Bölüm 572: Kuşatma Mancınıkları

avatar
652 42

Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 572: Kuşatma Mancınıkları



Bölüm 572: Kuşatma Mancınıkları

 

Omzunda ağır bir yük taşıyan Nie Yan, acele etmesi gerektiğini hissediyordu. Gün içinde Savaş Tanrısı Kabilesi için bazı düzenlemeler yaptı. Niuren Birliğinin desteğini arkasına alan Savaş Tanrısı Kabilesi müthiş bir hızla genişliyordu. 20 diğer şirketle birlikte çalışarak toplamda 23 kalede iş bölgesi kurmuşlardı. Bu sayede Dünya Grubu büyük kazançlar elde ederek daha da güçlenmişti. Şu ana kadar 70 şirketle iş anlaşmaları imzalamışlardı. Gelecekteki büyümelerinin temelini bu anlaşmalar oluşturuyordu.

 

Oyun içerisinde Nie Yan, becerilerini geliştirirken Niuren Birliğini de uzaktan yönetiyordu.

 

Kuşatma mancınıkları tamamlanmış ve kullanıma hazırlanmıştı. Büyücü İttifakı ile olan savaşın şiddeti doruk noktasına ulaşmak üzereydi.

 

Niuren Birliği ordusu Edgarton Kalesine dayanmıştı.

 

Savaşa Kılıç Parıltısı komuta edecekti. İzmarit ve Ağıt Şövalyesi de onu destekleyeceklerdi. 300.000 kişilik ordu Edgarton Kalesini ablukaya almıştı.

 

Kalenin savunması kaplumbağa kabuğundan güçlüydü. Surların üzerleri 11 Zırhlı Mancınık ve sayısız oyuncuyla doldurulmuştu. Mancınıklar gerçekten göz korkutuyorlardı. Gerideki ağaç gibi her yerde biten kuleler, her an oklarını fırlatmaya hazırdı.

 

Niuren Birliğinin 50 elit oyuncusu ordunun en önündeydi. Çayıra oturmuş rahatlıyorlardı.

 

Bunlar Niuren Birliğinin en elit oyuncuları ve aynı zamanda son kozlarıydı.

 

"Büyücü İttifakının itleri! Kaplumbağa gibi kabuklarına çekilmişler!" Kenarsız kılıcını okşuyordu. Uzun zamandır bir savaşa katılmamıştı. Savaşmak için can atıyordu.

 

Niuren Birliği oyuncuları güçlerini önemli ölçüde artırmışlardı. Çoğu savaşı bekliyordu.

 

"Merak etme. İçeride istemediğin kadar düşman var. Küçük bir yarışmaya ne dersiniz? Surlara ilk çıkan kazanır." Monokrom güldü.

 

"Hmm, ben varım!" Yarışma herkesin ilgisini çekmişti.

 

Onlara göre Büyücü İttifakı kesilmeyi bekleyen koyundan farksızdı.

 

"Kuşatma mancınıkları gelmedi mi?"

 

"Hayır, o şeyler çok yavaş. Gelmeleri biraz zaman alacak."

 

Kendi aralarında keyifle muhabbet ediyorlardı. Bugün Büyücü İttifakını bitirecekleri gündü!

 

Nie Yan da canlı yayından orduyu izliyordu. Güneş, Dünyanın Kralı ve diğerleri birkaç gün önce kalenin savunmasını detaylıca öğrenmişti. Kılıç Parıltısı ve diğer komutanlar, Zırhlı Buz Mancınıkları ile surları yıkmanın çok zor, hatta imkansız olduğuna kanaat getirmişlerdi. Doğrudan saldırı ise tam bir felaket olurdu.

 

Nie Yan Kılıç Parıltısı ile konuşuyordu. Mühendislerimiz surlardaki Zırhlı Mancınıkların menzillerini hesapladılar mı?

 

Çoktan hesapladılar. Bir de diyagram çizdik. Edgarton Kalesinin surları 30 metre uzunluğunda. Yükseklikten kaynaklı menzil artışıyla birlikte Zırhlı Mancınıkların menzili 1.600 metreye çıkıyor. Zırhlı Buz Mancınıklarının onlara yetişebilmesi için surlardan 600 metre uzakta olması gerek. Kuşatma mancınıkları ise 2.500 metreden surlara erişebilir. Kuşatma mancınıkları şu anda kaleye getiriliyordu. Büyücü İttifakının onlardan haberi olsaydı şu anda altlarını ıslatıyor olurlardı.

