Bölüm 337: Yeraltı Dünyası Gezisi

avatar
1529 47

Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 337: Yeraltı Dünyası Gezisi


Hayalet Kurt ve diğerleri şaşkın haldeydi. Etraflarını Kan Kirpilerinin sarmasını ve kendilerine saldırmaya başlamasını beklemiyorlardı. Yaşanan her şey beklentilerinin dışında gerçekleşmişti.

 

Bu Kan Kirpileri de mi bu insan Hırsızın hayvanıydı? Bu yaratıklar hareketli birer dağ parçası gibiydi ve yıldırım gibi Hayalet Kurt'un grubuna saldırıyordu.

 

Geriye kalan dört oyuncu saklanacak yer bulamıyordu.

 

Bir Altın Ejderha ve beş adet Kan Kirpisi tarafından kuşatılmaktan kaçabilmenin imkanı yoktu.

 

"Cingöz Altı, kendini koru. Bizi bırakıp devam et," Hayalet Kurt endişeli şekilde emir verdi. Bu grupta kaçabilecek kapasitede olan tek kişi Cingöz Altı'ydı. Geri kalanların kaması mümkün değildi.

 

"Hayır! Sizi bırakıp gitmeyeceğim!" Cingöz Altı ciddi bir ifadeyle konuştu.

 

"Seni... Seni aptal! Git buradan, kaç!" Hayalet Kurt Cingöz Altı'ya baktı. Eğer biraz daha gecikirse grubun hepsi burada ölecekti. Kurtulma şansı varken neden canını tehlikeye atacaktı ki?

 

Cingöz Altı dişlerini gıcırdattı. Gizlilik moduna girdi ve karanlığa doğru sızdı.

 

Bu esnada bir Kan Kirpisi Hayalet Kurt'a çarptı ve onu havaya uçurdu.

 

Nie Yan'ın kontrolü altındaki beş Kan Kirpisi normal moblardan çok daha üstündü. Kumaştan zırh giyinmiş olan bu oyuncuların dayanma şansı yoktu.

 

Kan Kirpileri normalde bu kadar büyük bir tehdit oluşturmazdı. Fakat Nie Yan'ın emrine girdikten sonra, artık kendi iradeleri ile değil, Nie Yan'ın talimatları doğrultusunda hareket ediyorlardı. Savaş esnasında kanat değiştirebiliyor, kuşatma hamlesi yapabiliyor, tuzak kurabiliyor ve her türlü savaş taktiğini kullanabiliyorlardı.

 

Hayalet Kurt bir göz kırpma becerisi kullanarak 30 metre uzağa hamle yaptı, fakat bu hamlesi sadece bir başka Kan Kirpisi ile karşılaşmasından başka bir işe yaramamıştı. Kan Kirpisi çelikten dikenlerini bu oyuncuya yöneltti.

 

「Pat! Pat! Pat!Hayalet Kurt bir anda delikli gravyer peynirine dönmüştü, kirpinin dikenleri vücudunu delik deşik etmişti. Kafasının üzerinde bir hasar değeri şelalesi oluşmuştu, ayrıca zehir etkisini de almıştı.

 

Hayalet Kurt'un ölü bedeni yere serildi. Sona kalan Hortlak Yağmacı ve Karanlık Efsuncu da kaçmayı başaramamıştı. Bir tanesi Kan Kirpileri tarafından öldürülürken diğeri ise Küçük Altın'a kurban gitmişti.

 

Şan Katli! Düşman sivillerinden birini öldürerek 5 Şan kazandınız!

 

Şan Katli! Düşman sivillerinden birini öldürerek 3 Şan kazandınız!

 

...

 

Bir oyuncunun kazandığı Şan puanı öldürdüğü rakibin gücü ile doğru orantılı şekilde artıyordu. Eşit seviyeli bir düşman 1 Şan puanına denkti, yüksek seviyeli rakip öldürmek daha fazla Şan puanı veriyordu, bir oyuncu kendisinden daha düşük seviyeli bir düşman öldürürse hiç Şan puanı alamıyordu. Eğer ölü bir rakip savaş esnasında diriltilirse bu durumda Şan puanı da düşüyordu.

