Bölüm 418: Asıl Savaş Başlıyor!

avatar
851 29

Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 418: Asıl Savaş Başlıyor!


 

Çağırma Dizisinin tamamlanması uzun sürecekti. Araknit Lordunun çağrılması da zaman alacaktı. Bu yüzden ilk olarak dış dünyadan varlıklarını gizlemek ve olası saldırılardan korunmak amacıyla bir bariyer oluşturdular.

 

Çevre güvene alındıktan sonra tören başlayabilirdi.

 

Bu sırada 1.000 kişilik ana grup ormanda düzen alıp tepenin farklı bir tarafında gizlenmişlerdi. Çağırma Dizisine yaklaşmalarına izin verilmediği için Nie Yan'ın Yüce Büyücülerle ne yaptığını bilmiyorlardı.

 

Bilgi sızmasının önüne geçmek için Nie Yan böyle bir önlem almayı tercih etmişti.

 

2.000.000 canlı Seviye 100 Araknit Lordu durdurulamaz bir devdi. Düşman tarafında Zırhlı Mancınıklar dışında hiçbir şey ona tehdit oluşturamazdı. Tam da bu sebepten Araknit Lordu çağrılmadan mancınıkların yok edilmesi gerekiyordu.

 

Varlığını tehdit eden bir şey olmayınca Araknit Lordu düşman ordusu içinde terör estirebilirdi.

 

Zırhlı Mancınıkların bombardımanı sonucu dış surlarda gedikler açılmıştı. Gedikleri olduğu noktalardaki oyuncular ağır hasar almışlardı. Surlarda ardı arkası kesilmeyen patlamalar durumu iyice umutsuz hale getiriyordu.

 

Düşmanın üst rütbelileri küçük bir tepe üzerinden surları izliyordu. Zırhlı Mancınıkların yok edici güçleri karşısında onlar bile titriyorlardı.

 

"Niuren Birliği neden harekete geçmiyor?" Çılgın Kılıç sabırsızlanıyordu.

 

"Sakin ol, Zırhlı Mancınıklarla baş edecek bir yolları olmadığı için saklanıyorlar. Üstümüze gelirlerse hepsini katledeceğimizi biliyorlar," dedi uzun boylu genç. Yirmilerinde görünen bu kişinin kendine has bir tavrı vardı. Üzeri elf totem harfleriyle kaplı, masmavi parlayan bir zırh kuşanmış, sırtına da iki metre uzunluğundaki yayını takmıştı. Alevli bir aurayla kaplı olan yayın etrafında uçuşan kuşu görmek mümkündü.

 

Bunlar Ichabod Okyanus Yıldızı Seti ve Palente Anka Yayıydı ki, her ikisi de Alt Efsanevi kademedeydi.

 

Yani Nie Yan'ın ekipmanından aşağı kalır yanı yoktu! Ancak Nie Yan ondan farklı olarak nadir eşyalar bulundurmayı tercih ediyordu.

 

Elf Şeytan Avcısı sınıfı oynayan bu genç, Melek Müfrezesi loncasının lideri Yükselen Melekti.

 

Etrafındakilerin bir kısmı onun adamlarıydı. Atlas İmparatorluğunun en güçlü loncası hiç kuşkusuz Melek Müfrezesiydi. Kana Susamış Kılıçlar, İlahi Muhafızlar ve Büyücü İttifakının toplamından daha fazla nüfuza sahiplerdi.

 

Cao Xu'nun Yüzyıl Mali Grubu ve diğer iki büyük firmanın desteği sayesinde Melek Müfrezesi engel tanımadan büyümüştü. Konuşlandıkları Kral Şehrinde onlara kimse karşı gelemezdi. Zamanla şehirdeki güçleri imparatorluğa yansımış ve imparatorluğun rakipsiz devi haline gelmişlerdi. Diğer şehirlere savaş açıp bölgelerini genişletirken önlerine geleni süpürmüşler, sonuç olarak 17 kalenin sahibi olmuşlardı.

 

Lonca Atlas İmparatorluğunda olduğu halde gücü Zümrüt İmparatorluğunda bile hissedilir hale gelmişti. Yükselen Meleğin arka planı da düşünüldüğünde Çılgın Kılıç ve diğer lonca liderleri ister istemez onlara uyuyordu.

