Bölüm 430: Çelik Yıldız

avatar
995 0

Release That Witch - Bölüm 430: Çelik Yıldız



Çevirmen: Lodos 

Lucia'nın yetişkinlik gününden sonraki ay Sınır Kasabası’nda kışın son ayıydı.

 

Şeytan Ayları konusunda da kışın sonu karın sonu anlamına gelmiyordu. Kar genelde ikinci yılın baharına kadar yağmaya devam ederdi. Ne zaman sona ereceği tamamen Tanrı’nın elindeydi.

 

Geçmiş deneyimlere dayanarak Şeytan Ayları baharın ilk ayının ilk yarısında sona ererdi. İlk ayın ikinci yarısına geçse bile büyük zorluk olurdu. Hele ikinci aya uzarsa hayatta kalmak bile zor olabilirdi.

 

Ancak bu sadece halkın karşılaştığı bir durumdu.

 

Bu yıl durum büyük ölçüde iyileştirilmişti. Tahıl ambarındaki stokta duran buğday Şeytan Ayları baharın ikinci ayının sonuna kadar devam etse bile herkese yeterdi.

 

Roland doğal olarak hiç kimsenin açlıktan ya da donmadan ölmesinden memnun olmazdı. Son birkaç gündür masasına yayılmış, büyük planının bir sonraki aşaması için birçok çizim ve fikir üzerinde çalışıyordu. Tüm plan hem askeri hem de sivil dallara bölünmüştü. Askeri planlar silah fabrikasının, bisiklet fabrikasının ve iskelenin yanı sıra sığ su botlarının ve diğer yerlerin inşasını içeriyordu. Sivil konular da demir tarım araçlarının genel kullanımının teşvik edilmesine ek olarak, yerleşim alanının su, ısı ve elektrik kurulumlarını içeriyordu.

 

Onu motive eden Lucia White idi. Roland onun yeteneğinin ne olduğunu anladıktan sonra seri üretimin son probleminin çözüldüğünü ve kasabanın verimliliğin nüfustaki büyüme açısından yeni bir zirveye ulaşabileceğini söylemişti.

 

O son problem malzeme tedarikiydi.

 

Modern eritme yöntemi çok karmaşıktı. Çelik demir miktarı bir sanayi ülkesini ölçmek için en önemli parametrelerden biriydi. Ancak Roland bu konuda fazla bir şey bilmiyordu. Ve bu şehrin demir yapım kapasitesinin hala bir nebze ilkel olmasının ana sebebi buydu. Sadece teknikler gelişmemiş değildi. Aynı zamanda ölçek, bazı madencilik işadamlarının sahip olduğu özel eritme kapasitesiyle kıyaslanabilir bile değildi. Tuğla fırındaki demir cevher pik demir haline geldiğinde kaliteli parçalar buhar motorları için kullanmak üzere gönderilecekken daha düşük kaliteli olanlar ise daha fazla çelik işleme için Anna'ya verilecekti. Ancak bu süreç tamamen kontrol dışı bir durumdu ve ellerinde dengeli bir içeriğe sahip karbon yoktu. Yararlı malzemeler bazen tüm bir iş gününden sonra sadece bir ila iki vagonu doldurabiliyor ve bu da buhar motoru üretim tesisinin büyük ölçüde sınırlıyordu.

 

Düşük kaliteli pik demir Anna'nın özel eritmesi sayesinde kaliteli çeliğe dönüştürülebilse de üretim miktarı sadece askeri kullanım için yeterliydi. Her ne kadar sonbaharda kasabanın ihtiyacını karşılayacak olsa da ordunun iki koluna ve yeni ateşli silahlar ile topların geliştirilmesine yetmeyecekti.

 

Lucia'nın evrimi bir kurtarıcı olarak görülebilirdi. Onun hedefli ayırma yeteneği, malzemelerdeki istenmeyen bileşenlerin kolayca çıkarılmasını ve eritme döneminde elementlerin düzenlenerek her bir çeliğin aynı kalitede olmasını sağlayacaktı.

 

Sınır Kasabası’nın eritme standardı hem Anna hem de Lucia'nın yardımıyla katlanarak artacaktı.

 

Roland bu nedenle muazzam, en yeni nesil eriticinin yapılmasına yoğunlaşmak için Anna'ya diğer bütün işlerini bıraktırmıştı.

 

Yeni eritici, daha önce Anna tarafından tasarlanan eski özel eriticiye kıyasla 10 kat daha büyüktü. 50 metre uzunluğunda, 10 metre genişliğinde ve dört metre yüksekliğindeydi. İlk bakışta uzun bir yüzme havuzuna benziyordu. Esasen son nesil özel fırına benziyordu. Hala herhangi bir ısıtma ekipmanı yoktu ve Anna'nın siyah ateşine tamamen bağımlı bir metal kutu idi. Duvarlardaki erimiş demirin basıncını desteklemek için toprağa gömülmüştü. Anna'nın her iki taraftaki demir külçeleri aynı anda ısıtması için merkezde de bir koridor vardı.

