Bölüm 289: Tanrının Kutsaması

avatar
1294 35

Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 289: Tanrının Kutsaması


 

Zenard, Karanlık Çağda kullandığı kılıcın da aralarında bulunduğu bazı eşyalarıyla birlikte bu anıt mezara defnedilmişti. Acımasız silah nice masumun canını alarak tarihte silinmesi güç bir iz bırakmıştı.

 

Kutsal Ruh Kalbi olmayan birinin, katliam aurasıyla dolup taşan bu olağanüstü silahı ehlileştirmesi ve kontrolü altına alması imkansızdı.

 

Nie Yan'ın ise Kutsal Ruh Kalbi ile ilgili bildiği tek şey, kalbin çok zor elde edildiğiydi. Önceki hayatında yalnızca üç kişide bulunduğu söyleniyordu. Ancak onların kalbi nasıl elde ettiklerini bilmiyordu. Kutsal Ruh Kalbi sınıfa özel bir şey değildi, ama Şövalyeler kalbe daha kolay ulaşabiliyordu. Bunun sebebiyse Kutsal Ruh Kalbini, belirli sayıda hortlak arındıran kişilerin elde edebilmesiydi. Oyunun ileri safhalarında Şövalyeler, etki alanına giren zayıf hortlakları arındırabilecekleri bir aura becerisine sahip oluyorlardı.

 

Bütün o zorluğuna rağmen Nie Yan Zenard'ın Kılıcını görmek istiyordu. Kılıcı elde etmek bir hayalden öteye geçemezdi. Hiç değilse kılıcı bir kez olsun görebilmek de yeterdi.

 

Nie Yan ve Yao Yao, kılavuz taşının işaret ettiği yöne doğru ilerledi.

 

Yolları Hortlak Kemik Avcıları tarafından kapatılmıştı. Lakin garip bir şekilde bunları öldürmek daha kolaydı. Nie Yan bu durumun sebebini statü çubuğuna baktığında anladı.

 

Gelişmiş Şeytan Avcısı: Bütün insan şehirlerindeki Nüfuzu 16 artırır. Oyuncuya 20 metre mesafede bulunan bütün karanlık yaratıkların statülerini %30 azaltır.

Gözdağı (Geliştirilmiş): Hedefi korkuyla etkileyip 3 saniye boyunca hareketlerini kısıtlar. Menzil: 5 metre

Caydırma (Geliştirilmiş): Etraftaki bütün yaratıkları 15 dakika boyunca uzak tutar. Yaratığın seviyesi, oyuncunun seviyesini 30'dan fazla geçerse geçerliliğini yitirir.

 

Gelişmiş Şeytan Avcısı yeni bir özellik sağlamıyor, ama var olan özellikleri önemli ölçüde geliştiriyordu. Nie Yan yeni bir beceri kazanmak istiyorsa ya unvanın rütbesini yükseltecek, ya da bir üst seviyedeki haline dönüştürecekti.

 

Hortlakları zayıflatan etki güçlendiğinden, öldürülmeleri kolaylaşmıştı.

 

Yaratıkları temizleyerek ilerlerken uzaklardaki mezar nihayet görünmüştü. Kül rengi kayalarla inşa edilen mezarın yüksekliği onlarca metreyi buluyordu. En yüksek sütun fazlaca aşınmıştı. Dibinde ise yerin altına açılan bir kapı vardı.

 

Zenard'ın Kılıcını arzulayan Nie Yan, anıt mezarın en derin yerine kadar inmeye kararlıydı. Aşağıda neyle karşılaşırsa karşılaşsın, buraya kadarki yolculuğunu büyük bir başarı olarak değerlendirebilirdi.

 

"Kaynak Suyum bitmek üzere." Yao Yao mezara girmeden önce envanter kontrolü yaptı. Günlerce aralıksız kasıldıkları için 60 yığın Kaynak Suyu bile yetersiz kalmıştı.

 

Nie Yan bir süre düşünüp taşındı. "Öyleyse Kara Günah Nilüferini alıp Kalor'a benden önce gitmeye ne dersin? Karsi'nin Kutsaması görevinde nasıl ilerlemen gerektiğini anlatayım. Demirci Kade'yi bulup Gümüş kademe bir tespih yapmasını iste. Görevin sonraki aşamasında tespihi yanında bulundur."

 

Yao Yao teklifi değerlendirdi. Mana yenileme eşyası olmadığı için aşağıda Nie Yan'a yük olacaktı.

 

En mantıklı seçeneği ölüp Kalor'da dirilmekti.

 

"Pekala, Karsi'nin Kutsamasını tek başıma bitirebilirim." Nie Yan göreve bayağı ilgi duyuyor gibiydi. Öyle ki görevin sonunu görmeden tatmin olamayacaktı sanki.

 

Kara Günah Nilüferini Yao Yao'ya verdi. Sonraki aşama için biraz da tavsiye verdiğinde Yao Yao kendi başına ilerleyebilirdi. Gümüş kademe Tespih ile zorluk derecesi kabul edilebilir bir seviyeye inecekti.

