Bölüm 305: Kimyasal Atılım

avatar
1199 1

Release That Witch - Bölüm 305: Kimyasal Atılım


 

Çevirmen: Lodos 

Cadılar ve Birinci Ordu ekibi çıkalı dört gün olmuştu. Yani yarın öğleden sonra Gümüş Şehri’ne varmış olmaları gerekiyordu.

 

Honey’in eğittiği haberci kuşlar sayesinde Roland, gün gün Anna’dan, Bülbül’den ve Demir Balta’dan haberler alıyordu. Telefon kadar hızlı olmasalar dahi kablosuz bir telgraf gibiydi. Aynı rotada gidip gelen birkaç haberci kuşla SMS atmak gibi olabilirdi.

 

Bülbül’ün yokluğunda kalenin savunmasından Baş şövalye sorumluydu. Ama Roland, Carter’ın bu günlerde neden bu kadar mutlu dolaştığını anlayamıyordu. Önceki görevine dönmek ve benim kişisel muhafızım olmaya devam etmek bu kadar hoşnut edici bir şey miydi?

 

Başını salladı ve İnşaat Bakanı Karl van Bate’in hazırladığı rapora geri döndü.

 

Uyku Adası’ndan gelen cadıların da katkısıyla inşaat konusunda bu birkaç ayda epey hızlanmışlardı.

 

İlk başta Kızıl Su Nehri Köprüsü vardı. Tamamen bitmişti. Diğer ahşap ya da taş köprülere kıyasla farklı bir yöntem izlenmişti. Köprü dışarda birleştirilmiş ve sonrasında nehrin üzerine yerleştirilmişti. Lotus’un yaptığı o iki köprü ayağı inşa sürecine çok yardımcı olmuştu.

 

Modern çağlar için kötü bir köprü olabilirdi belki… Ama bu çağ için efsanevi bir köprüydü. Toplam uzunluğu yaklaşık 100 metre idi. Köprünün yüzeyi düzgündü, aynı anda iki araba geçebiliyordu. Yüksekliği de gemilerin geçebilmesi için tam kıvamındaydı. Devrin taş köprülerine kıyasla sanat eseriydi bu köprü…

 

İkinci olarak Lotus, surları da bitirmişti. O topraktan yapılma surlar kasabanın alanını iki kat daha genişletmişlerdi. Asıl kasaba ‘iç şehir’ gibi olmuştu.

 

Son olarak da Krallık Bulvarı vardı. Lotus Geçilmez Dağ’a bağlı bazı levhaları geri çekerek yolun kısalmasını sağlamıştı. Büyük etkisi olmuştu bu değişikliğin.

 

“Majesteleri, Lotus’un şimdi ne inşa etmesini istiyorsunuz?” diye sordu Karl.

 

Roland, Lotus’un yeteneklerine hayrandı. Sırf bu yüzden ona İnşaat Bakanlığı Yardımcılığı bile teklif etmeyi düşünüyordu.

 

“Eh…” diyen Roland çoktandır bu soruyu düşünüyordu. Hayata geçirmek istediği üç proje daha vardı.

 

Bunlardan ilki deniz limanıydı. Güney plajına giden bir yol açmadan önce bir liman yapmaları gerekiyordu.

 

İkinci proje barınak genişletmeleriydi. Her ne kadar Belediye Binası bu işe ciddi yatırımlar yapmış olsa da yine de sıcak tuğla evlerde yaşayamayacak 3000 kişi vardı. Geçici süreliğine diktikleri o ahşap barınaklar ya da basit kulübeler bile soğuğa direnemiyordu.

 

Üçüncüsü ise bir rıhtım inşa etmekti. Eğer sığ su gemileri inşa etmek istiyorsa önce Kızıl Su Nehri’nin geçişini de etkileyebilecek büyük bir rıhtım yapabilmeliydi.

 

Biraz düşündükten sonra barınak genişletmelerini birinci sıraya almaya karar verdi. Madem o kadar mülteciyi toplayıp getirmişlerdi, onlara iyi bir yaşam sunmaları da şarttı. Açlıktan ya da soğuktan ölmeleri halinde bu yalnızca bir kayıp olmazdı. Diğer insanların da batıya karşı ilgileri azalırdı.

 

“Ee… Geçici evleri nereye inşa edelim peki?” diye sordu Karl.

