Bölüm 133: Elk Ailesi’nin Şövalyesi Part -2

avatar
1643 1

Release That Witch - Bölüm 133: Elk Ailesi’nin Şövalyesi Part -2


 

 Çevirmen: Lodos

Salona girmeden önce Prius’un üstü bir kez daha aranmıştı. Fakat bu seferki, önceki aramadan çok daha detaylıydı. Üstten alta doğru, bıçağı gizleyebileceği her yere bakmışlardı. Ayak tabanı bile es geçilmemişti.

 

Sonra salona götürülmüş ve sonunda Dük’ü mağlup eden kişiyi görmüştü. Gökhisar Krallığı’nın Dördüncü Prens’i, Sınır Kasabası’nın Lordu ve Batı’nın Hükümdarı Roland Wimbledon.

 

Prens’te de, Wimbledon kanının tipik simgesi olan gri saçlar vardı. Yüzü hala çok genç görünüyordu. En fazla yirmili yaşlarının başındaydı. Gri saçları dışında kraliyet kanından olduğuna dair başka hiçbir ipucu yoktu. Bir taç giymemiş veya ince parmaklarına takılar da takmamıştı. Bunun yerine elinde basit bir tüy kalemi vardı. Herhangi bir bilezik de takmıyordu. Sıradan bir soyluya çok uzak bir özellik idi bu.

 

“Prius Dessau, Elk Ailesi’nden bir şövalyesin değil mi?” diyen Roland sandalyesine yaslanıp, parşömene bakarken sordu.

 

“Evet efendim. diye cevaplayan Prius, bir dizinin üstüne çöktü.

 

Buna inanamıyordu. Daha sakalı bile terlememiş olan genç bir adam, batı eyaletinin önceki lordu olan Dük Ryan’ın birleşik gücünü bir grup avcıya ve madenciye liderlik ederek bozguna uğratmıştı.

 

“Okuyup, yazabiliyor musun? Ayağa kalkıp cevap verebilirsin. ”

 

Evet Majesteleri. Bu, bir şövalye için en temel gereklilik.” diyen Prius ayağa kalktı ve birdenbire aklına Gökhisar Krallığı’nın çok güçlü olmadığı zamanlarda eski şövalyelere ünvanlar verdiği gelmişti. Hatta savaşta iyi başarı gösteren sivilleri bile şövalye yapmışlardı. “Yani tıpkı diğer genç nesil şövalyelerin yapabildiği gibi.”

 

Son üç yılda, keşif ve savaşların azalmasıyla askeri başarılar kazanma ve şövalyelikle kutsanma imkanı daha da azalırken, bir şövalyenin diğer özelliklerinin önemi daha da artmıştı. Elinize kalemi alamayıp bir belge okuyamayıp yazamadığınız sürece, kendi topraklarınızı yönetmek çok zor oluyordu. Kral’ın, Soğuk Rüzgar Tepesi’nde kamp kurmasıyla birlikte Şafak Krallığı’nın batı sınırındaki yetenekli erkeklerin sayısında ani bir yükseliş olmuştu. Böylece, şövalye olma şartları da zorlaşmıştı.

 

Şimdiyse şövalye eğitimi sırasında, eğitilenlerin öğrenecekleri ilk şey nasıl okuyacağıyla nasıl yazacağıydı. Eğer daha sonradan yüksek rütbelere yükselmek istiyorlarsa çeşitli görgü kurallarına da hakim olmalıydılar.

 

Fakat Prius’un anlayamadığı bir şey vardı. Neden Majesteleri ona bu soruyu sormuştu?

 

“Çok iyi. diyen Prens başını sallayarak devam etti: “O halde karar vakti geldi.”

 

Bu cümleyi duyan Prius, nefesini tutmuştu.

 

“İki seçeneğin var. Birincisi; Kuzey Yamaç Madenine gidip suçlarının affedilmesi için yirmi yıl boyunca orada çalışman. İkinci seçeneğin ise öğretmen olup, halkıma okuma ve yazmayı öğretmeye başlaman. Ayrıca, bir madenci olsan da bir köle olmayacaksın. Sana ödeme yaptığım gibi, her ay üç gün dinlenme hakkın olacak. Ama öğretmenlere ücretle beraber ücretsiz konut ve haftada iki gün de dinlenme hakkı olacak. Ancak, ikinci seçeneği seçersen elli yaşına gelene kadar çalışmalısın. O zaman geldiğinde çalışmaya devam etmesen dahi maaşın ödenmeye devam edecek.”

 

Tüm bunları dinleyen Prius biraz rahatlamıştı. Beklediği gibi ölüme ya da sürgüne yollanmamıştı. Ancak bu iki seçenek onu şaşırtmıştı. Bir madenci olarak çalışmak zor gibi görünüyordu ama Majesteleri maaş alacağını ve... Tatillerinin de olacağını söylemişti.

 

Ayrıca öğretmen olan bir kişinin bilgili bir insan olması gerekmez miydi? Kendisinin okuma ve yazmanın dışında başka hiçbir bilgisi yoktu. Ayrıca ‘Sivillere öğreteceksin.’ derken ne demek istemişti? Majesteleri, halka soyluların kültürü öğretebileceğini gerçekten düşünmüyordu, değil mi?

 

Ancak en kritik noktaysa her iki seçenekte de kendi topraklarına ne olacağını söylememiş olmasıydı.