 

Saldırı menzili bakımından Niuren Birliğinin kuşatma mancınıkları ciddi bir üstünlüğe sahiplerdi.

 

Dolayısıyla surları durmadan dövdükleri takdirde Büyücü İttifakının Zırhlı Mancınıklarını da yok edeceklerdi. Büyücü İttifakı kalenin dışına çıkıp saldırmayı düşündüğü zaman da Niuren Birliğinin Zırhlı Buz Mancınıkları tarafından ezileceklerdi.

 

Bu şartlar altında Büyücü İttifakının bir çözüm bulması ihtimaller dahilinde gözükmüyordu. Melek Müfrezesi destek gönderse dahi durumu kurtaramazdı.

 

Zırhlı Buz Mancınıkları birbirleri ardına savaş meydanına giriyorlardı. Şu anki sayıları 37 idi. Görüntüleri bile düşmanı korkutmaya yeterdi. Onların yıkıcı gücünü Edgarton Kalesindeki çoğu oyuncu tecrübe etmişti.

 

Açık alanda Zırhlı Buz Mancınıkları ölüm makinelerine dönüşüyorlardı. Onlara yaklaşanlar ise gülleler altında eziliyordu.

 

37 Zırhlı Buz Mancınığının yanı sıra 6 tane de Kuşatma Mancınığı geliyordu. Ancak çok ağır hareket ediyorlardı. Manevra kabiliyetleri de olmadığından önlerine çıkan engellerde durmak zorunda kalıyorlardı. Niuren Birliği bugüne dek kuşatma mancınıklarının varlığını bu yüzden gizlemişti.

 

Niuren Birliği ordusunda hareketlilik görünmüyordu. Surların üzerindeki Çılgın Büyü ve İlahi Alev aşağı baktı. Kalenin 2.000 mesafesinde hiçbir şey yoktu. 2.000 metre sonrasında ise göz alabildiğince uzanan bir ordu kamp kurmuştu. 300.000 kişilik bir ordu hakikaten görmeye değerdi.

 

Büyücü İttifakı ile İlahi Muhafızlar, Edgarton Kalesini 100.000 kişiyle koruyorlardı. 600.000 oyuncuları ise Edgarton Kalesine yakın yerlerde konuşlanmışlardı. Savaş başladığı zaman oyalanmadan Edgarton Kalesine geleceklerdi.

 

Çılgın Büyü kalenin içinde 700.000 kişi bulundurmanın tehlikeli olduğunu anlıyordu. 600.000 kişiyi dışarıda bırakıp, onları duruma göre hareket ettirmek daha doğruydu.

 

Edgarton Kalesinin savunması güçlüydü. Çılgın Büyü Niuren Birliğinin bu savunmayı aşmak için ne yapacağını merak ediyordu.

 

37 tane Zırhlı Buz Mancınığını, kaleye 2.000 metre mesafede konuşlandırmışlardı. Mancınıklar vahşi hayvanlar gibilerdi. Çılgın Büyü en çok onlardan çekiniyordu. Savaş esnasında muazzam bir yıkıcı güce sahiplerdi. İki defa atış yapsalar Edgarton Kalesinin surlarını yerle bir edebilirlerdi.

 

Bu yüzden Büyücü İttifakı ellerindeki bütün parayı 11 tane Zırhlı Mancınık almak için kullanmıştı. Surların üzerindeyken menzil avantajları vardı. Zırhlı Buz Mancınıklarının ilerleyişini engelleyeceklerdi.

 

İki taraf birbirini gözlüyordu. Son savaş her an kopabilecekken iki taraf oyuncuları da gergindi.

 

Çılgın Büyü surlar üzerinde volta atıyordu. Niuren Birliği ordusu kapılarına dayanmış, ama sadece orada oturuyordu. Bu durum onun canını sıkıyordu.

 

"Niuren Birliği aptal değil. Eminim Zırhlı Mancınıklarımızın 1.600 metre menzilini hesaplamışlardır. Saldırırlarsa büyük kayıplar vereceklerini biliyorlar. Bu yüzden yerlerinde duruyorlar. Zorla kaleye yaklaşamayacaklarını biliyorlar. Öyleyse neden hala buradalar? Neyi bekliyorlar?" İlahi Alev kendi kendine mırıldanıyordu. Niuren Birliğinin hareketleri normal değildi. Yoksa bir şeyler mi planlıyorlardı?

