Bölüm 69: Top Sistemi

avatar
1667 1

Release That Witch - Bölüm 69: Top Sistemi


 

 Çevirmen: Lodos

Dört gün sonra arka bahçede.

 

Yerde iki derin delik kazılmıştı. Her iki delik de dairesel bir şekildeydi ve ne kadar derinleşirse, yarıçapı o kadar daralıyordu. Zemin düzeyinde, çapı 40 cm civarındaydı ama en derin kısmı 26 cm kadar genişleyebiliyordu. Bu delikler, Roland’ın top prototiplerini üretmek için kullandığı kalıplardı. Deliklerin iç duvarları Anna tarafından pişirilmiş ve sertleştirilmişti. Yüzeyi o kadar uzun süre boyunca yakmıştı ki hiçbir çıkıntı bulamıyordu, tıpkı bir mermi gibiydi. Kabuğun alt kısmını sertleştirmeye başladı, yukarı doğru hareket ederken tüm hava kabarcıkları ve pislikler çıkmaya başlamıştı.

 

Tarih boyunca çeşitli boyutlarda olan toplar var olmuştu. Roland, altı pound ve sekiz poundluk topların mermi ağırlığından isimlerini aldığını kabaca hatırlıyordu. Roland’ın bir top üretimi için attığı ilk adım ilk olarak birkaç tane on iki poundluk top üretmekti daha sonra çapına göre boyutunu ve top mermisinin kalınlığını hesaplayacaktı.

 

Ölçüm araçlarının olmamasından sebep, Roland kendine özel bir standartını kullanmıştı. Bir demir çubuk aldı ve yüzük parmağının en küçük kemiğinin bir santimetre olmasını umarak ayırmaya başladı. Bundan sonra, demir çubukların birçok kopyasını çıkardı.

 

Yeni demir cetvelle ölçüldüğünde on iki kiloluk demir topunun çapı yaklaşık on iki santimetreydi. Bundan dolayı, merminin en ince yeri dört santimetre olmalı vepatlama odacığı olarak kullanılan yerin kendi kendine patlamaması için arka ucun yedi santimetre kalınlığa sahip olması gerekiyordu.

 

Uzunluğa gelince, savaş gemilerinin topları, modern tankların topları veya antika ön yüklemeli toplar gibi çok çeşitli toplar vardı. Bu yüzden hangisini seçeceğini gerçekten bilmiyordu. Topun namlusu ne kadar kısa olursa top o kadar hafif olur ve daha fazla malzemeden tasarruf edebilirdi. Roland ilgisizce elini salladı. “1,5 metre uzunluğunda bir top yapacağım, test sonuçları tatmin edici olmazsa, daha sonra uzunluğu ayarlarım.” diye düşündü. Bilmiyordu.

Top ilk icat edildiğinde ahşap bir çekirdekten yapılmış ve aynı bir varil gibi demir halkalarla güçlendirilmişti. Roland bu tür topların hava sızıntısı ve patlama riski bulunduğunu hatırlıyordu, bu yüzden önceden topun vücudunu kaplamak çok daha iyiydi. Topu bir buhar motoruyla deldiği sürece, 6 poundluk bir topun veya 12 poundluk bir topun üretim açısından bir farkı olmayacaktı.

 

Kalibre diye adlandırılan kavram sadece boyutlar arasında fark ediyordu. Ağızlığı büyük olsaydı, 12 pound olurdu. Bundan öte hiçbir şey saha topu olarak kullanılamazdı. Fakat mermilerin ağırlığı veya topçunun mermileri düz bir çizgide ilerlediği sürece top mermileri çok önemli değildi. Sonuçta, sadece tarihten fikir alıyordu, onu tekrarlamıyordu.

 

Roland derin bir nefes aldı, sonra Anna’ya “Başla” sinyalini verdi. Anna başını salladı, bir çelik külçe aldı ve deliğin üzerine koydu. Yeşil alevinin gücüne maruz kalan külçe hızla kırmızıya dönüştü ve erimeye başladı, deliğe akan erimiş demir, küçük bir şelale oluşturuyordu. Erimiş demir kırmızımsı turuncu renkte parlıyor ve bakılmasını zorlaştırıyordu. Anna’nın gözlerini korumak için Roland özel olarak deliğin kenarına bir destek şasisi eklemişti. İyi pozisyon aldığı sürece deliğe bakmadan topu üretmek için destek şasisine yaslanabiliyordu.

 

Külçeler normalde sadece yavaşça kullanılıyordu. Sonuçta, Anna tek başına sıcak çelik çağını başlatamazdı, ancak küçük bir yığını üretmesi büyük bir sıkıntı değildi – çözülmesi en zor olan problem, sıcaklığı aynı seviyede tutmaktı, ancak Anna’nın yardımıyla Roland küçük bir yığın olsa da mükemmel bir kalite çelik üretmeyi başarmıştı. Roland’ın beş metrelik bir topu üretmeye cesaret edişinin sebebi de buydu. Bronzdan veya demirden üretilen toplara kıyasla, çelikten yapılmış top çok daha güçlüydü. Roland topu yanlış büyüklükte yapsa bile, kendiliğinden patlayabilme ihtimali çok daha azdı.

