Bölüm 413: Olay

avatar
945 1

Release That Witch - Bölüm 413: Olay



Çevirmen: Lodos 

Spear Passi, bir süre sessiz kaldıktan sonra sordu: “Beni tehdit mi ediyorsun, davet mi?”

 

“Elbette sizi davet ediyorum.” diye cevap verdi Bülbül: “Majesteleri herhangi bir cadıyı zorlamaya iyi bakmıyor. Zaten ben de istemem bunu…”

 

“O halde reddediyorum.” diyen Spear, bir an bile tereddüt etmemişti: “Eğer gerçekten yardımıma ihtiyacı varsa bir soyluluk geleneğine uyarak cadılarıyla beraber kendisi benim ayağıma gelir. Kaleme gizlice sızan birisini göndermesine gerek yok. Ama tabii ki cadıları sebebiyle Kilise’nin dikkatini çekerse ben de bir şey yapamam…”

 

Cevap, Bülbül'ün beklediği gibiydi. Bir yabancının böyle bir durumu kabul etmesi biraz zordu zaten… Genel olarak, durumu halletmenin iki yolu vardı: Zorlama ve teşvik. Ancak Bülbül her iki seçeneğe de başvurmak istemiyordu.

 

Roland'ın peşinden giderek yepyeni bir dünya yaratmak ve Tanrı İradesi Savaşları’nda mücadele etmek için yalnızca birkaç kelime yetmezdi…  

 

"Anlıyorum.” dedi Bülbül: “Ben gidiyorum o halde…”

 

“Bekle…” diyen Spear şaşırmış gibiydi: “Hepsi bu mu?”

 

“Ben sadece Majesteleri’nin mesajını size iletmekten sorumluyum. Mesaj iletildi, cevabı da aldım. Yani görevim bitti.” diyen Bülbül sırıttı: “Sizi zorla sırtıma bağlayıp götürmemi falan mı beklemiştiniz?”

 

“Büyüyü kanalize etme yeteneğimi nereden biliyorsunuz?” diye soran Markiz, epey tereddütte idi: “Fjord’lara gitmeyi planlayan cadılarla mı konuştunuz?”

 

"Evet. Cadıların lideri Leydi Tilly Wimbledon şu anda Sınır Kasabası’nda kardeşiyle beraber Şeytanlara karşı savaşıyor.” diyen Bülbül omuz silkti: “Majesteleri sizi ondan duydu.”

 

“Onlar Fjordlar’a gitmediler mi?”

 

“Gittiler. Ama Majesteleri’nin batıda böyle sağlam bir bölge inşa ettiğini bilmiyorlardı. Uyku Adası’na yerleştikten sonra temasa geçtiler.” dedikten sonra ittifak hakkında kısa bir özet geçti Bülbül: “Leydi Tilly de tıpkı sizin gibi Majesteleri tarafından davet edilmişti Sınır Kasabası’na…”

 

"Prens Roland gerçekten kendi topraklarında cadıların ve halkın beraber yaşayabileceği bir sistem mi kurdu?” diye soran Spear kaşlarını çatmıştı. İnanmakta epey zorlanıyordu.

 

“Sadece bu da değil. Kilise’yi de topraklarından tamamen çıkardı.” diyen Bülbül, gülümsedi: “Şu anda Sınır Kasabası’nda yaşayan 10dan fazla cadı var. Yerli halk da onlara gayet alışmış durumda... Gerçekten yalan söylemiyorum.”

 

Markiz ayağa kalkarak Bülbül’e bir fincan çay koydu: “Biraz daha anlatabilir misin? Bunları nasıl yaptı?”

 

“Madem bilmek istiyorsunuz…” diyen Bülbül döndü ve masaya oturdu. Markiz bütün bu anlatacaklarından sonra kararını değiştirmeyebilirdi… Ama en azından ufku açılır, anlayışı derinleşir diye düşünüyordu Bülbül… Çünkü eğer Spear, cadıların durumunu anlayabilirse günün birinde Majesteleri tüm Gökhisar’ı birleştirdiğinde çok fazla direnmezdi… Bülbül, Majesteleri’nin inşa ettiği Cadı Birliği’nden başlayıp Dük Ryan’ın yenilgisini ve sonrasındaki politik mevzuları anlatmaya karar vermişti.

 

Aniden tok bir ses duyuldu.

