Beni öldürmek istemiyor musunuz? İşte buradayım! Beni öldürmeniz için tam burada duruyorum! Bana ufacık bir çizik bile atabilirseniz, hepinizi yetenekli sayacağım. #Qin Yun - S.T.F.S.P.

Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 247: Planlama


 

Nie Yan soruları zorlanmadan cevaplıyordu. İlk yarım saatte yarı yola gelmişti. Etrafına şöyle bir bakındı. Sınıftakiler çılgınlar gibi sorulara odaklanmışlardı. Nie Yan ise 700 puanı şimdiden geçtiğine emindi. Bu puan ihtiyaç duyduğundan da fazlasıydı. Biraz daha devam etse insanlar ona farklı bir gözle bakacaklardı. Dolayısıyla geri kalan sorulara basit şeyler karalamakla yetindi.

 

İki saat dolmuş, sınav sona ermişti. Sonuçlar herkesin önündeki ekranlarda görülüyordu. Xie Yao 763 puanla ilk sırayı almış, hemen arkasındaki Nie Yan ise 731 puan toplamıştı. Üçüncü onlardan çok geride, 590 puanla sınavı tamamlamıştı. Kalan öğrenciler ise genelde 300 veya 400 civarlarında puan alarak ilk sıralardan bayağı geriye düşmüşlerdi.

 

Aslında onların puanları da gayet iyiydi. Başarısız öğrenciler oldukları için o puanları almamışlardı. Sistem herkesin sınavını insan titizliğinde okumuş, cevabı yanlış olan sorulara bile hak edilen puanları vermişti. Böylece herkes eksiklerini daha rahat görebilmişti.

 

Zhai Hao listeyi gördükten sonra Nie Yan’a baktı. “Oha, sen de insan mısın?” Sesinden umutsuzluğu anlaşılıyordu. Nie Yan dövüş sanatlarında fevkalade yetenekliydi. Akademik kısımda da dövüş sanatları başarısını yakalamıştı! En iyi askeri akademiye girmekte hiçbir sorun yaşamayacağı aşikardı.

 

Xie Yao şaşkınlıkla Nie Yan’a bakıyordu. Derslerinin bu kadar iyi olmasını beklemiyordum!

 

Kürsüdeki Yang Boyi de Nie Yan’ın sonuçlarından memnun kalmıştı. Sınıfa girmeden önce yeni öğrencinin Liu Rui’yi mağlup ettiğini duymuş ve çok sevinmişti. Nie Yan’ın Ningjiang’dan nakledildiğini de öğrenmişti. Doğal olarak derslerinde ve dövüş sanatlarında hiçbir başarı sağlamasını beklemiyordu. Ancak beklediğinin aksine Nie Yan güçlü bir dövüşçü çıkmıştı. Böyle bir öğrenci, yetiştirmeye değerdi. Derslerde de aynı başarıyı yakaladığı sürece en iyi askeri akademiye girmek zor olmazdı. Ve şimdi bir kez daha şaşırmıştı. Nie Yan’ın dersleri gerekenden çok daha iyiydi. Hatta sınıfın en iyisi olan Xie Yao’dan fazla bir eksiği yoktu. Tahminlerine göre böyle bir sınavdan Liu Rui’nin alacağı puan 600 falan olmalıydı. O da iyimser bir gözle bakıldığında!

 

Xie Yao sıra arkadaşına baktı. “Bu kadar iyi olduğunu bilmiyordum!”

 

“Bildiğim yerden geldi.” Nie Yan mütevazı bir cevap verdi. Çok daha yüksek bir puan alabilirdi, fakat çok çalıştığı için değil, yeniden doğduğu için. Haliyle içinde suçluluk duygusu vardı.

 

Sınıf arkadaşları Nie Yan’ı alçakgönüllü ve aklı başında biri olarak tanımıştı. Liu Rui’nin tam tersiydi yani. En küçük başarısını sınıf arkadaşlarına duyurmak onun en sevdiği işti.

