Bölüm 274: Sınav 

avatar
1109 0

Release That Witch - Bölüm 274: Sınav 


 

Çevirmen: Lodos

Yemekten sonra Candle, salona erken girdi.

Her akşam Scroll Öğretmen bu salonda onlara ders verirdi. Ama büyük şehirlerdeki aristokratik sınıflara kıyasla buradaki öğrenciler cadılardı.

 

Candle, sınıfa ilk gelen değildi. Evelyn, masaya oturmuş ona el sallıyordu.

 

Candle, yerine oturunca Evelyn direkt sordu: “Majesteleri’nin son zamanlarda sana verdiği bir görev var mı?”

 

“Evet. Birkaç garip metal üzerinde büyümü deneme görevi verdi. Bu metallerin oda sıcaklığında kalması gerekiyormuş. Nedenini pek anlamıyorum ama…”

 

Evelyn gözlerini verdi: “Majesteleri bana hiçbir görev vermiyor.”

 

“Sana günlük bir antrenman planı vermedi mi yani?” diye merakla sordu Candle.

 

“Hayır. Nasıl istersem öyle hareket ediyorum.” diyen Evelyn başını salladı: “Ara sıra gelip şarap tatmamı istiyor.”

 

“Belki de Majesteleri bunu bekliyordur senden. Hayatın boyunca barlardaydın. İçeceklere çok hâkimsin. Senin gibi pek fazla cadı yok.”

 

“Şarap tadımı için bir cadıya ihtiyaç duyulmaz ki…” diye çıkıştı Evelyn: “Aylık bir altın maaşla gayet kaliteli bir şarap uzmanı alabilir.”

 

“Hmm…” diyen Candle diğerinin omzunu okşadı: “Eminim Majesteleri’nin bir planı vardır.”

 

“Scroll da beni bu şekilde teselli etmeye çalıştı. Ama daha yeteneğimle ne yapabileceğimi bile bilmiyorum. Sudan şarap yapmak mı? Neye yarar ki… Sakın bana mükemmel bir şarap üretip satmak istediğini falan söyleme. Halkın parası sadece sıradan biraya yetiyor. Soyluların ise bir standardı yok. Hepsi farklı farklı çeşit şarap seviyor. Ve Majesteleri’nin bana tattırdığı şarapları da içebilmek gittikçe zorlaşıyor. Birçok kez meyve suyu ya da normal su katmasını önerdim. Sanki en sert şarapları üretmeye çalışıyor gibi…”

 

Candle bir an ne diyeceğini bilememişti. En nihayetinde o da Evelyn ile aynı yolun yolcusu idi. Uyku Adası’na vardıktan sonra yaptıkları tek iş, günlük sıkıcı işlerdi.

 

Yoğun oldukları zamanda yaptıkları işler yeteneklerine göre ayrılıyordu. Candle genelde yiyeceklerin muhafazasından sorumlu oluyordu. Bu yaklaşımdan hiç rahatsız olmamıştı. Aksine yorgun düşen kız kardeşlerine taze yemek sağlayabilmek onu mutlu bile ediyordu. Ama bir zaman sonra cadılar da kendi aralarında gruplaşmaya başlamışlardı ve bu onu biraz rahatsız etmişti.

 

Neyse ki Leydi Tilly bu durumu erken anlamıştı da daha sağlıklı bir iş bölümü yaparak sorunu çözmüştü. Daha az sevilen cadılar da biraz olsun kendilerini iyi hissetmişlerdi.

 

Ama Sınır Kasabası’nda öyle bir durum hiç yaşanmamıştı. Bütün cadılar hep bir aradaydılar. Beraber yatıp kalkıyorlar yemeklerini Majesteleri ile beraber hep birlikte yiyorlardı. Giydikleri kıyafetlerden onlara gösterilen muameleye kadar her şey aynıydı… Asıl önemli nokta ise yetenekleri ne olursa olsun birbirlerini hiç ayırmıyorlardı. Sınır Kasabası’na geleli daha iki hafta geçmiş olmasına rağmen bu noktayı açıkça görebiliyordu Candle.

 

Herkes bir diğerini kız kardeşi olarak görüyordu. Candle bu durumu epey kıskanmıştı doğrusu.

 

Bütün cadılar toplanıp oturduklarında Scroll Öğretmen elinde bir deste kâğıt ile içeri girdi: “Bugün size yeni bir şey öğretmeyeceğim. Şimdiye kadar öğrendiklerinizden sizi sınav yapacağım.”

 

“O da ne?” diye elini kaldırarak sordu Şimşek.

