Bölüm 346: Mazi – Part 3

avatar
1115 1

Release That Witch - Bölüm 346: Mazi – Part 3



Çevirmen: Lodos 

“Eh… Bu yüksek uyanış sayılır mı?” diye sordu Prens.

 

Agatha bir an için ne söyleyeceğini bilememişti. Aklında kalanlar… Bu nasıl olabilirdi?

 

Kutsal Şehir unutulmuş ve Kutsal Birlik yok edilmişti. Cadıların eğitim ve rehberlik alacakları hiçbir yer yoktu. Bu yüzden cadıların yeteneklerinin azalmış olması mantıklıydı. Ama az önce ne görmüştü? Daha yeni yetişkin olmuş bir cadı iki kez gelişim yaşamıştı. Bu, şansla açıklanamazdı. Kutsal Birlik’te iken bile çok çok nadir gerçekleşen bir durumdu bu…

 

Ayrıca eğer doğru bir şekilde duyduysa Anna kadar eşit derecede yetenekli olan üç kişi daha vardı?

 

Agatha, gri saçlı adama hareketsiz bir şekilde baktı. İyileşmesi biraz zaman alacak gibi görünüyordu: “Bu… Yüksek uyanış sayılır. Ama Ölçme Taşım yok, bu yüzden onun becerisindeki değişimi ölçemiyorum.” dedikten sonra bir an duraksadı, boğazı kurumuş gibiydi: “Mümkünse şunu sormak isterim Anna'ya... Uyanışını ne sırasında yaşadı? Yetişkinliğe girmesinden beri çok zaman geçmemiş gibi görünüyor. Bu iki uyanma sadece son bir veya iki yıl içinde olmuş olabilir mi?”

 

Konuşmasını bitirene kadar saygı kurallarına dikkat ettiğini fark etmemişti. Eğer eskiden olsa; Anna bu yetenekleri ile Kutsal Birlik’in üst düzey bir üyesi olmaya hak kazanmıştı. Kendisi ile kıyaslandığında Anna ile eşit olduklarını fark etmişti Agatha.

 

Uyanışını yaşayan herhangi bir yetişkin cadı da saygıya layıktı.

 

“İlk uyanışım şeytani canavarlara karşı savaşırken sihirli gücümü tükettikten sonra oldu. İkinci uyanış ise; muhtemelen yeni bilgiler öğrenmemden dolayı olmuştur.”

 

“Bilgi mi?” diyen Agatha, biraz ürkmüştü: “Ne tür bir bilgi?”

 

“Bu daha sonra konuşulabilir.” diyen Prens boğazını temizledi: “Şimdi daha önce tartıştığımız konuya geri dönelim. Alice ve Tanrı'nın Cezalandırma Ordusu’nun deneyi tam olarak ne anlama geliyor?"

 

“Gerçekten de eğer bana yalan söylemiyorsa, bu bilgi dedikleri şey gerçekten de çok önemli bir şey olmalı. Anna bu sayede gelişim yaşayabilmiş. Bu yüzden bana güvenmeden önce bu konudan bahsetmemek istemesi anlaşılabilir.” diye düşünen Agatha biraz heyecanlanmıştı. Evrilme şansını arttırmak, cadılara karşı olağanüstü bir öneme sahipti. Belki de Kutsal Birlik’i ancak bu sayede canlandırabilirdi.

 

Sonra tekrar düşüncelere daldı: “İyi de bu bilgi dedikleri şeyi nereden aldı ki? Burası yalnızca vahşi araziler en nihayetinde. Bunlar gibi büyük bir grup köylü büyünün sırlarını nasıl anlayabilir? Bu 400 yılda dünya ne hale gelmiş?”

 

Agatha şimdilik bu soruları bir kenara koyarak söze girdi: “Alice çok güçlüydü. Tanrı Gözü’nün İntikamı kullanılsa bile birkaç Cehennem Lordu’nu yenebilirdi. Ancak çok az aşkın vardı. Büyülerimizdeki çeşitliliğin az olması zaten bizi mağlup etti.”

 

“Çeşitlilik mi?”

 

“Evet. Bir cadı uyanmadan önce ne tür bir yeteneğe sahip olacağını bilemez. Ancak Kutsal Birlik’in hesaplamasına göre, tüm cadıların sadece yüzde onu savaşa uygundu. Aynı oran aşkın cadılar için de geçerliydi. Ama evrim geçiren savaş cadılarının oranını kimse bilmiyordu. 50 yıl içinde tek bir cadının evrilmediği bile oluyordu. Savaş kuvvetlerimiz sabit ve dengeli değildi. Çoğu zaman çoğu şey belirsiz kalabiliyordu.”

 

"Bu yüzden ölümlülerden cadılar çıkıyordu. Ama çıkanların hepsi savaşta iyi olmayabiliyordu. Bunu mu demek istiyorsun?”

