Korku dağları bekler. #Atasözü

Stellar Transformations - Bölüm 5.1: Sürüklenmek


5. KİTAP: KAN KIRMIZI MAĞARA

 

Çeviri: Pervane

 

Qin Yu ve Xiao Hei güneye doğru olağanüstü bir hızla uçuyorlardı. Şehirler, sıradağlar, ovalar, göller altlarından birer birer geçip giderken olmadık yerden devasa bir orman göründü.

Xiao Hei, aşağı inelim.

Xiao Hei birden durup şüphe içinde sordu. “Abi, şu anda Qian Long kıtasının güney sınırlarından çok uzakta olmamamız gerek. Yola devam etmek yerine neden bu ormanda duruyoruz?” Qin Yu’nun ne yapmaya çalıştığını anlamamıştı.

Ha-ha, anlamadın değil mi?” Qin Yu sırıtarak açıkladı. “Deniz Aşırı Ölümsüz Adalar ve Qian Long kıtası arasındaki mesafe ne kadar biliyor musun?

Bilmiyorum ama çok fazla olmalı.” Xiao Hei Qin Yu’ya şüpheyle baktı. Deniz Aşırı Ölümsüz Adalar ve Qian Long kıtası arasındaki mesafenin Qin Yu’nun ormana girmesiyle ne alakası olduğunu anlayamamıştı.

Qin Yu gülümsedi. “Söyleyeyim. En yakın ada yaklaşık 100 bin li uzaklıkta ve Penglai Ölümsüz Diyarı milyonlarca li uzaklıkta. Bu okyanusun büyüklüğü akla hayale sığmayacak bir şey. Mesafe çok olduğundan yalnızca uçarak gitsek sıkıcı olur.

Abi, ne demeye çalışıyorsun?” Xiao Hei’nin aklında bir fikir belirmişti.

Büyük bir gemi yapıp boyutsal yüzüğe koyalım. Okyanusta dolaşırken sıkılırsak gemiyi çıkarıp balık tutarız, güneşleniriz ve okyanus esintisinin tadını çıkarırız. Sürekli uçmak sıkıcı olmaz mı?” Qin Yu uzun sürecek yolculuk için iyi hazırlanmak istiyordu.

Xiuzhenistlerin ömürleri neredeyse limitsiz olduğundan zaman sıkıntısı yoktu. Hem okyanusta sürüklenip maceralar atlatmak da bir çeşit pratikti.

Xiao Hei heyecanlandı. “Tamamdır. Gemi için gerekli büyük ağaçlardan bu ormanda bulabiliriz.” dedikten sonra Qin Yu’yu beklemeyip inişe geçti.

Qin Yu da gülümseyerek onu takip etti.

Devasa ormanda hiç insan izi yoktu. Her yer kalın bitki örtüsü ve ağaçlarla kaplıydı. Bakanda kadim bir yer izlenimi bırakıyordu bu orman.

Qin Yu ve Xiao Hei sözüm ona vahşi hayvanlara aldırmayıp ilerliyorlardı. Küçük bir miktar aura yaydıklarında hiçbir hayvan onlara yaklaşmaya cesaret edemiyordu.

Orada kalın bir sekoya var.” dedi Xiao Hei kutsal sezgiyle.

Qin Yu da bu ormanın standartlarında büyük sayılabilecek 10 küsür metre çapındaki o sekoyayı fark etmişti. “Yabanda onca büyük ağaç olmasına rağmen bir tanesini kesip gemi yapmamamız ne büyük kayıp!

Yabanda milyonlarca yıldır insan olmadığı için oradaki antik ağaçların çapları 70 80 metreyi buluyordu. Hatta çapı 100 metreye ulaşan, hayranlık veren ağaçlar bile vardı. Yabandan ayrıldıktan sonra girdikleri ilk kadim orman burasıydı ve burada çapı 100 metre olan bir ağaç yoktu.

Abi, bu orman Qian Long kıtasında olduğundan insan izi olmasa bile kesin bazı Xiantian uzmanları buraya girmiştir. O çok büyük ağaçlar birer hazine gibi olduklarından uzun zaman önce kesilmiş olabilirler.”

Qin Yu yine de aramayı bırakmaya niyetli değildi. Çapı 10 metre olan bir ağaç küçük değildi ama istediğinin yanına bile yaklaşamıyordu.