 

 “Üç aydır eğitim görüyorsunuz. Majesteleri artık sizi test etmenin zamanının geldiğini düşünüyor. Bu kâğıtlardaki sorular üç ana başlıktan oluşuyor: Dil, Matematik ve Doğa. Toplam 10 soru var. Her biri 10ar puan. Soruyu anlamamanız halinde elini kaldırıp sorabilirsiniz. Sanıyorum hepinizin okuma yazması gayet yerindedir. Eğer okuma yazma bilmiyorsanız doğru cevabı bilmek pek işinize yaramaz.” diyen Scroll bir an duraksadıktan sonra devam etti: “Bu arada Majesteleri yalnızca soruların yarıdan fazlasını doğru yapanların bu hafta sonu ikindi atıştırmalarında dondurma yiyebileceklerini söyledi. Bu limiti aşamayanlar ikindi atıştırmalarına katılamayacaklar.”

 

Candle birinin sıkıntıyla nefes verdiğini duydu. Başını çevirdiğinde sesin Bülbül’den geldiğini gördü.

 

“Ayrıca Majesteleri, bu sınav konusunda Uyku Adası’ndan gelen cadıların zorunlu olmadıklarını belirtti. Yani ister burada kalabilirler isterse de bu akşam serbest olabilirler.” diyen Scroll önce Candle ve Evelyn’e sonra da diğer cadılara baktı ve: “Sınavdan alacağınız not ne olursa olsun ikindi çaylarına katılabilirsiniz.”

 

“Ohh…” diye rahatlayan Evelyn, Candle’a: “Bütün o harfleri hatırlayamadığım için dondurma hakkımı kaybetmekten korkmuştum.” dedi.

 

Honey ve Lotus kalkarak Scroll’a selam verdiler ve salondan ayrıldılar.

 

Bir de kendisini pek hissetmeyen Sylvie de çıktı ve böylece geride Candle ve Evelyn kaldı.

 

“Sen kalacak mısın?” diye kısık sesle bir soru sordu Candle.

 

“Bir denemek istiyorum.” diye başını salladı Evelyn: “Majesteleri bilginin büyüye yardımcı olduğunu söylemişti. Eğer sıkı çalışmazsam diğerleriyle asla yarışamam. Hem bugünlerde okuma yazma da çalışıyorum. Lily ve Gizemli Ay bana yardım ediyor.”

 

 “Ben de deniyorum o zaman.”

 

 

“Sınav sonuçları hazır Majesteleri.” diyen Scroll özeti Roland’a uzattı.

 

“Sıkı çalışıyorsunuz, tebrik ederim.”

 

Kuzey Yamaç Madeni’ndeki son keşiften beri Roland pek kendisinde değildi, kafası epey doluydu. Günlük işlerine odaklanamıyordu kolay kolay. Bu yüzden bir test yapmaya karar vermişti: “Ne? Bülbül, standardı geçebilmiş mi?”

 

“Sadece onla kalmıyor. Not olarak en iyiler arasında. Bunun büyük kısmı da dil bölümünde aldığı puanlar. Sorularınız çok zor da değildi zaten. Bir de Bülbül’ün önceden de okuma yazması vardı. Diğerlerine göre birkaç adım önden başlamıştı sayılabilir yani.”

 

Roland, dudaklarını kıvırdı: “Belki bu sayede onun daha az şekerli şeyler yemesini sağlayabilmeyi umuyordum.” Daha cümlesini bitirmemişti ki omzunda birkaç tane çimdik hissetti: “Sonuçlar gayet güzel görünüyor. Çoğunluk 60tan fazla puan almış. Eğitimimiz meyvelerini veriyor demek ki…”

 

Roland, özet kâğıdının altlarına baktı ve sordu: “Uyku Adası cadılarından sadece ikisi mi katıldı?”

 

“Evelyn 50, Candle ise 36 aldı. Evelyn’in temeli sağlam. Aldığı puanların çoğu dil bölümünden.”

 

Yeni gelen cadıların sonuçları iki haftalık bir eğitime göre hiç fena değildi. Sınır Kasabası’ndaki cadıların sonuçları da gayet güzeldi. Özellikle Lily, Sinekkuşu ve Gizemli Ay zirveye oynuyordu. Üç ayda sıfırdan başlayarak çok şey öğrenmişlerdi. Sokakta gezen insanların çoğunluğundan çok daha fazla şeyler biliyorlardı şu anda.

 

İnsanlar önyargılarını bir kenara koyarak cadılarla beraber çalışmaya başladıklarında acaba gelecek nasıl olacaktı? Bu düşünce Roland’ın kalbini ısıtmıştı.

 

 

 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18322 Üye Sayısı
  • 791 Seri Sayısı
  • 37546 Bölüm Sayısı


creator
manga tr