Bölüm 399: İletişim

avatar
1017 1

Release That Witch - Bölüm 399: İletişim



Çevirmen: Lodos 

Sarayın bodrumu, Kral Şehri, Gökhisar Krallığı…

 

Timothy eli yanağında tahtında oturmuş adayların mankenlere yaptıkları suikastları izliyordu.

 

"Kış başladığından beri kaç aptal izledim? Bu palyaçoların hareketlerine müsamaha gösteriyorum, iyice yumuşamış olmalıyım!” diye düşündükten sonra hapşırdı.

 

Ana salon kar tozu tarafından yıkıldığından beri Timothy, konseyin toplanma yerini bodruma taşımıştı. Birkaç deponun açılması ve birkaç başka düzenlemelerden sonra toplam alan tüm bakanları ve soyluları barındıracak büyüklüğe ulaşmıştı. En önemlisi ise buranın kesinlikle güvenli olmasıydı. Sadece bir girişi vardı ve saray tamamen yukarıdaydı. Burada hiçbir şey konuşmalarını bozamazdı yani… Tek dezavantaj güneş ışığının olmaması ve aydınlatmanın da terebentin meşaleleri kullanarak sağlanmasıydı. Bu meşaleler de ortamdaki havayı kurutuyordu. Terebentin de Timothy’nin uykusunu getiriyordu. Ama yapacağı bir şey yoktu. Ne zaman aklına Roland gelse öfkeden kuduruyordu. Saldırının gökten geldiğini fark eden görgü tanıkları olmasaydı muhtemelen tek yapacağı birkaç tane daha gözcü kulesi inşa etmek olurdu. Ama ne yaparsa yapsın işe yaramayacaktı. Bu sebeple şimdilik yapabileceği tek şey toplantılarını burada düzenlemekti.

 

“Roland Wimbledon bu yaptıklarının hesabını verecek!” diye düşündüğü esnada bir aday araya girdi: “Ekselansları! Bir bakınız… Eğer o hain Roland benim gözüme görünürse bana verdiğiniz görevi aynen yerine getireceğim!”

 

Timothy adaya hızlı bir bakış attı. Aday, göz açıp kapayıncaya kadar yirmi adım uzaktaki bir varile dört tane bıçak fırlatıvermişti bile…

 

“Açıkça konuşmak gerekirse…” diye söze girdi aday: “Daha önce de bu işi yaptım ben… Bu yöntem sayesinde onlarca sokak faresi öldürdüm. Bir kalabalığın içinde gizlendiğim sürece hedeflerim bıçakların nereden geldiğini bile fark etmezler.”

 

"Ne kadar istiyorsun?” diye sordu Timothy.

 

“Sadece 25 kraliyet altını… Beşi yolculuk ve kılık değiştirme masrafları için kullanılacak. Hainlere yaklaşmak için halkın arasına karışmam lazım…”

 

“Sör Weimar!” diye seslendi kral.

 

“Emredersiniz Ekselansları!” diye öne çıktı Çelik Yürekli Weimar.

 

“Tam olarak ne demek istiyorsunuz Ekselansları?” diye soran aday, epey ürkmüştü.

 

“Eğer şövalyemi yenersen sana ödülünü hemen veririm.” diyen Timothy, Weimar'a göz kırptı.

 

Başını sallayan Weimar, zırhını çıkararak adaya doğru yürüdü.  

 

"Bekleyin, bekleyin Ekselansları… Hayır, hayır bu bir işe yaramaz…” diyen aday bir yandan da şövalyenin ataklarını savuşturmaya çalışıyordu: “Ben yakın dövüş beceremem! Ah!”

 

Tam o anda şövalyenin karnına attığı tekme sözlerinin geri kalanını yutmasını sağlamıştı. Bir süre yerde yuvarlanan aday, şövalyeye bir bıçak fırlattı. Ancak şövalyenin kalkanı tarafından kolayca engellenmişti bu hamle… Sonrasında da şövalye tek darbeyle adayın kolunu yarıdan kesti. Kan kavisli bir biçimde etrafa sıçramıştı.

 

“Elim!” diye acı bir çığlık attı aday. Sağ kolunu yere dayayarak dengesini sağlamaya çalışıyordu.

