Bölüm 123: Kilise’nin Daveti

avatar
1567 1

Release That Witch - Bölüm 123: Kilise’nin Daveti


 

 

Çevirmen: Lodos

Roland’ın kaleyi ele geçirmesinden itibaren dört gün geçmişti. O gün neredeyse çevredeki bütün soylular, şatonun büyük salonunda toplanmıştı.

 

Çoğu kişi haberleri biliyor olsa da, Roland yine de batı bölgesinin yeni hükümdarı olduğunu duyurması gerektiğini düşünüyordu.

 

Sınır Kasabası’na geri dönmek istediğini ve Hanımeli Ailesi’nin en büyük oğlunun kaleyi yöneteceğini söyledikten sonra herkes tartışmaya başlamıştı. Tabii ki hiç kimse ayağa kalkıp itiraz edemiyordu. Sonuçta Dük’ün başı hala şehir kapısının üzerinde asılıydı. Ayrıca kral Timothy’nin yakında aldığı büyük yenilgi yüzünden ordu gönderemeyeceğini de biliyorlardı.

 

Hanımeli Ailesi’nin tüm şövalyelerinin fidyeleri ödenmişti ve hepsi serbest kalmıştı. Diğer ailelerin şövalyeleri için ise fidye alınmamıştı. Bu yüzden de Roland şövalyeler ve paralı askerlerle birlikte Sınır Kasabası’na geri dönecekti. Roland’ın planına göre paralı askerler maden ocağına gönderilerek özgürlüklerini kazanmak için çalışacaklardı. Şövalyelere ise pişmanlıklarını göstermeleri için bir iş teklifi sunulacaktı. Şövalyelerin çoğu okur-yazardı. Bu yüzden de öğretmen olarak kullanılabilirlerdi. Ama tabii ki; hayatlarının geri kalanlarında bir daha asla silah kullanmalarına izin verilmeyecekti.

 

Olaylar bu şekilde ele alındığı sürece Hanımeli Ailesi diğer dört soylu aileden daha güçlü olacaktı. Ayrıca onların Uzun Şarkı’yı ve kendi bölgelerini savunacak kadar birlikleri var diye düşünüyordu Roland. Beş aile arasındaki küçük çıkar çatışmalarında da çözücü Petrov olacaktı.

 

Geçen birkaç günde Roland, Sınır Kasabası halkının iki yıl önce açlıktan ve soğuktan ölümüne neden olmaktan sorumlu olan yetkililerin yakalanmalarını emretmişti. Eski maliye bakanı Ferrero da dahil olmak üzere hepsi Sınır Kasabası’nda yargılanacaktı. Roland’ın tek pişmanlığıysa yiyecek stoğunu yakmaya çalışan ve Göktazı’nın ölümüne neden olan Kont Medde’nin savaş alanında ölmüş olmasıydı. Onu yargılamayı çok isterdi.

 

Uzun Şarkı ile Sınır Kasabası arasındaki ticari trafik ise nihayet düzeltilmişti. Böylece bir sonraki hafta bitene kadar birçok gemi, toplanan malzemeleri teslim etmek için Sınır Kasabası’na doğru yelken açacaktı. Roland, Barov’un önlerindeki birkaç hafta boyunca oldukça meşgul olacağını tahmin ediyordu. Sadece lorddan yağmaladığı altın paralarla uğraşmakla kalmayacak ayrıca çok sayıda göçmenin yolculuğunu da organize edecekti. Karl’ınsa yeterince tahta kulübe yapıp yapmadığını hala bilmiyordu.

 

Bu sorunları düşünen Roland, mümkün olan en kısa sürede Sınır Kasabası’na dönmek istiyordu. Aynı zamanda büyük tarım faaliyetini de yakında başlatması gerekiyordu.

 

Soylular öğle yemeğininde ziyafet çektikten sonra Roland biraz kestirmek istemişti. Ama muhafızlarından biri özel bir konuğun geldiğini söyledi.

 

Uzun Şarkı’daki kilisenin Yüksek Rahibi.

 

Bunu duyan Roland’ın uykusu kaçmıştı.