 

Nie Yan'ın şu anki rakipleri kendisinden daha üst seviyede olduğu için çokça Şan puanı toplamıştı.

 

Sadece Tayf Hırsızı hayatta kalmıştı. Nie Yan bu elemanın ne tarafa doğru kaçtığını görememişti fakat onun varlığını hala hissedebiliyordu.

 

Cingöz Altı grup arkadaşları böyle vahşice katledilirken kaçmak istememişti. Bundan dolayı ortamdan çok uzaklaşmamış ve arkadaşlarının intikamını alabilmek için doğru zamanı beklemeye başlamıştı.

 

Nie Yan aniden bir şey hissetti ve kafasını bir anda o yöne çevirdi.

 

Hakikat Gözü!

 

Nie Yan'ın gözleri bir anda gizemli bir ışıkla parladı. Delici bakışları karanlığın içindeki bir siluete kilitlenmişti, kilitlendiği bu noktaya bir kaplan edasıyla atıldı.

 

Lanet olsun! Açığa çıktım! Cingöz Altı Nie Yan'ın gözlerindeki ani değişimle bir anda paniğe kapılmıştı, Nie Yan'ın gözlerindeki gizemli parlama onu tıpkı bir şeytan gibi gösteriyordu. Cingöz Altı anında bir Hız Parşömeni kullanarak hayatı pahasına kaçmaya başladı. Rakibiyle direkt bir karşılaşmada hiç şansının olmadığının farkındaydı.

 

Cingöz Altı'nın bütün çabalarına rağmen Nie Yan aralarındaki mesafe farkını 7 metreye kadar düşürmüştü, aniden Boğucu Vuruş ile saldırdı.

 

Bu eleman çok hızlı! Cingöz Altı'nın içini endişe kaplamıştı.

 

Rüzgar Adımı!

 

Cingöz Altı Rüzgar Adımı'nın ilk saniyelerindeki dokunulmazlık sayesinde sersemletilmekten kurtulmuştu ve elinde ne kadar hız becerisi varsa kullanmaya başladı.

 

İki oyuncu vahşi doğada koşan iki çita gibi görünüyordu. Cingöz Altı hızını ne kadar artırırsa artırsın Nie Yan anında ona yetişebiliyordu.

 

Bu eleman nasıl bu kadar hızlı olabiliyor? Cingöz Altı Nie Yan'ın hızından oldukça korkmuştu. Cingöz Altı Gece İmparatorluğu birliğinin en hızlı Hırsızıydı. Kuşandığı şaşkınlık verici ekipmanlar ve hız artırıcı becerileri ile kendi sınıfından olan herkese yukarıdan bakıyordu.

 

Fakat şu anda Nie Yan'la mücadele ediyordu ve Cingöz Altı'nın o çok övündüğü hız becerileri işe yaramaz bir çöp parçası niteliğindeydi.

 

Cingöz Altı Nie Yan'ın aynı zamanda bir Altın Ejderha hayvanının olduğunu hatırladı, bu insan Hırsızın gerçekten de olağanüstü bir kişi olduğunu kendine itiraf etmek zorunda kalmıştı.

 

Nie Yan da aynı zamanda Cingöz Altı'nın hızından oldukça etkilenmişti. Bu Hırsız aslında çok hızlıydı. Nie Yan'ın Gölge Valsi'ni etkinleştirmekten başka çaresi kalmamıştı, Gölge Valsi'ni etkinleştirdiğinde hızı anında Tayf Hırsızı'nın hızına yetişmişti.

 

Nie Yan aralarındaki mesafe farkını hızlıca kapattı ve Cingöz Altı'yı sırtından Hain Bıçak ile vurdu, rakibinin sırtından fışkıran kan bir şelaleyi andırıyordu.

 

−737

 

Bu ne be? Cingöz Altı aklını kaçıracak gibi olmuştu. Sadece tek bir saldırı ile can değerinin neredeyse yarısını kaybetmişti. Nie Yan tam Yırtıcı ile saldırısına devam edecekken Cingöz Altı bir Orta Sağlık İksiri kullandı ve arkasını dönerek saldırıyı savuşturmak için hamle yaptı.

