Bölüm 429: Element Ayrımı

avatar
1032 0

Release That Witch - Bölüm 429: Element Ayrımı



Çevirmen: Lodos 

Soğuk soğuk esen rüzgâr ve şiddetlice yağan kar eşliğinde Lucia, Kuzey Yamaç Dağı’nın arka bahçesine girip kapıyı kapattı.

 

Bahçede bir ateş yanmıştı. Lucia, titrek alevlerin ısısını bulunduğu yerden hissedebiliyordu. Eldivenlerini çıkarıp ellerini ateşin üstüne tuttu.

 

"Üşüyor musun?” diye soran Anna, el hareketiyle yanına çağırdı: “Gel de ısıtayım seni…”

 

"Ah... Teşekkür ederim.” diyen Lucia ona doğru koştu. Çok geçmeden yeşil alevlerin sıcaklığında tepeden tırnağa ısınmıştı. Kaledeki banyolara giriyormuş gibi hissetmişti.

 

“Ne kadar da iyi bir yetenek…” diye düşünen Lucia kıskanmadan edememişti: “Asla soğuktan korkmasına gerek yok.”

 

“Şimdi ısındın mı?”

 

"Evet!” diye başını sallayan Lucia sordu: “Ne yapıyorsun?”

 

"Yeni silahlar için bazı parçalar…” diyen Anna ortasında piston olan uzun ince çelik bir boruyu tutup ileri geri yaptı: “İlk atışta çalışmazsa Majesteleri’nin içine sinmiyormuş… Bu yüzden tekrar tekrar test edilmesi gerekiyor.”

 

Dışı aşırı parlak görünen bu parçalar en kaliteli çeliklerden yapılmış ve Anna’nın siyah ateşiyle oyulmuştu. Lucia, buraya gelmeden demir nesnelerin sanat eserleri kadar pürüzsüz olacağını asla düşünmezdi.

 

“Majesteleri seninle gelmedi mi?” diyen Anna, yeşil alevlerini geri çektiği esnada sordu.

 

“İşi olduğunu ve biraz sonra geleceğini söyledi. İlk önce benim yeni yeteneğimi tanımamı istedi…” diyen Lucia gülümsedi.

 

"Evrimden sonraki yeteneğin neye benziyor?” diye soran Anna epey ilgiliydi: “Muhtemelen Cadı Birliği'nde yetişkinliğe girdikten sonraki yapılan ilk büyüden daha heyecan verici bir şey yoktur.”

 

Lucia başını kaşıdı. Biraz utanmış gibiydi: “Sen ve Leydi Spear olmadan bunu başaramazdım…”

 

"Zaten bana teşekkür ettin. Endişelenme…” diyen Anna, elini salladı: “Hadi, hadi! Yeni yeteneğini görelim!”

 

Lucia: “Tamam!” diyerek vücudundaki büyülü gücü çağırdı. Yine kalbini saran o garip duyguyu hissetmişti. Her şey belirsizleşmiş, renklere ayrılmış ve farklı farklı lekeler olacak şekilde çok sayıda küçük karelere bölünmüştü. Ancak bu sefer herhangi bir acı çekmiyordu. Bu yüzden acele etmeden zamanını kullana kullana her bir kareyi iyice inceleyebilirdi.

 

Anna tarafından işlenen parçalardan birini aldı. Daha önce öyle parlak ve pürüzsüz görünen parçaların üstünde şimdi yumrular ve tümsekler vardı. Büyülü gücünün de yardımıyla parçanın üstündeki renkli lekeleri görebiliyordu. 7-8 tane leke parçası vardı. En büyüğü camgöbeği rengindeydi. Sanki bir sanatçı dikkatsizce fırçayı tuvale doğru sıçratmıştı. Herhangi bir desen yoktu. Ama yine de hiçbir renk bir diğerine karışmamıştı…

 

Lucia'nın anladığı kadarıyla bunlar Majesteleri’nin bahsettiği o küçük parçacıklar değildi. Bu ‘kareler’ ve ‘renk topakları’ her şeyin temel unsuru olarak düşünülmek için çok büyüktü. Ama kesinlikle elementlerden de daha küçüklerdi.

 

Küçük parçacıklar farklı düzen ve kurallara uygun bir şekilde daha büyük olanları oluşturuyor ve bu büyük parçacıklar da çeşitli yapıları nedeniyle tamamen farklı özellikler sergiliyordu.

