Bölüm 334: Yeraltı Dünyası

avatar
1776 51

Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 334: Yeraltı Dünyası


 

"Mor Sis, gerekli bütün malzemeler burada. Patronun ilgilenmesi gereken bazı meseleler var ve beş gün sonra geri gelecek. Bu süre içerisinde, elinden geldiğince çok sayıda Büyü Bombası üret, özellikle de Orta seviye olanlardan!" Kuş gerekli talimatları verdi. Bin adetten daha fazla Büyü Bombasının üretimi için gerekli olan malzemeleri toplamaları için astlarına emir vermişti, bu malzemelerin maliyeti Kuş'un titremesine sebep olmuştu. Bir tane Küçük Büyü Bombası ortalama 1 altın değerinde malzeme gerektiriyordu. Fakat bu fiyat Orta Büyü Bombası üretmek için gerekli olan 15 altınlık fiyatın yanında devede kulak gibi kalıyordu. Kuş sadece 30 Orta Büyü Bombası için gerekli olan malzemenin toplanmasını sağlayabilmişti. Bu şekilde, 1.500 altın harcanmıştı. Materyal üretimi için bu kadar altın harcamanın bir israf olduğunu düşünüyordu, özellikle de mali durumları şu anda kritik bir durumdayken. Fakat, Nie Yan'ın emirleri oldukça netti, bundan dolayı onun dediklerini harfi harfine uyguluyordu.

 

Oyuncuların ortalama taban seviyesi yükseliyordu, bundan dolayı Büyü Bombası kullanan oyuncuların sayısı da bir hayli yükselmişti. Tasoyi Köyü oyuncuların yoğun şekilde bulunduğu bir yer haline gelmişti, bundan dolayı Küçük Büyü Bombaları burada hızlıca satılabilirdi.

 

Bir Küçük Büyü Bombası müzayede evlerinde 5 altın ya da daha yukarısına satılabilirdi. Gelişmiş Tamirciler günde 200 adet Küçük Büyü Bombası üretebilecek kapasiteye sahipti. Malzeme fiyatı aradan çıktığında net kar 800 altın oluyordu!

 

Nie Yan'ın son dönemde en hızlı kar getiren işi buydu, bu yüzden malzeme fiyatları konusunda cimri davranmamıştı. Küçük Büyü Bombalarının yarısını kendisine ayırsa ve kalanını satsa bile karda oluyordu.

 

Mor Sis'in şahsi atölyesi malzemelerle ağzına kadar doluydu.

 

"Mor Sis, sıkı çalış. Eğer iyi bir performans sergilersen patrona anlatırım, bu şekilde senin maaşına zam yapabilir," Kuş cesaretlendirici şekilde konuştu.

 

"Evet! Elimden gelenin en iyisini yapacağım!" Mor Sis başıyla onayladı. Bakışlarını malzeme yığınına çevirdi. Görünüşe göre sonraki birkaç gün boyunca oldukça meşgul olacaktı.

 

Oyalanmadan çalışmaya başladı, çevik parmakları birbiri ardına Büyü Bombası üretirken hiç durmuyordu.

 

Mor Sis gerçekten de yetenekli bir Tamirciydi. Mor Sis'in hiç oyalanmadan çalıştığını gören Kuş memnun şekilde başını salladı.

 

Niuren Birliği ile Kana Susamış Kılıçlar arasındaki savaş haberinin Zümrüt İmparatorluğunun dört bir yanına yayılmasıyla, ödül kazanmak için olaya dahil olan oyuncu sayısı da gittikçe artıyordu. Sıradan oyuncular Kana Susamış Kılıçlardan ya da Niuren Birliğinden oyuncuları öldürmeye çalışırken hayatlarını kurtarabilirse kendilerini şanslı sayıyorlardı.

 

Savaşlar genellikle Seviye 40 haritalarda ya da daha yüksek seviyeli haritalarda geçtiğinden, sıradan oyuncuların bu savaşlara katılması biraz daha zor oluyordu.

 

Bunun yanında bazı yalnız oyuncular öldürme sayılarını 100'ün üzerine çıkarmıştı ve birlikler bu oyuncuları kendi birliklerine katmak için çaba gösteriyordu. Fakat elbette bu oyuncular istisnaydı, sayıları oldukça azdı.

 

Bu tarz bir telaşlı savaş muhtemelen yakın zamanda bitmeyecekti.

 

...

 

Kalor'un batı tarafında bir evde yedi adet oyuncu bir araya gelmişti. Liderlerinin tam Gümüş Kademe ekipman giymesi hariç, gruptaki herkes perişan ekipmanlar giyinmişti.

 

"Patron, Şan Şehrine gitmek istediğine emin misin? Neden Kalor'daki Niuren Birliği oyuncularını avlamıyoruz?" Oyunculardan biri merakla sordu.