Bu orman da çok büyük. İlerlemeye devam edip büyük bir ağaç bulalım.” Qin Yu kararını verdi. Xiao Hei karara itiraz etmedi ve Qin Yu ile birlikte ilerlemeye devam etti. Adam ve kartal ilerlerken bir yandan da uygun bir ağaç bulmak için kutsal sezgileriyle çevreyi tarıyorlardı.

Qian Long kıtasında çok az Xiuzhenist olduğundan ağaç aramak için kutsal sezgi kullananı bulmak neredeyse imkansız bir durumdur.

Qin Yu ve Xiao Hei kısa sürede 100 li ilerlediler ve ilerlerken de durmadan ağaçları taradılar. Buldukları en geniş ağaç 20 metre çapında olduğundan aramaya devam ettiler.

Onlar için 700-800 li kadar ilerlemek büyük bir mesele değildi.

Xiao Hei, 6km ilerde acayip geniş bir ağaç var.” Qin Yu heyecanlandı.

Acayip geniş derken? Ne kadar geniş?” Xiao Hei de şaşırmıştı. O ağaç ne kadar büyüktü ki Qin Yu’yu böyle şaşırtmıştı. Bu orman Yabanda değildi. Büyük bir ağaç olsa da ne kadar geniş olabilirdi?

İkili fazla zaman geçmeden ağaca yaklaşmışlardı.

Woow, kocaman bir duvar gibi.” Xiao Hei Kutsal sezgisiyle şaşkınlığını belli eti. Qin Yu da çok heyecanlıydı. Bu koyu kırmızı yaşlı ağacın etrafında dallar dolaşmıştı ve gövdesi kaya gibi görünüyordu. Belli ki oldukça dayanıklı bir ağaçtı.

Ağacın duvar gibi görünmesinin sebebi yaklaşık 50 metre olan çapıydı. Yabandakilerle karşılaştırılamaz olsa da Yaban dışında bulunabilecek en uygun ağaçlardandı.

Güzel, bu ağaç olsun. Yeterince kalın.” Qin Yu tatminkar bir ifadeyle başını salladı. Alevli Kılıç dışarı çıktı ve soluk, oldukça uzun bir yıldız enerjisi akımı göndermeye başladı.

Yıldız enerjisi akımı 10 metre civarlarındaydı. Yaşlı ağaç ne kadar dayanıklı olursa olsun kılıcın enerjisine dayanamazdı.

Qin Yu gülümseyerek elini uzattı ve kılıç ağacı kesmeye başladı. 50 metre çapındaki gövde kılıcın karşısında direnç gösteremedi. Ağaç gürültüyle devrilirken çevresindeki ağaçları da devirdi.

Whizz! Whizz! Whizz! …

Kılıcın yıldız enerjisi ağacın dallarını kolayca kesti. Ağacın uzunluğu 400 metre kadardı ama bu kadar uzun bir gövdeye ihtiyaç olmadığından ağacın en kalın bölgesinden 200 metrelik kısım ayrıldı.

Qin Yu oldukça dikkatli bir şekilde gemiyi şekillendirmeye başladı.

Geminin yapım aşaması çok basitti.

Qin Yu önce ağacın kabuğunu soydu ve ağacı pürüzlerden arındırdı. Daha önce de gemi gördüğünden işi az çok biliyordu. Gövdeyi iki parçaya ayırıp bir tanesini seçti. Bu parçaya genişliği 30, uzunluğu 80 metre olan bir oyuk açtı. Burası uyuma ve dinlenme yeriydi.

Ha-ha, birkaç kısıtlayıcı büyüyle bu gemi daha büyük gemilerden bile daha güçlü bir savunmaya sahip olacak.” Qin Yu gülerek büyüleri yerleştirdi. Artık fırtına halinde bile gemi parçalanmayacaktı.

Xiao Hei iğnesini çıkarıp gemiye dekorasyon niyetine modeller kazıdı. Böylece kolaylıkla bir gemi ortaya çıkmıştı.

Xiao Hei oymalarına baktı. “Hmm, iyi, hiç fena değil.

Qin Yu gemiyi alıp tek düşüncesiyle boyutsal yüzüğünün içine gönderdi. Sadece onun Menghuan yüzüğü böyle büyük bir gemiyi saklayabilirdi. Depolama bilekliğinin alanıysa çok küçüktü.

Xiao Hei, gidelim.

Qin Yu kahkaha atıp gökyüzüne yükselirken Xiao Hei de onu takip ediyordu. Büyük bir gemi yaptıkları için heyecanlıydılar. Bir şeyi adım adım emek vererek yapmak, satın almaktan çok farklıydı.

