Bölüm 290: Zenard'ın Kılıcı

avatar
1255 34

Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 290: Zenard'ın Kılıcı


 

Ölmesi durumunda Sükun Bölümünü kaybedeceği kesin olduğundan, en azından becerisini kullanıp bölümü elinde tutmayı tercih etmişti. Şans yanında olursa buradan sağ çıkabilirdi!

 

Tanrının Kutsamasının geçerlilik süresi 60 saniyeydi. Bu süre zarfında hiçbir büyü Nie Yan'a etki edemezdi.

 

Yıldızlı Gece İksir Dükkanından aldığı Hız İksirini içip büyü bombardımanı içinde koşmaya başladı. Tanrının Kutsamasının bitmesine 10 saniye kalmışken son İskelet Ejderha Rahibi grubunun yanından geçip sonraki odaya kendini atmayı başardı. Hemen karanlık bir köşe bulup kendisini gölgeler içinde gizledi.

 

İskelet Ejderha Rahipleri Nie Yan'ın peşinden odalar arasındaki geçiş bölgesine girmiş, ama ondan iz bulamadıkları için eski yerlerine geri dönmüşlerdi.

 

Nie Yan sonunda rahat bir nefes alabilirdi. Saklandığı yerden çıkıp mezarın iç bölgelerine doğru yolculuğunu sürdürdü. Lakin korktuğu başına geldi. Sonraki odada, daha önce karşılaştıklarının altı katı kadar İskelet Ejderha Rahibi vardı. Çok sayıda Elit sınıf yaratıkla nasıl başa çıkacağı konusunda fikri yoktu.

 

İskelet Ejderha Rahipleri yolu tamamen kapatmışlardı.

 

"Bu odayı nasıl geçebilirim?" Nie Yan mırıldanıyordu. Etrafına göz attığında bu odanın öncekine benzer bir tasarıma sahip olduğunu gördü. Yani gizlice geçme ihtimali ortadan kalkmıştı. Yaratıkları birer birer avlamak başka bir seçenekti. Kaliteli ekipmanları ve çok yönlü becerileri sayesinde Seviye 50 İskelet Ejderha Rahibini öldürmek kolay olmalıydı.

 

Ancak önünde 70 İskelet Ejderha Rahibi vardı ve onları geçince daha fazlasıyla karşılaşacaktı.

 

İpek Eğirici Yüzüğü ve Palet Yüzüğünü kullansa dahi aralarından geçip gitmesi mümkün değildi.

 

Nie Yan sıradaki adımı düşünürken İskelet Ejderha Rahiplerinden biri gruptan ayrılıp ona doğru yaklaşmaya başladı. Yaratık pasif haldeyken arada bir konum değiştirip etrafını gözlemliyordu.

 

Nie Yan ile aralarındaki mesafe iyice azalmıştı. Birkaç adım daha atsa Nie Yan'ı görecekti!

 

Yalnızca 20 metre ötede kalabalık bir İskelet Ejderha Rahibi grubu duruyordu. Varlığı bir şekilde bulunursa, Nie Yan'ı lime lime ederlerdi.

 

Tek seçeneği yaklaşan İskelet Ejderha Rahibini hızlı bir şekilde etkisiz hale getirmekti!

 

Dişlerini sıkıp Rüzgar Baskınını etkinleştirdi. Ani bir hız patlamasıyla ileri atılıp hançerini İskelet Ejderha Rahibinin göğsüne sapladı. Sonrasında yaratığın arkasına geçip Gırtlak Kesiği ile saldırdı.

 

Rüzgar Baskınının verdiği %200'lük hız bonusu sayesinde hareket hızı en yüksek noktaya ulaşmıştı.

 

Rüzgar Baskını hasarı %60 artırdığı gibi zırhı ve seviye farkını görmezden geliyordu. Yakınlardaki hortlakların statülerini %30 azaltan Gelişmiş Şeytan Avcısı unvanı da eklenince Nie Yan'ın verdiği hasar bambaşka bir boyuta ulaşmıştı.

 

İskelet Ejderha Rahibi daha tepki veremeden yarı canını kaybetmişti.

 

İskelet Ejderha Rahibi harekete geçtiğinde avcunun içinde bir ışık topu yoğunlaştırdı. Fakat saldırısını tamamlayamadan omzuna yediği tekmeyle ışık topu dağıldı.

 

Nie Yan tekrar yaratığın üzerine gidip Hain Bıçak ve Bağırsak Dökücü ile saldırısına devam etti.

 

İskelet Ejderha Rahibi tam büyüsünü fırlatacakken Nie Yan Patlamayı etkinleştirip bir gümbürtüyle birlikte yaratığın işini bitirdi.

 

Patlamanın sesi, İskelet Ejderha Rahibi grubunun dikkatini çekmişti. Başlarını çevirdiklerinde yerdeki dağınık kemik parçaları ve havada süzülen siyah cübbeden başka bir şey göremediler. Nie Yan ortalıkla yoktu.

