defa lazer topunu maksimum gücüyle ateşleyebiliriz.Daha düşük ayarlarda üç kez ateşlenebilir.”


Li Yao biraz olsun rahatladı.


İyi olan sadece enerji olmasıydı.Düşük ayarda bile üç defa yeterince iyiydi. Bu üç saldırı kolaylıkla en güçlü savaş tanrılarını ve sürü liderlerini bile silip süpürebilirdi.


“Kuruluma başlayın.” Li Yao emretti.


“Evet.” tüm özelleştirilmiş personel mermiyi savuşturduklarını anladılar ve hemen hızlıca kuruluma başladılar.


.....


Maymun Dağı Sahası, Luo Feng’in üssü.


Karanlık mağarada Luo Feng sırtını duvara yaslayarak yere oturdu, yüzü solmuştu.


“Phew, kırılmamış.” Luo Feng yumuşakça sol dirseğini ovarken önceden düştüğü sahneyi hatırladı. Luo Feng hala biraz şoktaydı, “Bu akbaba Li Yao çoktan ileri düzey savaş tanrısı seviyesine ulaşmış bir dövüşçü. Gücü muhtemelen 400000-500000 kg aralığına ulaşıyor. 3-4x katlayıcıyla kılıcının gücü kesinlikle 1 milyon kilonun üzerinde oluyor!”


Ruhsal gücünün direncine ve kalkanının savunmasına rağmen Li Yao yine de şiddetle ona vurabilmişti!


Havada akbaba Li Yao’nun kesişi üzerine uzayan kolu Luo Feng’in ağuz dolusu kan kusmasına ve sağ elinin biraz açılmasına sebep olmuştu.Bıçağı Kara Tanrı setiyle saldırdığından orijinal gücünün sadece yarısını aktarabiliyordu.


Bu iki kesişte…


Akbaba Li Yao ona tüm gücüyle saldırmamıştı.


Fakat öyle olsa bile Luo Feng’in karşı saldırı yapmasının hiçbir yolu yoktu!


“Benden hızlı.”


“Benden güçlü.”


“Savunması da benimkinden çok daha yüksek.”


“Avantajım saldırılarımın öngörülemez olmasında yatıyor ve benim için kaçması daha kolay.” Luo Feng somurttu, “Şu Kara Tanrı seti fazla özel. Sahibinin isteğine göre uzayabiliyor. Sadece giyenin tüm vücudunu kaplamıyor ayrıca 10 metre civarında uzayabiliyor. Bunun anlamı havadayken bile bana kolayca saldırabiliyor.”


En sonunda o kaçmak üzereyken Li Yao aslında uzayan koluyla onu yakalamaya çalışmıştı!


Bir kez yakalandığında muhtemelen işi biterdi.


“Bir dahaki sefere Li Yao’ya karşı dövüştüğümde, ondan 20 metre uzakta durmalıyım.” Luo Feng kendi kendine karar vermişti.


......


Luo Feng üssünde dinlenirken Li Yao rakipsiz gücünü engin bozkırlarda rakipsiz gücünü bir sürünün lideri olan sürü lideri seviyesinde bir canavarı kaçırarak ispatlamıştı. Bundan sonra hiçbir canavar sürüsü bu insanlara şekil yapmaya kalkışmadı.


“Bay Li kurulum tamamlandı!” dedi Klein heyecanla.


“Ah?”


Li Yao oraya gitti.


Önünde bir uyduya benzer alet duruyordu. Alet 10 metre uzunluğundaydı, Ortasında silindir şeklinde görünen alet bir tribüne benziyordu. Bu devasa silindirin iki tarafında daha küçük iki silindir daha vardı.


“Luo Feng’in pozisyonu belirlendi mi?” Li Yao sordu.


“Evet.”


Li Yao ekrandaki radarı işaret etti, “Bu Luo Feng ile aramızda 5 km var böylece radar zor da olsa yerini belirleyebiliyor. Diğer yandan bu tür radarlar genellikle daha büyük varlıkların yerini belirlemek için tasarlanmış. İnsan bedeni fazla küçük kalıyor, yani bir kez mesafe artarsa… tekrar kilitlenmesi zor olacaktır. Eğer bu olursa sadece lazer kilitlenmesi yapabiliriz.”


“Lazer kilitlenmesi mi?” Li Yao hoş karşılamadı.


“Evet.”


Klein onayladı, “Lazer kilitlenmesinin avantajları çok kesin olması ve uzaktaki hedeflere kilitlenebilmesi. Diğer yandan dezavantajı….lazer topu ile hedef arasında hiçbir şey olmaması gerekiyor. Mesela şuan hedef ile aramızda devasa bir dağ var bu yüzden lazer kilitlenmesini kullanmamızın hiçbir yolu yok.”


“Tabii ki şuan biz yakınız, bu yüzden buna gerek yok. Radar sıkıntı olmadan hedefe kilitlenebilir” dedi Klein güvenle.


“Şuan onu öldürebilir misin?” Li Yao sordu.


“Hayır.” Klein başını salladı, “Hedef dağ sahasının derinlerinde içeride bir yerlerde. Şu anki pozisyonumuzdan 300 metrelik bir kaya yolumuzu kapatıyor! Eğer lazer topu böylesine kalın bir kayaya çarparsa tüm gücü kullanılmış olur.”


300 metrelik kaya…..


En güçlü savaş tanrıları bile devasa bir dağı yumruklayarak 300 metre derinliğe ulaşamazdı.


“Diğer yandan dağ sahasından kendini gösterdiği sürece..”


“Ya da engelleyici kayanın kalınlığı 10 metreye kadar düşerse o vakit ateşleyerek onu öldürebiliriz.” Klein güvenle söyledi.


“Çok iyi.” Li Yao’nun gözleri parıldıyordu, “Luo Feng’i hedef almaya devam ederim. Eminim ki...bu veledin sinsiliğiyle kesinlikle dürbününden sinsice bakacak! Vurabileceğiniz zaman direkt olarak öldürün onu!”


“Evet” Klein yüksek sesle cevap verdi.


Li Yao uzaklardaki Maymun Dağı Sahasına baktı ve yüzüne acımasız bir gülümseme yerleştirdi: “Lazer topuyla ölebilecek olduğundan dolayı kendinle gurur duymalısın.”

 

  Çevirmen Notu: Arkadaşlar sizler için elimden geldiğince temiz ve hızlı bir iş yapıyorum. Tek istediğim hala seriyi beğenmeyen arkadaşlar varsa beğenmeleri ve yorum yapmanız. Şimdiden teşekkürler.

 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 1067

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 971

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 813

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 769

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 640

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 587

Martial God Asura
Martial God Asura
Beğeni Sayısı: 580

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 570

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 512

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 483

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 274

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 200

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 168

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 167

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 135

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 114

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 106

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 78

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

Site İstatistikleri

  • 11596 Üye Sayısı
  • 315 Seri Sayısı
  • 16388 Bölüm Sayısı


creator
manga tr