 

Xie Yao tekrar Nirvana Alevini düşündü. O da böbürlenmeyi sevmezdi. Nie Yan’ınki gibi sakin bir kişiliği vardı. Loncasına zarar geldiğinde ise kibirli ve sert yanı ortaya çıkardı. Bunları düşündükçe Nie Yan ve Nirvana Alevini ayıran çizgi kaybolmaya başlıyordu.

 

Xie Yao bu düşüncelerle sarsıldı. Gerçekten o kişi mi?

 

Yang Boyi’nin gözünde Nie Yan’ın değeri artmıştı. Liu Rui’den daha sakindi ve Liu Rui’de olan kibirli tavırlardan yoksundu.

 

Bu sefer turnayı gözünden vurdum. Yıl sonundaki ikramiye benim sayılır! Nie Yan’ı kabul etmekle ne iyi yapmışız.

 

“Bugünlük dersimiz bitmiştir. İsteyen çıkabilir. Asıl derslerimiz yarın başlıyor. İlk dersimiz kickboks, kimse geç kalmasın!”

 

Ardından Nie Yan’ı kolundan tutup kenara çekti. Muhtemelen sınıfla kaynaşmayı gibi klasik konuşmalardan yapacaktı.

 

Yang Boyi iyi bir öğretmendi. Önceki hayatta sınıf buluşmalarında ismi sık sık ve saygıyla anılırdı.

 

Nie Yan geri döndüğünde Xie Yao’dan eser yoktu. Hemen sınıftan çıkıp okul kapısına doğru koştu. Xie Yao kızlarla muhabbet ediyordu, ama Nie Yan onları umursamadı. Aralarına dalıp muhabbetlerini bölüverdi.

 

“Xie Yao, seni eve bırakmamı ister misin?”

 

Xia Ling Nie Yan’a takıldı. “Nie Yan, Xie Yao’yu memnun etmeye pek hevesli görünüyorsun. Yoksa ondan hoşlanıyor musun? Eğer öyleyse geri bas! Sadece bu okulda bile yüzlerce kişi ondan hoşlanıyor. Bu gidişle Xie Yao’nun kalbini çalamayacaksın!”

 

Diğer kızlar da Nie Yan’ı şaka malzemesi yapmışlardı.

 

“Yeterince yakışıklı değilsin. Kıyafetlerine bak! Solun’un yoksa bile en azından Karlna’n olması gerekirdi. Tanrıçamızın yanında bunlara dikkat etmeden duramazsın!”

 

“Doğru. Başarılı bir öğrenci olabilirsin, ama erkekte en önemli özellik nezakettir!”

 

Kızlar Nie Yan’ı eleştiri yağmuruna tutuyorlardı. Tabii bunların hepsi şakadan ibaretti. Nie Yan’ın sakin tavırları ve en önemlisi de gücü gibi çekici özelliklerinden etkilenmişlerdi. Liu Rui’yi tek bir tekmeyle perişan ettiğini anlar akıllarına kazınmıştı.

 

Kızlar ağızlarına geleni söylüyor, Nie Yan da onlarla birlikte kahkaha atıyordu. Peşinden koştuğu Xie Yao’nun da aralarında olduğu gerçeğini hiç mi hiç önemsemiyordu.

 

“Gitmem gerek,” dedi Xie Yao. Bu utanç dolu gruptan bir an önce kaçmalıydı. “Ailem beni almaya geldi.”

 

Xie Yao arkadaşlarına veda etti. Arabaya binmeden önce kısa bir anlığına Nie Yan ile göz göze gelmişlerdi.

 

Xie Yao gittiğinde Nie Yan’ın kalbi yine bomboş kaldı.

 

“Xie Yao gitti, eminim kendini yalnız hissediyorsundur. Bana çıkma teklifi etseydin belki değerlendirebilirdim.” Güzel bir kız Nie Yan’a takılmayı sürdürdü.

