Bölüm 335: Şan Katli

avatar
4824 68

Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 335: Şan Katli


 

Küçük Altın ve Nie Yan hızlı şekilde Kan Kirpisi sürüsünü temizledi, yeryüzünü cesetlerle doldurmuşlardı. İlk ölen Kan Kirpisi gibi bu kirpilerin de cesetleri öncesinde birer ışık huzmesine dönüşmüş ve daha sonrasında ortadan kaybolmuştu.

 

Nie Yan Kutsal Ruh Kalbi görevini kontrol etti. Toplamda 56 ceset arındırmıştı.

 

Nie Yan şeytani yaratıkları arındırmaya devam ettikçe, Zenard'ın Kılıcındaki mühürleri de açabilecekti. Bu silah bu zamana kadar gördüğü en iyi silahtı, önceki hayatında forumlarda yayınlanan o meşhur tanrısal silahlardan bile daha iyiydi. Mühürler tamamen açıldığında özellikleri oldukça şaşırtıcı olacaktı.

 

Despot Abak Seti ve Zenard'ın Kılıcı Nie Yan'ın bu hayatta karşılaştığı en kaliteli eşyalardı.

 

Nie Yan Küçük Altın'ın ön tarafta durmasını sağlayarak gelen hasarı karşılamasını sağlıyordu ve kendisi de arka taraftan durmaksızın Hortlak Ayini ile hamle yapıyordu. Sonunda beş adet Kan Kirpisi yakalamıştı: iki adet Sıradan, iki adet Lider ve bir tane de Elit. Verdikleri hasar görmezden gelinebilirdi fakat sağlıklarının yüksek olması ve zırhlarının güçlü olması bu yaratıkların etten bir duvar gibi olmasını sağlıyordu.

 

Nie Yan kirpilerin aggrosunu ayarlayarak onları kendine birer etten duvar gibi kullanıyordu. Bir tanesi öldüğünde Nie Yan hemen bir başkasını yakalıyordu.

 

İmparatoriçe Finas'ın Kader İncisi'nden gelen Kara Büyü Etkisi +12 özelliği Ölümsüz Ayinin gücünü büyük oranda artırıyordu. Başarı oranı eskisine göre çok daha yüksekti.

 

Nie Yan, Küçük Altın ve beş adet Kan Kirpisi yollarına çıkan her şeyi yıkarak ilerliyordu, arkalarında bir ceset yığını bırakmışlardı.

 

Ding!」 Bir çınlama sesi ile beraber Nie Yan'ın üzerinde parlak bir ışık oluştu ve sonunda Seviye 37 oldu.

 

Nie Yan lider sıralamasını açtı. Tang Yao ve Kana Susamış Çılgın Kılıç Seviye 53 ve Seviye 52 ile ilk iki sırayı ele geçirmişti. Başa baş gidiyorlardı. Büyücü İttifakının ve İlahi Muhafızların sıralaması da oldukça hızlı ilerliyordu.

 

Kana Susamış Kılıçlar, Büyücü İttifakı ve İlahi Muhafızlar lider sıralamasına henüz yeni önem vermeye başlamışlardı çünkü Kalor'daki karmaşıklık bu oyuncuların Niuren Birliğinden oyuncularla savaşmasından dolayı seviye atlamaya vakit ayırmalarını engellemişti. Fakat yine de Niuren Birliğinin oyuncuları ilk 10 içerisinde sağlam bir 6 kişilik yer kaplamıştı, ilk 50 içerisinde ise Niuren Birliğinden 27 adet oyuncu vardı.

 

Bütün oyuncuların seviyesi hızlıca yükseliyordu. Nie Yan seviye açısından bu oyuncularla kıyaslanamazdı.

 

Nie Yan düşünüp karar verdi, gerçekten de hızlıca gelişip bu oyunculara yetişmeliyim. Sonrasında ise bir köy ya da kasaba bularak yakınlarda bir şehir olup olmadığını sorarım.