 

“En iyi yer çiftçilerin de yaşadığı gecekondu bölgesi olur.” diyen Roland bir yandan da haritaya bakıyordu: “Orası savunma hattından yeterince uzakta. Ayrıca Geçilmez Dağ’dan gelen rüzgâra karşı korunabilirler de orada.”

 

İnşaat Bakanı odadan çıktığında Roland, ufak bir şekerleme yapmayı düşünüyordu ama Kyle Sichi kapıda belirdi.

 

“Majesteleri! O beklediğiniz seri asit üretim projesi hayata geçirilmiştir!”

 

Bu cümle, Roland’ın bütün uykusunu alıp götürüvermişti. Gülümsedi ve ayağa kalkıp: “Gerçekten mi? Göster bana.”

 

Kızıl Su Nehri’ne yaklaştıklarında 5 No’lu laboratuvarın yanına dizili olan beş adet gri kavanoz ve bir de kireç ocağı gördü. Her bir kavanoz iki insan boyundaydı. Ve tepelerine uzanan bir boru vardı. Borunun şekli çok pürüzsüz idi. Anna’nın yaptığı belliydi.

 

Genç bir adam Roland’a baktı ve eğilerek: “Saygılarımı sunuyorum Majesteleri.” dedi.

 

“Sanıyorum ki sen Chavez’sin.” Kyle’dan şimdiye kadar eski laboratuvardakilerin isimlerini çok duymuştu. Şimdi ilk defa görüyordu.

 

“İsmimi hatırladınız…” dedi şaşırmış bir şekilde Chavez.

 

“Bay Sichi, çok bahsetti senden.” diye açıklayan Roland, Chavez’in sırtını sıvazladı ve: “Çok iyi gidiyorsun. Aynen devam et.” dedi. Sonra da Kyle’a bakarak: “Bu şey nasıl üretiyormuş bakalım asidi?”

 

Kyle sakalını düzeltti ve gülümseyerek konuşmaya başladı: “Tamamen ‘Temel Kimya’ kitabındaki bir denklemden yola çıkıldı. Saflaştırılmış sülfür şu gördüğünüz fırınlarda pişiriliyor. Daha da ısıtılarak çıkan gaz borulardan geçerek kurşun kavanozlara akacak.”

 

“O kavanozların hepsi kurşundan yapılma mı?”

 

“Evet. Asit karşısında yalnızca kurşun dayanabiliyor.” diye başını salladı Kyle: “Nitrosülfürik asit borulardan geçerek kavanoza akacak. Ve aşağıdaki sülfür dioksit ile sıcak nitrik asit birleşerek nitrojen oksit oluşturacak. En sonunda su ve sülfür dioksit bir araya gelerek sülfürik asit haline gelecek. Sonuç olarak da çıkan ürün kavanozun altındaki ufak bir delikten dışarı akacak.”

 

“Sonuçlar ne durumda peki?” diye soran Roland bir yandan da kavanozlardan birini kontrol ediyordu. Dumansız barut konusunda seri üretime geçebilmesi için bu proje şarttı. Bu problemi çözebildiği sürece yeni nesil silahlarla yeni bir çağ açabilirdi.

 

“Bu bizim dördüncü denememiz. Laboratuvarın eski yöntemle bir haftalık ürettiği aside eşitiz.” diye gururla açıkladı Baş simyacı: “Deneme aşamasında olduğumuz için çok yükleme yapmadık. Tabii daha büyük kurşun kavanozlar sayesinde daha fazla üretim yapmamız mümkün.”

 

“Bu iyi haber.” diye güldü Roland: “Bayan Anna gelene kadar bekleyin, sonrasında büyük bir asit mekanizması kurarsınız. Kurşun yetmezse demir de kullanabilirsin. Soraya aside karşı bozulmayacak şekilde kaplama yapar demirlere.”

 

Kyle başını salladı. Ama bir sonraki cümlesi Roland’ın yüzündeki gülümsemeyi yarıda bırakmıştı.

 

“Asit üretimini tamamladım ve beş laboratuvarın beşini de doldurdum Majesteleri. Acaba şu söz verdiğiniz ‘İleri Kimya’ kitabını verebilir misiniz bana?”

 

 

 

 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18128 Üye Sayısı
  • 789 Seri Sayısı
  • 37392 Bölüm Sayısı


creator
manga tr