Beni öldürmek istemiyor musunuz? İşte buradayım! Beni öldürmeniz için tam burada duruyorum! Bana ufacık bir çizik bile atabilirseniz, hepinizi yetenekli sayacağım. #Qin Yun - S.T.F.S.P.

Stellar Transformations - Bölüm 4.27:  Yeni Bir Yolculuk


Çeviri: Pervane

 

 

5 kısa bıçak ve 1 siyah, uzun mızrak avcunun üstünde süzülüyordu.

Qin Yu gülümseyerek konuştu. “Baba, bu 5 bıçağı ve siyah mızrağı size veriyorum.

Ah, bunlar…” Qin De coşkuyla doldu. “Bunları Wu Xing almamış mıydı?” Qin De, Wu Xing’in ölümünden sonra Qin Yu’nun onun aldığı şeyleri geri aldığını anlamıştı.

Sıradan insanlar böyle eşyalar bulduklarında onları başkasına vermek yerine ellerinde tutarlardı.

Siyah mızrağı gören Feng Yuzi hayretle konuştu. “Bu Xiang klanının hazinesi Fatihin Mızrağı değil mi? Wu Nehrindeki savaşı yalnızca izlesem bile bu mızrağın gücüne şahit oldum. Xiao Yu, Xiang Yang öldükten sonra mızrağı alabileceğini düşünmemiştim. Bu çok …

Qin Yu gülümsedi. “Yazık ki zırhı Xiao Hei’nin yeteneğiyle parçalandı ve kullanılamaz hale geldi.

Xiao Hei kutsal sezgiyle karşılık verdi. “Abi ne yazığı? Kara Ay tekniğim zırhının yarısından çoğunu parçalamasaydı saldırın onu tek hamlede öldüremezdi. Bu sefer çok abarttın. Yaralı halinle mızrağı almak için nehrin derinlerine bile daldın.

Xiao Hei tarafından sorgulanan Qin Yu cevap vermemeyi tercih etti.

Baba, bu üç kitap bana ustamın armağanı. Fakat benim işime yaramıyorlar. Xiuzhen dünyasının üst sınıf tekniklerinden olduklarını gözüm kapalı söyleyebilirim. Yine de teknikler Xiuzhenistler için yalnızca bir köprüdür, önemli olan adım adım pratik yolunda yürümektir. Bu kitapları kullansanız bile sen ve Feng Amca çok çalışmalısınız ki kitaplar gerçekten kullanışlı olsun.

Feng Yuzi başını iki yana salladı. “Xiao Yu bu ne alçakgönüllülük. Bu kitaplar bazı saldırı teknikleri de barındırıyor. Bu teknikleri kullanırsak kendimizden üst seviyedeki uzmanlarla bile savaşabiliriz.

Xiuzhenistler arasındaki bir savaşta galibi belirleyen onların savaş güçleriydi.

Kişinin savaş gücünü kutsal silahları, kutsal hapları, güç seviyesi ve teknikleri belirlerdi. Yani savaşta Xiuzhenistler, Qin Yu ve Xiao Hei’nin yaptığı gibi özel yeteneklerini ve silahlarını kullanırlardı.

Savaşın sonlarına doğru, Qin Yu Yıldız Alanı ve Meteor Saldırısını, Xiao Hei de alevli şimşekten daha güçlü olan Kara Ay yeteneğini kullanmıştı. Bu hamleler sayesinde kendilerinden daha güçlü olan Xiang Yang’ı öldürmeyi başarmışlardı. Bu saldırı tekniklerinin kutsal silahlardan aşağı kalır yanı olmadığını kanıtlar nitelikteydi.

Baba, burada 10 hap var… 10 Mavimsi Kırmızı Hap. Xiuzhenistlerin yaralarını iyileştirmede oldukça iyiler.” Qin Yu boyutsal yüzüğünden içinde hapların olduğu bir yeşim şişe çıkardı.

Mavimsi Kırmızı Haplar yaraları iyileştirme konusunda kutsal ilaç gibiydiler. İç organları hasar alan bir Xiuzhenist bile kolayca iyileşemezken, bu haplardan bir tanecik alıverse hemen iyileşirdi.