 

“Aşağı yukarı evet.” diyen Agatha iç çekti: “Cadıların sayı eksikliğini telafi etmek için ölümlülerden oluşan bir muhafız müfrezesi oluşturduk. Ancak... Ölümlüler Şeytanları yenemedi. Vücutlarında birden fazla Tanrı Gözü’nün İntikamı olsa bile hala Şeytanlara karşı savaşmaktan çok uzaktalar. Bu olumsuz durumların sonucunda da Alice, Keşif Topluluğu’na insan vücudunun sınırlarını aşabilecek savaşçıların araştırılmasını emretti. Bu günlükten yola çıkarsak başarılı olmuş olmalı...”

 

“Başarılı olmuş olmalı mı?” diye merakla sordu Prens: “Sen Keşif Topluluğu’nun bir üyesi olduğunu söylememiş miydin?”

 

“Evet, söyledim. Ama emir verildikten sonra ben Taquila Keşif Topluluğu’ndan ayrıldım ve Gizli Orman'da kendi laboratuvarımı kurmaya başladım.” diyen Agatha dudaklarını ısırdı ve devam etmeden önce bir an tereddüt etti: “Cadıları ve ölümlüleri Tanrı Gözü’nün İntikamı sayesinde zorla birleştirmek için gereken çözümü buldular. Ancak... Bu süreç cadıların hayatlarını tüketmelerini gerektiriyordu. Bu yaklaşımı kabul edemedim. Keşif Topluluğu’nun cadıları hammadde olarak kullanmaları yerine, Tanrı Gözü’nün İntikamı’nı iyice keşfetmeleri gerektiğine inandım. Günlükte yazılanlar doğru. Bu davranış cadılara sadece yıkım getirdi.”

 

Prens biraz şok olmuş gibiydi: “Cadılar hammadde olarak mı kullanılıyordu?"

 

“Alice bunu çaresizlikten yaptı. O sıralar Taquila yıkımın eşiğindeydi. Başka çaresi yoktu.” diyen Agatha, Prens’in bir şekilde sempati ifadesi gösterdiğini görünce ona ısınır gibi olmuştu: “Ama şu anda ne Kutsal Birlik var ne başka bir şey. Bu da bize o yaklaşımın yanlış olduğunu kanıtlıyor sanırım.”

 

“Ama Tanrı'nın Cezalandırma Ordusu hala var bu dünyada.” dedi Prens.

 

Bunu duyan Agatha donakalmıştı. Prens’e baktı: “Ne dedin sen?”

 

“Bunun sadece bir tesadüf olup olmadığından emin değilim.” diye yavaşça konuşmaya başladı Prens: “Kilise… Hiç duymadığın bu organizasyon Geçilmez Dağ sıralarının ortasındaki açıklıkta iki şehir kurdu. Bu şehirlere Kutsal Şehirler adı verildi. Cadıların avlanması da onlar tarafından başlatıldı. Dahası, yetimleri ve sokak çocuklarını da bulup alıyorlar ve onları Kutsal Şehir’deki manastıra götürüyorlar. Wendy kaçmayı başaranlardan birisiydi. Kilise’nin kendi ordusu ve toprakları var. En güçlü savaşçıları Tanrı'nın Cezalandırma Ordusu’ndandı. Akıl sağlığını kaybetmiş o hayvanlar güç olarak neredeyse olağanüstü Cadılar kadar güçlülerdi. Sayıları da kesinlikle az değildi. Ayrıca bazı cadıları da kendi saflarına çekmiş durumdalar. Küçüklükten beri yetiştirerek onları kendi kuvvetleri olarak kullanıyorlar. Senin yeteneğini bu yüzden Tanrı Gözü’nün İntikamı kullanarak engelledim.” diyen Prens ellerini iki yana açtı: “Şimdiye dek Kutsal Taquila Şehri’ni kuranların, şeytanlara karşı savaşanların ve o harabeleri bırakanların Kilise olduğunu düşünmüştük.”

 

Agatha ağzını açtı ama bir kelime çıkmamıştı. Ölümlülerden oluşan bir organizasyonun Kutsal Birlik’in en önemli sırlarına sahip olması, devamında cadıları avlaması ve egemenliğini pekiştirmek için Tanrı'nın Cezalandırma Ordusu’nu kurması nasıl olabilirdi? Aniden bir ağrı saplanmıştı başına. Tanrı’nın Cezalandırma Ordusu ortadan kaybolmamış aksine düşmanların eline düşmüştü… Kutsal Birlik nasıl izin verebilmişti buna?

 

Wendy yorgunluğunu ve rahatsızlığını hissetmiş olmalı ki Agatha'yı yavaşça yatağa itti ve hafifçe: “Bugünlük bu kadar yeter. İyi bir uyku çek bakalım şimdi. Bir şekilde nedenini öğreniriz.”

 

Ayak bileğindeki Tanrı Gözü’nün İntikamı’nın gevşediğini hissetti. Anna çıkarmıştı. Kalabalık odayı tek tek terk etti. Geride kalan tek kişi gri saçlı Prens idi.

 

Roland kapıyı kapatırken bir şey söylemesi gerektiğini hissetmişti: “Bir konuda yanlışın var. Ölümlüler Şeytanları yenebiliyor.”









Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18422 Üye Sayısı
  • 792 Seri Sayısı
  • 37653 Bölüm Sayısı


creator
manga tr