Bölüm 461: Şahsi İnanç

avatar
898 0

Release That Witch - Bölüm 461: Şahsi İnanç




Çevirmen: Lodos

Bu topluluk, Rene Medde’nin gördüğü en garip insan topluluğuydu.


Uzun Şarkı’nın ayrıntılı bir haritası kalenin birinci katının ortasındaki masaya yayılmıştı.


Masanın etrafında altı kişi vardı. Birinci Ordu Komutanı Demir Balta, Sını Kasabası Polis Şefi Vader, Ragingfire Çetesi’nin lideri Crack, Güvenlik Bürosu’nun Başı Bülbül, siyah saçlı cadı Ashes ve Elk Ailesi’nin Reisi olan kendisi vardı.


Rene, bir gün cadılarla işbirliği yapmayı bırak farelerin yardımına ihtiyaç duymayı bile beklemiyordu.


“Efendilerim… Uzun Şarkı’da yaklaşık 7-8 farklı çete var.” diyen Crack, eğilerek gülümsedi: “Orak Çetesi, dış şehrin kuzeyinde bulunan ve 500-600 kişi ile en fazla üyeye sahip olan çetedir. Ancak iç şehirde en güçlü olan Knell Çetesi’dir. Bu çete çoğunlukla firari mahkûmlardan ve paralı askerlerden oluşuyor. Nadiren halktan adam kabul ederler aralarına… Ellerinde yeterince zırh, kılıç ve savaş malzemeleri vardır. Bu yüzden de en kazançlı ve karlı alanı onlar kontrol ediyor.”


“Doğu tarafı Akbaba Çetesi’ne ait, köle satarlar… Liman bölgesi de son derece acımasız eylemleri olan Dreamland Çetesi’ne aittir. Bu iki örgütün Kurt ve Akçaağaç Aileleri tarafından desteklendiği söylenir. Ancak Ragingfire olarak onları birkaç sene önce büyük bir yenilgiye uğratmamıza rağmen hiçbir soylu onlara yardım etmeye çalışmamıştı…” diyen Crack, gururlu bir sesle konuşuyordu.


“Batı tarafı ise çok karışık… Hepsi küçük küçük çeteler oldukları için sadece liderlerini bilirim ben… Onlar…”


“Çeteler hakkında bilgiler önemli değil. Ayrıntıya girmene gerek yok.” diye araya girdi uzun boylu Mojin Klanı’nın adamı: “Ben sadece bizi bu yeraltı farelerinin inine götürüp götüremeyeceğini merak ediyorum…”


“Ee Lordum…” diyen Crack, başını sallıyordu: “Bir laf vardır: ‘Farelerin inleri mağaralar ve deliklerle doludur.’ diye… Tüm çetelerin ana toplanma noktalarını biliyorum evet… Ama her bir barınaklarını da bilemem… Özellikle de kurutulmuş kuyularda ya da bodrumlarda toplandıkları saklanma yerlerini… O belirli noktalar konusunda sadece liderlere ve eşe dosta güvenebilirim…”


“Bu konuda haklı…” diyen Rene iç çekti: “Farelerle yüz yüze olsak hiçbir şansları olmazdı. Ama hepsini ayrı ayrı temizlemek çok zor olacak…”


“Sürpriz bir saldırı yapsak şansımız olabilir… Ama o kadar duyuru da yapıldı… Biz harekete geçene kadar bütün liderler saklanır.”


"Saklanmak mı?” diyen siyah saçlı cadı gülmüştü: “Saklanmak için Kızıl Su Şehri’ne falan kaçmayıp burada kalırlarsa onları bulmamamız imkânsız…”


“Evet, haklısınız…” diyen Crack alnındaki terleri sildi. Daha fazla tartışmamıştı.


Ashes isimli cadı felaket bir baskı yayıyordu etrafına… Rene savaşlara girmiş ve Hermes’te şeytani canavarlarla çarpışmıştı… Sağlam bir savaşçı gördü mü anlayabiliyordu… Yüzlerce savaşlar geçirmiş Yargı askerleri bile bu cadının karşısında tir tir titrerlerdi... Özel olarak bir şey yapmasına gerek yoktu. Olduğu yerde dikilmesi bile yeterli olurdu…


Hiç şüphe yoktu ki; bu cadı sadece tecrübeli bir savaşçı ve katil değildi. Ölüm ve hayat arasındaki çizgide çok dolaştığı belliydi. Çok tehditkâr bir havası vardı.


“Majesteleri bize hazırlanmak için üç gün verdi. İlk yemek yardımı dağıtıldığında ordu batı kapısından başlayacak ve bütün şehir boyunca fareleri temizleme operasyonuna girişecek.” dedi Demir Balta: “Bu görev yalnızca liderleri ve organizatörleri hedefliyor. Bu yüzden umuyorum ki kısa sürede tüm Siyah Sokak’ı indirebileceğiz.”


