Bölüm 443: Komplo

avatar
996 1

Release That Witch - Bölüm 443: Komplo




Çevirmen: Lodos

Gökhisar Krallığı’nın Batı Bölgesi, Uzun Şarkı’nın Kuzeyi


Sör Eltek şöminenin yanında oturuyordu.


Önceki geceden Miso Eltek'ten haber alamamışlardı. Sabah olmuştu ama daha dönmemişti.


Sör Eltek derin bir huzursuzluk hissediyordu.


Son zamanlarda Miso, batı bölgesindeki büyük ailelerle çok yakın temaslar içerisindeydi. Majesteleri’nin ajanı olarak Uzun Şarkı’da görev yapmakta olan Hanımeli Ailesi, Majesteleri’nin batı bölgesi hakkındaki planlarının duyurusunu yapmıştı. Bütün her yer tek bir yasayla yönetilecekti. Soyluların feodal hakları ellerinden alınacaktı. Bu sayede de kendi teşkilatlarını kurup altlarında soylular barındıramayacaklar ya da savaşmak için kendi emirlerine şövalyelere alamayacaklardı.


Eltekler gibi daha düşük soylular ise bu karardan az etkileniyorlar ama büyük faydalar sağlıyorlardı. Söylentilere göre Majesteleri’ne sadık olanlar ödüllendirileceklerdi. O anda nispeten düşük sayılan soylular aslında en çok güvenceye sahip olanlardı. Çünkü Majesteleri’nin planlarının başarılı ya da başarısız olmasını belirleyecek olanlar onlardı…


Sonuç olarak, yapılacak en akıllı şey bekleyip görmekti. Ancak Miso Eltek’in bunu yapacağı pek yok gibiydi…


“Lordum… Efendiyi arayan görevliler geri döndü…” diyen kâhya, kapıyı çalarak içeri girmişti.


“Buldular mı onu?”


“Hayır…” diyen kâhya başını salladı: “Tavernaları, gazinoları, tiyatroları ve genelevleri aramışlar. Ama hala bulamamışlar.”


Eltek giderek endişeleniyordu. Miso’nun arkasına iki izci grubu yollamıştı. Bir grup yakında olan düşük seviyeli soyluların yaşadığı bölgeye gitmişti. Miso genelde partiler ya da akşam yemekleri için giderdi oralara… Bu soyluların çoğu eski Dük Ryan’ın astları idi.


İkinci grup ise eğlence mekânlarına ve genç soyluların gittikleri yerlere gitmişti.


Her iki grup da eli boş dönünce Sör Eltek, korkmaya başlamıştı.


Pencereye doğru adım atan Sör Eltek, doğu bölgesine bakıyordu. Bu yönde hep Elk Ailesi’nin toprakları vardı. Batı bölgesindeki en büyük reislik bölgesi idi… Dük Ryan’ın çökmesinden bu yana Hanımeli Ailesi’nden Petrov, tamamen Prens Roland’ın emirlerine girmişti. Elk Ailesi de bu boşluktan yararlanarak Prens’e karşı gelen en büyük güç olma konusunda boş durmamıştı.


Lanet olsun… Miso tabii ki oraya gitmişti!


“Lordum! Efendi geri döndü!” diyen bir çırak hızla odaya dalmıştı. Nefes nefeseydi: “Salonda kıyafetlerini değiştiriyor. Tekrardan dışarı çıkmaya hazırlanıyor gibi…”


“Ne!” diyen yaşlı şövalye hemen koltuk değneğini kavradı. Kâhyanın ona yavaş hareket etmesi konusunda verdiği öğütleri dinlemeyerek aşağı koştu.


Salona adımını attığında öfkesi bir kat daha artmıştı. Miso'nun kalın paltosunu ince ve yumuşak bir deri ile değiştirdiğini gördü. Önünde duran zırh parlıyordu. İki kâhya da son hazırlıkları yapıyorlardı.


“Nereye gittin dün?” diyen yaşlı şövalye bağırmasına engel olamıyordu: “Şimdi ne yapacaksın?”


“Baba elimize bir fırsat geliyor!” diyen Miso, heyecanlıydı: “Baron olmak için bir fırsat! Belki de bir vikont!”


Sör Eltek vücudundaki kan basıncının arttığını hissediyordu: “Kim söyledi bunu sana?”


“Jacques Medde! Kral’dan gizli bir emir getirdi!”


Sör Eltek beyninden vurulmuşa dönercesine iki adım geriledi. Jacques Medde, Elk Ailesi’nin en büyük oğluydu. Timorhy ile nereden ve nasıl iletişime geçtiği önemli değildi. Herkes Timothy'nin Roland Wimbledon'u yok etmek istediğini biliyordu.