 

“Bir; Kraliyet ailesinin üyeleri o öldürdüğün fareler kadar aptal olmaz… O ahmak kardeşim bile kalabalığa yaklaşmamayı akıl edebilir. İki; Daha tek bir şövalye ile başa çıkamıyorken birkaç şövalye tarafından korunan bir Lorda suikast yapabileceğini nasıl düşünebiliyorsun? 25 altını aldıktan sonra ortadan kaybolacağın çok belli…” diyen Timothy, eliyle işaret etti: “Dışarı atın şunu…”

 

Bir ya da iki ay önce olsaydı, bu cahil ve açgözlü insanlarla uğraşmazdı. Ama ne yaparsa yapsın Roland kanlı canlı bir şekilde ayakta kalıyordu…

 

Timothy derin bir nefes alarak düşündü: “Bu cahil adaylara bir ders verilirse belki de gelecek olanlar iyi düşünüp gelir… Ya da halktan suikastçı bulmaya çalışmak tamamen bir hatadır ve Roland’ı yenebilecek tek şey haplar ve kar tozudur…”

 

Gözleriyle salonu taradı ve herhangi bir yabancı göremeyince başbakana sordu: “Kar tozu silahında ne durumdayız?”

 

Uzun Şarkı’dan toplanan ardışık istihbaratlar sayesinde Sınır Kasabası’nın Dük Ryan’ı ve Timothy’nin çılgın ordusunu yenebilmesinin sebebinin alışılmadık bir kar tozu silahı kullanımı olduğu öğrenilmişti. Çalışma sistemi arbalete benzeyen ve kar tozunun verdiği itici gücü kullanarak atış yapabilen kapalı bir boru gibi bir şey olduğu söyleniyordu. Timothy bu silaha çok ilgi duymuş ve yapabilmek için bir sürü demirci bir araya getirmişti.

 

“Çok iyi değil Ekselansları…” diyen Marquis Wyke başını salladı: “Demirciler alınan istihbaratlardan yola çıkarak bu silahın 10-15 civarı prototipini yaptılar. Ama hiçbiri iddia edilen ateş gücüne ulaşamıyor. 50 adımlık mesafede bile her yapılan atış karavana gidiyor. Ancak 10 adımda etkili olunabildi şimdiye dek…”

 

"10 adım mı?” diye soran Timothy kaşlarını çatmıştı: “10 adımdan ebem de vurur. Üstümüze yürüyen orduların da 10 adıma kadar gelmesini mi bekleyeceğiz?”

 

“Henüz ustalaşmadığımız bazı şeyler var maalesef, evet… Kral Şehri’ndeki bütün demircileri ve çırakları toplasak bile ayda bu silahtan 20 tane yapabiliriz ve muhtemelen hepsi çalışmaz.” diyen başbakan iç çekti: “Şimdiye dek eğitimler esnasında dört prototipte patlama yaşandı. Haliyle muhafızlar eğitim yapmak konusunda pek istekli değiller artık…”

 

“Lanet olsun! Sınır Kasabası, Kral Şehri’nden kat kat küçük ama Roland bir kışta yüzlerce yapabildi bu silahtan… Şeytanların yardımını falan almış olmalı!” diye düşünen Timothy öfkeyle konuyu değiştirdi: “Ya haplar? Kilise bir cevap vermedi mi?”

 

“Maalesef Ekselansları…” diye cevap verdi Marquis: “Yüksek rahip Kutsal Şehir’in şeytani canavarlarla savaşmakla meşgul olduklarını ve bu nedenle geçici olarak hap veremeyeceklerini söyledi. Tekrar bu işleri konuşmamız için Şeytan Ayları’nın bitmesini bekleyecekmişiz…”

 

“O hainin bir huzurlu gün daha yaşamasını istemiyorum!”

 

“Kutsal Şehre kişisel olarak bir mektup yazmam gerekiyor gibi görünüyor…” diye düşündü: “Gelecekte Gökhisar Krallığı'ndan müritleri olsun istiyorlarsa bana hap vermeleri şart!”

 

Tam o günkü toplantının sona erdiği duyurulacaktı ki Diplomasi Bakanı Sör Bullet Timothy’ye doğru yürüdü ve: “Ekselansları! Şafak Krallığı'ndan elçiler geldiler ve sizi görmek istiyorlar.” dedi.









Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18331 Üye Sayısı
  • 791 Seri Sayısı
  • 37561 Bölüm Sayısı


creator
manga tr