 

Büyük hacim tek avantajıydı. Önceki eritme yöntemine dayanarak sadece yok etme amaçlı kullanılan kireçtaşlarına kıyasla çok fazla ürün içerirdi. Ayrıca üretilen bozuklukları temizlemek için çok çaba gerektiriyordu. Güçlendirme yapmak çok zahmetli olacaktı. Bu nedenle seri üretim eski yöntemle yapılmamalıydı. Ancak artık böyle bir endişe yoktu. Pik demir eritildiği sürece Lucia fosfor ve kükürt gibi zararlı bileşenleri ortadan kaldırabilecekti.

 

Roland, eski patlama ve şaft fırınları ile birlikte bir dizi fırın inşa etmeyi amaçlamıştı. O sadece baştaki eritmeden sorumluydu ve cevher dikdörtgen demir külçelere eritilebildiği sürece bitmiş ürünün kalitesini umursamıyordu. Bunların hepsi daha sonra ikincil rafine etme için yeni eriticiye konacaktı. Oluşan erimiş çelik stroboskop boyunca alttaki kalıba akacak ve doğrudan işlenecek malzemeleri oluşturacaktı. Sonrasında buhar motoru tesisi çelik üretimi tesisine dönüştürülecek ve şehre güçlü ve yeni bir motivasyon kaynağı getirecekti…

 

Roland son eriticiye ‘Çelik Yıldız’ ismini verecekti.

 

Anna üretimi tamamlar tamamlamaz şehrin çelik üretimi resmen kullanımda olan Çelik Yıldız sayesinde 10 kat daha artacaktı.

 

Sonuncu büyük ölçekli üretim planı bu temele dayanıyordu.

 

Son teknoloji hafif silah gelişimi de bir sonuca varmıştı.

 

Roland ilk fikrinin uygun olmadığını fark etmişti. En son pnömatik otomatik tüfek prensibine dayanan birkaç prototip silah tasarlamıştı. Bu prensip de merminin fırlatma ve yeniden doldurma işlemini bitirmek için ateşlenen basınca dayanıyordu.

 

Proje yaklaşık yarım ay sürmüştü. Zor değildi. Ancak stabil bir şekilde çalıştığından emin olmak için bileşenlerin her birini tekrar tekrar test etmek gerekiyordu. Tüfeğin özel yapısını ezberlemeye zahmet etmemişti. Silahın çalışma şeklini bildiği sürece birkaç denemeden sonra kesinlikle yararlı bir silah ortaya çıkarabileceğini düşünmüyordu.

 

Sorun tam olarak burada yatıyordu.

 

Tamamlanan prototip sadece koskoca değildi. Aynı zamanda hepsi Anna tarafından yapılan neredeyse yüz farklı bileşenden oluşuyordu. Yaylar, ateşleme pimleri ve indüksiyon pistonları gibi küçük küçük araçlardan oluşuyordu. Mevcut imkânlar ile böyle bir silahı seri üretmek gerçekten zor olurdu. Askerlerin elindeki tüm döner tüfekler otomatik silahlarla değiştirilecek olsaydı bu sadece Anna'nın yükünü arttırmakla kalmaz çoktan üretime geçen mevcut ateşli silahları da boşa çıkarırdı.

 

Ek olarak tüm askerler otomatik silahlarla donatılırlarsa mühimmat tüketimi de şüphesiz; önemli ölçüde artacaktı. Roland, insan gücünü artırarak çözülebileceğini düşündüğü için başlangıçta bu konuyu çok umursamamıştı. Ancak kısa bir süre sonra yeni silah üretime girer girmez mühimmat üretiminin asit fabrikasının tüm üretimini geçebileceğini fark etmişti.

 

Silahın üretiminin mümkün olmadığını düşünmesinden dolayı testler sırasında meydana gelen kartuş sıkışması, tutukluk yaşanması ve diğer birtakım küçük sorunların üstüne hiç eğilmemişti bile…

 

Ağır makineli tüfeği düşünüyordu.

 

Silah sayısını önemli ölçüde azaltmak için 20 ila 50 kişiye ağır bir makineli tüfek verilebilirdi. Bu durumda en kritik iki sorunun ikisi de kolayca çözülürdü. Ayrıca bir havalandırma yöntemi kullanılarak kendiliğinden de mermi doldurulabilirdi. Yapısı prototip silahların test için üretilmiş hallerine benziyordu. Birkaç değişiklikten sonra ana teste sokulabilir ve daha büyük bileşenlerle daha büyük bir boyutta inşa edilebilirdi. Kendisine, Anna’ya ve Lucia’ya kalacak olan zorluk büyük ölçüde azalmış olurdu.









Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18114 Üye Sayısı
  • 790 Seri Sayısı
  • 37378 Bölüm Sayısı


creator
manga tr