Bölüm 384: Günah ve Bedel

avatar
1094 0

Release That Witch - Bölüm 384: Günah ve Bedel



Çevirmen: Lodos 

Karanlık kaybolduktan sonra, Mayne kendini boş bir meydanda ayakta dururken buldu.

 

Önündeki her şey belli belirsiz tanıdık görünüyordu. Kısa evler, hala inşaatta olan bir manastır ve yeni bir taş kilise. Zemin kuruydu. Güneş bulutların arkasında görünüyordu ve sıcak bir esinti vardı. Hiç Şeytan Ayları gibi hissetmiyordu Mayne…

 

“Bi’ saniye…” diyen Mayne, aniden bir farkındalığa varmıştı: “Burası benim ilk defa mürit olduğum Eski Kutsal Şehir… Papa O’Brien, meydanda bir arınma ritüeli düzenliyordu sanki...”

 

“Yani anılarında en çok öne çıkan yer burası...” dedi Zero arkasından soğuk bir sesle: “Oldukça güzel bir yer.”

 

“Safkan Cadı!”

 

Kafasındaki bölük pörçük anılar birleşti. Her şeyi hatırlamıştı. Öfkeyle Zero’ya baktı: “Sen deli misin!?”

 

“Güçlerini bana karşı kullanmaya nasıl cesaret ediyor? Ayrıca, neden taktığım Tanrı Gözü’nün İntikamı bir işe yaramıyor?”diye geçirdi içinden.

 

“Hayır, deli değilim. Ne yaptığımın tamamen farkındayım.” diyen Zero, gülümsedi: “Kafası karışan ve deliren sensin. Ama sorun değil. Bilinçaltı dünyasında sana açıklama yapmak için epey zamanımız var.”

 

Mayne, Zero'nun ruh savaşı gücünü biliyordu. Sahip olduğu kurbanla sadece zihnini kullanarak savaşabiliyordu. Kazanan her şeyi alır, kaybeden ise her şeyden vazgeçmek zorunda kalırdı. Bu son derece nadir görülen bir büyü türüydü. Sadece Tanrı Gözü’nün İntikamı ile engellenebiliyordu. İçinden küfretti Mayne. Tanrı Gözü’nün İntikamı’nı takmış olmasına rağmen nasıl olmuştu bu?

 

Cebine uzandı ve mavi kristali çıkardı. Güneş ışığının altında parlıyordu ve herhangi bir kusuru yok gibiydi.

 

“Nasıl?” diye soran Mayne, dişlerini gıcırdattı.

 

“Taştan mı bahsediyorsun?” diyen Zero, gülümsedi: “Etkisi kaldırıldı. Ama bir ölümlü farkı hissedemez.”

 

“Etkisi mi kaldırıldı?” diyen Papa, Zero’ya bakıyordu. Tüm Kutsal Şehir’de Tanrı Gözü’nün İntikamı’nı kaldırabilecek tek bir kişi vardı: Safkan cadı Isabella.

 

Bu... Apaçık ihanetti!

 

“O*ospu karılar!” diye haykıran Mayne'in alnındaki damarlar öfkeden genişlemişti. Elleri de öfkeyle sarsılıyordu: “Bu cadıların bu kadar dönek olduklarını bilseydim Papa olduğum gibi onları Tanrı’nın Cezalandırma Ordusu’na koyardım!”  diye geçirdi içinden. Sonra da öfkesini kontrol etmeye çalışarak acı bir şekilde: “Bu ne zaman oldu?” diye sordu.

 

“Beni hücreye tıkmıştın hatırlarsan… Ne zaman olduğunu nasıl bilebilirim?” diyen Zero, omuz silkti: "Ben sadece ondan bunu yapmasını istedim. O da yaptı!”

 

"Sen istedin ha! Eğer bunu uzun zamandır planlamamış olsaydınız nasıl bu kadar rahat yapabilirdi böyle bir şeyi?” diyen Mayne’in kalp atışları sıçramıştı birden: “İkisi bile bunu başaramazdı...”  diye düşündü. Papa olduktan sonra O’Brien Hazretleri’nin yatak odasına taşınmıştı. Odanın her yerinde yalnızca kendisinin bildiği tuzaklar ve kapının önünde her saat her dakika nöbet tutan muhafızlar vardı. Yanında da sürekli çok kaliteli Tanrı Gözü’nün İntikamı taşları taşıyordu. Nasıl olmuştu da saldırı fırsatı bulabilmişlerdi?

 

Mayne o kadar öfkeliydi ki ürkütücü bir şekilde sakinleşmişti: “Ne istiyorsun? Sana verdiğim o cezalardan dolayı benden intikam mı almak istiyorsun? Beni öldürsen bile her yer Tanrı Gözü’nün İntikam Taşları ile dolu. Ayrıca asansör durur durmaz dışarıda bekleyen askerler seni yakalayacaklar. Ne yaparsan yap kaçamayacaksın. Ve seni sorgulamaya başladıklarında benim vurduğum kırbaç darbeleri hiçbir şey gibi gelecek!"

