Bölüm 410: Beklentiler

avatar
1079 1

Release That Witch - Bölüm 410: Beklentiler



Çevirmen: Lodos 

Su buharı, pencerenin üzerinde bir sis tabakası oluşturmuştu. Hafif ses çıkararak cama çarpan soğuk rüzgârlar içerideki yanan şöminenin sıcaklığı ile bir zıtlık oluşturuyordu.

 

Scroll, Belediye Binası’nda oturmuş kalın kalın parşömenleri okuyordu.

 

Bu belgeler eğitimle ilgili değildi. Çeşitli departmanlar tarafından belirtilen istatistiklerdi. İhtiyaç olması hallinde yardımcı olabilmek için boş zamanlarında bu bilgileri ezberliyordu. Son zamanlarda genelde bunu yapıyordu. Eğitim bölümünde yapacak çok bir işi yoktu çünkü... İkinci değerlendirme dönemi uzun süre önce bitmişti ve diğer yaza kadar yeni bir tanesi yapılmayacaktı.

 

Yarım yıldır Majesteleri ile çalıştığı için onun istatistiksel verilerle çok ilgili olduğunu keşfetmişti. Altında çalışanlar Prens’e bir şeyler açıklarken belirli ve kesin sayısal veriler kullanarak bir şeyi açıkladıkları zaman bu, Prens’in çok hoşuna gidiyordu. Kendisi de sık sık yatay oran, yıllık oran ve zincirsel oran gibi kavramlar kullanırdı. En sonunda bütün Belediye Binası görevlileri alışmışlardı bu tür bir dile…

 

Nüfus büyüdükçe, ilgili istatistiksel çalışmalar da artmıştı. Bu nedenle Majesteleri bu işleri Scroll’a devretmiş ve şaka olsun diye ona Sınır Kasabası’nın “veri tabanı” ismini takmıştı. Bu, Scroll’a her ne kadar kendisini bir depoymuş gibi hissettirse de Majesteleri bu durumu aşırı önemsiyordu. Bir veri tabanı yardımıyla gelecek yıldaki gelişimleri, ekonomik ve askeri planlamaları belirleyebileceğini iddia ediyordu. Hatta gelecekteki tüm kararların veri analizi sayesinde alınacağını dahi söylemişti.

 

“Leydi Scroll…” diyen yardımcı gibi giyinmiş bir kadın ofis kapısını açıp odaya girdi. Scroll’un önünde eğilerek bir form uzattı: “Merhaba… Benim adım Freya. Adalet Departmanı’ndan Carter Hazretleri, geçen haftaki konaklama doğrulamasını geçen mülteciler hakkında bilgi istiyor.”

 

Majesteleri işlerin düzenli yürümesi için karmaşık bilgilerin yalnızca Barov’dan alınabileceğini söylemişti. Ama basit ve kısa bilgiler direkt olarak Scroll’a sorulabilirdi.

 

"Bir dakika bekle…” diyen Scroll, formdaki imzaya baktı. Büyülü kitabı çağırdı ve ilgili sayfayı açarak Freya’ya verdi: “Bunu Bay Carter’a götürebilirsin…”

 

"Teşekkür ederim…” diyen Freya, kitaba sanki bir şeytani canavarmış gibi bakıyordu.

 

"Merak etme. Sana zararı olmaz.” diyen Scroll, gülmesine engel olamamıştı. Çoğu insan büyülü kitabı gördüğünde korkuyordu. Scroll ciddi bir tonda devam etti: “Kitabı bana geri getirmene gerek yok. Zaten dört saat sonra yok olacak. Ama gizlilik yasaları gereği Carter’dan başkasına veremezsin."

 

“Peki Leydim…” diyen Freya eğildi ve geri çekildi. Kapıyı açtığı esnada dışarıya bakan Scroll, bir insan denizi görmüştü. Konuşmalardan dolayı felaket bir ses vardı etrafta…

 

O gün tatildi, hafta sonuydu. Ancak Belediye Binası yine de iş günlerinde olduğu kadar meşguldü. Herkes yaklaşmakta olan Sınır Kasabası’nın inşaatı konusunda heyecanlıydı. Bu yüzden özellikle çok çalışıyorlardı. Majesteleri’nin vereceği ekstra ücreti duyan evinde kalamamış, dışarı fırlamıştı.