 

Nie Yan mobları kesmekle meşgulken ileride parlak ışıklar saçan büyü patlamaları olduğunu fark etti. Bu parlak ışıklar Kötü Taraf oyuncularının işi olmalıydı.

 

Gidip bir gözlemleyeyim. Ben burada mob keserken onların beni keşfetmesi kesinlikle sorunlara yol açar.” Nie Yan yolunu o tarafa çevirmeden önce bunu düşündü. Küçük Altın ve beş Kan Kirpisine saldırılarına devam etme emrini verdi.

 

Nie Yan'ın vücudu karanlıkla bütünleşti.

 

Nie Yan oyunculara 10 metreye kadar yaklaştı. Görüş alanına birkaç siluet belirmişti. Yeryüzünde iken gördüğü herkesten farklı görünüyorlardı, solgun yüzlerinde hayata dair bir iz yoktu, sarışındılar ve vücutları maddeden oluşmuyordu.

 

Bu görünüm... bunlar hayalet!” Nie Yan içten içe haykırdı. Görünüşe göre Hortlak İmparatorluğundayım... Buradaki sınıflandırma sistemi Yeraltı Dünyasındaki diğer yerlerle benzerdi, Karanlık Şaman, Tayf Şövalyesi, Hortlak Yağmacı, Karanlık Efsuncu ve Tayf Hırsızı.

 

Bu altı sınıftan ayrı olarak Hortlak İmparatorluğunun asıl gücü Ölüm Büyücüsüydü. Birçok çeşit hortlak çağırabilme özelliğine sahip bu Ölüm Büyücüleri, doğal olarak bir Büyücü kadar fazla hasar verebiliyorlardı.

 

Karanlık Şamanlar görevleri açısından Rahiplere benziyordu, iyileştirme görevi yapıyorlardı. Karanlık Efsuncular en korkutucu sınıftı. Yaptıkları efsunlarla oyuncuları çaresiz bırakabilir ve güçlü büyüler üretebilirlerdi.

 

Tayf Şövalyeleri ise kılıç ve kalkan kullanımları açısından Dövüşçülere benziyordu, Hortlak Yağmacılar ise Vahşilere benziyordu.

 

Son olarak ise Tayf Hırsızları vardı, bu hırsızlar da oldukça meşhurdu.

 

Bütün Hırsız sınıfları arasında Hortlaklar ve Elfler en üstte yer alıyordu. Hortlak Hırsızlar kitle kontrolü konusunda iyiyken Elf Hırsızlar ise gizlilik konusunda uzmanlardı, bu iki yetenek de Hırsız sınıfı için oldukça kullanışlıydı.

 

Dahası, Hortlak Hırsızlar nadir bir ırksal beceriye sahipti, Ölümsüz İrade isimli bu beceri belirli bir dereceye kadar Zihin Büyü İhmali sağlıyordu. Her ne kadar süresi kısa olsa da sonuçta PvP savaşlarda oldukça kullanışlıydı.

 

Bu yüzden oyuncular Hortlak ve Elf Hırsızları, Hırsız sınıfının en üstünde olarak düşünüyordu. İnsan Hırsızlar ise tuzakları bozabilme ve büyülü eşyalar kullanabilme açısından sıralamaya ikinci olarak giriyordu.

 

Fakat elbette ırksal özellikler gücü belirleyen asıl özellik değildi, gücü belirleyen asıl özellik oyuncunun becerisiydi. Eğer bir oyuncu gerçekten de güçlü olmak istiyorsa, kendi yeteneklerine güvenmek zorundaydı; aksi takdirde hangi sınıf karakter seçerse seçsin anlamsız olurdu.

 

Nie Yan gölgelerin arasından altı adet oyuncuyu tespit etti. Bu grup, bir Karanlık Şaman, bir Ölüm Büyücüsü, iki Karanlık Efsuncu, bir Tayf Şövalyesi ve bir tane de Tayf Hırsızından oluşuyordu. Ölüm Büyücüsü bir İskelet Dövüşçü çağırdı. İskelet Dövüşçü parçalanmış bir zırh giyinmişti, kafasında paslı bir miğfer vardı ve elindeki baltası da kırıktı.