 

Liderleri kısa saçlı, 30'lu yaşlarda ve ince vücutlu bir adamdı. Kül renginde bir deri zırh giymişti ve iki adet zarif görünümlü hançeri vardı. Bu oyuncu Hırsız sınıfındandı ve ismi Dünyanın Kralıydı.

 

"Katılıyorum. Şan Şehrine ışınlanmak için 1 altın ödemek gerekiyor. Bu çok pahalı."

 

"Ayrıca bizim o kadar paramız yok. Envanterimizdeki ekipmanları sattıktan sonra sadece 2 altın toplayabildik. Bu para sadece oraya gidip gelmek için yeterli," Yirmili yaşlarda genç bir oyuncu daha konuştu.

 

"Git gel yapmak 2 altına mâl oluyor. Eğer Kana Susamış Kılıçlardan birini öldürmeyi başaramazsan parasız kalmaz mıyız?"

 

"Evet! Niuren Birliğinden bir oyuncuyu öldürünce 3 altın ödül alacağız, ayrıca mali bir risk almamıza da gerek olmayacak," Bir başka oyuncu ısrarlı şekilde tartışmayı sürdürdü.

 

Dünyanın Kralı yanında duran Rahip sınıfı oyuncuya döndü ve sordu, "Yaşlı Üç, neden Kana Susamış Kılıçları avlamak için ısrar ettiğimi biliyor musun?"

 

"Neden?"

 

"Sebep Çılgın Hırsız Nirvana Alevi!" Dünyanın Kralı cevapladı. "Ben bugün olduğum noktaya gelebilmek adına onun videolarını inceledim, yani onu benim ustam gibi düşünebilirsiniz. Ayrıca, Niuren Birliğinin oyuncuları Kana Susamış Kılıçların oyuncularından çok daha güçlü. En iyi ihtimalimiz benim Şan Şehrine gitmemdir. 2 altın harcamak zorunda olsak bile, bence bu parayı yatırmak mantıklı olacak."

 

Dünyanın Kralı sebepleri açıklayınca diğer oyuncular artık ısrar etmekten vaz geçti.

 

"Mademki aklında planını yaptın, sanırım bizim konuşmamızın bir faydası olmaz."

 

"Biz Şan Şehrine gelemeyeceğiz, dikkatli ol."

 

Dünyanın Kralı kendine güvenir şekilde gülümsedi. "Benim büyük bir sıçrama yapmam imkansız olsa da, Kana Susamış Kılıçların düşük seviyeli oyuncularını halletmek kolay olacaktır. Birden fazla oyuncu öldürmem durumunda zaten kâra geçmiş olacağız ve bu yolculuk boşa gitmemiş olacak."

 

Dünyanın Kralı odadaki oyunculara göz gezdirdi. Bu gruptaki oyuncuların hepsi ekipmanlarını satarak liderlerini iyi ekipmanlarla donatmıştı. Lider elbette bu fakir kardeşlerine yardım edebilmek adına elinden gelenin en iyisini yapacaktı. Suikastçılar Cemiyetinin ödül duyurusunu kabul etmişti. Amacı iki ya da daha fazla Kana Susamış Kılıçlar oyuncusunu öldürmekti.

 

Grup transfer noktasına ilerledi.

 

Dünyanın Kralı, bu gruptaki en güçlü kişiydi, Seviye 37 idi. Grubun geri kalanı ortalama Seviye 25 civarındaydı. Bu elbette tam bir zıtlık oluşturuyordu. Bu grup sokakta yürürken diğer oyuncular onlara küçümseyen gözlerle bakıyordu.

 

Böylesine berbat ekipmanlarla nasıl olur da kendilerini halka açık yerde gösterirlerdi?

 

"Ben gidiyorum." Dünyanın Kralı transfer noktasına adımını atmadan gülerek konuştu.

 

"Dikkatli ol patron."

 

"Güvende kal. Sana inanıyoruz!"

 

Gruptakiler konuşmalarını bitiremeden Dünyanın Kralı'nın silueti kayboldu. Kalplerinde bir sızı hissettiler, ileride kendilerinin neyi beklediğini bilmiyorlardı. Sahip oldukları tek pozitif duygu umuttu. Liderlerinin başarısı için dua ediyorlardı.

 

...

 

Nie Yan tamamen yeni bir bölgeye ışınlanırken etrafındaki ortam çarpıklaşıp titremişti.

 

Güneş ışığının olmadığı bir dünyaydı burası. Nie Yan kendisini kayalıklı bir arazide buldu, etrafta siyah bir bitki örtüsü vardı. Bakışlarını yukarı kaldırdı. Ama gökyüzü yerine gördüğü tek şey sonsuz bir karanlıktı ve bu manzara kişiye baskıcı bir his veriyordu.

 

İmparatoriçe Finas'ın Kader İncisinden gelen +12 Gece Görüşü özelliği sayesinde Nie Yan'ın görüşü 10 metreye kadar açılmıştı. Bu mesafeden daha uzakla olan her şey zifiri karanlıktı.

