Bölüm 518: Anka Kuşu

avatar
1253 32

Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 518: Anka Kuşu



Bölüm 518: Anka Kuşu

 

Eğer özel bir görev söz konusuysa bu sandığı açmak için de özel şartlar gerekliydi. Dahası, içeride bulunan şeyler görevle ilgili olabilirdi.

 

Nie Yan tam da vaz geçmek üzereyken çantasındaki Mana Anahtarını hatırladı. Acaba bununla sandığı açabilir miydi?

 

Nie Yan Mana Anahtarını aldı ve sandığın kilit deliğine yaklaştırdı. Anahtar bir anda parlak bir ışık yayarak kilide tam oturacak boyutlara dönüştü.

 

Nie Yan Mana Anahtarını kilidin içine itti.

 

Nie Yan sarsıldı. Belki de Mana Anahtarı gerçekten de bu sandığı açabilecekti!

 

Yaklaşık 30 saniye sonra bir bildirim geldi.

 

Hazine sandığı açılıyor... İlerleme %8... %12...

 

Mana Anahtarı gerçekten de işe yaramıştı! Nie Yan sevinçliydi. Bu Alt Efsanevi Kademe bir sandıktı! Kilidin bu kadar yüksek seviye olması düşünülürse, içerideki eşyalar da elbette sıradan olamazdı!

 

"Umarım bir görev eşyası değildir..." Diye mırıldandı Nie Yan.

 

Bir klik sesiyle, sandık açıldı. Nie Yan'ın üzerine bir anda bir sıcak hava dalgası vurdu, neredeyse geriye uçuracaktı.

 

Nie Yan kontrolü ele alarak kendini sabitledi. Sandığın içinden göz alıcı bir parlaklık yayılıyordu, baskın bir aurası vardı. Elini içeri daldırdı ve alevlerle parlayan kızıl renkli bir yumurta çıkardı. Avucunun içinde atan nabzı hissedebiliyordu. Yumurtanın içinde bir canlı vardı.

 

-320

 

 

-320

 

 

-320...

 

Nie Yan'ın gözleri şaşkınlıkla genişledi. Yumurtanın içinde bir Anka vardı!

 

Nie Yan heyecanlanmadan edemedi. Başka bir uçan hayvan daha elde etmişti.

 

"bu bir evcil hayvan yumurtası. Al, senin olabilir." dedi Nie Yan. Yanan Ankanın Dirilişi görevinin zorluğu düşük olmasa gerekti. Bu görevi taşıyabilmek için belirli bir yeteneğin üzerindeki oyuncu gerekliydi. Üstelik evcil hayvan yumurtası gibi şeylerin sahibinin yanında durma zorunluluğu vardı.

 

Nie Yan daha evvel bir Anka elde eden birini duymamıştı. Bu harita Seviye 80-90'dı. Görünüşe göre Alt Efsanevi Kademe sandığın buraya eklenişi uçan hayvanlar ek paketinin yayınlanmasından sonra olmuştu.

 

Nie Yan'ın aklına bir şey geldi. Madem burada bu yumurtayı bulmuştu, o halde diğer bölgelerde de benzer sandıklar olmalıydı. Uçan hayvanların çoğalması kaçınılmazdı.

 

"Sen istemiyor musun ki?" Xie Yao sordu.

 

"Benim zaten Kara Kanat Ejderham var. Her oyuncu sadece bir adet uçan hayvan sahibi olabilir." dedi Nie Yan. Bu Yanan Anka Yumurtasını elbette ziyan etmek yakışmazdı.

 

"Oh, Pekâlâ. O halde ben alırım." Xie Yao kafasını salladı. Yumurtayı Nie Yan'dan aldığı anda saniyede 160 hasar almaya başlamıştı. Derhal Yanık Ankanın Dirilişi görevini kabul etti. Görevi kabul edince yumurtanın alevleri artık kendisine zarar vermemeye başlamıştı.

 

"Görevi kabul edince Ateş Direncim 80 arttı!" Xie Yao heyecanlı şekilde konuştu. Şu anda Ateş Direnci 160'ın üzerindeydi. Bir Gelişmiş Ateş Direnci İksiri içtiğinde 200'ün üzerinde olacaktı! Bu seviyede bu kadar yüksek Ateş Direncine sahip olmak inanılmazdı. Şu anda Alev Devinin alev büyüsüne direkt maruz kalsa bile orijinal hasarın sadece %20'sini alırdı.

 

Anka, bir ateş yaratığıydı!

 

Nie Yan elini sandıkta dolaştırmaya devam etti ve gümüş beyazı bir kolye çıkardı. Sandıktaki kavurucu sıcaklığın aksine, kolyede serinletici bir his vardı.