 

「Çın!Havada çarpışan iki hançer kuvvetli bir çınlama sesi çıkardı.

 

Cingöz Altı bu saldırıyı savuşturmaya çalışırken Nie Yan diğer elindeki Zenard'ın Kılıcını da savurdu.

 

Hayati Vuruş!

 

Cingöz Altı tepki verebilmek için yeterli zamanı bulamadı ve boynunun altında kırmızı bir çizgi oluştu.

 

Nie Yan'ın yaptığı Hayati Vuruş Cingöz Altı'nın boğazına denk gelmişti ve en ufak bir dirençle bile karşılaşmamıştı.

 

Cingöz Altı'nın kaşları korkudan neredeyse yerinden çıkacak kadar yukarı kalkmıştı, gözlerinde inanmazlık ifadesi vardı. Nie Yan'ın hamlelerini öngörebildiği halde nasıl öldüğünü bir türlü anlayamamıştı.

 

Vücudu gevşemiş şekilde yere serildi.

 

Nie Yan eğilerek Altın kademe bir ekipman aldı, Hüner +52, Güç +56 ve Odak +7 özelliklerine sahipti bu ekipman. Maalesef, bu ekipmanlar sadece Kötü Taraf oyuncuları tarafından kuşanılabiliyordu. Nie Yan bir süre düşündükten sonra ekipmanı çantasına attı.

 

Sonrasında Küçük Altın'ın yanına geri geldi ve Hayalet Kurt ve diğerlerinin düşürdüğü ekipmanlara baktı.

 

Nie Yan şu anda hızlıca bu ortamdan uzaklaşmalıydı, aksi takdirde yakalanma riski vardı. Bu oyuncular muhtemelen bir birliğin oyuncularıydı. Birlik eğer geniş çaplı bir kuvvet gönderirse Nie Yan burada ölebilirdi. Sonuçta kendisinin yardımına kimse gelemezdi, şu anda Yeraltı Dünyası topraklarındaydı.

 

Nie Yan'ın Yeraltı Dünyası'na olan ziyareti henüz yeni başlamıştı. Yakınlarda bir köy ararken Küçük Altın ve beş adet Kan Kirpisi ile seviye kasmaya devam etti. Bu süreç içerisinde, yaklaşık 70 adet Kötü Taraf oyuncusu ile karşılaşmıştı ve bunlardan sadece birkaç tanesi Nie Yan'ın ellerinden kaçabilmişti.

 

Nie Yan çok geniş bir yağma yapmıştı, üstelik önüne çıkan eşyaların çoğunu atmıştı. Sadece kaliteli ve güzel özellikleri olan birkaç parça ekipmanı çantasında tutmuştu.

 

Nie Yan rakipsizdi. Bir insan Hırsızın Hortlak İmparatorluğunda katliam yaptığı haberi imparatorlukta yayılmaya başlamıştı. Zayıf oyuncular bu insan Hırsızın rapor edildiği bölgelerde tek başlarına dolaşmaktan çekiniyordu, uzman oyuncular ise bu Hırsızın izlerini takip ederek onu öldürme planları yapıyordu. Dahası, Paralı Asker Loncası bu Hırsızın kellesine ödül koymuştu.

 

Görev: Feso Buz Çölünde ortaya çıkan Nirvana Alevi isimli insan oyuncuyu öldür.

 

Ödül: 200 Altın

 

200 altınlık bir ödül elbette birçok oyuncuyu cezbetmişti. Bazı gruplar bu iş için oldukça hevesliydi ve hazırlıklarını yaparak Feso Buz Çölüne yola çıkmıştı.

 

Çoğu oyuncu Nie Yan'ın tam olarak nerede olduğunu bilmiyordu. Bir bölgede anında beliriyor ve bir ya da birkaç oyuncuyu öldürerek tekrar gözden kayboluyordu. Aksi takdirde, zaten Nie Yan'ın tam yerini bilseler onu çoktan öldürürlerdi.

 

Kimse Nie Yan'ın tam yerini saptayamadığı için sırf bu iş görevlendirilmiş oyuncular bile vardı.