 

Öyleyse eğer planları neydi? Çılgın Büyü hiçbir şey anlamıyordu.

 

Düşüncelere daldığı sırada Niuren Birliğinin ordusu ansızın ikiye ayrılıp altı devasa savaş makinesine yol verdi. Kaleye 2.000 metre mesafe kalana kadar ilerlediler. Çılgın Büyü ve İlahi Alev de izliyordu. Bu kuşatma silahları Zırhlı Buz Mancınıklarından daha büyüklerdi. Yapıları son derece karmaşık görünüyordu.

 

"Onlar ne?" Büyücü İttifakı oyuncuları şaşırmışlardı.

 

"Kuşatma mancınığı!" Çılgın Büyünün nefesi kesildi. Bu makineleri bir ara forumlarda görmüş, ama pek dikkat etmemişti. Neticede üretim şemaları son derece nadirdi. Niuren Birliğinde altı tane birden kuşatma mancınığı olacağını aklının ucundan geçmemişti!

 

Büyücü İttifakının sonu gelmişti.

 

"İşimiz bitti." Büyücü İttifakı yöneticilerinin morali çökmüştü.

 

İlahi Alev de yenilgi sonrasında yaşanacakların hesabını yapmaya başlamıştı. An itibariyle Niuren Birliğinin 37 Zırhlı Buz Mancınığı ve altı Kuşatma Mancınığı vardı. Bu ateş gücünün bir benzeri daha yoktu! Büyücü İttifakını sonu kitle imha silahlarından olacaktı.

 

Kuşatma mancınıkları durdular. Eşlik eden oyuncular mancınıkların tekerlerini sabitleyip parça montajına geçtiler. 15 dakika sonrasında dev bir kuşatma mancınığı ortaya çıkmıştı. Boyut olarak Zırhlı Buz Mancınığının iki katı kadardı. Kalın bir kalas havaya uzandı. Uzunluğu beş metre kadardı.

 

Kuşatma mancınıklarının atış güçleri çok yüksekti. Olağanüstü bir kuşatma silahı olduğu aşikardı. Kullandıkları gülleler ise 150 kg ağırlığındaki kayalardı. Kayalar gökyüzünden yağdığı zaman en güçlü surlar bile yıkılırdı.

 

Altı kuşatma mancınığının tamamı kuruldu. Savaşçı grupları fırlatılacak kayaları mancınıklara taşıyorlardı. Her şey hazırdı. Geriye sadece saldırı emrinin verilmesi kalmıştı.

 

Canlı yayını izleyen Nie Yan'ın gözleri parladı. Altı kuşatma mancınığı Büyücü İttifakının kabusu olacaktı.

 

Lonca sohbeti mesajlarla dolmuştu.

 

Patron Kılıç Parıltısı, hepimiz hazırız!

 

Edgarton Kalesini dümdüz edelim. Ayışığı Şehri bizim olacak!

 

Patron, emrini bekliyoruz!

 

Kardeşlerim! Kimse bizi yenemez! Edgarton Kalesindekileri kılıçtan geçirelim!

 

Niuren Birliği sabırsızlanıyordu. Moralleri hiç olmadığı kadar yüksekti. Bunun asıl sebebi de zaferden emin olmalarıydı. İnançları sayesinde güçleri fark etmeksizin her loncaya karşı zafer kazanmışlardı.

 

Niuren Birliği beklenti içerisindeydi. Büyücü İttifakı ve İlahi Muhafızlar ile verdikleri savaş çok uzun süredir devam ediyordu. Düşmanların hain saldırılarından pek çok kişi zarar görmüş, Niuren Birliği ise düşman tarafından yüz binlerce oyuncu öldürmüştü.

 

Aralarındaki düşmanlık öyle boyutlara ulaşmıştı ki, iki tarafın birden aynı anda var olması imkansız hale gelmişti.

 

Bugün Büyücü İttifakı sonsuza dek susturulacaktı.

 








Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 28312 Üye Sayısı
  • 267 Seri Sayısı
  • 38772 Bölüm Sayısı


creator
manga tr