 

Hortlakların zekası, yoldaşlarının bu duruma nasıl düştüğünü anlayamayacak kadar düşüktü. Görünürde bir hedefleri olmayınca pasif hallerinde kalıyorlardı. Bu da Nie Yan'ı şimdilik güvende tutuyordu.

 

Nie Yan köşesine geri döndü. İskelet Ejderha Rahipleri bakışlarını çevirdiklerinde tuttuğu nefesini bıraktı. Az önce verdiği karar olmasaydı şimdiye muhtemelen ölmüştü!

 

Tek bir İskelet Ejderha Rahibini öldürmek Nie Yan'ı içinde bulunduğu odadan çıkaramazdı. Tüm gün bekleyip birer birer gruplarından ayrılmalarını da bekleyemezdi.

 

"Yapabileceğim başka bir şey yok mu?" Nie Yan elindeki beceri ve eşyaları gözden geçirirken Kılık Değiştirme İncisinde bakışları sabitlendi. "Belki de onlardan biri şekline bürünürsem aralarından geçebilirim!"

 

Nie Yan kararını vermişti. Aklına başka bir çözüm gelmiyordu.

 

Kılık Değiştirme becerisini etkinleştirdiğinde bedeni siyah cübbeyle sarıldı. Yüzü cübbenin etkisiyle gizlenmiş, göz yuvalarına ise yeşil alevler yerleşmişti.

 

İskelet Ejderha Rahiplerinden hiçbir farkı kalmamıştı!

 

Kılık Değiştirme becerisi hakikaten etkileyiciydi. Nie Yan vücudunu son defa kontrol edip dönüşümün eksiksiz olduğuna kanaat getirdi. Vücudu gerçek bir iskelete dönmüştü!

 

İskelet Ejderha Rahiplerinin kılık değiştirmeyi tespit edip edemeyeceklerini veya dikkat çekmemek için yaratıklara ne kadar uzakta durması gerektiğini bilmiyordu. Bu yüzden mümkün olduğunca uzaklarından geçmenin en iyisi olduğuna karar verdi.

 

Bulunduğu takdirde sonsuz bir büyü bombardımanına tutulacaktı. Sonra da Kalor mezarlığında uyanacaktı.

 

Derin bir nefes alıp İskelet Ejderha Rahiplerine doğru yürümeye başladı. Yürüyüşlerini bile mükemmel derecede taklit ediyordu. Böylece bulunma ihtimali iyice azalıyordu.

 

Yürürken içinden İskelet Ejderha Rahiplerinin Hakikat Gözü gibi becerilere sahip olmamaları için dua ediyordu. Yoksa işi biterdi.

 

Yavaş yavaş grupla arasındaki mesafe kapanıyordu. Beş metre kala cübbeleriyle gizlenen yüzlerini açık seçik görebilir hale gelmişti. Kemikten oluştukları için bembeyaz olan bedenlerine bakmak rahatsızlık veriyordu.

 

Nie Yan kendi yüzünü göremese bile, karşısındaki İskelet Ejderha Rahiplerinden farklı görünmediğine emindi.

 

Kılık Değiştirmenin etkisi böyleydi!

 

Başını eğip ellerine baktı. Mumyalanmış vücudunda kalan az bir kas ve sinir, iskeletine bağlanmıştı.

 

Gördüğü bu eller kendisine aitti!

 

Yaklaştıkça asasını daha da sıkı kavrıyordu. İskelet Ejderha Rahipleriyle arasında azıcık bir mesafe kalmıştı.

 

Kalbi yerinden fırlayacakmışçasına atıyordu. Burada bulunursam işim bitti demektir! Sakin ol! Bütün çabasını kendini sakinleştirmeye harcıyordu.

 

Birkaç İskelet Ejderha Rahibi Nie Yan'a baktı. Dikkatle yüzünü inceledikleri her saniye Nie Yan'ın ömründen ömür gitmişti.

 

İskelet Ejderha Rahipleri Nie Yan'da yanlış bir şey tespit edememişlerdi.

 

Nie Yan ikna olmuş halde İskelet Ejderha Rahiplerinin arasından ilerlemeye devam etti. Odanın sonuna vardığında rahat bir nefes almıştı. Az önce resmen zihin gücü teste tabi tutulmuştu.

 

Kılık değiştirmenin etkisi sürerken yoluna devam ediyordu. Her bir oda ve koridorda İskelet Ejderha Rahipleri vardı. Seviye 70 altındaki bir oyuncu, elinde özel yöntemler bulunmuyorsa buraya kadar kendi başına gelemezdi!

