Bölüm 268: İlk Toplantı – Part 1

avatar
1206 1

Release That Witch - Bölüm 268: İlk Toplantı – Part 1


 

Çevirmen: Lodos

Roland, Sınır Kasabası’nın çizim salonunda ilk üst düzey toplantıyı düzenlemişti.

 

Başlarda Barov ve 10 öğrencisi ile düzenlediği ilk toplantıya göre Belediye Binası epey gelişmiş ve bütün personelleri ile neredeyse 100 kişiye ulaşmıştı. Bu 100 kişinin arasında soylular, şövalyeler, yaverler ve ilkokulu tamamlayarak diplomasını alan yerliler vardı.

 

Nüfusun artması sayesinde çeşitli departmanlar artık elemansız kalmıyor, bu da Roland’ı epey tatmin ediyordu. Eskisi gibi her şeyi kendisi yapması gerekmiyordu. Belediye personellerine yapılacak işi açıklıyor, onlar kendi aralarında iş bölümü yapıyor ve sonucunda da iş tamamen hallediliyordu. Bu Roland’ın bir şeyler başardığının kanıtıydı.

 

İlk üst düzey toplantıda bakanlıkların başında bulunan kişiler vardı:

 

Tarım Bakanı Sirius Daly

 

Eğitim Bakanı Scroll

 

Kimya Sanayisi Bakanı Kyle Sichi(geçici)

 

İnşaat Bakanı Karl van Bate

 

Ordu Komutanı Demir Balta

 

Belediye Sorumlusu Barov Mons

 

Sanayi Bakanlığı halen Roland tarafından yürütülüyordu. En nihayetinde sanayi denen şeyden Roland hariç kimse bir şey anlamıyordu.

 

Herkesin yanına bir kova buz yerleştirilmiş ve Candle da o buzlara büyü yapmıştı. En azından toplantı boyunca etraf serin kalacaktı. Dışardaki yakıcı güneş şimdilik odaya etki etmiyordu.

 

“Öyleyse her departmanın son raporları ile başlayalım.” diyen Roland kendisine bir bardak buzlu su doldurdu: “İlk olarak Tarım Bakanlığı.”

 

“Emredersiniz Majesteleri.” diyen Sirius ayağa kalkıp selam vererek önceden hazırladığı parşömeni açtı: “Şu anda yaklaşık 17000 hu buğdayımız var, kasaba halkını bir sene boyunca götürmeye yeter. Aynı zamanda Tarım Bakanlığı olarak 4500 hu da buğday satın aldık.”

 

Bu ‘hu’ eski zamanlardaki bir ölçü birimiydi. Genellikle buğday ölçmek için kullanılırdı. Bambu bir sepet kullanılıyordu bu ölçüm sisteminde. Bu yüzden bir ‘hu’nun kaç kilogram ya da litre olduğunu bilmiyordu. Neyse ki önemli olan bu değildi. Önemli olan kasabanın karnının doyacak olmasıydı.

 

 “Majesteleri, neden çiftçileri buğdaylarını satmaya zorlamıyoruz?” diye kafası karışmış bir şekilde sordu Sirius.

 

“Çünkü buğday onların malı. Nasıl isterlerse öyle kullanırlar.” diye cevapladı Roland: “Çiftçiler buğdayı satmak zorunda diye ya da ellerinde tutmak zorunda diye bir kanun koymadım ben. Ne demişler: ‘Yasak olmayan her şey serbesttir.’”

 

Bu cevabı duyan Sirius’un kafası karışmıştı. Sadece o da değildi. Odadaki diğer herkes şaşkın gözlerle Majesteleri’ne bakıyordu. Bir tek Barov, bu cümleyi anlamış görünüyordu.

 

“Başka bir şey var mıydı?” diyen Roland bir yudum daha içti buzlu suyundan. Yalnızca zaman, diğerlerinin tamamen Prens’i anlamalarını sağlayacaktı. Ancak onu anladıkları zaman gelişmiş memur sıfatına uyabileceklerdi işte. Bu sorun bir başka ihtiyaca yol açıyordu: Bürokrasi. Bürokratik sistemlerde neredeyse iletişim ve anlaşma konusunda hiç sorun çıkmazdı.

 

“Ee… Evet.” diyen Sirius Daly başını arkaya attı ve konuşmaya başladı: “Şimdi bütün tarlaların hasadı yapıldı. Önümüzdeki yıl için nasıl bir nadas planı hazırlamam gerektiğini bilmiyorum.”

