Bölüm 284: Efsanevi Görev

avatar
1406 13

Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 284: Efsanevi Görev



 

"Hoş geldin." Yao Yao'nun yüzünde güller açıyordu. Gözleri parlak mücevherler gibiydi.

 

Nie Yan onun güzelliğine dalmıştı. Bir anlığına Yao Yao'nun bu hali, Xie Yao ile fazlasıyla benzer görünmüştü. Ancak bu düşünceden hemencecik sıyrıldı. Böylesi bir tesadüfün olması mümkün müydü? Önceki hayatında Yao Yao ile tanışmadan çok öncesinde Xie Yao'yu tanıyordu. Zaten mezun olana kadar İnanç oynamadığı için Yao Yao ile tanışamazdı. Gerçi onunla tanışması tamamen tesadüftü. Zhai Hao'nun arkadaşlarından birinin sevgilisi aracılığıyla tanışmışlardı. Yao Yao, Nie Yan'ı gruplarına davet etmiş ve sonrasında birlikte takılmaya başlamışlardı.

 

O sıralar Nie Yan feleğin sillesini yemiş yalnız bir adamdı. Yao Yao ile zaman geçirdikçe aralarında özel bir bağ oluşmuştu. Nie Yan'ı en çok etkileyen ise Yao Yao'nun ona karşı olan samimi duygularıydı. Fakat bu mutluluk uzun sürmemişti. Fenarte Şehrinin altındaki gizli odada ilişkilerini bir adım öteye taşımışlardı. Sonraki günlerde arkadaşlıkları eski halinden uzaklaşmış ve birbirlerinden kaçınır hale gelmişlerdi. Yao Yao'yu gördükçe Nie Yan'ın içinde pişmanlık duygusu beliriyordu. O zamanlar ilişkilerinin bozulmasının sebebi kendisiydi. Gerçi Yao Yao da onu reddetmemişti. Yani o zayıflık anında cinsel arzularına yenik düşerek, sanal dünya içerisinde büyük bir günah işlemişlerdi.

 

Nie Yan basamakları çıkıp Yao Yao'nun yanına gitti. "Gel, içeri girelim."

 

"Tamam." Yao Yao önüne geçen Nie Yan'ın peşine takıldı. Arkadan bakarken yüzünde sinsi bir gülümseme belirmişti. Gerçek dünyadaki şakacı halinden uzak olan Nie Yan, sanal dünyada ciddiyetinden taviz vermiyordu.

 

İkili Kutsal Tapınağın girişine vardıklarında ulu ağaçlardan yapılma iki büyük kapıyla karşılaştılar. Üzeri çatlaklarla dolu kapılarda eskinin kokusu vardı.

 

Nie Yan kapıları yavaşça itince karşılarına dev bir hol çıktı.

 

Titrek alevleriyle sıra sıra kandiller duvarlara asılmıştı. Yerde kırmızı halı, halının iki yanında da hol içerisinde dağılmış 20 kadar NPC vardı. Nie Yan NPClerin hemen hepsinin ismini biliyordu. Aralarından bir tanesi buraya geliş sebebiydi.

 

Kül grisi cübbeler giyiyordu. Sol kolu yoktu. Asasını tuttuğu elinde ise işaret parmağı eksikti. İşte efsanelere konu olan Kutsal Büyücü Karsi buydu!

 

İkili yaklaşırken Karsi'nin gözleri onlar üzerindeydi.

 

Nie Yan hemen saygılı bir üslupla selam verdi. "Sizinle tanışmak benim için bir onurdur."

 

"Efendi Şeytan Avcısı ve Büyük Alim, selamlar."

 

Nie Yan'ın mevcut statüsü karşı tarafınkiyle karşılaştırılamazdı. Dolayısıyla saygıda kusur etmemesi elzemdi.

 

Karsi'nin Nie Yan'a sesleniş biçimi Yao Yao'yu şaşırtmıştı. Ama çok geçmeden oyun içerisindeki Nie Yan'ın nasıl biri olduğunu anımsadı. Her adım attığı yerde bir efsane bırakan birinden daha azı beklenemezdi.

 

Nie Yan önce Yao Yao'ya, ardından Karsi'ye baktı. "Buraya yanımdaki genç hanımın görevine yardım etmek için izin istemeye geldim. Sizin açınızdan mahsuru var mı?"

 

Karsi Yao Yao'yu şöyle bir süzdü. "Bu hanım gökteki yıldızlar kadar güzel. Ona yardım etmende herhangi bir mahsur görmüyorum."

 

"Teşekkür ederim."

 

Görevi bir başına bitiremeyen oyuncular en fazla iki kişiye kadar yardım alabilirlerdi. Lakin yardım edenlerin seviyeleri, görev sahibinin seviyesinden en fazla üç fazla olabilirdi.