Qin Yu’da Meteorik Gözyaşı olduğundan bunlara ihtiyacı yoktu. Bu sebepten ilerde Xiao Hei’ye lazım olma ihtimaline karşın 3 tanesini kendisine bırakmış, geri kalanları babasına veriyordu.

Mavimsi… Mavimsi Kırmızı Haplar mı dedin?” Feng Yuzi’nin gözleri yuvalarından fırlayacak gibiydi.

Feng Yuzi’nin bu hali Qin Yu’yu biraz şaşırttı.

Evet, Mavimsi Kırmızı Haplar. Feng Amca, bir sorun mu var?

Feng Yuzi yeşim şişeye şaşkınlık içinde baktı. “Mavimsi Kırmızı Haplar, hem de 10 tane. Xiao Yu ustan kim senin? Bu Mavimsi Kırmızı Haplar yüksek sınıf kutsal haplar. Bunların bir tanesi bile çok değerliyken sende 10 tane var.”

Yüksek sınıf kutsal haplar mı?

Evet, bu hapların bir tanesi bile inanılmaz önemlidir. Xiuzhenitler temel enerji kayıplarını pratik yaparak giderebilirken iç organ yaralanması pratikle iyileşmez.” Feng Yuzi’nin sesi duygusallaştı. “İç organlar çok zayıf olduğundan iyileşmeleri için yavaş yavaş temel enerji gönderip yenilenmelerini beklemek gerekir. Ama bu haplarla yalnızca birkaç günde iyileşir.

Xiuzhenistler için güçlerini yenileyen haplar önemsizken yaraları iyileştirenler çok çok değerliydi.

Xiuzhenistlerin bedenleri hasar aldığında Dongxu aşamasındaysa ruhunu bedeninden ayırabilirken, Dongxu aşamasında değilse ölürdü.

Xiao Yu, o hapları kendine saklamalısın. Ustan onları hayatını kurtarabilesin diye sana vermiş olmalı.” Feng Yuzi içtenlikle konuştu. Karşısında 10 tane yüksek sınıf kutsal hap olsa da açgözlülük etmiyordu.

Yu’er pratik yolunda daha nice tehlikelerle karşılaşacaksın. Her ihtimale karşı bu hapları yanına al.” Qin De oğluna baktı.

Qin Yu ne diyeceğini bilemiyordu. İyileştirme konusunda Meteorik Gözyaşından daha iyi bir şey yoktu.

Meteorik Gözyaşı delinmiş olan kalbi bile iyileştirebiliyordu. İyileştirme konusunda bu haplar onunla karşılaştırılamazdı bile. Belki efsanevi ölümsüz haplar bile ona denk olamazdı.

Baba, Feng Amca, beni düşünmeyin. Kendim için de biraz ayırdım. Bu 10 hap sizin payınız.” Qin Yu içinde 3 hap olan başka bir şişe daha çıkardı. Şişeyi açtıktan sonra Qin De ve Feng Yuzi hapların kokusunu alınca Qin Yu’ya inandılar.

“Baba, bu sana minnetimin bir göstergesi. Bunları kabul etmezsen Qian Long kıtasından ayrılırken kafam rahat etmeyecek.

Qian Long kıtasından ayrılmak mı?

Qin De, Qin Feng ve Qin Zheng şaşkınlıkla haykırdılar. Mavimsi Kırmızı Hapları unutmuşlardı bile.

Evet, Qian Long kıtasından ayrılacağım. Xiao Hei ile birlikte yolculuğa çıkıp Xiuzhen dünyasına dahil olacağız.” Qin Yu çok kararlıydı. Kararını iyice düşünmüştü. Qian Long kıtasında onun için bir hedef kalmamıştı.

Yani artık hayatına renk katmak için yapabileceği tek şey tehlikeler ve fırsatlarla dolu bir yolculuğa çıkmaktı.

Qin De iç çekti ve sonrasında kahkaha attı. “Yu’er, Yabandan döndüğünden beri sende büyük değişiklikler olduğunu fark ettim. Xiang Yang’ı bile öldürebilecek bir hale geldin. 20 yaşında olsan da böyle bir seviyeye ulaştın. Kardeş Feng, başardıkları göz önüne alınırsa Yu’er Xiuzhen dünyasında bir dahi sayılabilir, değil mi?