 

“Ben kaçmak istemiyorum.” diyen Zero başını salladı: “Senin yerini alıp Papa olmak istiyorum.”

 

"...”

 

Mayne şaşkına dönmüştü. Vereceği her türlü cevabı öngörebilirdi… Ama bu cevabı beklemiyordu: “Safkan bir cadı olan bir Papa mı? Tüm inananların önünde Papa olarak taçlandırıldım ben. Hayal gücün epey gelişmiş! Beni öldürürsen sence seni kabul ederler mi?”

 

“Herkesin önünde görünmem gerekmeyecek ki… Rahatlıkla fark edilmeyebilirim. O’Brien Hazretleri de çoğu zaman Gizli Tapınak’ta kalıyordu. Ortaya çıkacağı zamanlarda bir maske takması yeterli… Bu şartlar altında Papa’nın başka birisi olduğunu kim söyleyebilir?”

 

“Bu hileye uzun süre devam edemezsin! Az önce söylediklerimi duymadın mı? Asansör durur durmaz muhafızlar burada olmadığımı anlayıp seni hemen tutuklayacaklar!” diye kükredi Mayne: “Beni şu anda dışarı çıkarırsan yaptığın bu ihaneti unutma ihtimalim hala var!”

 

“Ruh savaşı bir kere başladı mı bitmez…” diyen Zero, gülümsüyordu: “Ayrıca en başından beri yanılıyorsun, beni tutuklamayacaklar.”

 

“Bu da ne anlama geliyor?”diye düşünen Mayne, cadının gözlerine baktı. Ne düşündüğünü anlamaya çalışıyordu. Herhangi bir korku ya da panik belirtisi yoktu cadıda… Sakin bir şekilde Mayne’e bakıyordu.

 

Mayne’nin kafasına aniden dank etmişti bir şeyler!

 

Ağzını açtı. Ama boğazının bir çift büyük el tarafından sıkıldığını hissetti. Ses çıkaramıyordu. Biraz süre geçtikten sonra zorlukla: “Hepsi O’Brien’ın…” dedi.

 

“Sonunda anladın!” dedi Zero: “Yüce Papa O’Brien Hazretleri bütün askerlere ve muhafızlara aşağıda, Gizli Tapınak’ta kalmalarını ve asla yerlerinden ayrılmayarak sadece kendisinin emirlerine itaat etmelerini söyledi. Papa olmuş olabilirsin ama Gizli Tapınak’ın kontrolü hala senin elinde değil.” diyen Zero, hafifçe kıkırdadı: “Şimdi bir düşün… Gizli Tapınak’ı geçtik ve Kilise’nin temel iskeletinin üstündeyiz. Tanrı Gözü’nün İntikamı’ndan ve muhafızlardan arınmış tek yer. Sence de savaşmak için harika bir arena değil mi?”

 

Cadı, gülümsemeyi bırakmıştı. Gözleri alev alev yanıyor gibiydi: “Bu, Papa O’Brien’ın bizim için yaptığı bir düzenleme. Hayatta kalan her şeyin sahibi olacak!”

 

“Bu nasıl... Bu nasıl olabilir?” diyen Mayne boğazının kuruduğunu hissetmişti: “Aptal bunak! En başta insanlar cadıların yerini aldı diye mi yapıyor bunu… Çok saçma!”

 

Zero'nun gözlerindeki alevler hırstan kaynaklanıyordu. Doğduklarından beri Kilise’nin bir aracı olarak eğitilmişlerdi. Ve Kilise’nin emirlerine karşı gelmemeleri gerekiyordu. Birden O’Brien’ın ona söylediği bir şeyi hatırladı: “Savaşa yardımcı olsunlar diye iki safkan gönderiyorum. Onlardan kimse kaçamaz!”

 

Neden Kurt Yüreği Kralı ve Berrak Su Kraliçesi’nin anılarının Zero’yu etkileyeceğini düşünmemişti ki? Neden ülke yöneticilerinin ve bir fatih olan Garcia'nın Zero'yu etkileyeceğini düşünmemişti ki?

 

O’Brien’ın ölmek üzereyken yüzünde olan ifadeyi hatırladı Mayne. Aptal ihtiyar nasıl olmuş da böyle bir düşünceye sahip olabilmişti?

 

“Görmek istediğin son bu muydu seni aptal ihtiyar!?” diye geçirdi içinden Mayne…










Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18403 Üye Sayısı
  • 792 Seri Sayısı
  • 37610 Bölüm Sayısı


creator
manga tr