Bölüm 517: Bir Alt Efsanevi Kademe Sandık Daha!

avatar
1424 33

Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 517: Bir Alt Efsanevi Kademe Sandık Daha!



Bölüm 517: Bir Alt Efsanevi Kademe Sandık Daha!

 

Alev Devlerini nasıl öldüreceği konusuna gelince, Nie Yan'ın aklında çoktan bir plan oluşmuştu bile. En baştaki planı doğrultusunda hareket edecekti.

 

"Beni takip et." dedi Nie Yan, Xie Yao'yu mağaranın derinliklerine ilerletti. Bir süre sonra dar ve derin bir tünele geldiler.

 

Bu tünele en fazla iki oyuncu yan yana sığabiliyordu. Kendi etraflarında dönmek bile zordu.

 

Alev Devleri gibi büyük yaratıkların buraya sığması imkansızdı.

 

Nie Yan planını Xie Yao'ya açıkladıktan sonra konuştu, "Burada bekle, ben gidip aggroyu üzerime çekeceğim."

 

"Alev Devleri uzun mesafeli büyü kullanmıyorlar mı? Bu tüneldeyken bize saldıramazlar mı?" diye sordu Xie Yao. Nie Yan'ın planı uygun görünmemişti.

 

"Haklısın. Alev Devlerinin menzilli büyüsü var. Ancak, bu tünelin düz değil, dolambaçlı olduğunu fark etmedin mi? Onların yaptığı büyü saldırısı bize direkt olarak ulaşamaz, bundan dolayı verdikleri hasar çok azalacak. Bizi direkt olarak vursalar bile 100'ün üzerinde Ateş Direncin olduğu için çok az hasar alırsın. Sana Ateş Direnci İksirlerini vermemin sebebi bu." diye açıkladı Nie Yan. Aklındaki bu planın her detayını düşünmüştü. Tünelin eğimli olması 30 metrelik mesafeden Alev Devlerinin kendilerine vereceği hasarı azaltıyordu. Eğer aralarındaki mesafeyi 40 metreye çıkarırlarsa Alev Devleri onlara saldıramazdı.

 

Nie Yan ve Xie Yao'nun canları bu saldırılara dayanabilirse, yavaş da olsa Alev Devlerini öldürebilirlerdi. Görünürde 10'dan fazla Alev Devi doğma noktası vardı, ikilinin hızlı şekilde seviye kasması için bu yeterliydi.

 

Nie Yan aklında planını oluşturmuştu. Xie Yao Nie Yan'ı dinledikçe sözlerinin mantığını kavrıyordu.

 

"O halde ben senin gelişini bekleyeceğim. Dikkatli ol." dedi Xie Yao. Tünelin içine doğru geri çekildi.

 

Nie Yan gülümsedi. Gizlilik moduna girerek Alev Devine yaklaşmaya başladı. Mesafeyi kapattıkça görüşünde bir figür belirmeye başlamıştı. Aradaki mesafe yaklaşık 30 metreydi. Dullahan Arbaletini kaldırıp nişan aldı ve tetiği çekti.

 

Beş ok birden Alev Devinin vücuduna isabet etmişti.

 

-183

 

-207

 

-196

 

-201

 

-189

 

Alev Devi acı içinde kükredi. Nie Yan'a kilitlendi ve ona doğru atıldı.

 

"Başardım!" Nie Yan derhal Dullahan Arbaletini kaldırdı ve arkasını dönerek kaçmaya başladı.

 

Bir süre sonra Nie Yan'ın yönlendirdiği Alev Devi dar tünelin girişine gelmişti.

 

Bir vınlama sesiyle beraber kutsal bir ışık tünelin içinden fışkırarak Alev Devine isabet etti ve patladı.

 

Xie Yao Nie Yan'ın tünele girip eğildiğini görünce saldırıya başlamıştı. Asasını sürekli olarak savuruyor ve durmaksızın büyü yapıyordu. Xie Yao'nun ekipmanları Tang Yao'nunkilerden çok daha iyiydi. Sonuçta kendisi üç parça Alt Efsanevi Kademe ekipmana sahipti. Eksiklik yaşadığı tek nokta peri meselesiydi. Tang Yao'dan güç bakımından üstündü fakat büyü hızı ve mana yenilenmesi bakımından zayıftı. Bu durum düşünüldüğünde bu iki Büyücü eşit sayılabilirdi.

 

Xie Yao'nun büyüleri Alev Devine 1,600'den fazla hasar vuruyordu. Bu oldukça iyi sayılırdı.