 

Şeytanlaşmış Lord Sonya'ya öldüğünden beri Nie Yan'ın seviyesi eski durumuna dönememişti. Yao Yao şu an Seviye 31 iken Nie Yan Seviye 29 idi. Yani yardımcı olabilmek için gereken şartı rahatlıkla sağlıyordu.

 

Karsi'nin ifadesi, Nie Yan'ın sol omzundaki nişanı gördüğünde değişiverdi.

 

"Af edersin Büyük Alim. Omzundaki On Kutsal Şövalye Nişanı değil mi?" Karsi gözünü dört açmış Nie Yan'dan gelecek cevabı beklemekteydi. Sağ eli hafiften titriyordu. Belli ki heyecanı had safhadaydı.

 

"Evet efendim. Bu gerçekten de On Kutsal Şövalye Nişanı. Acaba bu nişanın altında yatan hikayeyi biliyor musunuz?" Nie Yan'ın beklentisi yüksekti. Böyle önemli bir NPCden görev çıkarmaya çalışırken seçtiği kelimelere fazlasıyla dikkat etmeliydi.

 

Karsi'nin sakin gözleri birden ışıldadı. Geçmişi yad ederken derinden bir iç çekti. "Bu mesele çok eskilere dayanıyor."

 

Karsi'nin tepkisini gördüğünde Nie Yan'ın içinde sevinç çığlıkları kopuyordu. Görev diyaloğunu tetiklemeyi başarmıştı.

 

"Bana verilen bir görev nedeniyle o dönemin olaylarını açığa çıkarmaya çalışıyorum. Efendim, rica etsem o zaman yaşananları az da olsa bana anlatır mısınız?" On Kutsal Şövalyenin Efsanevi görevi hala olduğu gibi duruyordu. Onlara ne olduğuna dair gerçeği araması gerekiyordu.

 

"Neredeyse bin yıl yaşadım. Öyle ki artık ne kadar yaşlı olduğumu bile unuttum. İnsanoğlunun kaderinde arzularıyla birlikte yaşamak varmış. Zaman su gibi akar, her şey göz kırptığın anda gelip geçer. Ben tarih yazıcısı değilim. Ama geçtiğim yolları benden iyi kimsenin bilmediğine eminim. Her geçen gün anılarımı tazeliyorum. Ayakta durmaya çalışıyorum, fakat yıllar belimi büküyor. Ömrüm boyunca şahit olduğum olaylar, gökteki yıldızlar sayısınca. Lakin bugün Karanlık Çağ dediğimiz dönemde yaşananlar hala dün gibi hatırımda. Kavana Beyi, Glenin topraklarında ejderhalara karşı verdiği savaş boyunca izledim. Ant içip Işığın İradesini okuyarak..."

 

Karsi, On Kutsal Şövalyenin yemininden başlayıp Brewin'in ihanetine kadar yaşanan önemli olayları kronolojik sıra ile anlattı.

 

"Kavana Beyin ölümüyle Brewin, Tanrının İradesine sırt çevirdi. Diğer sekiz şövalyeyi de Kızıl Bataklıkta ve Parlak Dağlardaki gizli mağaralarda hapsetti. Başlarına gardiyan diye Cehennem Tazısı Cerberus'u dikti. Cesur Maceracı, onları kurtarabilirsen ben, Kutsal Büyücü Karsi, sonsuza kadar sana hizmet edeceğime yemin ederim!" Karsi duygulanmıştı.

 

Nie Yan beklenmedik cevap karşısında afalladı. Karsi'nin, Kavana'nın hizmetkarı çıkmasını beklemiyordu. Neticede Karsi, Kutsal Tapınağın en etkili isimlerindendi. Sözleri Kardinallerinkiyle aynı ağırlıktaydı. Ruhani Lider pozisyonu şu an boştu ve Karsi'nin desteğini alan Kardinalin o pozisyona yerleşeceği kesindi.

 

İnanç dünyasında hikaye böyle oluşmuştu. Nie Yan doğal olarak hikayenin bir kısmına hakimdi.

 

Bir söylentiye göre Düzen Kitabı'nın 36 bölümünün tamamını toplayan kişi Kutsal Tapınağın Ruhani Lideri olmaya hak kazanacaktı.

 

Karsi geçmişte üstlendiği önemli görevini şimdi bile devam ediyordu. Bu önemli şahsın hizmetkar olarak alınabileceğini hayal etmek dahi zordu.

 

Loncalar Seviye 8'e ulaştıklarında, lidere NPClerden bir hizmetkar alma fırsatı veriliyordu. Hizmetkar genelde ücretiyle kiralanan bir NPC olabileceği gibi diğer her NPC hizmetkar olabilirdi.

 

Efsanevi bir Kutsal Büyücü olan Karsi'nin tek bir yasak büyüsü, koca kaleleri yerle bir etmeye yeterdi!

