Bölüm 417: Çağırma Dizisi

avatar
999 28

Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 417: Çağırma Dizisi


 

Nie Yan yüzeyden götürdüğü ekipmanları Günahkar Meleğe satarak elde ettiği 350.000 altını Guo Huai'ye verdi. Para Cripps Kalesinin savunmasını güçlendirmekte ve birkaç tane daha gözetleme kulesi eklemekte kullanıldı. Ayrıca kale savunmasında görevli oyunculara da küçük bir ikramiye dağıtıldı. Bu hamleyle oyuncuların moralleri yerine geldi. Geriye Kana Susamış Kılıçlar ordusunu beklemek kalıyordu.

 

Kalede Niuren Birliği ve yan loncalara mensup 100.000 civarı oyuncu konuşlandırılmıştı. Savunma hatları aşılsa bile düşmanı püskürtmekte kararlıydılar.

 

Nie Yan 10 metre yüksekliğindeki surların üzerinde geziniyordu. Daha geriye yerleştirilmiş gözetleme kulelerine baktı. Kulelerdeki kuşatma arbaletleri 50 metrelik mesafeyi kontrol altında tutabilirlerdi.

 

Ancak üzerinde bulunduğu surlar oyunun daha sonraki safhalarında ortaya çıkmaları gereken Zırhlı Mancınıklara dayanamazlardı. Oyunun mevcut halinde hiçbir sur onlar karşısında ayakta kalamazdı. Dolayısıyla yalnızca kalede kalıp beklemeleri intihar olurdu.

 

İki saat sonra düşman ordusu ufukta göründü.

 

Kana Susamış Kılıçlar nihayet gelmişlerdi!

 

Nie Yan surlardan indi. Lonca karargahının önündeki meydanda 1.000 kişi toplanmış ondan emir bekliyordu. Kana Susamış Kılıçlar kapıya dayanmıştı. Niuren Birliği artık geri çekilemezdi!

 

Loncanın bütün elitleri buradaydı. Görev yapanlar bile işlerini yarım bırakıp gelmişlerdi.

 

Burada Niuren Birliğinin geleceği söz konusuydu!

 

Nie Yan adamlarının karşısına geçti.

 

"Patron, Kana Susamış Kılıçların itleri geldiler! Dışarı çıkıp Niuren Birliğiyle uğraşmanın ne demek olduğunu onlara gösterelim!" Ölümsüz Hergele savaş istiyordu. Yakın zamanda seviyesini ve ekipmanlarını yükselttiğinden meydana çıkmaya can atıyordu.

 

"Bu ne acele?! Patronun konuşmasını bekle!"

 

Nie Yan gözleriyle kalabalığı süzdü. Kılıç Parıltısı, İzmarit, Genç Yedi gibi nice tanıdık yüz görüyordu. Hepsi de Niuren Birliğinin en iyileriydi. Şu ana kadar Kana Susamış Kılıçlara verdikleri kayıplar önemsiz sayılabilirdi. Önündeki kişiler loncanın asıl sermayesiydi. Asıl savaş şimdi başlayacaktı!

 

Nie Yan Guo Huai'ye döndü. "İstediğim 20 Yüce Büyücü geldi mi?"

 

"Evet, herkes burada. Şu listede isimleri yazıyor."

 

Nie Yan listede Yao Yao, Düşkün Çocuk, Güneşli Güney, Yaz Böceği, Ölümsüz Hergele gibi isimler gördü. Niuren Birliğinden on üç kişi vardı. Savaş Delisi İttifakı üç kişi, Savaş Tanrısı Kabilesi iki kişi, Safir Tapınak ve Kutsal İmparatorluk da birer kişi göndermişti.

 

İttifaktaki Yüce Büyücülerin hemen hepsi buraya gelmişti. En kalabalık grubun Niuren Birliğinden oluşu dikkat çekiciydi.

 

Şu anda her bir Yüce Büyücü güçlü bir silah değerindeydi. Çoğu büyük loncada bir iki tane Yüce Büyücü olurken üç taneye sahip olana şanslı gözüyle bakılıyordu. Kana Susamış Kılıçlar, Büyücü İttifakı ve İlahı Muhafızlardaki sayı muhtemelen tek haneli rakamlardaydı.