 

Meydandaki çoğu oyuncu Kana Susamış Kılıçlar üyesi olduğu halde emirleri Yükselen Melek veriyordu.

 

"Casuslardan gelen habere göre Nirvana Alevi elitlerden oluşan büyük bir grupla birlikte kuzeydeki ormana gitmiş. Anlaşılan ani bir baskın planlıyormuş."

 

Yükselen Melek istifini bozmadı. "Peşlerine birilerini tak. Her hareketlerini bize bildirsinler." Melek Müfrezesinin 500 elitine ilaveten Kana Susamış Kılıçlar, İlahi Muhafızlar ve Büyücü İttifakının elitlerinin burada bulunması, Yükselen Meleğin rakibini hafife almasına sebep oluyordu. Niuren Birliğinde de çok sayıda elit olsa da, Melek Müfrezesindekilerin sayısıyla karşılaştırılamazlardı.

 

Zira iki lonca çok farklı gelişim süreçleri geçirmişti. Niuren Birliği sıfırdan başlayıp kendi çabalarıyla yavaş yavaş buralara gelmişti. Kuruldukları andan beri büyük loncaların baskısı altında kalmışlar ve savaşsız gün geçirmemişlerdi. Pek çok defa yıkılmanın eşiğinden dönmüşlerdi. Kısacası çok cefa çekmişlerdi. Öte taraftan Melek Müfrezesi kurulduğu andan beri bol miktarda olan kaynakları sayesinde daha pürüzsüz gelişmişti. En iyi oyuncuları, Niuren Birliğinin en iyilerinden daha yüksek seviyedeydi ve sınıf atlayan oyuncularının sayısı daha fazlaydı.

 

Niuren Birliği onların yanında sıradan kalıyordu. Dolayısıyla Kana Susamış Kılıçların nasıl olup da bu hale düştüğünü anlayamıyorlardı.

 

"Zırhlı Mancınıkları saat üç yönüne ateşleyin!"

 

Zırhlı Mancınıklar ağır hareketlerle dönüp Cripps Kalesinin içinde gözetleme kulelerinin yoğunlaştığı bölgeye nişan aldı. Yükselen Melek buranın zayıf nokta olduğunu görebiliyordu.

 

Mancınıklar atışlarına devam ettiler. Kızgın gülleler Cripps Kalesine yağıyordu.

 

Bir düzineden fazla gülleden isabet alan kulelerden biri anında çöktü.

 

Guo Huai surların en yüksek noktasından telaşla emirler veriyordu. Binlerce oyuncu kaleden fırlayıp açık arazideki düşman ordusunun üzerine koştu.

 

Kılıçlar çarpıştı, büyüler havada uçuştu, ilk çarpışma sona erdi.

 

Lonca savaşı sırasında ölen oyuncular diriltilemezlerdi. Ölenin savaştaki rolü sonlanmış olurdu. Guo Huai bu yüzden fazla oyuncu kaybetmekten korkuyordu.

 

Niuren Birliği güçleri birkaç defa mancınıklara saldırdıkları halde sonuç alamadılar. Mancınıklara en çok yaklaştıkları denemede yere döşenen mayın ve kapan gibi tuzaklara yakalanıp öldüler.

 

İçinde bulundukları çıkmazdan bir türlü kurtulamıyorlardı.

 

Savunmacı taraf oldukları için avantaj onlardaydı. Normalde kalenin içerisinde bekledikleri takdirde işleri kolaydı. Ancak Zırhlı Mancınıkların devreye girmesiyle kaleyi terk edip düşmanın silahını yok etmek şart olmuştu.

 

Mancınıklar elit oyuncuların koruması altındaydı. Her biri Niuren Birliğinin elitleri kadar güçlülerdi.

 

Savaşın gidişatı anbean Nie Yan'a bildiriliyordu.

 

Goblin Büyü Toplarından ne haber? Tamamlandılar mı?

 

Hayır. Zar zor dayanıyoruz. Bu gidişle Goblin Büyü Topu tamamlanmadan surlar yıkılacak! Guo Huai Zırhlı Mancınıkların gücü karşısında çaresizdi. Güllelerin patlamaları kaleyi sarsıyordu.

