Bölüm 287: Sabun Fabrikası Hazırlıkları

avatar
1229 1

Release That Witch - Bölüm 287: Sabun Fabrikası Hazırlıkları


 

Çevirmen: Lodos 

Gümüş Şehri’nden alınmış yıkama taşları dört gemiyi dolduruyordu ve boşaltmak birkaç gün sürmüştü.

 

Artık yeterli hammadde vardı ve sabunun seri üretimplanı resmi olarak gündeme alınmıştı.

 

Fabrika ve depo gibi gerekli binalar çok önceden kurulmuştu. Sabun fabrikası sanayi parkının yanında, eski örnekleriyle tamamen aynı tarzda inşa edilmiş 2 numaralı buharlı motor fabrikasının yanına konumlandırılmıştı. Çatı, destek kirişleri ve duvar döşemelerinin tamamı ahşaptan yapıldığı ve daha öncekilerle aynı ölçülere sahip oldukları için, ahşap kesme ve taşıma işi cadılara bırakılmış ve tüm inşaat da kısa sürede bitmişti.

 

Sabun üretimi bir dizi kimyasal reaksiyona ihtiyaç duyuyordu. Doğal bir soda görevi gören yıkama taşları bu sebeple kullanılacaktı. Gerekli olan hammaddeler de oldukça yaygın maddelerdi. Soda külüne ek olarak muazzam miktarda kireç sütü ve yağa ihtiyaç duyuluyordu. Kireç sütünü ıslattıktan sonra suyun içindeki kirecin bulanık su dolu havuzun dibine çökmesi beklenecekti.

 

Parfümlü sabun üretmeden önce Roland zaten tüm kimyasal reaksiyon sürecini kale bahçesinde test etmişti. Temel teori aynıydı. Ancak onun için daha önemli olan; üretim sürecine rehberlik etmek için ihtiyaç duyulan kimyagerlerdi.

 

Bu yüzden baş simyacıyı ofisine çağırmıştı.

 

Kapıdan içeri giren Kyle Sichi bağırdı: “Majesteleri, daha önce benden bir seri üretim sülfürik asit sistemi geliştirmemi istemiştiniz. Sanırım bulduk! Ancak büyük miktarda kurşun kullanmamız gerekecek. Ayrıca kurşundan gemi yapabilecek bir demirciye de ihtiyacımız olacak. Cadılarınızdan bazılarının metali doğru şekilde kesebildiğini duydum…”

 

“Elbette… Bana ihtiyaç duyduğun yapının şekli ve büyüklüğü ile ilgili bir rapor ver. Cadı Birliği’ne bunu yapmalarını söyleyeceğim.” diyen Roland oturmasını işaret ederek konuşmaya devam etti: “Bugün seni çağırmamın sebebi asit üretim süreci değil. Farklı bir görev var.”

 

“Majesteleri, bu günlerde çok meşgulüm. Herhangi başka bir iş yapacak vaktim yok.” diyen Kyle tekrar tekrar başını salladı: “Seri asit üretim sistemi zor bir iş. Ne pahasına olursa olsun bitirmek zorundayım. Öğrencilerim de yardımcı olamaz maalesef. Onların hepsi asit üretimi konusunda bana yardım ediyorlar, hiçbiri ayrılamaz.”

 

“Emin ol, bunun için zaman kaybetmek zorunda olmayacaksın.” diyen Roland bunu söylerken çayından bir yudum aldı ve devam etti: “Sevgili öğrencilerinden hiçbirini göndermene gerek yok. Basitçe birkaç çırağını göndermen gayet yeterli olur.”

 

“Onların görevi ne olacak?”

 

“Sabun yapacaklar. Daha doğrusu ucuzluk pazarında satılan kokulu parfümlerin ucuz bir versiyonunu yapmak. Kokusu hariç, parfümlü sabunla aynı işlevi sağlayacak. Banyoda, çamaşır ve bulaşık yıkarken kullanılacak.”

 

“Temel Kimya’da bahsedilen sabunlaşma reaksiyonundan mı bahsediyorsunuz? Alkol ve tuz üretmek için kostik soda ve yağ reaksiyonunu kullanan mı?” diye soran Kyle sakalını okşadı.

 

“Bir simyacının ağzından standart kimya terimlerini duymak oldukça ilginç bir his.” diye düşünen Roland gülümsemesini gizlemeye çalışarak ciddi bir ifade ile konuştu: “Doğru, sabunlaşma reaksiyonu. Ben o temel teori sayesinde kokulu sabun üretebildim.”