 

Uzun Şarkı, Sınır Kasabası’ndan tamamen farklıydı. Kilise burada uzun zamandır kök salmış durumdaydı. Sadece kilise yapmakla kalmamışlar hatta bir Yüksek Rahip bile göndermişlerdi. Zaten Prens bu yüzden Uzun Şarkı’da kalmaktansa Sınır Kasabasını geliştirmeye karar vermişti. Buradaki insanlar uzun zamandır Kilise’nin etkisi altındaydı. Sivillerden herhangi biri kilisenin bir casusu olabilirdi. Burada halkın fikrini değiştirme planı daha da karmaşık olacağı gibi cadıların keşfedilme riski de artacaktı. Kilise’nin köklerini kurutmadığı sürece halkın fikrini değiştirme şansını asla bulamazdı.

 

Uzun Şarkı’nın yönetici değişikliğine kilisenin ilgi göstermesi normal bir olaydı. Dolayısıyla Roland kendisine temsilci göndermelerine şaşırmamıştı. Gönderdikleri kişinin kimliği biraz özeldi. Yüksek Rahiplik rütbesi Kilise teşkilatındaki en kuvvetli rütbelerden biriydi. Komutası altındaki bölgeler bir Dük’ün komutasındaki bölgeler ile hemen hemen aynı boyuttaydı.

 

Büyük salonu bir kere daha buluşma yeri olarak kullanmaya karar verdi.

 

Yüksek Rahip Tylo 40 yaşlarındaymış gibi görünüyordu. Altı beyaz üstü mavi olan tipik kilise tarzında bir cübbe giymişti. Oldukça düzenli bir görünümü olduğu gibi davranışları da seviyeli soylular gibiydi.

 

Yüksek Rahip’in, yüksek kalitede bir Tanrı Gözü’nün İntikamı vardır diye tahmin eden Roland herhangi bir kazanın gerçekleşmemesi için buluşma öncesi Bülbül’e yüksek rahipten uzakta durmasını söylemişti.

 

Tylo selam verdikten sonra Roland oturmasını işaret etmiş ardından da masaya çay getirilmesini emretmişti.

 

Ne düşünürse düşünsün en azından sahteden de olsa ona karşı düzgün davranmalıydı.

 

“Majesteleri, ben Yeni Kutsal Şehir’in temsilcisi olarak buradayım.” diye gülümseyerek konuşuyordu Tylo: “Batı topraklarının gerçek efendisioldunuz. Tanrı sizi korusun.”

 

“Teşekkür ederim.Roland rahat bir ses tonuyla yanıtlamıştı: “Dük Ryan’dan kurtulup Uzun Şarkı’yı  devralmama hiç ilgi göstermiyorsun.”

 

“Nadiren dünyevi kargaşalara müdahale ederiz. İnsanlar iyi bir hayat yaşıyorlarsa iyi bir yönetici yüzündendir. Bu yüzden herhangi bir ailede doğmuş olmanız ya da kraliyet ailesine mensup olmanız Kilise için önemli değil. Aslında, Kilisenin bu konuda oldukça açık fikirli olduğunu düşünüyorum. Daha önceden sadece bir çiftçinin oğluydum. Ama şimdi bir Yüksek Rahip oldum.diyen Tylo gülümsedi: “Beni bağışlayın Lordum ama... Bir çiftçinin oğlundan bir dük olmaz değil mi?”

 

‘Kraliyet ailesini devirmek için bir ayaklanma başlattığı sürece Kral bile olabilir.’ diye düşündü Roland ama tabii ki bunu dışından söylemedi. Bunun yerine doğrudan konuya girdi: “Peki bugün neden geldiniz, sadece beni kutsamak için mi?”

 

“Kutsamak için gelmem nedenlerimden sadece bir tanesi. Ben size bir işbirliği teklif etmeye geldim.

 

“İşbirliği mi? Ne tür bir işbirliği?”

 

“Bölgenizin veya ordunuzun gelişmesi için size ne gerekiyorsa yardım edeceğiz.”

 

“Bir saniye dur...Roland kaşlarını çatmıştı. “Az önce, Kilisenin nadiren dünyevi kargaşalara müdahale ettiğini söylemiştin.”