 

Yoğun bombardımana gözetleme kuleleri dayanamayıp birbirleri ardına yıkılıyorlardı.

 

Zaman! Daha fazla zamana ihtiyaçları vardı!

 

Nie Yan bir süre düşündü. Belli ki karşı saldırının zamanı gelmişti. Daha fazla beklerlerse düşman Niuren Birliğini güçsüz sanacaktı.

 

Küçük Grup Işınlanma Parşömeni 30 kişiyi ışınlayabiliyordu. Nie Yan elitler içinden 30 kişi seçti. Yüce Büyücüler Araknit Lordunu çağırmakla meşgul olduklarından yalnızca Savaşçı Hırsız Rahip ve Şövalyeleri götürebilirdi.

 

30 kişi iki sıraya ayrıldı.

 

Nie Yan dizilime baktı.

 

Grupta Savaşçılardan Kılıç Parıltısı, İzmarit, Yalnız Gölge, Yi Yan, Monokrom, Kenarsız, Doğal İfrit; Rahiplerden Genç Yedi, Kara Cennet, Boyalı Tülbent, Aykız; Şövalyelerden Ağıt Şövalyesi, Taotie, Mavi İp; Hırsızlardan Güneş, Tek Vuruş Yemini, Bahtsız Kurbağa, Gaddar gibi isimler yer alıyordu.

 

Çoğu Savaşçı toplamda 30 kişi toplanmıştı. Yalnızca 4 Rahip vardı. Fakat bu kadarı yeterliydi.

 

Nie Yan adamlarına döndü. Niuren Birliğinin en iyi 30 oyuncusuyla karşı karşıyaydı. Oyunda bulunabilecek en iyi ekipmanlarla donanmışlardı. Çoğu da Nie Yan'ın yakın olduğu isimlerdi.

 

"İlk önce ben gideceğim. Siz benim bulunduğum yere ışınlanacaksınız. Benden haber bekleyin." Bu kadar adamla düşmana ciddi bir zarar veremezlerdi, ama düşmanın başını ağrıtabilirlerdi.

 

"İşte şimdi başlıyoruz. Kana Susamış Kılıçlara hadlerini bildirelim!"

 

Monokrom, Kenarsız, Dobra ve diğerleri Nie Yan'ın harekete geçeceğini duyduklarında heyecanlanmışlardı. Savaşın alevleri kaleyi yutmak üzereydi. Bu zamana kadar bekledikleri hataydı.

 

"Kalabalık bir yer seç bari." Kılıç Parıltısı güldü. Nie Yan’ın en yakın arkadaşlarından biriydi. Operasyonun tehlikesine rağmen soğukkanlı davranıyordu. Onun için savaş yeni başlıyordu.  

 

Gaddar araya girdi. "Evet! Ne kadar çok, o kadar iyi! Hepsini kılıçtan geçirelim!"

 

"Belirsiz Işınlanma Parşömenleriniz hazır mı? Hepinizde en az bir tane olmalı. Olmayanlar benden istesinler." Kana Susamış Kılıçlar ordusuna baskın yapacaklardı. Bu son derece tehlikeli bir işti. Lakin yetenekleri göz önünde bulundurulduğunda Belirsiz Işınlanma Parşömeni ile hayatta kalabilirlerdi.

 

"Herkeste var."

 

"Gölge Rahiplerinin İhtilaf Prangasına dikkat etmeliyiz. Yakalanırsak parşömenleri kullanamayız," dedi Bahtsız Kurbağa. Niuren Birliğine alıştıktan sonra hızla üst sıralara tırmanmıştı. Hazine sandıkları aramaktan kalan zamanında becerilerini geliştirmişti. Loncada çok sayıda üst düzey oyuncu olduğundan bilgi ve tecrübe paylaşımı sayesinde çekirdek üyelerden biri haline gelmişti.

 

"Ben gidiyorum. Haber bekleyin." Nie Yan kamuflaja girip düşman ordusuna doğru koştu.

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 23122 Üye Sayısı
  • 828 Seri Sayısı
  • 41794 Bölüm Sayısı


creator
manga tr