Bölüm 415: Savaş

avatar
961 0

Release That Witch - Bölüm 415: Savaş




Çevirmen: Lodos

Bülbül’ün yıllardır edindiği savaş tecrübeleri bir anda devreye girmiş, refleksleri vücudunun kontrolünü ele almıştı.


İçgüdüsel olarak geriye çekildi ve gümüş ışık yanağını sıyırdı. Sisin içinden bile ışığın muazzam gücünü hissetmişti. Kavurucu sıcaklıktaydı ve aşırı yoğundu. Bu ani saldırıdan kaçan Bülbül, takla atarak düşmanından uzaklaştı.


"Ne... Neler oluyor, Leydi Saint?” diye soran Rosad çılgına dönmüştü.


“Görünüşe göre bir sıçan içeri sızmış…” diyen cadı dudaklarını yaladı: “Sen saklanacak ve kendini koruyacak bir yer bul."


“Burada bir cadı var mı demek istiyorsunuz?” diye soran rahibin yüz ifadesi değişmişti: “Ben Yargı askerlerini çağıracağım!”


"Gerek yok… Uzun zamandır bir cadı avlamamıştım… Bu fırsatı hayatta kaçırmam! Sadece bekle ve beni izle.”


Bülbül konuşma esnasında kadını izliyordu. Kilise’nin gizlice kendi cadılarını yetiştirdiğini bilmesine rağmen, o cadılardan birisini daha görmek kalbini kırmıştı biraz… Bu cadı muhtemelen Kilise’nin öğretileri tarafından beyni yıkanmış ve kendi türünü öldürmekten zevk alan cani bir cadıydı. Bülbül elinde olmadan Kral Şehri’nin dış limanında onlara saldırarak Wendy’yi bıçaklayan cadıyı hatırlamıştı. Bu insanlar tamamen farklı bir yol seçmişlerdi, cadı sayılmazlardı artık…


Aklındaki bu düşünceyle Bülbül tabancasını çekmekte tereddüt etmemişti. Bir cadıyı öldürecek olmaktan nefret ediyordu etmesine… Ama kendisi ölmemek için de bunu yapmalıydı…


"Nereden geliyorsun?” diyen kadın başını eğerek Bülbül’ün durmakta olduğu yere baktı ve konuşmaya başladı:” Eğer rahip seni göremiyorsa, kendini gizleme gücüne sahipsin. Az önceki saldırımı atlatmandan dolayı da epey savaş görmüş ve tecrübeli biri olduğun anlaşılıyor. Epey nadiren rastlanılan bir cadısın yani…”


“Nereden geldiğim seni ilgilendirmez.” dedi Bülbül. Rakibinin gözlerindeki şeridi fark etmişti. Yani kadın görmüyordu. Elindeki gümüş kırbaç ise yanında kıvrılıyor ve hafiften Bülbül’ün olduğu yöne doğru sallanıyordu. Bülbül’ün yerini bulmak için bu kırbacı kullanıyordu yani…


“Bilmiyor olabilirsin… Ama Kilise’nin başında artık şefkatli, bağışlayıcı ve senin gibi saldırgan cadıların bile kurtarılması gerektiğine inanan bir Papa var. Lorda hizmet etmeye istekli olduğun sürece Kilise günahlarını temizleyebilir ve seni saf bir cadı olarak kabul edebilir.” diyen kadın bir an duraksayarak devam etti: “Bu senin hayatını kurtaracak bir fırsat! Yalnız değilsen de problem değil… Yanında ne kadar cadı varsa onları da alıp yeniden doğmak için Kutsal Hermes Şehri’ne gelebilirsin!”


"Vay canına! Kulağa harika geliyor!” diyen Bülbül güldü: “Eğer bir cadı olarak uyanmak günahsa ve onu temizlemenin bir yolu varsa, neden tüm kız kardeşlerime en başından beri yardım etmek yerine bu yasa şimdi ortaya çıktı? Daha önce bu yalanları işitmemiş bir çocuk falan mı sanıyorsun sen beni?”


Derin bir nefes aldı kadın: “Ben uyarımı yaptım…”


Bunu duyan Bülbül, duyduğu anda sisin dışına çıktı ve tetiği çekti. Büyük bir gürleme sesi ve alevlerle birlikte patlamıştı tabanca...