 

Tabii, bu ihtimalleri barındıran görevin kolay olma ihtimali yoktu. Brewin şöyle dursun, Cerberus bile Nie Yan'ı tek hamlede öldürmek için yeterdi. Seviye 300 Lordlar arasındaki bu patronun gücü dehşet vericiydi. Seviye 170 ve üzeri oyunculardan kurulan 1000 kişilik bir takım olmadan Cerberusla savaşmak imkansızdı.

 

Üstüne üstlük Karsi'nin hikayesinde bazı tutarsızlıklar mevcuttu. On Kutsal Şövalyeye ihanet eden tek kişi Brewin değildi. Şövalyeleri yakalarken Brewine yardım eden pek çok hain vardı. Tutarsızlık muhtemelen dallanan bir görevi başlatmak için ipucu olarak verilmişti.

 

Görevde ilerledikçe olaylar artacaktı. Ortaya çıkarılmayı bekleyen gizem örgüsünün henüz ilk düğümü çözülmüştü.

 

Nie Yan ve Karsi arasında geçen konuşma Yao Yao'yu hayretler içerisinde bırakmıştı. İhanet, On Kutsal Şövalye ve ejderha ırkına mensup olan küçük kız... Bunlar ne kafa karıştırıcı konulardı böyle!

 

Nie Yan Karsi ile On Kutsal Şövalyenin Efsanevi hakkında konuşmaya devam etti. En sonunda Karsi'den, Sessiz Körfez'deki Ejderha Kız Venita'ya giden bir bilgi almayı başardı!

 

Konuşması bittiğinde gülümseyerek Yao Yao'ya baktı. "Bir şey anladın mı?"

 

"Az çok. Efsanevi bir görev mi aldın?" Açıkçası bu biraz ürkünçtü. Efsanevi görevler her köşe başında karşılaşılan şeyler değillerdi. Özellikle de Karanlık Çağ ile alakalı olanlar çok daha nadirlerdi.

 

Nie Yan başıyla onayladı. "Sanırım öyle denebilir. Maalesef görevi yapabilmem için Seviye 100 üzeri olmam gerek. O yüzden ilk önce Karsi'nin Kutsaması görevinde sana yardım edeceğim."

 

Nie Yan tekrar Karsi'ye döndü. "Efendim, gerçeği aramaya devam edeceğim. On Kutsal Şövalyenin tutsak edilmiş sekiz üyesini kurtarana kadar durmayacağım."

 

Karsi minnettar gözlerle Nie Yan'a bakıyordu. "Müteşekkirim Nirvana Alevi. Şeytan Avcısı ve Büyük Alimden de bu beklenirdi!"

 

Karsi ona Şeytan Avcısı ve Büyük Alim dediğinde Nie Yan bir garip hissediyordu. Ancak sistemin işleyişi böyle olduğundan elinden bir şey gelmezdi. Unvanlar statü belirtiyordu!

 

Nie Yan Karsi'den pek çok kullanışlı bilgi edinmişti. Görevin sonunu görmek konusunda hiç olmadığı kadar hevesliydi. Diğer ödüller bir yana, Karsi'yi hizmetkar olarak almak Niuren Birliğini tam anlamıyla yenilmez yapardı!

 

Ve Saklı Tarih ek paketinin yayınlanması sonrası Seviye 100 uzak bir hedef değildi. En fazla 6 ay içerisinde o seviyeye ulaşılabilirdi. Önceki zaman diliminde bu hız yoktu.

 

Karsi'ye veda eden ikili Kutsal Tapınaktan çıktı.

 

"Hadi Günah Geçidine gidelim." Nie Yan, Kara Günah Nilüferini elde etmenin çok basit bir yolunu biliyordu. "İlahi Korumayı öğrendin mi?"

 

"Evet."

 

"Hangi kademede?"

 

"Kademe 3. Neden sordun?" Yao Yao meraklandı. Görev için İlahi Koruma mı gerekecekti?

 

"Güzel, işimiz bayağı kolaylaşacak. İlahi Koruma havadaki zehirli gazları uzaklaştırdığı için Günah Geçidinde kullanıldığında inanılmaz yararlı olacak." Planını uygulayabilmek için İlahi Koruma haricinde Tüy Düşüşü Mücevherine de ihtiyaç duyacaktı. Ama elinde zaten olduğundan o konuyu açmadı.

 

Gerekli malzemeleri Kalor'dan temin ettikten sonra birlikte transfer noktasına yöneldiler. Hedefleri Günah Geçidiydi!

 

Sıradan oyuncular yalnızca geçidin etrafındaki mağaralarda dolaşmaya cesaret edebiliyorlardı. Geçidin derinleri nice efsaneye ev sahipliği yapıyordu. Nie Yan ve Yao Yao'nun amacı ise geçitteki çok sayıdaki gizemli eşyadan biri olan Kara Günah Nilüferiydi!






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 20701 Üye Sayısı
  • 810 Seri Sayısı
  • 40069 Bölüm Sayısı


creator
manga tr