 

Nie Yan'ın kalbi sıkıştı. Bu kolye kesinlikle sıradan değildi!

 

Kolyeyi çıkardıktan sonra sandık alev aldı ve yavaşça yok oldu.

 

Nie Yan kolyeyi inceledi.

 

Dinginlik Kolyesi (Alt Efsanevi): Özel

Özellikler: Kullanıcıya Seviye 8 ve altındaki cazibe, korku ve diğer zihinle ilgili statü düşüren becerilere karşı bağışıklık sağlar.

Kısıtlamalar: Sadece 1,500 Ruh statüsünün altındaki oyuncular kuşanabilir.

 

"Ruh statün ne?" Diye sordu Nie Yan. Nie Yan ilk defa böyle bir gereksinimi olan eşyayla karşılaşıyordu. Sadece düşük Ruh statüsüne sahip olanlar bu kolyeyi kuşanabiliyordu.

 

Kullanıcının Ruh statüsü belirli bir sınırın altındaysa ancak o zaman kolyenin etkileri ortaya çıkıyordu. Fakat, eğer ki kullanıcı sınırın üzerinde Ruh statüsüne sahipse, kolyenin etkisi yoktu.

 

Dinginlik Kolyesi muhtemelen Yanan Ankanın Dirilişi göreviyle bağlantılıydı. Eğer Xie Yao bunu kullanabilecek durumdaysa Nie Yan bu kolyeyi ona verecekti.

 

"2,300'ün üzerinde, neden sordun?" dedi Xie Yao.

 

"Vay be, bu oldukça yüksek," Nie Yan şaşırmıştı. Xie Yao'nun seviyesindeki bir sıradan oyuncunun normalde 1,200 Ruh statüsüne sahip olması gerekirdi. 2,300 Ruh statüsüne sahip olmak duyulmamış bir şeydi. Böylesine yüksek bir Ruh statüsüyle, zaten kendisi kolyenin yardımı olmadan da Seviye 8 ve altındaki zihin etkili statü düşürücü saldırılardan kurtulabilirdi.

 

"Kuşandığım üç Alt Efsanevi Kademe ekipmanın üçü de Ruh statüsünü artırıcı etkide," diye açıkladı Xie Yao. Elbette üç parça ekipmanla Ruh statüsünün düşük olması beklenemezdi.

 

"Demek öyle." Nie Yan şimdi Azize Kristina Setinin verdiği Ruh statüsü bonusunu hatırladı, benzerlerine göre eşsizdi.

 

Madem ki Xie Yao bunu kuşanamıyordu, Nie Yan Dinginlik Kolyesini kendisi için aldı. Kolye kendisine de çok yararlı olabilirdi, sonuçta kendisi düşük Ruh statüsüne sahip bir yakın dövüş sınıfıydı. Zihin Büyüleri, uzakçı sınıfların yakıncı sınıflarla uğraşmak için en çok başvurduğu yöntemdi.

 

Bu ganimetler oldukça iyiydi, özellikle de Anka Yumurtası. Eğer Xie Yao bu hayvanı yumurtadan çıkarabilirse, Niuren Birliğinin bir başka uçan hayvanı daha olacaktı.

 

"Hadi Alev Devlerini kesmeye devam edelim." dedi Nie Yan.

 

"Hmm."

 

İkili seviye kasma işlemlerine devam etti. Bu şekilde savaştıklarında katkı puanları oldukça hızlı artıyordu. Bir ya da iki gün içerisinde, Xie Yao muhtemelen Hilton Kalesinde bir mülk satın alabilmek için yeterli katkıya sahip olurdu.

 

Ellerinden geldiğince fazla sayıda mülk almalıydılar, özellikle de en çok kâr getirecek olanları. İleride, bu mülkler altın yumurtlayan tavuklar haline dönüşecekti!

 

Nie Yan Alev Devlerinin aggrosunu çekmeye devam ediyordu. Bölgenin avantajlı noktalarını kullanarak, Alev Devlerini öldürmek çok kolaydı, üstelik şu anda Xie Yao'nun Ateş Direnci eskisine göre çok daha fazlaydı. Artık yaratıkların büyü saldırılarından korkmuyordu.

 

Aradan beş saat geçtikten sonra Nie Yan'ın etrafında parlak bir ışık yandı. Seviye 94 olmuştu. Hilton Kalesinin şeytani yaratık öldürme görevinin ödülünü aldığında Seviye 95 için yolu yarılamış olacağını tahmin ediyordu.