Hızlandılar. Qin Yu Alevli Kılıcının üzerindeydi. Qin Yu Vücut-Silah Birleşimi tekniğini, Xiao Hei Geçen Yıldırımın 9 Parıltısı tekniğini kullanmıyor olmalarına rağmen çok hızlıydılar.

Yarım günün ardından Qian Long kıtasının güney kıyılarına ulaştılar.

İki ışık sahile indi ve bir adam ve bir kartalın şeklini aldı. Sonu yokmuş gibi görünen okyanusu izlerken içleri huzur doldu. Güneşin okyanus sularından yansıyan ışınları mor ve azure renkler yayıyordu.

Bu suyla dolu yere göre Qian Long kıtası minicik kalıyor. Alanlar arasındaki fark çok fazla.” Qin Yu önündeki manzaraya dalmıştı. “İlk bakışta okyanus çok sakin görünse de diplerde ne vahşi akıntılar olduğunu, orda ne tür şeytani hayvanlar yaşadığını, uzaklarda kaç tane ölümsüz ve şeytan adası olduğunu kim bilebilir?

Xiao Hei de çok heyecanlıydı. “Xiuxianistler, Xiumoistler, değişik türden şeytani hayvanlar ve belki de hazineler… Hayal etmek bile heyecanlandırıyor. Abi, hadi yola devam edelim.

Kanatlarını açtı ve doğrudan okyanusa yöneldi. Qin Yu gülümsedi. Kendisini bir fatih gibi hissediyordu. “Engin okyanus, bu Xiuzhen dünyası.” O da şimşek hızında okyanusa doğru fırladı.

Sahilde deniz kabuğu toplayan bir çocuk okyanusa doğru uçan bir adam ve bir de kartalı aptal aptal izledi. Hemen sonrasında adam ve kartal ufukta kayboldular.

Hayal gördüm herhalde. Bir insan nasıl uçabilir? Hem de bu hızda.” Çocuk gözlerini ovuşturup tekrar baktı. Adam ve kartal sanki hiç orada olmamışçasına bir sessizlik vardı çevrede.

Sanırım gerçekten de hayal gördüm.” Çocuk güldü ve deniz kabuklarını toplamaya devam etti.

Bugün, Qian Long kıtasının 20 yaşında ileri Jindan aşamasına denk gücü olan emsalsiz dâhisi, yeni kurulan Qin hanedanlığının imparatorunun kardeşi ve hanedanlığın Prens Yu’su olan Qin Yu böylece Qian Long kıtasından ayrılmış oldu.

Qin klanının Xiang klanını temizlemesine ve Chu krallığını birleştirip Qin hanedanlığını kurmasına yardım etmişti.

Xiuzhenistlerin ömrü neredeyse sınırsız olduğundan 20 yıl göz açıp kapayıncaya kadar geçebilecek bir süreydi. Birkaç yıl, birkaç asır veya birkaç milenyum sonra ne halde olacak acaba?

 

Sonsuz okyanusta,

Ha-ha çok iyi.” Qin Yu dalgaları sürerek ilerliyordu. Şu anda Lei Wei’nin geçmişte dövdüğü bir pantolon ve bir de atlet giyiyordu. Atlet bütün kaslarını ortaya çıkarıyordu.

Qin Yu canlılık doluydu. Özgürce dalgaları sürerken vahşi bir deniz tanrısı gibi görünüyordu.

Ha!” Birden elini salladı. Su akıntısı vücudunun etrafında tıpkı Trans-Gök 3 Diyagramını çalıştığı sırada oluşan enerji akımları gibi hareket etmeye başladı. Tek fark bu su akıntısı geçmişin enerji akımlarından 10 kat daha kalın ve kapladığı alan da 10 kat daha genişti.

Qin Yu’nun duyguları etrafında dönen sulara işlenmişti.

Ansızın elini uzattı ve yaklaşık 10 jin ağırlığında bir balık yakaladı ve bunu sadece telekinezi kullanarak yapmıştı.

Xiao Hei, balığı kızartmaya hazırlan.” dedi gökyüzünde uçmakta olan Xiao Hei’ye.

Ardından elini sallamasıyla okyanusun yüzeyinde kocaman bir şeyin ortaya çıkması bir oldu. Bu şey tabii ki 200 metre uzunluğunda ve 50 metre genişliğindeki gemileriydi. Kısıtlayıcı büyülerle korunan bu geminin savunmasına 3 büyük krallıktaki herhangi bir geminin savunması bile denk olamazdı.