 

“Hayır. Çiftçiler ekime devam edecek. Önümüzdeki sene de buğday ekeceğiz.” diyen Roland elini salladı: “Tarlaların yanındaki buğday samanları gübreleme için kullanılacak. Önümüzdeki birkaç gün içinde o buğday samanlarını gübre olarak tarlalara attıracaksın. Toprağa iyice karışmalarını sağlayıp asıl gübre için zemin hazırlayacaksın.”

Güneşin bu sıcağında gübreleme işleminin tutması en fazla iki ay sürecekti. Bu işlemi kışın yapsaydı bu süre dört aya ulaşırdı. Bir sonraki senenin baharının başına kadar gübreler toprağa iyice işlenmiş olacaktı. Yani bir nadas planlarına ihtiyacı yoktu.

 

Yüksek kaliteli gübrelere gerek yoktu. İnsan dışkısı ve hayvan artıkları gübreleme için birebirdi.

 

“Nasıl emrederseniz!” diyen Sirius başına dokundu: “Bir de Majesteleri, bu kadar fazla buğday varken bir-iki tane öğütme taşı işimizi pek görmüyor. Kızıl Su Nehri’ne yakın bir değirmen inşa etmeniz mümkün müdür? Buharla çalışabilen bir şeyler belki..?”

 

“Bu güzel olur.” diyen Roland başını salladı. Bu kesinlikle bir gelişme idi. Nihayet kendisinden başka biri daha yeni güç yöntemini kullanmak istiyordu: “İlk olarak bu planı Barov ile bir görüş. Yeterli bütçeyi sağlamanız halinde de İnşaat Bakanlığı ile projeyi konuşabilirsin.”

 

“Tamamdır Majesteleri. Son mesele de vatandaşlık hakları isteyen çiftçiler hakkında. Şu anda terfiye hak kazanan 516 çiftçi var. Listeyi çoktan Lord Barov’a ilettim.” diyen Sirius ayağa kalktı ve selam vererek: “Benim raporum bu kadar.” dedi.

 

“Aferin.” diyen Roland, Sirius’u teşvik etmek için iki kez ellerini çırptı. Kurt Ailesi’nin yeni şövalyesi bu yeni hayatına uyum sağlayabilmişti demek ki... Aynı zamanda Belediye’nin disiplinini de hemen kapıvermişti. Biraz reklam sayesinde iyi bir rol model olabilirdi. Belki de ileride Uzun Şarkı’nın soylularını ve şövalyelerini yanına çekmek için kullanabilirdi Roland onu.

 

 

İkinci rapor verecek kişi Scroll idi. Saçlarını atkuyruğu olarak bağlamıştı. Beyaz ve temiz bir elbise giymişti. Hem yetenekli hem de bir hayli olgun gözüküyordu. Bugün onu öyle görünce bir sene önce sürgünde Kilise’den kaçan bir cadı olduğunu düşünmek bir hayli zor olmuştu.

 

“Şu anda ilkokulda eğitim gören 85 kişi var. Çoğu Bay Karl’ın önceki okulunda da eğitim almış kişiler.” Efsanevi zekâsı ve hafızası sayesinde önceden bir rapor hazırlaması gerekmemişti. Her şey aklındaydı. Roland onun bu özelliğini biraz kıskanıyordu doğrusu: “İçlerinden 46 kişi Belediye’ye katıldı. 21’i bisiklet fabrikasına gitti. 13’ü de Birinci Ordu’ya katıldı. Aynı zamanda Kimya Laboratuvarı’na başvuran da 5 kişi var.”

 

“Beş mi?” diye düşünen Roland şaşkın bir şekilde Kyle Sichi’ye baktı. Kyle da bu durumdan pek memnun görünmüyordu. Ödül ve Onur Töreni’nde yaptığı reklam pek yankı bulmamıştı demek ki... Daha yeni inşa edilmiş 3 yeni laboratuvar bölgesi uzun bir süre boş kalacak gibiydi.

 

“En azından bu 85 kişinin 85’i de bir işe girmiş.” diye düşünerek kendisini rahatlatmaya çalıştı Roland.

 

 

 

 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18389 Üye Sayısı
  • 792 Seri Sayısı
  • 37598 Bölüm Sayısı


creator
manga tr