 

“Nadiren müdahale etmemiz hiç etmediğimiz anlamına gelmez.diyen Rahip rahatlıkla cevap verdi: “Bu dünyadaki insanların yaşamları düzgün ve huzurlu olduğu sürece müdahale etmiyoruz. Ancak kardeşiniz Timothy’yle üçüncü kız kardeşiniz Garcia arasındaki mücadele yüzünden, güneyde yaşayan halk sefalet içinde. Başta size ‘Kilisenin halka huzur getiren saygın bir Kral’ı dikkate aldığını söylemiştim. Siz tam olarak böyle bir insansınız.

 

Roland’ın yüzünde düşünceli bir ifade vardı. Öyle görünüyordu ki Kilise taht savaşında ona yardım etmek istiyordu. Düşünmeden sorarak: “Neden?” dedi.

 

“Sınır Kasabasındaki halkına şeytani canavarlara karşı direnmeleri için liderlik ettin ve Şeytani Aylar boyunca Sınır Kasabasında onlarla beraberdin. Bu, cesaretinin ve yeteneğinin kanıtı. Ayrıca Söğüt Kasabasından yüksek miktarda yiyecek satın almanın nedeni; herkesin anlayabileceği gibi halkının aç kalmasını istememen. Bu da nezaketinin kanıtı. Böylece bir soylunun sahip olması gereken üç üstün özellik de sizde mevcut. Dahası kraliyet kanına sahipsiniz. Sizi seçmemizin nedeni bu.

 

Roland, Yüksek Rahip’in söylediği bir sözcüğe bile inanmamıştı. Fakat en azından Sınır Kasabası’nın, kışın kar yüzünden bütün iletişiminin kesilmiş olmasına rağmen ve herkesten izole olmuş bir parça olmasına rağmen Kilise’nin gözlerinden kaçmadığını fark etmişti.

 

“Nasıl yardım edeceksiniz? Benimle beraber savaşması için Yargı Ordunuzu mu göndereceksiniz?”

 

“Güneydeki savaşı en kısa zamanda bastırmak istesek de, sizin isteğiniz gibi bir şey yapacak olsaydık çoğu soylunun kızgınlığını kazanırdık. Dolayısıyla size sadece maddi olarak yardımcı olabiliriz. diyen Yüksek Rahip cebinden iki hap çıkardı. Bir tanesi siyah diğeri kırmızıydı: ”Bu haplar kutsal şehirdeki kutsal ibadet odasından geliyor. Sizin simya atölyeniz gibi bir şey bu kutsal ibadet odası. Kırmızı haplar geçici olarak adamlarınızı daha güçlü hale getirirken siyah hap ise acı ve soğukluk duygusunu azaltır. Ayrıca dayanıklılığı da oldukça artırıyor. Bu haplarla ordunuz durdurulamaz bir hale gelecektir. Kilise sizden sadece üretim masraflarını istiyor.” diyen Tylo bir anlığına durdu ve sonra devam etti: “Her hap beş kraliyet altını değerinde. Size söylediğim şeyin doğruluğunu kanıtlamak için bu iki hapı ücretsiz verebilirim. ”

 

“Bunun karşılığında ne istiyorsunuz? Dininizin kapsam alanını genişletmek için her bölgede bir kilise kurmam mı?”

 

“Bu bizim için elbette iyi olur. Ama bizim amacımız sadece savaşı bastırmak. İnsanlar barış içinde yaşadıkları sürece, doğal olarak Tanrı’nın kollarına geleceklerdir.”

 

Roland hapları aldı ve: “Bu kulağa harika geliyor ama şu anda Gökhisar Kralı olmak için rekabet etmek istemiyorum. Hem, Timothy ve Garcia benim kardeşlerim. Onları incitmek istemiyorum.” dedi.

 

Anlayabiliyorum.” diyen Yüksek Rahip gülümsedi: “Fakat bazen aile bağları kral olma cazibesine engel olamaz. Özellikle de siz başkalarının kral olma yoluna engel teşkil ettiğinizde. Bu haplar sadece başlangıç. Size başka konularda da yardım edebiliriz. Kararınızı verdiğinizde, beni her zaman kilisede bulabilirsiniz.”

 

Bunun üzerine ayağa kalktı ve selam vererek: “Size Kilisenin davetini sundum. Tanrı sizinle, Majesteleri ile birlikte olsun.” dedi.

 

 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18114 Üye Sayısı
  • 790 Seri Sayısı
  • 37378 Bölüm Sayısı


creator
manga tr