Bölüm 501: Çelik Vücut Part - 2

avatar
644 0

Release That Witch - Bölüm 501: Çelik Vücut Part - 2




Çevirmen: Lodos

Eden, Kral Şehri’nde yeni terfi almış bir şövalyeydi. Herhangi bir toprağı ya da bir unvanı yoktu, soylular arasındaki en düşük rütbedeydi. Bazı büyük soylular, şövalyelerin soyluların bir parçası olmadığını ve unvanlarının sadece onursal olduğunu düşünüyordu. Bu yüzden Timothy'nin abluka emrini uygulamak için çok heyecanlıydı. Gençliğinden beri yelkenliler konusunda epey tecrübe kazanmıştı. Kral da yeni askerleri tercih ediyordu. Ve işte şahin başlı bir geminin kaptanı olmuştu.


Fırsatı iyi değerlendirdiğini düşünüyordu. Bu abluka kendisini kanıtlama ve gerçek bir soylu olma şansıydı. Diğer soylular gemi savaşına gitmek için evlerinden çıkmaya istekli bile değillerdi.


Kendisini kanıtlaması da kolaydı… Çünkü ne ticari gemiler ne de karavanlar onun karşısında durabilirdi. Yerel lordlar kendi bölgelerindeki karavanlarını korumak için şövalyeler gönderirlerse diğer ticaret gemileri tamamen savunmasız kalmış olacaktı. Çok açgözlü olmadığı sürece bu görevi tamamlayabilir ve Timothy’yi mutlu edebilirdi.


“Tabii ki Ekselansları’nın memnun olması ne kadar para ve yük ele geçirebileceğime bağlı.” diye düşünen Eden, karşı gemideki neşeli farelere soğuk bir bakış attı. Dün Kızıl Su Şehri’nden bir ticaret gemisi ele geçirmişlerdi. Kaptan, Mağlup Ejder Sırtı’na devam etmeleri gerektiğini söylese de tüm kargoya el koymuşlar ve mürettebatın çoğunu da öldürmüşlerdi. Kargo çoğunlukla kürk, şarap ve bir kraliyet altını kavanozundan oluşuyordu: “Ve bu aptallar ele geçirilen kargoyu kendi ganimetleri gibi siyah sokak kurallarına göre aralarında bölüştüler…” diye düşünen Eden, güldü: “Fareler bu ablukadaki tek amaçlarının yağmalar yapmak sonrasında da yerel lordları yatıştırmak olduğunu bilmiyorlar. Asi Kral Roland yenildiğinde fare reisleri Kral Timothy’nin bir özrü olarak ablukadan etkilenen lordlara gönderilecek. Sonrasında ele geçirilen tüm mallar da sarayın kasasına girecek. Ama bu fareler bu görevi zengin olma şansı olarak görüyorlar… Yakında harcanıp gideceklerinden haberleri yok… Ne kadar ironik…”


“Lordum! İleride hareket var!” diye bağırdı gözcülük yerindeki denizci...


Eden pruvadan dışarı baktı. Sanki nehirde bir şey yanıyormuş gibi uzakta siyah bir duman görünüyordu. Bir süre sonra gri bir karaltı ortaya çıkmış ve onlara yaklaşmaya başlamıştı. Bu kesinlikle bir gemiydi. Ama yelkenini göremiyordu Eden…


“Bir gemi için biraz fazla hızlı değil mi?” diye sordu asistanı.


Eden de bunu fark etmişti. Hızı akıntıyla aynı yönde gidiyor olsa bile çok hızlıydı. Yarım saatten kısa bir sürede gri bir karaltıdan bir yumruk büyüklüğündeki bir siluete dönüşmüştü. Normal ticaret gemilerinden çok daha büyüktü.


Diğer iki şahin başlı gemi de hedefi tespit etmişti. İçlerinden birisi diğerlerinden önce bu garip ticaret gemisine ulaşmak için hızla kürek çekmeye başlamıştı.


“Lordum… Biz de yaklaşalım mı?” diye sordu Eden’in asistanı.


Eden bir süre düşündükten sonra: “Önce bekleyelim ve gözlemleyelim.” dedi. Baron Derrick tarafından komuta edilen şahin başlı geminin de geri çekildiğini fark etmişti. O esnada farelerin gemisi de hızla garip gemiye bindirmeye hazırlanıyordu.