Feng Yuzi başıyla onayladı. “Sadece dahi değil, onun gibisi 10 bin yılda bir gelir!

Doğru. 20 yaşında çoktan bu seviyeye geldi. Qian Long kıtası onun için yeteri kadar zorlu değil. Yu’er Qian Long gibi bir yere tıkılıp kalmamalı. Bunu daha önce düşünmeliydim.” dedi Qin De.

Yu’er, kararını onaylıyorum. Kişi kendisi için yaşamalı ve amaçlarını hevesle kovalamalıdır. Ha-ha, belki birkaç bin yıl sonra Qin klanının da göklere yükselen bir ölümsüzü olur. Ne diyorsun Yu’er?” Qin De oğluna bakarken kahkaha atıyordu.

Qin Yu hafifçe başını salladı. “Neden olmasın?

Feng Yuzi, Qin De’nin kahkahalarını devam ettirdi. “Siz kafayı mı yediniz? Yükselmek öyle kolay mı sandınız? Okulumun kim bilir kaç milyon yıllık tarihinde bunu başaran yalnızca 2 kişi var. Ayrıca bu 1 milyon yıl önce olmuş bir şey.

Qin De itiraz etti. “Yanlışın var Kardeş Feng. Yu’er gibi 20 yaşında böyle bir başarıyı yakalayan birini gördün mü hiç?

Hayır görmedim.

Yu’er bir mucize yarattı. Altı üstü yükselme değil mi? Yu’er’e inancım tam.” Qin De oğluna bakarken gözlerinden bir babanın oğluna olan sevgisi görülüyordu.

Qin Yu kararlılıkla başını salladı. “Benim de kendime güvenim tam.

Feng Yuzi ister istemez gülümsedi. “Baba oğul işte. Daha yolculuğa bile çıkmadan bu ne acele?

 

 

Sonraki günlerde üç kardeş bol bol sohbet ettiler. Qin Feng ve Qin Zheng taç giyme töreninden sonra Qin Yu’nun ayrılacağını bildiklerinden zamanlarının çoğunu onunla geçirdiler.

Qin Yu ise genelde pratik yapıyor, kalan zamanındaysa ailesiyle zaman geçiriyordu.

 

Feng Yuzi’nin evinde,

Feng Amca, bu nedir?” Qin Yu elindeki yeşim kayışa baktı.

Feng Yuzi gülümsedi. “Yu’er bu yeşim kayış okulumun deniz haritasını içeriyor. Okyanus sınırsızdır. Yönünü bilmeden gidersen kim bilir nereye varırsın? Yanlışlıkla Şeytan Adalarına düşersen belki jindanını bile yiyebilirler ki bu korkunç olur.

Teşekkürler Feng Amca.” Qin Yu yeşim kayışı anlarken Feng Yuzi’nin niyetini anlamıştı.

Feng Amca, az önce Şeytan Adalarından bahsetmiştin. Bana Deniz Aşırı Ölümsüz Adalarını anlatabilir misin? Baya karışık yerlere benziyorlar.” Qin Yu şüpheliydi.

Feng Yuzi bir süre düşündükten sonra anlatmaya başladı. “Sana dikkatlice anlatmaya başladı. Benim okulumun adı Saf Kılıç Okulu. Burası Qian Long kıtasının güney sınırlarından 100 bin li açıkta Saf Güneş Adası adında bir adanın üzerinde kurulu. Adada iki büyük okul var ve birisi Saf Kılıç Okulu.

Qin Yu sakince dinliyordu.

İşin aslı Saf Rüzgar Adası Qian Long kıtasına en yakın adalardan biri. Kıtadan ne kadar çok açılırsan karşılaştığın adalar o kadar büyük ve adalardaki okullar o kadar güçlü olur. Ve kim bilir Qian Long kıtasından kaç milyon li uzakta Deniz Aşırı Ölümsüz Adaların merkezi var: Penglai Ölümsüz Diyarı. Penglai Ölümsüz Diyarı yüzlerce devasa adanın birleşmesiyle oluşmuştur. Orada çok fazla okul ve on binlerce Xiuzhenist var.” Feng Yuzi tane tane açıkladı.