 

“Bu…” diyen Spear, şok içinde Bülbül’e baktı.

 

Bülbül pencereyi açtı. Maggie, dışarıdaydı ve direkt söze girdi: “Tehlike! Bir sorun fark etti Şimşek!”

 

“Ne oldu?”

 

“Bir Yargı askerleri birliği kaleye doğru koşuyor!” diyen güvercin, kanatlarını çırpıyordu: “En az 20 kişiler!”

 

“Yargı askerleri mi?” diye soran Bülbül, kaşlarını çatmıştı. Dönerek sordu: “Onları siz mi çağırdınız?”

 

"Hayır… Bugün Kilise ile bir randevum yoktu…” diyen Markiz, özellikle şaşkın görünüyordu: “Sizi fark etmiş olabilirler mi?”

 

"Bu imkânsız.” diyen Bülbül, başını iki yana salladı: “Gökyüzündeki her uçan kuşu izleme yeteneğine sahip olmadıkları sürece imkânsız!”

 

“Bu çok garip…” diye mırıldandı Spear: “Benim için geliyor olsalardı bu kadar fazla askere ihtiyaç duymazlardı… Neredeyse tüm güçlerini kullanmışlar!”

 

"Ne bekliyorsun? Neredeyse girişteler!” diyen altın bir figür pencereden içeri dalarak Bülbül’ün yanında durdu. Gelen Şimşek idi.

 

“Durumdan tam emin değilim. Ama yine de bundan kaçınmanızı öneririm.” diye söze girdi Bülbül: “Ya da muhafızlarınızı kale önüne dikin ve onlar daha fazla içeri girmeden meselenin aslını öğrenin.”

 

“Kale benim kalem… Nereye saklanayım? Merak etme. Bu insanlar benim iznim olmadan giremezler. Yoksa şimdiye kadar hiçbir cadıyı koruyamazdım.” diyen Spear iç çekti: “Ancak sanırım bu toplantının burada bitmesi gerekiyor… Acelen yoksa…”

 

Daha Spear, cümlesini bitirmemişti ki kalenin aşağılarından karmaşık sesler duyuldu. Kılıç çarpışma sesleri nereden olsa duyuluyordu. Spear’ın yüz ifadesi değişivermişti: “Onları kim içeri aldı?” diye sorup bağırdı: “Muhafızlar!”

 

Ama hiç ses gelmemişti. Üstüne üstlük ayak sesleri de yaklaşıyordu.

 

"Görünüşe göre senin için buradalar.” diyen Bülbül, Şimşek’e doğru bir çıkmasını belirten bir hareket yaparak Spear’a döndü: “Hala çıkmak için vaktin var. Sizi koruyabiliriz…”

 

“Hayır, hiçbir yere gitmiyorum! Burası benim bölgem! Nasıl bu kadar küstah olabilirler...”

 

Kapı ağır silahlı bir grup yargı askerleri tarafından parçalandığında konuşmaları da duruvermişti.

 

Bülbül, hemen sisin içine saklandı. Hem kaçmanın hem de gözetlemenin uygun olduğu bir köşeye çekildi. Ne Şimşek ne de Maggie ayrılmamıştı ama... Şimşek dışarıdan haffçe kafasını uzatmış izlerken Maggie de güvercin haliyle kirişlere oturmuş kanatlarını düzeltiyordu.

 

“Şu iki veledin yaptığına da bak… Döndüğümüzde Majesteleri’ne onlara iyi bir disiplin vermesini söyleyeceğim.” diye düşünen Bülbül, çaresizce başını salladı ve gözleriyle yargı askerlerini süzdü. Her birinde Tanrı Gözü’nün İntikamı taşları vardı. Spear’ı göremiyordu net bir şekilde… Yalnızca konuştuğunu duydu. Markiz şöyle dedi: “Redwyne sen deli misin? Onların izinsiz kaleme girmelerine nasıl izin verirsin?”

 

Kalabalığın içinden bir adamın sesi yükselmişti: “Tabii ki deli değilim bilge kardeşim… Babam unvanını ve topraklarını Şeytan’ın bir kölesine vererek hata etmiş… Ben de bu hatayı düzeltmek için buradayım!”










Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18365 Üye Sayısı
  • 790 Seri Sayısı
  • 37580 Bölüm Sayısı


creator
manga tr