 

Prius cesaretini toplamış bir şekilde Prens bakarak dikkatlice sordu: Saygıdeğer Majesteleri, iki seçenekten birini seçtiğimde topraklarıma neler olacağını söylemediniz

 

“Bana kılıçlarını kaldırdığın andan itibaren toprakların senin olmaktan çıktı.diye açıkça cevap verdi Roland. “Bu konuda çoktan Elk Ailesinin varisiyle bir anlaşma yaptım. Seçiminizi yaptıktan sonra yeni kont Sınır Kasabasına gelecek ve ailenle birlikte sana bir tazminat gönderecek. Böylelikle toprakların şimdilik sahipsiz kalacak. Tabi ilerleyen yıllarda şövalye olan birisine de verilebilir.”

 

Prius’un kalbi acıyordu. Ama onun topraklarında eviyle beraber sadece bir grup tavuk, ördek ayrıca balıklarla dolu da bir gölet vardı. Bu şeyler ne kadar değerli olabilirdi ki?

 

“Tahta karşı isyan eden bir hainin suç ortağı olan birisi için bu hafif bir hüküm.” diyen Roland durakladı: “Ayrıca, çorak ve küçük toprakların için neden bu kadar büyük bir üzüntü duyuyorsun ki? İster madenci ol ister öğretmen. Yeterince para biriktirirsen kendi toprağını satın alabilirsin.”

 

Bu cümleyi duyan Prius’un morali bir kez daha yerine gelmişti. Madencilik kesinlikle en sevdiği iş değildi. Ama diğer seçim konusunda...

 

Majesteleri, öğretmenlerin maaşının ne kadar olduğunu öğrenebilir miyim?”

 

Bir temel öğretmenler en başta her ay 20 kraliyet gümüşü alacak. 50 yaşına kadar maaşın her yıl 5 gümüş artacak. 50 yaşına ulaştığında maaşın en yüksek seviyeye ulaşmış olacak. Ancak öğretmenliği miras bırakamaz veya aktaramazsın. ”

 

Birazcık cebir bilgisi sayesinde Prius, yılda yaklaşık 3 altın kraliyet altını alacağını ve her yılda maaşının artacağını hesaplayabilmişti. Dolayısıyla, dört veya beş yıl boyunca çalıştığı sürece geliri kendi topraklarındaki geliri kadar yükselecekti.

 

“Majesteleri, Temel Öğretmen unvanı ne anlama geliyor … başka öğretmen sınıflarıda mı var?”

 

“Elbette başka sınıflar da var. Temel öğretmenler sadece okumayı ve yazmayı öğretiyor. Orta derece öğretmenler ve Yüksek derece Öğretmenler her türlü farklı bilgiyi öğretmekle yükümlü. Sınır Kasabasının gelişmesine katkısı olabilecek eşsiz bir yeteneğin olduğu sürece bu pozisyonu alabilirsin.” diyen Roland oturuşunu dikleştirerek devam etti: İyi bir yeteneğin var mı? Binicilik veya kılıç becerilerini sormuyorum.”

 

Prius her konuda kötü olduğunu düşündüğünden dolayı biraz tereddüt etti ama sonra: Majesteleri, tavuk ve ördek yetiştirmede iyiyim. Ayrıca balıkçılıkta da iyiyim.” dedi.

 

Bunları yüksek sesle söylediğini fark ettiğinde söylediği kelimelerden dolayı pişman olmuştu, Bunlar ne tür bir yetenekti yahu? Tavuk ve ördekler vahşi hayatta kendi kendine yaşayabilirlerdi. Diğer soylular kedi veya kuş yetiştiriyordu ama bunlar Prius’un çok fazla ilgisini çekmiyordu. Balıkçılık ise avcılıkla benzerdi. Yalnızca kişisel hobisi denilebilirdi.

 

Ancak, Majesteleri’nin yeteneklerine bu kadar çok ilgi duymasını asla beklemezdi.

 

Demek öyle? Nasıl yetiştirme yapıldığından bana biraz bahsedebilir misin acaba?”

 

“Peki. Kendi topraklarımda edindiğim tecrübelere göre anlatayım. Samanın içine biraz tahıl eklenecek. Aynı zamanda tahıl da biraz talaş ile karıştırılcak. Bu hem daha hızlı büyümelerin hem de büyük oranda yiyeceklerden tasarruf edilmesini sağlayacak. Havadar bir mekanda yağmur, rüzgar ve güneşten korunaklı bir kulübe inşa etmeniz gerekli. Özellikle yaz mevsiminde eğer kulübeniz yoksa, tavuk muhtemelen yumurtlamayı bırakacaktır. Kışın ise içeriye saman koyarak tavukların donmasını önleyebilirsiniz. Buna ek olarak, tavuklara her ay biraz balık verilirse hasta olma olasılığı da daha düşük olur. Elbette, tavuk gübrelerinin temizliği de çok önemli...

 

Konuşması bittiğinde Majesteleri’nin gülmeye başladığını fark etmişti.

 

“Evet, batı bölgesindeki soylular gerçekten de yararsız değil gibi görünüyor.” dedi Roland.

 

“Majesteleri?” Prius, Prens’in ne demek istediğini anlayamamıştı.

 

Neyse ki Roland Wimbledon onun korkusunu hızla uzaklaştırmıştı: “Birkaç adamımı Uzun Şarkı’ya biraz tavuk ve ördek almaları için göndereceğim. Aynı zamanda sana da yetiştiricilik yapabilmen için Sınır Kasabası’nın batısında bir parça toprak vereceğim. Maaşın ise Orta Sınıf Öğretmen gibi hesaplanacak. İlk yıl, her ay 50 kraliyet gümüşü alacaksın ve her yıl maaşın 10 gümüş artacak. Ama hayvanları büyütemezsen geriye kalan tek seçeneğin madencilik olacak.” dedi.

 

 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18430 Üye Sayısı
  • 792 Seri Sayısı
  • 37668 Bölüm Sayısı


creator
manga tr