Yaklaşan gemiyi net bir şekilde gören Eden, şok olmuştu. Güvertedeki diğer herkes de şaşkındı. Gözcülükteki denizci bağırdı: “Tanrım! Tanrım! Bu da ne böyle?”


Bakır tabanlı deniz gemilerinin aksine tüm gemi, üstündeki garip demir kule de dâhil olmak üzere tek tip parlak metalden yapılmıştı. Pruvası, nehri sanki makasla kumaş kesiliyor gibi kesip geçiyordu. Çıkan dalgalar ne kadar hızlı olduğunu gösteriyordu.


İleri fırlayan gemi, derin bir düdük çalarak doğrudan ilk şahin başlı gemiye çarptı!


Şahin başlı gemi, yaklaşmakta olan tekneye bordalamak için yana doğru geçiyordu. Ki bu taktik yavaş ticari teknelerde kusursuz çalışıyordu. Ancak bu hızlı çelik gemi karşısında çok savunmasız bırakan bir taktikti. Gemi daha dönüp kaçamadan çelik gemi var gücüyle çarpmıştı.


Ahşap tarafı yüksek bir çatlakla açılmıştı. Sanki tüm gemi dev bir el tarafından itilmiş gibi tepetaklak olmuştu. Şiddetli dalgalar güverteyi yıkıyorken adamların çoğu suya düşmüştü.


“Tanrım!” diye haykıran Eden'in asistanı korku içindeydi: “Doğruca bize doğru geliyor!”


“Düşmanlar saldırıyor!” diye bağırdı denizciler: “Lordum! Düşmanlar saldırıyor!”


Yaylarını kurmak ve çakmaktaşı tüfeklerini doldurmak için güverteye doluşmuşlardı.


Eden çelik geminin üstünde kule ve ikiz silah bayrağını gördü. Yutkundu ve dişlerini sıkarak emir verdi: “Kürekçilere hareket etmelerini ve bizi kıyıya yakınlaştırmalarını söyle!”


Bu bayrağı daha önce hiç görmemişti. Ama böyle korkunç bir şeyin; söylentiye göre şeytanlarla beraber çalışan batı bölgesi Prensi’nin elinden çıktığını tahmin edebiliyordu… Gemiler sadece dev değildi. Aynı zamanda aşırı da hızlıydı. Bir ölümlü bunu asla başaramazdı!


“Geri çekilmeyecek miyiz?” diye titreyerek sordu asistanı.


"Geri çekilmek mi?” diye öfkeyle bağırdı Eden öfkeyle: “Bizden daha hızlı olan bir gemiyi nasıl aşabiliriz? Tek umudumuz bize çarpmasından kaçınmak için kıyıya yakın kalmak ve arkasından dolaşarak onu bordalamaya çalışmak! Lanet olsun! Sen git, emirlerimi uygula!”


Panikleyen asistanını bir kenara itti ve hasar almış şahin başlı gemiye baktı. İçinin ürperdiğini hissetmişti. Gövdenin içindeki durumun ne kadar kötü olduğunu düşünebiliyordu. Geminin pruvası yan tarafa doğru sıkışmıştı. Tamamen parçalanmasa da epey zarar görmüştü. En şanssız olanlar ya çelik pruva tarafından ezilen ya da gövdede sıkışıp boğulan kürekçilerdi.


Gemiden çığlıklar ve küfürler duyuluyordu. Hissettirdikleri korku, Eden’in farelere acımasını bile sağlamıştı. Durumlar tersine dönmüştü. Avcı, av olmuştu.


Çelik gemi yavaşladığı esnada yan dönmüş şahin başlı geminin gövdesinden düşmanlar dökülmüştü. Çatlaklardan kana bulanmış nehir suyu sızıyordu. İkinci şahin başlı gemi dönüp kaçmaya çalışıyordu. O sırada çelik geminin uğursuz borazanı tekrardan çalmıştı. Bir sonraki hedefine doğru ilerlemeye başlamıştı… 









Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18323 Üye Sayısı
  • 791 Seri Sayısı
  • 37546 Bölüm Sayısı


creator
manga tr