 

"Pekala Nirvana Alevi. Ben artık gideyim." Yao Yao hiç mutlu görünmüyordu. Ekipmanlarını çıkarırken yüzündeki ifadeden burada kalmak istediği belli oluyordu.

 

Nie Yan başıyla onayladı. Mezarın derinlerini keşfetmeyi planlıyordu. Ölecekse de bir şeyler elde ettikten sonra ölmeyi yeğlerdi.

 

Yao Yao'nun ekipmanlarını çıkarması 20 saniye kadar sürmüştü. Sonrasında intihar edecek bir yer bulup Kalor'a döndü.

 

O gidince Nie Yan Küçük Altına baktı. Yao Yao'nun alan etkili büyülerinin eksikliği kendini hissettiriyordu.

 

İşi Küçük Altına bırakıp lonca işleriyle ilgilenmeye başladı. Bugün akşam olmadan Niuren Birliği ve Yükselen Ejder Mali Grubu arasındaki anlaşmada belirtilen beş günlük süre dolacaktı. Hal böyle olunca Kılıç Parıltısı, Genç Yedi ve diğerlerine, kendi başlarına bir Temel Kale ele geçirmelerini emretti. 500 kişilik bir güçle saldırıp yedi defa başarısız olduktan sonra kaleyi almayı başarmışlardı. Kaleleri koruyan habis yaratıklar tecrübe konusunda cömert oldukları halde, loncanın kaybını telafi etmeye yetmemişlerdi. Her bir üye ortalama iki seviye kaybetmişti. Ancak kalenin değeri ölçüldüğünde kayıplarını görmezden gelebiliyorlardı.

 

Niuren Birliği kalelerle uğraşan tek lonca değildi. Diğer loncalar da kale zapt etmiş, ama bu süreçte çok daha ağır kayıplar vermişlerdi.

 

Nie Yan önünde uzanan kemik deryasına baktı. Kemikler dalga dalga geliyor, onu yutmaya çalışıyordu. Hortlak Kemik Avcılarını Ejderha Nefesiyle büyük gruplar halinde yok edebilen Küçük Altına ilerlemesini emretti.

 

Bir süre sonra anıt mezarın girişine vardılar. Derinlerden gelen karanlık enerji, kan dondurucu, uğursuz bir havayı beraberinde taşıyordu. Aşağı, mezarın derinlerine doğru uzanan merdivenin önüne geldi.

 

Yanında Küçük Altınla birlikte basamaklardan inmeye başladı.

 

İki tarafındaki duvarlara, ejderha ırkının tarihini anlatan şekiller oyulmuştu. Kanasi Sıradağlarındaki ani yükselişlerinden, diğer ırkların bölgelerini hızla ele geçirmelerine ve son olarak imparatorluklarını kurup bütün Atlanta Kıtasına hükmetmelerine kadar her şey duvarda anlatılmıştı.

 

Ancak hükümranlıkları sonsuza kadar sürmemişti. 2900 yıl boyunca kıtaya hükmettikten sonra Kral Zenard bile yaşlanmıştı. Onun mirası için kendi içlerinde çarpışan ejderhalar, kendi elleri ile sonlarını hazırlamışlardı. Üstüne üstlük diğer ırklar ejderhaların zulmüne karşı isyan başlatıp Hiberit İmparatorluğunu çöküşün eşiğine getirmişti.

 

Ejderha ırkının soyluları son çare olarak Zenard'ın Anıt Mezarını, Zenard'ın Bölgesine yerleştirmişlerdi. Aksi halde diğer ırklar mezarı yok edecekti.

 

Ejderha ırkı, soyları tükenmenin eşiğine gelene kadar katledilmiş, sağ kalanlar kıtanın dört bir köşesine dağılmıştı!

 

Ejderha ırkı gibi güçlü bir ırk bile tarih sayfalarından silinmişti.

 

Nie Yan'ın şu an yüzleştiğine benzer kadim efsaneler, medeni dünyanın ve oyunculara verilen görevlerin temellerini oluşturmuş, böylece İnanç adındaki mistik dünya meydana gelmişti.

 

Sade ama temiz çizimlere bakarken Nie Yan tarih denizinde yüzüyor gibiydi.

 

Mezarın derinlerine doğru inerken bir noktada merdivenler genişledi. Tavan on metre yukarıdaydı. Merdivenin genişliği de artmıştı. Yol boyunca kemikler ve iskeletlerle karşılaşmıştı. Kimisi insan, kimisi elf, kimisi ise devlere aitti. Tamamı tek taraflı bir katliamın kurbanı olmuştu. Duvarlarda parlayan inciler yolu aydınlatıyordu. Loş ışıkta birkaç siluetin görünüp kaybolduğunu fark etmişti.

 

Burada ne tür yaratıklar olduğunu bilmiyordu. O yüzden kamuflaja girip araştırmaya gitti. Az ileride birkaç iskelet büyücüyle karşılaştı. Siyah cübbeleri dışında görünen tek yerleri, yuvalarında yeşil alevler olan gözleriydi.