 

Toplamda yedi adet düşman vardı.

 

Nie Yan Üstün Seziyi etkinleştirdi. Hepsi de yaklaşık olarak 45 Seviyeydi, genel oyuncu ortalamasına göre yüksek seviyedeydiler.

 

Bu, Nie Yan'ın Kötü Taraf oyuncuları ile ilk etkileşimi olacaktı. Bu oyuncuların nasıl becerilere sahip olduğundan haberdar değildi. Önceki hayatında her ne kadar Yeraltı Dünyası ile etkileşime girmiş olsa da o zamanlar ziyaretine gittiği yer Şeytan Kabilesiydi.  

 

Hortlak İmparatorluğu ve Şeytan Kabilesi birbirlerine yandaş olan uluslardı, tıpkı Atlas İmparatorluğu ve Zümrüt İmparatorluğu gibi.

 

Nie Yan oyuncuların ne hakkında konuştuğunu duyamıyordu. Biraz daha yaklaştıktan sonra ise bu oyuncuların Vanbiya Hortlak Dilinde konuştuklarını fark etti, bu dil Hortlak İmparatorluğundaki ana dillerden bir tanesiydi.

 

Neyse ki, Vanbiya Hortlak Dilini öğrenmişti. [1] Aksi takdirde zaten Nie Yan'ın Yeraltı Dünyasında dilediğince dolaşması oldukça zor olacaktı.

 

Oyuncular farklı konularda sohbet ediyorlardı. Nie Yan sohbetin sadece küçük parçalarını duyabiliyordu.

 

"Cingöz Altı, senin gece görüşünün menzili ne kadar?" Ölüm Büyücüsü olan oyuncu sordu. Bu esnada elinde bir kara alev topu oluşturarak Kan Kirpisine göndermişti.

 

"65 metre, hala rahatça dolaşabilmem adına çok düşük bir menzil," Cingöz Altı isimli Hırsız cevapladı.

 

"Hah... Eğer böyle olacağını bilsem, 30 altına satılan o Gece Görüşü +12 özelliği veren eşyayı yanımda getirirdim," Ölüm Büyücüsü hafif sitemli şekilde konuştu. Fakat artık iş işten geçmişti.

 

Gece Görüşü +12 özelliği veren bir eşya 30 altın mıydı? Nie Yan içten içe şaşırıyordu. Bu tarz bir ekipman yeryüzünde 3.000 altına satılabilirdi.

 

Bu oyuncuların isim göstergeleri siyah bir ışıkla gösteriliyordu, yani onların düşman taraf olduğunu belli ediyordu. Nie Yan onlara saldırmakta serbestti ve bunu yaptığında kendi isim göstergesi kırmızı olmayacaktı. Üstelik herhangi bir ceza almayacağı gibi bir de Şan Katli yapacaktı.

 

Zümrüt İmparatorluğundaki bir oyuncu Şan Katli sayılarına göre askeri rütbeler alıyordu: Onbaşı, Yüzbaşı, Binbaşı, Tümen Komutanı, General, Başkomutan.

 

Askeri bir unvana sahip olan bir oyuncu bazı ayrıcalıklara sahip oluyordu, mesela Şan Seti Serisine indirimli bir fiyat üzerinden sahip olabilirdi. Elbette erişilebilir olan setler askeri rütbenin ne olduğuna göre değişkenlik gösteriyordu. General rütbeli birisi Alt Efsanevi Şan Seti satın alabilirken, Başkomutan rütbesine sahip birisi ise Efsanevi Şan Seti satın alabilirdi. Şan Setleri genellikle PvP savaşlara yönelik özellikler içeriyordu.