Böylesine ünlü olmasına rağmen Penglai Ölümsüz Diyarına gidemediğim için utanç duyuyorum. Orası çok uzak ve ben çok güçsüzüm. Allah bilir oraya uçmam ne kadar zamanımı alırdı. Ayrıca yolda da birçok tehlike var. Belki de oraya varamadan yolda ölecektim.” Feng Yuzi iç çekti.

Qin Yu’nun aklında ölümsüz adaların genel durumuna dair bir fikir oluştu.

Güneydeki engin okyanusta yaklaşık 100 bin li mesafede bir ölümsüz adası vardı. Ek olarak güney okyanusunun farklı yerlerinde sayısız ada vardı. Adaların büyük çoğunluğunu Xiuzhen okulları ellerinde tutuyordu. Ve Deniz Aşırı Ölümsüz Adaların merkezi olan Penglai Ölümsüz Diyarı kim bilir kaç milyon li uzaklıktaydı.

Feng Amca, peki az önce bahsettiğin Şeytan Adaları nedir?

Şeytan Adaları Xiumoistlerin yaşadığı adalardır ki bunlar Xiuxianistlerden farklıdır. Xiumoistler yükselmede başarıya ulaşmak adına her türlü yönteme başvurabilirler. Diğer insanların jindanlarını ve yuanyinglerini özümseme gibi kirli yöntemler bile kullanabilirler.

Jindan ve yuanying özümsemek mi?” Qin Yu’nun gözleri yuvalarından fırlayacak gibi oldu.

Feng Yuzi ise kızgındı. “Evet. Xiumoistler çok sapkınlardır. Xiuzhenistleri öldürüp onların jindanlarını özümseyerek kendi güçlerini artırırlar. Onlar çok aşağılık şeyler.

Qin Yu kendinden utanıyordu.

Yabandan dönerken Xiao Hei ve kendisi birçok jindan özümsemişti. Kısa zaman önceki savaşta Xiang Yang kendini patlattığı için yuanyinginin boşa gittiğini bile düşünmüştü. Şimdi öğrendiğine göre jindanları özümseme yöntemi Xiumoistler tarafından kullanılıyordu.

Kabaca Xiuzhen üçe ayrılabilir: Xiuxian, Xiumo ve Xiuyao. Xiuxian huzura ve durgunluğa önem verir. Xiumo sadece üstün gücün peşindedir. Xiuyao… onlar hakkında şimdilik konuşmayalım. Xiao Yu, bir Xiumoist görürsen hemen kaçmalısın. Çoğu zalim ve kana susamıştır. Eğer jindanın başkaları tarafından yenirse korkunç olur.” Feng Yuzi uyardı.

Qin Yu içten içe gülüyordu. “Zalim ve kana susamış demek? Kimin jindanının özümseneceği belli olmaz. Hem benim jindanım yok ki.

Qin Yu’nun gelişim yöntemi farklı olduğundan üç kategoride de değerlendirilemezdi.

Feng Yuzi anlatmaya devam etti. “Uçsuz bucaksız güney okyanusunda Xiuxian okulları olan adalar olduğu gibi Xiumo okulları olan adalar da var. Penlai Ölümsüz Diyarının yakınlarında Şeytan Adalarının merkezini oluşturan yüzün üzerinde ada var. Buraya da Mor Alev Şeytan Zindanı deniyor. Orası ve Penglai Ölümsüz Diyarı hemen hemen aynı üne sahip. Bu iki güç sürekli birbiriyle mücadele halinde.”

Artık Qin Yu’nun aklında oluşan fikir daha da netti.

Xiao Yu. Bilmelisin ki okyanustaki en büyük güç ne Xiuxianistler ne de Xiumoistlerdir. Ne Penglai Ölümsüz Diyarı ne de Mor Alev Şeytan Zindanı…” Feng Yuzi birden ciddileşti.

Qin Yu afalladı.

En büyük güç Xiuyaoistlerdir! Okyanusta en büyük şey adalar değildir, sudur. Engin okyanusta çeşit çeşit şeytani hayvanlar vardır. Okyanusun dibine doğru daldıkça daha güçlü şeytani hayvanlarla karşılaşırsın!

Qin Yu üzerindeki şaşkınlığı henüz atamamıştı.