En çok korktuğu kâbus başına gelmişti. Ama işler beklediğinden daha ciddiydi…


“Ne duydun?”


“Lord Medde, batı bölgesinin soylularını kalesine çağırdı ve Majesteleri’nin imzalı belgesini çıkardı. Uzun Şarkı’yı fethedecek kişinin Kral tarafından unvanının artırılacağını ve arazilerinin genişletileceğini söyledi!” diyen Miso, hala bunları hayal ederek dalmış gibi görünüyordu: “Vahşi Gül Ailesi’nden Leydi Miller, Akçaağaç Ailesi’nden Lord Cavan ve Kurt Ailesi’nden Lord Remy Noah, tereddüt etmeksizin parmak izlerini bastılar ve bağlılık yemini ettiler. Soyluların ve şövalyelerin geri kalanları da bu dört ailenin peşinden giderek Hanımeli Ailesi’ni ortadan kaldırmak konusunda kararlılar!”


“Bu çok saçma! Dört aile nasıl olur da yalnızca bir kâğıda bakarak böyle bir karar verebilir?” diye geçirdi içinden Sör Eltek: “Dük Ryan’ın görevde olduğu zaman o ailelerin Kral III. Wimbledon’a nasıl davrandıklarını unuttun mu? Ne zaman böyle sadık olmuşlar ki?”


Bu sorunun tek cevabı, dört ailenin düşük soyluları yem olarak kullanmak için yaptıkları sahtekârlıktı. Asıl plan birkaç ay sonra başlayacak ve o dört aile de sahneye o zaman çıkarak payların sadece kendi aralarında bölüşülmesini sağlayacaktı.


Ağzını açan Sör Eltek, konuşmamaya karar vermişti. Karşısındaki Ferlin değildi, onu dinlemezdi…


Bu düşüncelerden sonra sordu: “Peki bu zırhla nereye gidiyorsun?”


“Onur ve unvan kazanmaya!” diyen Miso paslanmaz çelikten yapılmış bir göğüs zırhı giyiyordu o sırada: “Günışığı… Batı Bölgesi’nin en iyi şövalyesi yalnızca kendi onurunu kazanıyor! Ama ben bütün ailem için savaşıyorum! Baba! Bu iş bittiğinde sen benim de abim kadar saygıyı hak ettiğimi anlayacaksın!”


"Eğer Timothy, Prens Roland'ı yenerse sözlerin geçerli olur. Ama gel gör ki Timothy’nin ordusu o kadar uzaktayken Prens Roland’ınki hemen dibimizde…” diye düşünen Sör Eltek sordu: “Dük Ryan’ın nasıl yenildiğini hatırlamıyor musun?”


“İşler bu sefer farklı! Kral, Prens Roland’ın da kullandığı bir dizi kar tozu silahı yollamış. Daha iyilerini de Medde’ye yollamaya devam edecekmiş. Elinde aynı silahlar varken Roland bizi yenemez!” diyen Miso, kılıcını da beline taktıktan sonra babasına bakarak başını salladı: “Savaş geldi! İyi haberlerimi bekleyin!”


Onun arkasından bakan Eltek, koltuk değneklerini yere fırlattı.


"Lordum… Neden onu durdurmadınız?” diye soran kâhya, titremekte olan Sör Eltek’i tutmaya çalışıyordu.


“Durdursam durdururdum… Ama aileye büyük zararı dokunurdu…” diyen yaşlı şövalye yavaşça başını sallıyordu…


“İyi tarafından bakmaya çalışın… Ya dört aile kazanırsa?” diye tesellide bulundu kâhya: “Sonuçta Şeytan Ayları uzun sürüyor. Karın erimesi de en az iki üç ay sürecektir… Prens Roland gelene kadar Kral’ın ordusu çoktan batıyı kuşatmış olabilir…”


Eskiden olsaydı Sör Eltek de aynı şeyi düşünürdü. Ancak bir kez Sınır Kasabası’nı ziyaret etmiş ve Prens Roland’ın nasıl bir insan olduğunu görmüştü. En büyük oğlu olan Ferlin Eltek ve Leydi Agatha’da Sınır Kasabası’nda yaşıyordu üstelik…


Kâhyasına dönerek sert bir sesle emir verdi: “Derhal Sınır Kasabası’na git ve bu haberi Majesteleri’ne ver! Şehir kapıları kapandıysa eteklerdeki iskelelere git ve balıkçı falan bul! Nasıl yaptığın önemli değil! Sadece hızlı ol!” 










Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18291 Üye Sayısı
  • 791 Seri Sayısı
  • 37538 Bölüm Sayısı


creator
manga tr