 

Scroll, Majesteleri’nin kararlarını kimi zaman anlamıyordu. Kendisine göre; belediyede yapılması gereken çok fazla iş yoktu ve madencilerle fırın işçilerine kıyasla resmi belgeler yazmak, veri toplamak ve raporlar hazırlamak çok daha az yorucuydu. Yani Majesteleri sadece emir verse herkes zaten uyacaktı. Bu konuda maaş yükseltmeye gerçekten gerek yoktu. Soyluların çoğuna kıyasla Majesteleri cidden çok yardımseverdi…  

 

Doğrusu, Scroll, Majesteleri Roland'ın gerçek bir lord gibi göründüğünü düşünmüyordu. Ama yine de, herkesi bu aşamaya getiren kişi tam olarak o idi. Epey mucizevi şeyler başarıyordu, bu başarı da o mucizelerden biriydi.

 

Bu sonuca Roland’a karşı duyduğu saygı ya da güven nedeniyle varmamıştı Scroll… Aksine açık veriler vardı önünde: Bir yıl önce Sınır Kasabası’nda sadece madencilerin istikrarlı bir gelirleri vardı. Ama şimdi her alanda çok fazla istihdam yapılmıştı. Maaşlar kat kat artmasına rağmen Sınır Kasabası da aynı şekilde büyüyordu ve keza işçilerin sayısı da dur durak bilmeden artıyordu.

 

Kasabanın içindeki değişiklikler o kadar belirgindi ki; bir sene önce burada yaşamayan birisi bu değişikliklerin yalnızca bir senede yapıldığına inanamazdı.

 

Scroll, elindeki belgeleri sıkı sıkıya tutmuştu. Sınır Kasabası’nın Majesteleri’nin önderliği altında daha ne gibi gelişimler yaşayacağını kestiremiyordu. Ama sürprizlerle dolu olacağı kesindi.

 

O sırada içeri Majesteleri’nin muhafızı girdi: “Bayan Scroll… Majesteleri sizi görmek istiyor.”

 

...

 

Kalenin üçüncü katına dönen Scroll, Majesteleri’nin el yazması parçalarını düzenlediğini gördü.

 

“Bunları ezberlememi mi istiyorsunuz?" diye soran Scroll, bir yandan da rüzgârdan dağılmış saçlarını toplamakla meşguldü.

 

“Evet. Bu kitabı bitirmek beyin hücrelerimin en az yarısını götürdü.” diyen Prens eliyle boynunu ovuşturuyordu. Scroll’a anlaması zor gelen birkaç kelime mırıldandı.

 

Scroll, bu davranışa alışmıştı açıkçası… Majesteleri’nin kullandığı garip terimleri görmezden gelerek el yazmalarını aldı. Kapaktaki harflerin “matematik” kelimesini oluşturduğunu ve daha önce hiç görmediği turuncu bir renkte olduğunu fark etmişti.

 

Birkaç sayfa çevirdi. Kitabın başlığının ne anlama geldiğini anlamak imkânsız gelmişti. Daha sonra ezberlemeye odaklandı. Daha önce öğrendiği denklemlere kıyasla, bu yeni formüllerde sayılar bile yoktu. Ancak bir dizi yeni karakter gibi görünen farklı farklı semboller vardı. Sadece Anna ve Tilly'nin ilgileneceği şeylere benziyorlardı.

 

“Her neyse…” diyen Roland, sordu: “Halkın ortalama geliri nedir?”

 

“Ayda minimum 10, maksimum 40 gümüş.” diye cevap verdi Scroll. Bir yandan da ‘matematik’ kitabını ezberlemeye çalışıyordu: “Ancak ortalama gelir için bu gün daha önce bir kere kullandığım büyülü kitabıma ihtiyacım var.”

 

“Sorun değil. Yarından sonraki gün bana istatistiksel verileri getirebilirsin.” diye elini salladı Roland: “Su ve ısıtma temini için belirlememiz gereken ücret konusunda o verilere ihtiyacım var. Toplu ısıtma sistemi projesi bir hafta içinde başlayacak. Tamamlandığında en uzun süren kışlarda bile yaz havası olacak evlerde…”

 

“Soğuktan korkmayan bir şehir… Bu sadece Majesteleri’nin topraklarında olabilecek mucizelerden biri…” diye düşünen Scroll, söze girdi: “Ekstra bir işim çıkmadığı sürece size sonuçları yarın getiririm.”

 

"Yarın… Büyülü kitabı bir hikâye kitabına dönüştürebilir misin?” diye soran Roland, gülümsedi: “Anna’nın okumadığı herhangi bir kitap olmalı…”

 

"Hikâye kitabı mı?” diye soran Scroll, meseleyi hemen çözmüştü: “Yarın Anna’nın…”

 

“Uyanış günü…” diye başını sallayan Prens, gülümsüyordu. 










Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18429 Üye Sayısı
  • 792 Seri Sayısı
  • 37668 Bölüm Sayısı


creator
manga tr