 

Erimiş çeliğin miktarı deliğin içinde yükselmeye devam ediyordu, fakat külçelerin sayısı da giderek azalıyordu. Bunu gören Roland’ın morali biraz bozuluyordu. Sonuçta, donanımlı bir fırın yapabileceği zamana kadar beklemesi gerekiyordu. Bir asilin üretebileceği çelik ve demir külçeler, bu çağda güç ve nüfuzunu ölçmek için kullanılan kriterlerden biriydi.

 

İki kalıp dolduğunda, Anna’nın yanakları harcadığı efordan dolayı kıpkırmızı olmuştu.

 

Roland mendilini çıkardı ve burnundan akan terini hafifçe sildi. Bu utanç verici bakımı kabullenemeyen Anna başta biraz direniş göstermişti, ancak birkaç saniye sonra itaatkârca gözlerini kapayarak Roland’ın onunla ilgilenmesine izin verdi. Erimiş çeliğin ışığı altında yüzü kırmızı bir parlaklığa sahipti. Bu Roland’ın onu ısırmayı düşünmesine neden oluyordu. Boynundan daha aşağı baktığında, ince köprücük kemiğini gördü. Her ikisi de o kadar birbirine yakındı ki Roland onun hassas kokusunu alabiliyordu.

 

“Ahem, Şey …” Roland utanarak kontrolden çıkan duygularını kontrol etmeye çalışırken mendili uzaklaştırdı: “Bugün için her şey bu kadardı. Aferin! Mutfağa sana özel olarak biber bifteği hazırlamasını söyleyeceğim. ”

 

Şimdi doğru zaman değil, diye düşündü Roland. Eğer bir hamle yapsaydı herkes savunmasız bir kişiden yararlandığını düşünecekti. Tamamen özgür olana kadar beklemek zorundaydı…

 

Anna gözlerini açtığında, Roland’ın tüm terini sildiğini hissedebiliyordu, yüzü eskisinden çok daha kırmızıydı. Roland’a hafifçe başını salladı ve teşekkür ettiğini söyledi.

 

Önümüzdeki birkaç gün içinde, Roland kale ile Kuzey Yamaç Madeni arasında birkaç kez yolculuk yapmıştı.

 

Toplara ek olarak, aynı zamanda yeterli miktarda delme aleti üretmesi gerekiyordu.

 

Silah namluları ve top namlusu için üretilen delme araçlarının üretim yöntemi oldukça benzerdi. Kalıptan çıkarıldıktan sonra, bir çekiçle işlenebilmeleri için Anna onları tekrar ısıtıyordu. Sıradan bir bıçak üretmekten oldukça farklıydı yani. İlk bakışta, körelmiş demir bir çubuk gibi görünüyordu. Bununla beraber aradaki tek fark, başında bir açıklık olmasıydı. Bu metal atıkların atılması için kullanılıyordu. Son adımda demirin sertliği arttırılması için söndürülürdü. Üretim yöntemi modern hayattaki yüksek hassasiyetli matkaplardan oldukça farklıydı. Sonuçta, Roland sadece demirin içini delmeye ihtiyaç duyuyordu. Aşınabilme oranını dikkate aldıklarından dolayı Roland ve Anna bir hafta içinde beş delme aleti üretti. Buhar motorunun sayesinde delme aletini kullanarak – silah namlularını eskinden her ay iki tane üretebiliyorlarken artık her gün on tane üretim hızına yükseltmişlerdi.

 

Her şey hazır olduktan sonra, madenciler iki top embriyosunu çıkarıp, daha sonra da pislikleri yüzeyden temizleyip demirciye doğru naklettiler. Bu iki topun embriyosunun üretiminde, Roland’ın çelik külçelerinin neredeyse tamamı tükenmişti, bu paha biçilemez bir testti. Dolayısıyla Carter ve onun tüm muhafızları nakliyenin korunmasından sorumluydu, Bir Baş Şövalye olarak bu biraz sanki gereksizdi. Bu kadar sert bir maddeyi kim çalardı ki?

 

Prensin yönlendirmelerine göre demirci, embriyonun görünümünü cilalamaya ve düzleştirmeye başladı. Bitirdiğinde, embriyolar kalenin arka bahçesine teslim edildi. Buna baktığında koyu gri ve yuvarlak görünüşlü iki sert demir çubuğa benziyor ve sert bir metalik parlaklık sızdırıyordu.

 

Roland delim işlemini başlatmak için sabırsızlanıyordu, bu yüzden Carter ile birlikte embriyoyu doğru yere getirdi ve delicinin kafasını çelik çubuğun tepesine yerleştirdi. Roland beklenti dolu bir yüzle buhar motoru üzerindeki kapakçığı çekti. Delme alet yavaşça hareketlenmeye başladı, çok bir zaman geçmeden sabit bir hızda çalışmaya başladı.

 

Prens “Başlayın!” diye yüksek sesle bağırdı.

 

Bunu duyan Baş Şövalye hareketli tabanı aşağı itti, böylece delme aleti embriyo ile temasa geçti. Sondaj aletinin ucu embriyo ile temas ettiğinde, buhar motorunun gürültüsünü bile gölgeleyen kulak tırmalayan bir ses duydular. Yağlayıcı olarak telden siyah köpük olarak çıkan şey delme aletine doldurulan domuz yağıydı. İzleyen cadılar ahşap kulübeye çekildiler, sadece Şimşek kalmak için ısrar etmişti. Ona göre bu makine herhangi bir manzaradan çok daha güzeldi.

 

 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 18138 Üye Sayısı
  • 790 Seri Sayısı
  • 37403 Bölüm Sayısı


creator
manga tr