 

Yeraltı Dünyasının yaratıkları öldüğünde Gece Görüşü eşyası düşürme şansları oldukça yüksekti. Buradan elde edilebilecek her eşya oyuncuların Gece Görüş özelliklerini en azından 1 ya da 2 puan artıracaktı. Bu tür eşyalar Güç, Hüner ya da Zeka artıran eşyalar kadar yaygındı.

 

Gece Görüşü artıran eşyalar Yeraltı Dünyasında oldukça yaygındı. Fakat normal dünyada oldukça nadir ve yüksek değere sahip eşyalardı.

 

Genel olarak, Zümrüt İmparatorluğundaki varlıklı oyuncular envanterlerinde her daim bir ya da iki adet Gece Görüşü sağlayan eşya bulundururlardı. Fakat, bu eşyaların normal dünyada nadir rastlanan eşyalar olması sebebiyle sabit bir pazar alanı yoktu.

 

Nie Yan Gece Görüşü +7 veya +8 özellik veren bir eşyanın yeryüzünde nasıl bir fiyata satılacağını hayal dahi edemiyordu. Bu olay ona çok büyük bir kar sağlayacaktı. Bu esnada, yeryüzünde yine nadir rastlanan statü bonusu veren eşyalar yine Yeraltı Dünyasında bulunabilirdi, buna örnek olarak Odak eşyaları gösterilebilirdi.

 

Nie Yan yakınlarda bir şehir olup olmadığını merak ediyordu. Etrafta dolaşırken başlarının etrafı dikenlerle kaplı kirpilerin bu alanda dolaştığını fark etti. Vücutları gümüş gri renkliydi, hepsi de dev birer kirpi görünümüne sahipti.

 

Nie Yan kirpilerden birinin yanına gizlice yaklaştı ve Üstün Sezi'yi kullanarak yaratığı inceledi.

 

Kan Kirpisi: Seviye 45

Sağlık: 2,000/2,000

 

Bu yaratık Seviye 45 olduğuna göre bu harita da Seviye 45 bir harita olmalıydı. Karanlık Portal'ın güzergahı rastgele belirleniyordu. Nie Yan geçen seferki gibi yine Seviye 300 bir haritaya ışınlansa ne olurdu diye hayal bile etmek istemiyordu.

 

Kan Kirpisi sürüleri her tarafta dolaşıyordu.

 

Nie Yan Küçük Altın'ı çağırmadan evvel bir süre düşündü.

 

Küçük Altın bir anda Nie Yan'ın önünde doğdu ve sıcak nefesi ile onu selamladı.

 

Nie Yan Dullahan Arbaletini çıkardı ve uzaktaki Kan Kirpilerinden birine ateş etti, bütün sürünün aggro'sunu üzerine çekmişti.

 

Düzinelerce Kan Kirpisi hareketlenince yer sarsılmaya başlamıştı.

 

Bu esnada, Küçük Altın güçlü bir Ejderha Nefesi saldırısı başlattı, üzerlerine gelen Kan Kirpisi sürüsüne 700'ün üzerinde hasar vermişti.

 

Küçük Altın'ın Ejderha Nefesi saldırısı Kan Kirpisi sürüsünü neredeyse tamamen yok etmişti.

 

Nie Yan bir Kan Kirpisinin arkasından dolaştı ve Boğucu Vuruş ile saldırıp kirpiyi sersemletti. Sonrasında ise Suikast ve Yırtıcı ile saldırısına devam eti, yaratığın kalan canının neredeyse tamamını yok etmişti.

 

Nie Yan bu Kan Kirpisine daha fazla önem göstermedi ve diğer hedefine yöneldi.

 

Kan Kirpisi sersemletilmiş halinden kurtuldu ve Nie Yan'a doğru saldırıya geçti. Fakat henüz birkaç adım dahi atamadan ağır şekilde yere serildi, yanma ve kanama hasarından dolayı öldü.

 

Kan Kirpisinin cesedi tamamen yok olmadan evvel ışık huzmeleri şekline büründü ve ortadan kayboldu.

 

Nie Yan'ın bir habis yaratığı arındırma şansı vardı.


Arındırılan: 1

 

Kaşla göz arasında Nie Yan bir başka Kan Kirpisini daha öldürdü.

 

Bu esnada Küçük Aldın da başka bir nefes saldırısı daha yapmıştı, yakınlarındaki birkaç Kan Kirpisinin canını iyice azalttı. Kan Kirpileri Küçük Altına doğru hamle yaparak ona çarptı ve birkaç adım gerilemesine sebep oldu. Küçük Altın anında pençeleriyle misilleme yaptı ve bir başka Kan Kirpisini daha öldürdü.

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 23802 Üye Sayısı
  • 835 Seri Sayısı
  • 42052 Bölüm Sayısı


creator
manga tr