 

Lucia’nın Valencia'dayken kendi yeteneği veya özel işlevleri hakkında hiçbir fikri yoktu. Ama şimdi element kavramını iyice anlamıştı. Majesteleri’nin tanım ve sınıflandırmalarına göre gözlemlediği o şeylerin element olduğunu anlamıştı.

 

Lucia'nın gördüklerini ve düşündüklerini duyan Anna bir süre düşündü ve şöyle dedi: "Bu bir tür türev beceri olabilir.”

 

“Türev... Beceri mi?”

 

“Bu nadir bir yetenektir.” diye açıkladı Anna gülümseyerek: “Cadı Birliği'nde böyle bir yeteneğe sahip olan sadece birkaç yetişkin cadı var. Agatha'ya göre, sadece yetişkinlik gününde gerçekleşen bir şey bu… Bir kere kaçırdığın zaman sonsuza dek kaçırırsın. Cadının birincil yeteneği ile ilgili çok alakası olduğunu düşünüyorum ben. Şöyle de diyebiliriz; birincil gücü tamamlar ve güçlendirir. Örneğin Soraya’nın büyülü kalemi olmadan önce pigmentleri boya ile karıştırması gerekiyordu. Aynısı Bayan Scroll'un büyülü kitabı için de geçerliydi. Bir keresinde bana yetişkinlikten önce kitapların çoğunu hızlı bir şekilde ezberleyebilmesine rağmen, kalem ve kâğıt satın alacak parası olmadığı için içeriği başkalarıyla paylaşamadığını söylemişti.”

 

Anna bir süre duraksadıktan sonra devam etti: “Ana yeteneğin ayırma ve restorasyon. Bu yüzden bu renk lekelerinin belirli bir element türünü doğru bir şekilde ayırmana yardımcı olabileceğini düşünüyorum. Belirli bir renk bloğunu ayırıp ayırmayacağını bir dene istersen…”

 

Lucia başını salladı. Gücünü çalışma masasının yanındaki pik demir külçesine bir kez daha uygulamaya başladı. Önceki ayrılma aksine bu kez temkinlice mavi kareleri çekmek için büyülü gücünü filamana aktardı.

 

Tüm süreç beklediğinden çok daha zordu. Lucia büyülü gücünü hiç bu kadar zahmetli bir şekilde kullanmamıştı. Ancak ilerlediğini görmekten çok memnun kalmıştı. Yetişkinlikten önceki kafa karışıklığına kıyasla şu anda kendi parmakları haline gelmiş gibi olan büyülü gücünü daha rahat bir şekilde hissedebiliyordu. Bilincinin bir uzantısı haline gelmişti sanki…

 

Renk lekesini daha fazla filaman kapsadıkça kareler nihayet gevşemeye ve demir külçesinden sıyrılmaya başlamıştı. Bu arada renk lekelerinin geri kalanı da değişmişti. Belirli olan sınırlar titreşmeye başlamıştı. Tüm demir külçe çökerek bir çivinin yarısı kadar küçük sarı yeşil bir kristal haline gelmişti. Hemen yanında da kutu gibi bir siyah demir blok vardı.

 

Lucia gücünü geri çekti ve alnındaki teri sildi. Kristali fark etmişti. Demir blok da büyülü güç altında normal görünüşünden farklı renkler sergiliyordu. Önceki camgöbeği rengi genellikle saf demirlerde görülen gümüş beyaza dönüşmüştü. Yine de kristal hala renkliydi. Ama büyülü gücünü kullanarak bakmazsa cilalı bir taş gibi görünüyordu.

 

"Bu nedir?” diyen Lucia yavaşça küçük kristali aldı. Büyüklüğü demir külçesine yakın bile değildi. Ama çok daha güzel görünüyordu.

 

“Muhtemelen demirdeki diğer elementlerin oluşturduğu bir bileşiktir.” dedi Anna: “Emin değilim. Ama bunu doğrulamak için küçük bir deney yapabilirim. Eğer tahminlerim doğruysa bunun ne anlama geldiğini biliyor musun? Bu bir nesneden bazı öğeleri ayırabileceğin ve direkt parçalamak yerine öğelerin geri kalanını yeniden düzenleyebileceğin anlamına geliyor. Herhangi bir işe yaramaz, düşük kaliteli malzeme bile gücünün yardımıyla yeniden doğabilir.”










Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18330 Üye Sayısı
  • 791 Seri Sayısı
  • 37561 Bölüm Sayısı


creator
manga tr