 

Şan Seti Serilerinden ayrı olarak, yüksek rütbeli oyuncular aynı zamanda Zümrüt İmparatorluğu Meclisinin üyesi olabiliyor ve hükümet işlerinde söz sahibi olabiliyordu. Gökyüzünü bile kapatmak için yeterli olan güce erişilebilirdi. Nie Yan eğer ki meclisin bir üyesi haline gelebilirse, Seviye 7 ve altındaki birlikleri ezebilmek için elinde birçok yöntem olacaktı.

 

Askeri rütbe ne kadar yüksek olursa o kadar iyiydi. Fakat elbette sadece düşman kişileri öldürerek elde edilemeyen bir rütbe olarak da Başkomutan rütbesi vardı, ne kadar çok düşman öldürülürse öldürülsün bu rütbeyi elde etmek için başka başarılar da gerekliydi. Başkomutan olabilmek için aynı zamanda SSS-Kademe görevleri de bitirmek zorunluydu. Önceki hayatında, birkaç General vardı fakat sadece bir adet Başkomutan vardı, fakat onun kimliğini ise hiç kimse bilmiyordu. Herkes biliyordu ki Başkomutan hiçbir zaman kendini halka açık bir yerde göstermemişti. Generaller ve Başkomutanlar sayısız düşmanı katletmiş kişiliklerdi, hem düşman oyuncuları hem de NPC'leri katletmişlerdi. Bu kişiler sürekli olarak düşmanlar tarafından takip edilir ve tuzağa düşürülürdü fakat yine de en umutsuz durumlardan bile canlı olarak çıkmayı başarabilirlerdi. Söz konusu güç olunca en üstte yer almanın verdiği gururla göğüsleri kabarık gezerlerdi.

 

Nie Yan Zenard'ın Kılıcının mühürlerini açana kadar ne kadar yüksek bir rütbe kazanmış olabileceğini düşünüyordu.

 

Askeri rütbesini yükseltme planı yapmak ve bu uğurda çabalamak kesinlikle zarar getirmezdi. Belki de gün gelir ve gerçekten de General veya Başkomutan olabilirdi.

 

Nie Yan önündeki altı oyuncuya kilitlendi. Vahşi doğada Kötü Taraf oyuncuları rakiplerini öldürebilmek adına her türlü yöntemi acımasızca kullanırlardı.

 

Nie Yan'ın aslında bu insanlara karşı şahsi bir düşmanlığı yoktu. Fakat, sonuç olarak farklı tarafların oyuncularıydı, bundan dolayı düşmanlık beslemesi kaçınılmaz oluyordu. Eğer Nie Yan bu oyuncuların burada olduğunu fark etmeden evvel bu oyuncular Nie Yan'ın ortamda olduğunu fark etselerdi sonuç yine aynı olacaktı zaten.

 

Bunu düşünen Nie Yan Küçük Altın'a ve beş Kan Kirpisine altı oyuncunun etrafını kuşatma emrini verdi.

 

"Cingöz Altı, git ve biraz mob çek bu tarafa," Ölüm Büyücüsü konuştu.

 

"Anlaşıldı." Cingöz Altı kül rengi bir deri zırh giyinmişti ve gizlilik içerisinde görüşten kayboldu.

 

Nie Yan etrafına bakındı fakat Cingöz Altı'nın nerede olduğunu anlayamadı. Karanlık Sezgisi şu anda oldukça düşük seviyedeydi, görüş menzili kısaydı. Temiz bir görüş açısı yakaladığı çerçeve sadece 10 metre genişliğindeydi. 10 metrenin ilerisinde kalan her şey zifiri karanlıktı.

 

Bu çeşit karanlık bir çevrede, Hırsız sınıfı oldukça korkutucu bir sınıftı. Etkili bir Karanlık Sezgisi yeteneği olmayan bir oyuncu daha neler döndüğünü anlayamadan can verebilirdi.

 

 

[1] Nie Yan Vanbiya Hortlak Dilini 167. bölümde öğrendi.

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 28988 Üye Sayısı
  • 274 Seri Sayısı
  • 39614 Bölüm Sayısı


creator
manga tr