 

"Patron, ne zaman başlayacağız?"

 

"Patron, dışarı çıkıp o şerefsizlerle savaşalım! Yüzlerindeki küstah ifadeyi gördüğüm zaman kan beynime sıçrıyor!"

 

"Evet! Gidip hepsini öldürelim! Karşılık vermiyoruz diye bizi kolay lokma sanıyorlar!"

 

...

 

Kalabalıktan savaş sesleri yükseliyordu. Karataş Kalesi yerle bir olmuştu. Kalor'da Niuren Birliğine karşı gelebilecek bir lonca yoktu. Kana Susamış Kılıçlar bu şekilde davranarak Niuren Birliği oyuncularını utanca boğuyordu. Fakat Nie Yan loncaya savaşmamalarını ve güçlerini korumalarını emretmişti. Yani şu ana kadar savaşanlar beş yan lonca, Safir Tapınak ve Kutsal İmparatorluk oyuncularıydı. Kana Susamış Kılıçların gücü onların saldırılarıyla birazcık azalsa da ciddi bir azalmadan bahsetmek zordu. Bunun temel sebebi ise Zırhlı Mancınıkların gücüydü. Kana Susamış Kılıçlar, İlahi Muhafızlar, Büyücü İttifakı ve Melek Müfrezesinin elitleri tarafından korunan mancınıklara yaklaşmak imkansızdı.

 

Buna rağmen Safir Tapınak ve Kutsal İmparatorluğun saldırıları Niuren Birliğine ciddi zaman kazandırmıştı.

 

"Herkes sakin olsun. Bir süre daha dilediklerini yapmalarına izin vereceğiz. Yakın zamanda hepsinin sesini keseceğiz. Kana Susamış Kılıçlar sinirlenmemize değmez. Karıncalar bile onlardan daha korku vericidir! Bugün onları yok edeceğiz! Cripps Kalesinin önünde kandan ırmaklar akacak!" Nie Yan'ın gözlerinde soğuk bir parıltı vardı. Düşmanını kim olduğuna bakmadan ortadan kaldıracaktı!

 

Tabii düşman denince akla gelen ilk isim Cao Xu idi!

 

Kana Susamış Kılıçlar mı? Büyücü İttifakı mı? İlahi Muhafızlar mı? Yoksa Melek Müfrezesi mi? Hayır. Bunların hepsi Cao Xu'nun kuklalarıydı!

 

Yüzyıl Mali Grubu çökmedikçe Nie Yan'a rahat yoktu. Geçmiş hayatının trajedilerini tekrar yaşayamazdı.

 

Yüzyıl Mali Grubunun iştahı dindirilemezdi. Fırsatını buldukları anda önlerine çıkan her şeyi yutabilirlerdi!

 

Nie Yan onlara av olmamak için mecburen avcı olmalıydı!

 

Kana Susamış Kılıçlardan başlayarak Cao Xu'nun gücünü yavaş yavaş eritecekti.

 

"Evet! Patron Nie Yan, sözlerin bize cesaret verdi!"

 

"Lanet olası Kana Susamış Kılıçlar!"

 

Kalabalık fikir birliğindeydi. Ağıt Şövalyesinin söylediklerinde birleşmişlerdi. Nie Yan kararlılığını gösterdiği anda birlik sağlanmıştı! Kana Susamış Kılıçlardan korkuları yoktu!

 

Nie Yan'ın emrinde 20 Yüce Büyücü toplandı. Beyaz cübbeli Yao Yao Nie Yan'ın gözünden kaçmamıştı.

 

Nie Yan ona bakarak özür diler gibi gülümsedi. Şu anda savaş meydanındaki komutan olduğundan onunla ilgilenemiyordu.

 

Yao Yao durumu anlayıp mesaj gönderdi. Beni düşünme. Savaşa odaklan.

 

Nie Yan başıyla onayladı. Niuren Birliğinin lideri şu anda önündeki işle ilgilenmeliydi.