 

Nirvana Alevi (Hırsız): Seviye 38

 

Sağlık: 2.300

 

Ekpiman: Bilinmiyor, en üst düzey silahlar

 

Saldırı Gücü: 600-800, yüksek kritik vuruş oranı

 

En Yüksek Kritik Hasar: 1.700

 

Hayvanlar: Altın Ejderha, Elit Kan Kirpisi, 2 Lider Kan Kirpisi, 2 Kan Kirpisi.

 

Bu statüler oldukça şaşırtıcıydı. Belki de sadece 20 oyunculu ya da daha kalabalık bir grup bu Hırsızla başa çıkabilirdi.

 

Hortlak İmparatorluğundaki herkes bu işgalci insan Hırsızı, ait olduğu yer olan yeryüzüne kimin geri göndereceğini merak ediyordu.

 

artık gün bitmeye yaklaşmıştı ve oyundan çıkış vakti geliyordu. Nie Yan yanında duran beş Kan Kirpisine baktı. Oyuna tekrar giriş yaptığında bu hayvanlar kaybolmuş olacaktı. Her ne kadar emeğine yazık olacak olsa da bu durum için yapabileceği bir şey yoktu.

 

Nie Yan Küçük Altın'ı geri gönderdi ve beş Kan Kirpisini de serbest bırakarak oyundan çıkış yaptı.

 

Nie Yan kahvaltısını yaptıktan sonra babasının şirketine ziyarete gitti. Savaş Tanrısı Kabilesi Niuren Birliğinden gelen 60.000 altın sayesinde kendine gelmişti. Dahası, Baba Nie 30'dan fazla iyi bilinen oyun organizasyonuna geniş çağlı bir yatırım yapmıştı. Tıpkı önceki hayatındaki gibi, yükselişleri oldukça göz kamaştırıcıydı. Kurulma tarihlerinden çok süre geçmeden ilk kalelerini almışlardı.

 

Zaten Baba Nie'nin şu anda ihtiyaç duyduğu şey tam olarak kalelerdi. Gerçek hayatta iş yaptıkları sektörler zaten paha biçilemezdi. Dinlenme tesisleri, alışveriş merkezleri ve buna benzer birçok sektörde iş alanları vardı. Çocuklar ve yaşlı insanlar gibi oyunu oynamayan kişiler bu mekanları ziyaret edebilir ve keyifli vakit geçirebilirdi. Dahası, bu mekanları ziyaret edebilmek adına gerçek dünya parası ile ödeme yapılıyordu.

 

Bu durum aynı zamanda birçok farklı sektörden şirketin İnanç'a yatırım yapmasının da sebebiydi.

 

Savaş Tanrısı Kabilesi operasyon alanlarını genişletmeye başlamıştı. Baba Nie'nin işe aldığı altın toplama ekipleri de artık çalışmaya başlamıştı. Artık Niuren Birliğinin desteklerine çok fazla ihtiyaç duymayacak düzeye erişmişlerdi. Ah Chen'in liderliği altında ilerledikçe Nie Yan'ın omuzlarına oluşturdukları yükü gittikçe hafifletiyorlardı.

 

Nie Yan Zirve Askeri Akademi'nin kayıt işlemlerinin iki saat sonra başlayacağına dair bir bildirim aldı. Eğer değerlendirmeleri geçerse devam edebileceğine dair bir kabul mektubu alacaktı.

 

Böylesine önemli bir etkinliğe birçok kişi katılacaktı, Xie Yao ve Liu Rui de bu kişilere dahildi.

 

Önceki hayatında Nie Yan kayıt sınavlarına katılmış ve berbat bir performans sergilemişti. Eve geri döndüğünde babasının yüzündeki hayal kırkılığını hala dün gibi anımsayabiliyordu. O manzara her daim aklının bir ucunda yer edinecekti.

 

Bunları düşünen Nie Yan derin bir iç çekti. Önceki hayatındaki birçok pişmanlığından sadece bir tanesiydi bu olay.






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 23317 Üye Sayısı
  • 827 Seri Sayısı
  • 41854 Bölüm Sayısı


creator
manga tr