Kızarmış balık, mmm, çok iyi.” Xiao Hei inişe geçip geminin güvertesine kondu.

Qin Yu su yüzeyinden sıçrayıp gemiye indi ve doğrudan geminin merkezine yürüdü. Geminin kamarası 80 metre uzunluğunda, 30 metre genişliğinde ve 10 metre derinliğindeydi. Kamarada Lei Dağ Evinden alınan su yatakları, ızgara, olta gibi birçok eşya vardı.

Lei Wei evreni dolaşırken rahatından da ödün vermemişti. Qin Yu da bu eşyaları geminin kamarasına yerleştirmişti.

Bu ızgara düzeneği…” Qin Yu övmeden edemedi. Izgara, silah dövmekte kullanılan 8 Diyagram Fırınına benziyordu. Hatta ve hatta ondan bile daha karmaşıktı.

Yıldız alevi pişirmede kullanılsaydı yiyecekler anında küle dönerdi. İşte bu sebepten bu ızgara yapılmıştı. Bazı kısıtlayıcı büyülerle alevin gücünü azaltıp uygun seviyeye getiriyordu.

Abi, açık konuşmak gerekirse Qian Long kıtasındaki hiçbir baharat ustanın bıraktıklarının yanına yaklaşamaz.” Xiao Hei parlayan gözlerle ızgarada pişmekte olan balığa bakıyordu.

Qin Yu bunu reddedemezdi. Lei Wei’nin birçok baharatı vardı. Hatta bazıları bizzat kendisi tarafından karıştırılmıştı. Bu baharatlar kullanıldığında yemeklerin tadı bir başka oluyordu.

Chi chi….

Balığın yağları ateşin üzerine düşüyordu. Xiao Hei’nin ağzı sulanmıştı ama uygun sıcaklığa ulaşana kadar beklemek zorundaydı.

Pekala.” Qin Yu balığı iki parçaya ayırdı. İkisi de yaklaşık 10 jin ağırlığındaki balığın birer yarısını alarak sevinçle yemeye başladılar. Kocaman balığı yemelerine rağmen dişlerinin kovuklarına yetmemişti.

Ansızın—

Bang!

Gemi sallandı.

Neler oluyor?” Qin Yu kutsal sezgisiyle hemen çevreyi kontrol etti ve etmesiyle de kahkahaya boğuldu. “Köpek balıkları gemimi yok etmeye çalışıyor. Ama ne yazık ki gemi çok dayanıklı.” Koruma büyüleri olan gemi, köpek balıklarının yok edebileceği bir şey değildi.

Qin Yu pis pis sırıttı. “Lakin gemime çarptığınız için bedelini ödemelisiniz.”

Kanatlarını açmış kartal gibi kamaradan fırladı. Güverteden destek alarak okyanusun içine daldı. Geminin etrafında onlarca köpek balığı vardı. Qin Yu hemen bunların liderini tespit etti. Bir hamlede liderin üstüne çıkıp yüzgecini kavradı. Üstüne birinin oturduğunu fark eden köpek balığı çılgınca hareket etmeye başladı. Bir dalıyor bir yüzeye çıkıyordu.

Uslu dur!

Qin Yu bacaklarının gücünü kullanarak köpek balığı acı bir çığlık atana kadar kuvvet uyguladı. Aynı zamanda yıldız enerjisi de köpek balığının vücuduna giriyordu. Qin Yu’nun gücünün farkına varan köpek balığı direnmeyi bıraktı.

Güzel. İlerle.

Qin Yu lider köpek balığını sürmeye başladı. Diğer köpek balıkları onu izliyorlardı. Xiao Hei de gemiyi döndürüp onların peşine takıldı. Grup Qin Yu’nun kontrolünde güneye doğru durmadan ilerledi. Xiao Hei bu sırada balık tutmaya başlamıştı. Çünkü kızarmış balığın tadını çok sevmişti.

 

 

 

 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 977

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 919

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 760

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 722

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 603

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 531

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 516

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 492

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 446

Sovereign of the Three Realms
Sovereign of the Three Realms
Beğeni Sayısı: 426

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 213

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 195

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 159

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 159

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 132

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 96

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 71

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 63

Site İstatistikleri

  • 8844 Üye Sayısı
  • 223 Seri Sayısı
  • 13721 Bölüm Sayısı


creator
manga tr