 

"Katkı puanın nasıl?" diye sordu Nie Yan. Henüz az evvel bir Alev Devi daha öldürmüşlerdi. Bu dar ve karanlık tünelde bile Xie Yao'nun gözlerinin güzelliği belli oluyordu. Xie Yao'ya yandan baktığında onun harika figürü dikkatini çekiyordu.

 

"Bakayım hemen." Nie Yan'ın kendisine bakışlarını fark eden Xie Yao biraz telaşlanmıştı. "Yaklaşık 20,000."

 

Xie Yao'nun liyakat puanı kazanma hızı da oldukça iyiydi. Tek bir şeytani yaratığı indirebilmek için 20 kişilik bir ekip gerekiyordu. Yaratık öldüğünde ise kazanılan katkı puanları eşit şekilde bölüşülüyordu, bundan dolayı diğer oyuncular bu hızda kazanım sağlayamıyordu. Fakat Nie Yan ve Xie Yao'nun kazandığı aynı miktardaki puan ise sadece ikiye bölünüyordu.

 

Bu ikilinin bir yaratık öldürdüğünde kazandığı liyakat puanı bir takımın öldürmesi ile kazanılan puandan 50 kat fazlaydı. Üstelik bir de bu ikilinin yaratıkları kesme hızı takımlardan daha yüksekti, bu şekilde kazandıkları puan roket hızında yükseliyordu.

 

"Tahminimce yarın Hilton Kalesinde ilk mülkünü almak için yeterli puanın olur." Her bir mülk kendi başına olağanüstü bir kazanç sağlıyordu.

 

"Ben gidip Alev Devinden düşen ganimetlere bakayım." dedi Xie Yao. Bunu yapabilmek için Nie Yan'ın yanından geçmesi gerekiyordu. Bu dar tünelde oyuncunun arkasını dönmesi bile zorlayıcı oluyordu, bundan dolayı Xie Yao'nun buradan geçerken Nie Yan'la temas etmesi kaçınılmaz oluyordu.

 

Bu esnada Nie Yan'ın burnuna hafif ve tatlı bir koku geldi. Cazibeli ve güzel vücutlu Xie Yao'nun kendisine yaklaştığını görünce kalbi ısındı. Cübbesinin kumaşının ardındaki pürüzsüz cildini hissedebiliyordu.

 

Burası sanal dünyaydı, gerçek değildi. Burada mavi elbiseler içindeki Xie Yao akıl almaz bir güzellikte görünüyordu.

 

Nie Yan elini uzatarak Xie Yao'yu tuttu. Zihninde önceki hayatındaki gizli odada yaşananlar geldi. O bölgenin hala önceki zaman dilimindeki gibi olup olmadığını merak ediyordu.

 

Tünelin dar olmasından dolayı Xie Yao Nie Yan'ın nefesini duyabiliyordu. Zihni bir anda kaosa sürüklendi. Nie Yan gün geçtikçe Xie Yao'nun kalbinde daha büyük bir yer ediniyordu. İkili artık birbirlerinin hislerinin ne yönde olduğunu biliyor ve bunu kabul ediyordu. Fakat, ne zaman yakınlaşsalar Xie Yao telaşını kontrol edemiyordu.

 

Xie Yao'nun güzel yüzü Nie Yan'ın yüzünden sadece birkaç santimetre uzaklıktaydı. Düzensiz şekilde nefes alıp veriyor ve telaşlı olduğunu belli ediyordu.

 

"Nie Yan..." Xie Yao çaresiz bir ses tonuyla konuştu. Nie Yan'ı ileri iterek onun kucağına düşmemek için çabaladı. Fakat vücudundaki kontrol edemediği telaş nedeniyle bütün gücünü kaybetmiş gibiydi.

 

Nie Yan sinsi bir gülümseme ile elini Xie Yao'nun cübbesinden içeri soktu. Yumuşak cübbe kumaşının altın ilerlerken bir sürprizle karşılaştı. Göğüsleri iyi geliştiğinden ve üzerindeki sutyen sadece ince bir kumaş parçası olduğundan dolayı, Nie Yan Xie Yao'nun göğüslerini net şekilde hissedebilmişti.

 

Bu hayatta, Nie Yan ve Xie Yao oyun içerisinde ilk defa bu kadar yakınlaşıyordu. Nie Yan garip bir hissin kalbinde büyüdüğünü hissetti. Şu anda önünde duran kişi Xie Yao değil Yao Yao'ydu. Bu iki karakter aslında özünde aynıydı fakat Nie Yan'a hissettirdikleri farklı geliyordu.








Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 28232 Üye Sayısı
  • 265 Seri Sayısı
  • 38531 Bölüm Sayısı


creator
manga tr