 

Nie Yan Alev Devinin can değerine baktığında yaklaşık 1,200,000 olduğunu gördü. Can tazeleme hızı da oldukça yüksekti. Xie Yao'nun verdiği hasarla bu yaratığı öldürmek en az üç saat sürerdi.

 

"Saldırıya devam et. Dikkatli ol. Eğer Alev Devi büyü saldırısı yaparsa derhal geri çekil ve Ateş Direnci İksiri iç." Nie Yan Alev Devinin hareketlerini yakından takip ediyordu.

 

Ardı arkası kesilmeyen büyü saldırıları Alev Devinin acı içinde kükremesine sebep oluyordu. Aggrosu Xie Yao'nun üzerine odaklanmıştı. Fakat tünelin çok dar olmasından dolayı içeri sığmıyordu. Kalın elini tünelin içine sokup Nie Yan ve Xie Yao'yu tutmaya çalışıyordu. Fakat, ikisi de ulaşabileceği mesafeden daha uzaktaydı.

 

Nie Yan Dullahan Arbaletini çıkardı ve Alev Devine saldırmaya başladı. Kendisi her ne kadar Xie Yao kadar çok hasar çıkartamıyor olsa da yine de yardımı dokunuyordu.

 

Alev Devi tünelin girişini genişletmeye çalışıyordu. Fakat tek yapabildiği duvardan sadece küçük çakıl taşları boyutunda şeyler koparabilmekti.

 

Alev Devi vahşi bir kükreme ile tünelin girişini sarstı.

 

Alev Devinin hiçbir hamlesi Xie Yao'yu etkilemiyordu. Hala sayısız büyü saldırısı yapıyordu.

 

Alev Devine isabet eden birbiri ardına büyüler onu iyice sinirlendirmişti. Ağzını açarak bir anda tünelin içine alev püskürtmeye başladı.

 

Geri çekil! Hemen bir Gelişmiş Ateş Direnci İksiri iç!" Nie Yan bağırırken kendisi de geri çekildi.

 

Xie Yao iksirini içerek geri çekildi.

 

İkili 10 metre kadar geri çekildi, bu esnada her yeri alevler kaplamıştı.

 

-2,382, -2,762

 

Nie Yan ve Xie Yao bir anda büyük miktarda can kaybetmişti.

 

Alev Devinin gönderdiği bu alevler tünelde ilerlerken potansiyelinin çoğunu kaybetmişti ve Nie Yan ve Xie Yao'ya normalinin sadece %30 kadarını iletebilmişti. Bunun üzerine bir de Ateş Dirençleri ekleniyordu. İkili bu şekilde saldırıdan sağ çıkmıştı.

 

Nie Yan kendisi bir Sağlık Yenileme İksiri içerken aynı zamanda Xie Yao da bandaj uyguladı. Sağlıkları kademeli şekilde eski hallerine döndü.

 

Xie Yao tekrar pozisyon alarak Alev Devine büyü saldırısı yapmaya başladı.

 

Zaman hızla akıyordu. Aradan iki saat geçtikten sonra, Nie Yan ve Xie Yao sonunda Alev Devinin canını sıfıra indirmeyi başarmıştı. Yaratık acı bir çığlık atarak yere serildi ve kömürleşmiş bir moloz yığınına dönüştü.

 

Nie Yan tecrübe çubuğunu kontrol etti. 30'luk bir artık yaşamıştı. Alev Devi bir Yeraltı yaratığı olduğundan dolayı verdiği tecrübe puanı oldukça iyiydi. Dahası, şeytani yaratık öldürme görevinde verilen puan da fazlaydı. Bundan dolayı, Hilton Kalesi etrafında avlanmak çifte tecrübe kazandırıyordu.

 

Xie Yao'nun seviyesi daha düşük olduğundan aldığı tecrübe puanıyla direkt olarak seviye atlamıştı.

 

Nie Yan Alev Devinden düşen ganimeti aldı. Seviye 80 Kara Altın Kademe bir asa elde etmişti.

 

"Hadi gidip şu sandığı açalım," dedi Nie Yan. İkili, sandığın olduğu bölgeye ilerledi.

 

Bir süre sonra Ateş Taşı madeninin olduğu noktaya gelmişlerdi. Sandık olduğu yerde duruyordu.

 

Ateş Taşları kuvvetli alevler saçıyordu ve oldukça sıcaktı.