 

Guo Huai hazinedeki nadir eşyalara bakarken birkaç parşömen gördü. "Kılıç Parıltısı ve diğerleri Siren Mezarlığından birkaç tane Grup Işınlanma Parşömeni düşürdüler. İşine yarar mı?"

 

Grup Işınlanma Parşömeni mi? Nie Yan'ın gözleri parladı. Bu eşyalar ender bulunurlardı. Cebinde 50.000 altını olan biri bile Grup Işınlanma Parşömeni satın alamayabilirdi. Kısacası parşömenin sabit bir fiyatı yoktu. Kılıç Parıltısının birkaç tane düşürmesi inanılmazdı.

 

"Seviyeleri ne?" Grup Işınlanma Parşömeni üç seviyeye ayrılıyordu: Maksimum 1.000 metreye ışınlayan ve 30 kişi kapasiteli Küçük Grup Işınlanma Parşömeni, 200 kişi kapasiteli Orta Grup Işınlanma Parşömeni ve daha önce hiç karşılaşmadıkları Gelişmiş Grup Işınlanma Parşömeni.

 

"Biri Orta, ikisi Küçük."

 

"Güzel!" Bu üç Grup Işınlanma Parşömeni düzgün kullanıldığında savaşın seyrini değiştirebilirdi.

 

Grup Işınlanma Parşömeni diğer ışınlanma parşömenlerinden farklıydı. Grubun bir yere ışınlanabilmesi için hedef noktada birinin bulunması gerekiyordu. Buna rağmen son derece kullanışlıydı.

 

Nie Yan 1.000 eliti Cripps Kalesinden çıkarıp kalenin yanındaki ormana soktu. Ağaçların içinde gizlenmeleri işlerini kolaylaştıracaktı. Kana Susamış Kılıçlar yerlerini bulsalar bile ellerinden bir şey gelmeyecekti.

 

Ormanın arazi yapısı ordu ilerleyişini imkansız kılıyordu.

 

Nie Yan ve yanındakiler ormanın içinde bir tepeye vardılar. Tepeden baktığında Cripps Kalesi önündeki araziye yayılmış 50.000 düşman oyuncusunu görebiliyordu. Göz alabildiğince uzanan ordu savaşa hazırlanıyordu.

 

Zırhlı Mancınıklar atış menziline doğru sürüldü ve surlara 300 metre kala durdu. Yerlerine geldikleri anda dış surları dövmeye başladılar. Büyük patlamalar eşliğinde etrafa enkaz yayılıyor, tüm sur sarsılıyordu. Düşmanın elit kuvvetleri Zırhlı Mancınıkların etrafını Yıldırım Fırtınası Mayınları çelik dikenlerle güvence altına alıyorlar, böylece Niuren Birliği oyuncularının yaklaşmalarını engelliyorlardı.

 

Düşman oyuncuları kaleye şimdi saldırsalar çok ağır kayıplar verirlerdi. Yüksek surlara, çok sayıda gözetleme kulesine ve 100.000 savunmacıya sahip kale, şu haliyle kimseye geçit vermezdi.  Tek yapabilecekleri Zırhlı Mancınıkların fevkalade ateş gücünden yararlanarak savunma hattını çökertmekti.

 

Zırhlı Mancınıklar dışında iki tarafta da saldırı girişimi görünmüyordu. Ancak herkes bunun fırtınadan önceki sessizlik olduğunun farkındaydı. Yakında dev bir savaş patlak verecekti.

 

Nie Yan 20 Yüce Büyücüyü ana gruptan ayırıp ormanda gizli bir bölgeye götürdü. Büyü dizileri konusundaki en bilgili isim olan Düşkün Çocuğa Araknit Lordunu çağıracak altıgen dizinin oluşturulması görevi verildi. Her bir çizgi titizlikle çiziliyordu. Burada hataya yer yoktu. Çok geçmeden karmaşık şekiller ve oluşumlardan meydana gelen dizi tamamlandı. Tamamlandığı anda diziden gizemli bir güç yayıldı.

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 23119 Üye Sayısı
  • 828 Seri Sayısı
  • 41793 Bölüm Sayısı


creator
manga tr