Gümüş kırbaç hemen yukarı doğru fırlayarak kadını korudu. Bülbül’ün tabancasından çıkan mermiyi sanki bir kâğıt parçası gibi büküp yere atmıştı.


Bu şey çakmaktaşı silahını engelleyebiliyordu!


“Ha?” diye soran kadın kaşlarını kaldırmıştı: “Ne tür bir silah bu? Her neyse… Görünüşe göre bu gece burada öleceksin…”


Gümüş ışık bir kez daha Bülbül'e doğru fırlamıştı. Ama bu sefer düzinelerce kamçıya bölünerek tamamen etrafını sarmıştı.


Bülbül hızla geri çekilmek için sisi kullandı. Genel olarak diğer nesnelerin aksine bu gümüşten kamçılar sise karşı bağışıktı. Yani Bülbül direkt onların içinden geçerek çıkamazdı… Yalnızca kaçınarak kurtulabilirdi. Ancak rakibinin saldırı menzili de çok fazlaydı. Birden gümüş ışık Bülbül’ün yanında çakıverdi. Bacağında hafif bir uyuşma hissederek yere düştü… Büyülü kamçılar arkasındaki zemini delmiş, toz haline getirmişti. Bülbül tam isabet alsaydı savaşamayacağını düşündü bir an...


Bacağındaki yarayı görmezden gelerek silahındaki tüm mermileri bir anda ateşledi. Gümüş kamçılar geri tepmiş ve tüm mermileri engelleyerek dönmekte olan bir ışık şeridine dönüşmüştü.


Tekrar mermi dolduracak zamanı olmadığının farkındaydı. Doldursa bile düşmanı silahla durdurma ihtimali de yoktu. Düşmanından uzaklaşmak için yeterli mesafede değildi. Resmen köşeye sıkışmıştı. Bütün bunları düşünerek panikledi. Diğer silahını çekip rastgele bütün mermileri ateşleyerek sise girdi ve aşağı doğru iki kat düştü.


*******************


"Kaçtı!” diye haykırdı kadın: “Kilise’yi kilitleyin! Yargı ordusunu çağırın ve Markizin hücresine de askerler yollayın!”


"Kaçtı mı?” diye soran Rosad etrafına bakıyor, kapılarda falan herhangi bir hasar görmüyordu: “Nereden kaçtı ya?”


"Duvarlar… Tavan veya döşeme tahtalar… Güçleri sayesinde yapabiliyor bunları. Odada hiç büyülü güç yok şu an!” diyen cadı dişlerini gıcırdatıyordu: “Sana söylediklerimi tam ve eksiksiz olarak yapacaksın! Zaten yaralandı o cadı… Çok ileri gidemez! Bütün adamlarına söyle Tanrı Gözü’nün İntikamı taşlarını taksınlar!”


“Emredersiniz!” diyen rahip aceleyle ayrıldıktan sonra safkan cadı çaresiz bir şekilde yere çöktü. Elleri titriyordu: “Kahretsin, bu nasıl bir silah?” diye düşündü.


Kendisinin yetenekleri çok güçlüydü. Herhangi bir saldırıyı engelleyebilecek büyülü ışığı sayesinde cadılar arasında savunması en güçlü olanlardan birisiydi. Hatta safkan cadılar arasında en güçlü olan o olarak görülüyordu. Hiçbir kılıç ya da silah ona etki edemezdi.


Büyüsünü güçlendirmek için sürekli kullanırdı bu sihirli ışığını… 10 yıldan fazla geçen süre boyunca yaptığı eğitimler sayesinde kendisini çok geliştirmişti ve devasa bir büyü gücüne ve kapasitesine sahipti...


Ama az önceki rakibinin saldırısı büyülü gücünü anında boşaltıvermişti. Yeteneklerini koruyamayacak durumdaydı… Yıllardır yaşamadığı derecede bir yorgunluk hissetmişti Leydi Saint…


“Ölü ya da diri... Bir şekilde o cadının yakasına yapışacağım!” diye geçirdi içinden…









Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18138 Üye Sayısı
  • 790 Seri Sayısı
  • 37404 Bölüm Sayısı


creator
manga tr