 

Nie Yan Kılık Değiştirme İncisini kullanarak İskelet Ejderha Rahibi kaynayan odalardan sağ salim çıkabilmişti. Yarım saat daha yürüdükten sonra dar bir geçitten çıkıp öncekilerden ciddi anlamda daha sıcak bir odaya giriş yaptı. Altında fokur fokur kaynayan bir lav gölü, önünde ise volkanik gazların içinde kalmış kemerli bir köprü bulunuyordu.

 

Lavların üzerinde kocaman bir heykel vardı. Yaklaşık 70 metre olan uzunluğuyla geçmişin devlerini hatırlatıyordu. Altın zırhı ve sırtındaki bir çift kanadıyla olağanüstü görünüyordu.

 

Heykel en güçlü dönemindeki Ejderha Kralı Zenard'a aitti! Göreni korkutan yüz ifadesi katillerinkinden farksızdı.

 

İşte bütün canlıları katleden, asırlar boyu zulümle hüküm süren ejderha buydu!

 

Hiberit İmparatorluğundaki saltanatı, bugün Karanlık Çağ denen zamanlara denk geliyordu! Diğer bütün ırkların tarihindeki en karanlık zamanlar onun saltanat dönemiydi!

 

Heykelin sağ eli, ayası yukarı bakacak şekilde göğsüne dayanmıştı. Dev ayanın içine altı kişi rahatlıkla sığardı. Bir metre üzerinde ise kapkara bir kılıç süzülüyordu. Kılıç siyah renkli alevlerle kaplıydı.

 

Zenard'ın Kılıcı herhangi bir tek elli kılıç boyutlarındaydı. Simsiyahtı ve bu dünyadan olmayan bir alevle sarılıydı.

 

Çok yukarıda olduğundan Nie Yan kılıcı tam olarak göremiyordu. Fakat ilgisi tamamen kılıç tarafından cezbedilmişti. Geniş oda içerisinde en dikkat çeken şey şüphesiz kılıçtı.

 

Bu korkunç silah milyonlarca can almıştı. Kendi efsanesine sahip olan kılıcı arzulayan nice insan vardı.

 

Nie Yan'ın gözleri yakın, ama bir o kadar da uzak olan kılıçta kalmıştı. Tehlikenin farkında olduğu halde bütün varlığıyla yukarı çıkmak istiyordu.

 

Köprüye adım attı. Yoğun bir duman bulutu kaynayan lavlardan yükseliyor, yanında da ısı dalgalarını getiriyordu. Kavurucu duman Nie Yan'ı sardı ve dağılmadan evvel bir süre öylece kaldı.

 

Duman tarafından yakıldığı halde Nie Yan sapasağlamdı.

 

Fırın Ateşi Kalbine sahip olduğu için ateş direnci oldukça yüksekti. Seviye 80 oyuncular bile bu konuda Nie Yan'la aşık atamazdı. Kısacası çevresel tehditler Nie Yan'ı etkilemiyordu. Duman bulutları en fazla 50 hasar veriyordu.

 

Köprüden sonra 10 metre genişliğinde bir lav nehriyle karşılaştı. Etrafına bakındı, fakat bu sefer köprü bulamadı.

 

Aşağıdaki lavlar fokur fokurdu. Zaman zaman patlayan gaz baloncuklarıyla sıcak hava dalgaları yukarı çıkıyordu.

 

Seçeneklerini değerlendiren Nie Yan, Sıçrama Yüzüğünde karar kıldı. Yüzüğü etkinleştirip nehrin öbür kıyısına sıçradı.

 

Karşı kıyıya ulaştığında hedefine baktı. Odanın ortasındaki heykele bir adım daha yaklaşmıştı.

 

Geriye sadece 60 metre kalmıştı!

 

Sıradaki engel büyük bir lav gölüydü. Zenard'ın Kılıcına ulaşmak zaten kolay olmamalıydı.

 

Nie Yan önceki hayatını düşündü. Acaba kaç kişi buraya gelmiş ve lavlar tarafından yutulmuştu? Kılıca ulaşan kişi nasıl ulaşmıştı?

 

Zenard'ın Kılıcına ulaşma isteği gittikçe güçleniyordu. Şüphe yok ki Gaddare Ruh Asasıyla aynı kalitede bir eşyayla karşı karşıyaydı!

 

Gözleri uzaklara takıldı. Lavların sekiz metre üzerinde çarmıha gerilmiş biri duruyordu. Asılan adam son derece iri ve kaslıydı.

 

Mesafeden ötürü yüzü tam olarak görünmüyordu. Lakin burada bulunan, dahası çarmıha gerilen bir NPCnin, kesinlikle ve kesinlikle Zenard'ın Kılıcıyla, ve dahi bu haritadaki görevle bağlantısı olmalıydı.

 

NPCnin yaşayıp yaşamadığı anlaşılmıyordu.

 

Nie Yan kısa bir tereddüt anının ardından kararlılıkla adama doğru yürüdü.






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 19283 Üye Sayısı
  • 806 Seri Sayısı
  • 39039 Bölüm Sayısı


creator
manga tr