 

“Bu durumda benim ne yapmam gerekiyor? Eğer çok önemli değilse üretimi daha sonraki bir tarihe kaydırmamızı öneririm. Sonuç olarak, adamlarınız birkaç gün boyunca duş alamasalar bile sorun olmaz. Kıyafetlerini, yemek tabaklarını ve diğer bu tarz şeyleri direkt olarak suda ıslatmaları yeterli olur.”

 

“Bu çok önemli.” dedi Prens. Her kelimeyi iyice vurgulayarak konuşmasına devam etti: “Daha açık konuşmak gerekirse sabun yapmak önemsiz. Şu anda asıl ihtiyacım olan şey üretim sürecinde oluşacak yan ürün.”

 

“Alkolü mü kast ediyorsunuz?” diye soran Kyle biraz şaşırmıştı.

 

“Doğru, tam olarak alkol. Gliserin de diyebilirsin. Önemi asitlerden daha az olmayan oldukça değerli bir hammadde.”

 

“Peki.” diyen Kyle omzunu silkti: “Ancak daha önce de belirttiğim gibi bunu kendim yapacak vaktim yok.”

 

Roland hafifçe iç çekti. Bir kez daha baş simyacıyla anlaşmanın yoruculuğunu öğreniyordu: “Birkaç yetenekli çırağı seçip süreci onların önünde göstermen yeterli olacaktır. Birkaç kişiyi üretim sürecinde çalışmaları için işe alacağım. Ama sonuç olarak hiçbiri kimyadan bir kelime anlamaz. Bu yüzden tüm kısımları kontrol edecek birileri olmak zorunda.” diyen Prens bir an duraksadıktan sonra konuşmaya devam etti: “Bunu daha önce denenmemiş bir kimyasal deney gibi düşünebilirsin.”

 

Kyle’yi ikna eden şey, muhtemelen son söyledikleriydi: “Eğer böyle söylüyorsanız çıraklara ihtiyaç duyduklarını öğretmem için bu öğleden sonra güzel görünüyor.”

 

“Mükemmel.” diyen Roland gülümsedi: “Şunu da bilmelisin ki süreçle ilgili en önemli şey kostik soda üretimini sağlaması.” Reaksiyon formülünü bir kağıt parçasına yazdı ve Kyle’a verdi: “Yıkama taşlarının ısı ile eritilmesi ardından suda çözünmesi daha sonra da suyun filtrelenmesiyle nispeten saf bir sodyum karbonat çözeltisi elde edebilirsiniz.” diye devam etti Roland: “Kısaca önce damıt sonra karıştır. Bu adımları derişim yoğunlaşana kadar tekrar et. Soğuduktan sonra konsantre çözelti büyük miktarda kristallerden oluşacak.”

 

Bunlar Temel Kimya’da yazılı detaylardı. İki alkalinin birçok ismi olduğundan dolayı--kostik soda, kül suyu, soda külü, sodyum hiposülfit, sodyum triosülfit, soda kristali-- birbirine karıştırmak çok kolaydı. Roland’ın bu güne kadar hala net bir şekilde hatırlıyor olmasının sebebi nerede kullanılıyor olduklarını hatırlamasıydı.

 

Baş simyacı kimyasal reaksiyon denklemine baştan sona bakarak: “Anlıyorum. Ama Majesteleri yağla ilgili ne yapılacak?” dedi.

 

“Sana gönderilmesini ayarlayacağım.”

 

Hayvansal yağ bu dönemde pahalı bir kaynaktı. Ancak önceki tohum toplama görevi sırasında özel muhafızları bitkisel yağ için güvenilir bir kaynak olan Mağlup Ejder Sırtı’ndan zeytin ağaçları için tohumlar getirmişti. Kale arkasına küçük bir bahçe yapılmıştı zeytinlere özel. Ama Yaprak her gün ilgilendiği için kısa sürede çok sayıda ürün alabilmişlerdi. Zeytinyağı çıkarmak da çok basitti. Zeyitn olgunlaştıktan sonra basit bir fiziksel güçle eziliyordu. Çekirdeği ve meyvesi de ayrılıyordu haliyle.

 

Son olarak da sabun ve gliserin üretimi için gerekli hazırlıkların kısa bir tanıtımını yapan Roland, Kyle Sichi’nin ofisten ayrılmasına izin verdi.

 

Sabun üretimi başladıktan sonra Roland sürekli bir gliserin akışı elde edecekti.

 

Ve gliserin ile nihayet gerçek dumansız baruta ve güçlü patlayıcılara giden kapıyı açmıştı.

 

 

 

 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18429 Üye Sayısı
  • 792 Seri Sayısı
  • 37668 Bölüm Sayısı


creator
manga tr