 

İçlerinden bir tanesi aniden Nie Yan'ın bulunduğu tarafa döndü.

 

Nie Yan nefesini tuttu. Vücudu ustalıkla gizleyip karanlıkla bütünleşti.

 

İskelet büyücü etrafa bakınıyordu. Fakat bir şey bulamayınca tekrar eski yerine döndü.

 

Nie Yan iskelet büyücüyü Üstün Sezi ile inceledi.

 

İskelet Ejderha Rahibi (Elit): Seviye 50

Sağlık: 5.000/5.000

 

Bölgede 16 tane İskelet Ejderha Rahibi bulunuyordu. Yoksa burası yolculuğun sonu muydu?

 

Henüz vazgeçmek istemiyordu. Buraya kadar gelmişti. Zaten şimdi dursa bile haritadan çıkmak için her halükarda ölmesi gerekecekti. O yüzden şansını deneyebilirdi. Küçük Altını geri gönderip odanın içine girdi.

 

Palet Yüzüğünü etkinleştirip kertenkele gibi duvarlara tırmanmaya başladı. İskelet Ejderha Rahiplerinden en uzak olan köşedeydi. Hareketlerini dikkatle kontrol ederek diğer tarafa doğru yavaşça ilerliyordu.

 

Etrafta çok sayıda düşman varken pervasızca davranmaya cüret edemezdi. İlerisinde iki grup İskelet Ejderha Rahibi geziniyordu. İçinde bulunduğu oda ne kadar geniş olsa da, gruplardan kaçınmak son derece zordu.

 

İskelet Ejderha Rahiplerinden biri ansızın başını çevirip doğrudan Nie Yan'a baktı.

 

Nie Yan'ın kalbi ağzına geldi. Yeri belli olmuştu!

 

Zaten böyle kapalı bir ortamda bulunmaması garip olurdu.

 

İskelet Ejderha Rahibi asasını sallayıp Kapan ile saldırdı!

 

Nie Yan isabet alırsa hareket edemeyecek ve yere düşecekti.

 

Duvara yapışık halde olduğundan becerilerini de kullanamazdı.

 

Iska!

 

Bu ani ve güzel gelişme ile Nie Yan'ın keyfi yerine geldi. Peki İskelet Ejderha Rahibinin Kapanı neden işe yaramamıştı? Düşünürken aklına malum eşya geldi: Sükun Bölümü! Bölümün pasif becerisi, üzerine gelen büyüleri etkisiz hale getirme şansına sahipti!

 

Sükun Bölümü hayat kurtarıcı bir eşyaydı. Nie Yan'ın gözündeki değeri bir anda artmıştı. Şans yanındaysa bu eşya ile hayatı kurtulabilirdi! Kapan ve Dondurucu Bakış gibi yaratık veya oyuncu becerileriyle başa çıkmak oldukça zordu. Sükun Bölümü sayesinde bu tür tehlikeler karşısında Nie Yan'a hayatta kalma şansı doğuyordu.

 

Elbette ortada kesin bir durum yoktu. Yani gelecek sefer şansı yaver gitmeyebilirdi! Nie Yan taş duvarı bıraktı. Hafifçe yere inerek Gölge Valsi ile ileri atıldı.

 

İskelet Ejderha Rahipleri Nie Yan'ın peşinden ondan fazla büyü göndermişti.

 

Nie Yan ise kenara sıçrayıp üzerine gelen saldırılardan kurtulmuştu. Havadayken de Kara Parlak Göğüs Zırhının becerisi Kara Parlak Bariyeri etkinleştirmişti. Buna rağmen iki ateş topundan isabet aldı.

 

−236

−224

 

Neyse ki saldırıların çoğunu atlatmıştı. Aksi takdirde şu anda Kalor mezarlığındaydı.

 

Hızla odanın çıkışına koştu. Yeri bulunduğuna göre kaçmaktan başka çaresi yoktu. İskelet Ejderha Rahipleri onu durdurmak adına kaçtığı yere doğru büyülerini gönderdiler.

 

Odanın içi uçuşan ateş toplarıyla dolmuştu. Her dalgadan ondan fazla ateş topu fırlatılıyordu.

 

Nie Yan kaçarken arada bir vurulduğu ateş toplarının derisini eritmesi sonucu yanık et kokusu alıyordu. Ama üzerine gelen onca büyüye direndi ve bütün cesaretiyle İskelet Ejderha Rahiplerinin arasından geçerek odanın çıkışına doğru ilerlemeyi sürdürdü.

 

Koşarken arkasını döndüğünde atlatamayacağı bir dalganın geldiğini görüp Sükun Bölümünün becerisi olan Tanrının Kutsamasını etkinleştirdi ve bütün büyülere karşı bağışıklık kazandı.






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 20701 Üye Sayısı
  • 810 Seri Sayısı
  • 40070 Bölüm Sayısı


creator
manga tr