“Bu… Gerçekten işe yarayacak mı?” diye sordu Rene. Demir Balta o sırada çıkışa yönelmişti. Rene devam etti: “Hiçbir şehir farelerden kurtulmayı başaramamıştır şimdiye dek… Halk var olduğu sürece onlar da var olacaktır.”


Demir Balta arkasını dönerek Rene’e baktı: “Öyle mi? Sınır Kasabası’nda hiç fare yok…”


...


Herkes çıktıktan sonra arkada sadece Vader kalmıştı.


“Efendim polis olmak için başvuran oldu mu hiç?”


“Henüz yok… Ama Petrov’dan duyduğuma göre İkinci Ordu’daş birçok insan polisliğe başvurmuş.” diyen Rene, yavaşça masanın yanına oturdu. Demir Balta’nın sözleri çınlıyordu hala aklında… Bir süre sonra fısıldadı: “Kasabada hiç fare yok mu gerçekten?”


“Klasik Siyah Sokak organizasyonlarından bahsediyorsanız… Hiç yok, evet…” diyen Vader, omuz silkti: “Hiç kimsenin yiyecek ya da barınak konusunda endişelenmesine gerek yok. Ve isteyen herkes de kendisine uygun bir iş bulabiliyor… Garip garip işlerin bile gayet yeterli maaş imkânı var… Açıkçası ben Sınır Kasabası’na gitmeden önce tüm Gökhisar Krallığı’nda böyle bir yerin olabileceğine ihtimal vermiyordum…”


“Neden?” diye sordu Rene…


“Ben… Bilmiyorum Lordum…” diyen Vader ellerini iki yana açtı: “Majesteleri Roland, tanıdığım diğer tüm soyluların ötesinde işler yapabiliyor.”


“Bana Lord demene gerek yok.” diyen Rene elini salladı: “Majesteleri birlikte çalışmamızı istiyor. Unvanları şimdilik bir kenara bıraksak bir şey olmaz…”


Vader başını salladı. İtiraz etmemişti. Rene, Vader’in dürüstlüğüne hayran kalmıştı: “Prens, Uzun Şarkı’daki tüm fareleri gerçekten ortadan kaldırıp tüm batıyı temizleyebilir mi?”


“Ben de emin değilim…” diye Rene’i şaşırtan bir cevap vermişti Vader: “En nihayetinde ben eskiden bir devriye lideriydim. Uzun yıllar farelerle etkileşimlerde bulundum… Onların varlığı gölge gibidir… Bu yüzden kaba kuvvet o kadar etkili olmayabilir… Majesteleri bir keresinde milyonlarca insanın bulunduğu büyük bir şehirde her şeye yetişemeyeceğinden bahsetmişti. Ama sadece on bin kişi olursa bu yeraltı pisliklerini temizleyebilirmiş… O aslında sadece insanlara fare olmanın çok riskli bir şey olduğunu ve daha birçok iyi fırsatları olduğunu öğretmeye çalışıyor.”


“Çok riskli mi?” diye soran Rene milyonlarca insan hakkında söylenenleri görmezden gelmişti. Çünkü on binlik bir şehir bile inanılmazdı: “Bunu başarmak çok uzun bir zaman alacaktır…”


“Bu doğru… Tek günde yapılamaz zaten…” diyen Vader, başını salladı: “Majesteleri Roland, bu yüzden polis kuvvetini kurdu. Bu organizasyon bir devriye ekibinden tamamen farklı…”


Gerçekten farklıydı. Hâlihazırdaki suçlularla ve çetelerle işbirliği yapmaktansa Belediye Binası’na ihbarda bulunuyorlardı.


“Ve en önemlisi; Majesteleri bana bir şey daha söyledi.”


“Ne söyledi?”


“Benim de şu an sendeki gibi endişelerim vardı.” diyen Vader, gülümsedi: “Ama Majesteleri şey demişti: ‘Zor diye denemeyelim mi yani?’”


Rene Medde kalbinde bir sıçrama hissetti. Zor olduğu için denememiş ve pes etmiş olsaydı şövalyelik yolunu takip etmezdi… Reis unvanını almış ve istediği hayattan bir nebze daha uzaklaşmış olsa da insanlar için savaşmaya devam ettiği sürece kalbindeki yoldan ilerleyebilecekti… Ve şimdi kalbindeki bu yol daha da genişliyordu…


“Anlıyorum…” diyen Rene, derin bir nefes aldı.


"Ben de senin kadar şok olmuştum.” dedi Vader: “Ama Majesteleri’nin sonra söylediğini anlayamadım…”


“Başka bir şey daha mı söyledi?” diyen Rene, heyecanlanmışı.


“Hıhı…” diyen Vader, çenesini okşadı: “Bu tavuk suyu çorbasını içince tatmin olacaksın.’ demişti… İyi de… Bunun tavuk suyu çorbasıyla ne alakası var?” 









Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18121 Üye Sayısı
  • 789 Seri Sayısı
  • 37385 Bölüm Sayısı


creator
manga tr