Okyanusun büyüklüğü hiçbir şeyle karşılaştırılamazdı. Ve bu devasa alan Xiuyaoistlerin mekanıydı, yani okyanustaki en büyük gücün.

Derinlere indikçe su basıncı artar. Sıradan Xiuxianistler ve Xiumoistler 10 kilometreden derine direnemezler. Fakat daha da derinlerde yaşayan korkunç şeytani hayvanlar var.

Xiao Yu, unutma! Okyanustaki şeytani hayvanlar olağanüstü korkunçlardır. Ve ucu bucağı olmayan su onların bölgesidir. Üslerinin yerini kimse bilmese de hem Penglai Ölümsüz Diyarı hem de Mor Alev Şeytan Zindanı, Xiuyaoistlerin en büyük güç olduğunu kabul ediyor.

Aslında Feng Yuzi bunları sadece başkasından duymuştu. Deniz Aşırı Ölümsüz Adalarındaki okulların hepsi öğrencilerine bunları anlatıyordu.

Okyanusun derinliklerinde çok sayıda hazine var. Daha derinlerde daha çok hazine olsa da derinlerde basınç da çok fazla olur. Xiuyao uzmanları bile birkaç on kilometreden derine inemezler. Kimse oralarda ne çeşit hazineler olduğunu bilmiyor.” Feng Yuzi’nin gözleri parladı.

Belli ki okyanusun dibindeki hazineleri hayal ediyordu.

Qin Yu kararını vermişti. “Yeterli güce eriştiğimde okyanusa dalıp derinleri keşfedeceğim.”

 

Gece boyu süren muhabbet Qin Yu’ya okyanus hakkında birçok şey öğretmişti. Deniz Aşırı Ölümsüz Diyarda çok sayıda Xiuxianist ve Xiumoist olsa da okyanusun derinlerindeki şeytani hayvanlar onlardan bile fazlaydı.

Hazineler için birbirlerini öldürebilirlerdi.

Deniz Aşırı Ölümsüz Adalarının yüz ölçümü çok büyüktü. Chu krallığı büyüklüğünde olan adalar bile vardı ve bu adalar hiç de nadir değildi. Örneğin Penglai Ölümsüz Diyarı bu büyüklükteki yüzlerce adadan meydana geliyordu.

Çok genişti, Qian Long kıtasından bile daha genişti.

Penglai Ölümsüz Diyarı, Mor Alev Şeytan Zindanı ve şeytani hayvanların akıl sız ermez, gizemli üsleri bütün deniş aşırı Xiuzhen dünyasını oluşturuyordu.

 

Yarım yıl sonra Qin Zheng resmen tahta oturdu ve Chu hanedanlığını feshedip Qin hanedanlığını kurdu. Adı ise Qin Ming Huang oldu. Qin klanı yeni hanedanlığın adı hakkında çok tartışmıştı. Bazı insanlar 1000 yıl önceki gibi Qin ismini tekrar kullanma fikrini beğenmemişlerdi.

Sonuç olarak Qin De birkaç kelam edip tartışmaları bitirmişti.

Doğru yanlış, yanlış ise doğrudur. Durum ne olursa olsun, bizim soyadımız Qin. Ve hanedanlığın adının da Qin olması uygundur. Ayrıca artık 12 eyaletin de kontrolü bizde olduğuna göre Han ve Ming hanedanlıkları savaş istiyorlarsa, yeterli güçte olmadıklarını onlara göstereceğiz.

Böylece hanedanlığın adı Qin olarak belirlenmiş oldu.

İntikamını aldıktan sonra Qin De daha fazla koşuşturmak istemiyordu. Feng Yuzi de genellikle boştu. İkisi Qian Long kıtasında inzivaya çekilip pratiğe başlamadan önce Qin hanedanlığını Qin Zheng’e emanet etmişlerdi.

 

Qin De, Feng Yuzi, Qin Ming Huang, Qin Feng ve Xu Yuan Yan şehrinde toplandılar.

Baba, abi, ikinci kardeş, Xu Amca, Feng Amca beni uğurlamanıza gerek yoktu.” Qin Yu gülümseyerek yakınlarına baktı. Xiao Hei de yakında başlayacak yolculuktan dolayı heyecanla kanat çırptı.