 

Nie Yan Ateş Taşlarına yaklaştığında üzerine gelen sıcaklığı hissedebiliyordu. Yüzü, elleri ve vücudunun birçok kısmı kırmızı bir renk almaya başlamıştı.

 

-250

 

 

-250

 

 

-250

 

Nie Yan ateş hasarı alıyordu! Bu Ateş Taşlarının içindeki ateş elementinin bu kadar yoğun olabileceğini düşünmemişti. Bakışlarını sandığa kilitledi. Rengi kıpkırmızıydı, sanki eritme fırınından yeni çıkmış bir maden gibi parıldıyordu. Sandığın kenarına bir anka kuşu sembolü kazınmıştı. Alevler içinde dans eden bir ruh gibi canlı görünüyordu. Bu sembol Ortak Yönetim Dönemine aitti. Anka kuşu ateşin yeniden yanması anlamına geliyordu, Ateş Büyücülerinin taptığı bir yaratıktı. Yaratıklar arasında, anka kuşları, ejderhalarla yarışabilecek tek ırktı.

 

Nie Yan aniden bir anka kuşunun acı çığlığını duyar gibi oldu. Bir illüzyon gibiydi, fakat ses kulaklarına çok gerçekçi gelmişti.

 

Nie Yan'ın zihni titredi. Az evvel düşündüğü şey yanlıştı. Bu Kara Altın Kademe bir sandık değildi. Bu bir Alt Efsanevi Kademe sandıktı!

 

"Nie Yan, bu bir Alt Efsanevi Kademe sandık mı?" diye sordu Xie Yao. Kendisi de daha önce bu sandığın Kara Altın Kademe olduğunu düşünmüştü. Fakat anka kuşunun çığlığı onun da fikrini değiştirmişti. Burada böylesine nadir rastlanabilecek olan bir sandıkla karşılaşmayı beklemiyordu. Kendi kolunu sıkarak rüyada olup olmadığını kontrol etti.

 

"Sanırım, onu açmayı deneyeceğim," dedi Nie Yan. Sandığa yaklaştı. Yaklaştıkça sandıktan yayılan sıcaklığın da yoğunlaştığını fark edebiliyordu. Saniye başı aldığı hasar bir anda 500'e çıkmıştı. Sağlık çubuğu sıfıra inecekken bir anda geri çekildi ve bir Orta Sağlık İksiri içti.

 

Sandığın etrafındaki sıcaklık çok yüksekti. Nie Yan'ın bu sandığı bu koşullar altında açmasının imkanı yoktu. Sandığa yaklaşmak bile neredeyse onu öldürüyordu. 100 Ateş Direnci bile koruma için yetersiz kalıyordu. Sandığı açmaya çalışırsa henüz çalışmaya başlamadan ölebilirdi.

 

"Xie Yao, Fırın Ateşi Kalbini bana verir misin?" Bu tarz bir durumda Fırın Ateşi Kalbi çok kullanışlı olurdu.

 

"Tabii." Xie Yao eşyayı Nie Yan'a verdi.

 

Nie Yan Fırın Ateşi Kalbini kuşandı. Beceri çubuğuna baktığında Fırın Ateşi Kalbini aktif ettiğinde bütün ateş hasarlarına karşı bağışıklığının olduğunu gördü. Derhal sandığı açmak için ilerledi.

 

Fırın Ateşi Kalbini aktif ettikten sonra artık sıcaklığın verdiği acıyı hissetmiyordu bile. Sanki bütün vücudunu kaplamış bir tabaka onu sıcaktan koruyor gibiydi.

 

Fırın Ateşi Kalbi gibi bir eşya olmadan bu sandığı açmak gerçekten bir çile haline dönüşecekti.

 

Nie Yan önceki zaman diliminde bu sandığı kimin açtığını ve içinde ne bulduğunu çok merak ediyordu.

 

Nie Yan kaşlarını çatarak sandığı açma çabasına başladı. Tuhaf bir durumdu. Kilit oldukça yüksek seviyeliydi. Şu an sahip olduğu Kilit Açma becerisiyle bu kilidi açması mümkün değildi.

 

Burası sadece Seviye 80 bir haritaydı. Burada neden böylesine yüksek seviyeli bir sandık vardı ki?

 

Nie Yan'ın aklına aniden bir şey geldi. Acaba bu sandık özel bir göreve aitti ve sadece bu sandığa özel olan anahtarın sahibi olan kişi mi açabiliyordu?









Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 28313 Üye Sayısı
  • 267 Seri Sayısı
  • 38773 Bölüm Sayısı


creator
manga tr