Qin De oğluna bakarken ona doğru bir adım yaklaştı. “Yu’er, Xiuzhen dünyası tehlike doludur. Feng Amcan o ortama ayak uyduramayıp evine, Qian Long kıtasına döndü. Çok dikkatli olmalı ve diğer insanlara çok dikkat etmelisin. Onlarla fazla samimiyet kurmamalısın.

Qin De oğlunu iyi tanıyordu. Onun diğer insanlara fazla samimi yaklaşıp sonrasında ihanete uğramasını istemiyordu.

Endişelenme baba. Ne yapmam gerektiğini biliyorum.

Ardından Qin Feng ve Qin Zheng’e döndü. “Abi, ikinci kardeş, babama iyi bakın.” Qin Feng de Qin Zheng de ayrılığı istemiyormuşçasına kardeşlerine bakıyorlardı. Bu günün geleceğini uzun zamandır bilseler de ayrılık katlanılması zor bir şeydi.

Xiao Yu.

3 kardeş birbiriyle kucaklaştı ve ancak uzun zaman geçtikten sonra birbirlerini bırakabildiler.

Qin Yu derin bir nefes aldı. Adım adım geri giderken diğerlerine “Ha-ha, veda etmek gerçekten zormuş. Elveda baba, abilerim, Feng Amca, Xu amca.” dedikten sonra birdenbire arkasını döndü.

Xiao Hei, gidelim!” Hemen sonrasında göğe yükseldi. Gökyüzündeyken yerdeki yakınlarına son bir defa baktı. Ardından hislerini kalbine gömüp güneye doğru hızlandı.

O anda keskin bir kartal çığlığı duyuldu ve Xiao Hei de kanatlarını açıp Qin Yu’nun ardında gökyüzüne yükseldi.

Bir adam ve bir kartal bu şekilde güneye yöneldiler. Kısa sürede ufukta görülen iki nokta halini aldılar.

Qin Yu ve Xiao Hei’nin Xiuzhen dünyasındaki yolculukları başlamıştı. Acaba onları gelecekte ne bekliyor?

 

 

 4. KİTABIN SONU

 

 

 

 

 




Yorumlar


Giriş Yap

Duyurular

Popüler Seriler

Against The God
Against The God
Beğeni Sayısı: 977

King of Gods
King of Gods
Beğeni Sayısı: 919

Tales of Demons & Gods
Tales of Demons & Gods
Beğeni Sayısı: 760

True Martial World
True Martial World
Beğeni Sayısı: 722

Emperor’s Domination
Emperor’s Domination
Beğeni Sayısı: 603

Coiling Dragon
Coiling Dragon
Beğeni Sayısı: 531

I Shall Seal The Heavens
I Shall Seal The Heavens
Beğeni Sayısı: 516

Swallowed Star
Swallowed Star
Beğeni Sayısı: 492

Heavenly Jewel Change
Heavenly Jewel Change
Beğeni Sayısı: 446

Sovereign of the Three Realms
Sovereign of the Three Realms
Beğeni Sayısı: 426

Popüler Orjinal Seriler

Kara Büyücü
Kara Büyücü
Beğeni Sayısı: 213

KAREN
KAREN
Beğeni Sayısı: 195

Altı Medeniyetin Dünyası
Altı Medeniyetin Dünyası
Beğeni Sayısı: 159

GÖKYÜZÜ İMPARATORU
GÖKYÜZÜ İMPARATORU
Beğeni Sayısı: 159

Yıldızlar Kralı
Yıldızlar Kralı
Beğeni Sayısı: 142

DİPTEN EN TEPEYE
DİPTEN EN TEPEYE
Beğeni Sayısı: 132

Lord Of The Demons
Lord Of The Demons
Beğeni Sayısı: 96

Acemi Ölümsüz
Acemi Ölümsüz
Beğeni Sayısı: 71

Mavi Elma
Mavi Elma
Beğeni Sayısı: 70

SAHİPKIRAN
SAHİPKIRAN
Beğeni Sayısı: 63

Site İstatistikleri

  • 8843 Üye Sayısı
  • 223 Seri Sayısı
  • 13721 Bölüm Sayısı


creator
manga tr