 

“Xie Yao gider gitmez ona ait olanlara göz mü dikiyorsun? Bu nasıl arkadaşlık?” Xia Ling kıkırdayarak Nie Yan’a takılan kızı dürttü.

 

“Sona kalan dona kalır! Şimdi denemezsem ilerde hiç şansım olmayabilir!”

 

Bu kızlar fazla cesurlardı! Nie Yan bir an önce aralarından kurtulmak istiyordu! “Şoförüm beni almaya gelmiş, benim de gitmem gerek.”

 

Nie Yan kapıda duran arabaya bindi. Kızlar hayran bakışlarla arabanın gidişini izliyorlardı.

 

“Giyim kuşamına bakınca zengin olmadığını düşünmüştüm. Şahsi şoförü varmış meğer. Araba Model 7 serisinden Akıncıydı. En ucuzu bile 3 milyondan satılıyor!”

 

“Zengin olmasına rağmen kalitesiz giysiler giyiyor. Gösterişten uzak yaşamak diye buna derim.”

 

Kızlar iyice gaza gelmişlerdi. Nie Yan’ın dövüş sanatlarındaki sıra dışı yeteneği ve akademik başarısına zengin bir aile de eklenmişti. Böylece pek çok kız için ideal aday halini almıştı. Bir anda Liu Rui unutulmuş, daha doğrusu Nie Yan’ın gölgesinde kalmıştı.

 

Nie Yan arabaya bindiğinde alnında biriken teri sildi. Liseli kızlar pek cesurlardı. Okulun ilk günü gayet iyi geçmişti. Liu Rui’den intikamını almış ve bir süre okula gelemeyecek şekilde sakatlamıştı. Xie Yao üzerinde iyi bir izlenim bırakması günün en önemli başarısıydı.

 

Saate baktı. Henüz erken olduğundan öncelikle öğle yemeği yedi. Ardından doğru hamlelerle inanılmaz bir ivme yakalamış olan aile şirketinin yolunu tuttu. Her şey önceki hayatta olduğu gibi ilerliyordu. Kaçırdığı metalden kazandığı parayı kullanan babası ilk olarak büyük bir bina satın almıştı. Yetenekli çalışanlarla birlikte işler kısa sürede başlamıştı.

 

Bu iş riskli olduğu kadar mükemmel bir kar oranına sahipti. Babası yurt dışından ham metal getirtip onları işleyecek bir tesis kurmuş ve %900 karla orduya satış yapar olmuştu. Sınırda edindiği bağlantılar sayesinde birkaç gün içerisinde metaller tesise ulaştırılıyordu. Para bassalar bu kadar hızlı zengin olamazlardı!

 

Bu işteki tek sözleşme Nie Yan’ın babasına ait olduğundan rekabet gibi bir durum da söz konusu değildi.

 

Önceki hayatında şirket müthiş bir hızla gelişmişti. Babası yatırım için para kazanmaya başladığında diğer büyük gruplar gibi farklı sektörlere el atmıştı. Yatırım denince ilk akla gelen şey de sanal gerçeklik oyunu İnançtı. Kuzeni Ah Chen, babasına bu konuda bir rapor sunmuştu.

 

Nie Yan babasını bu hevesten vazgeçirememişti. Onun tek baktığı şirketin İnanç içerisinde başarılı olup olmadığıydı. Bu hayatta da Savaş Tanrısı Kabilesi için inanılmaz miktarlarda para harcayacaktı. Hatta şu anda bu konular tartışılıyor olmalıydı.

 

Kalordaki rekabet çok çetin olduğundan Savaş Tanrısı Kabilesinin başlangıç şehri, Zümrüt İmparatorluğunun en büyük ikinci şehri olan Nisode olacaktı. Şimdilik Niuren Birliğiyle ortak hareket edemezdi. Savaş Tanrısı Kabilesinin bu hayatta neler başarabileceği meçhuldü. Lâkin babasının aktaracağı para sayesinde büyük işlere imza atması beklenirdi.

 

Zamanı geldiğinde o şehirde sahip olduğu mülkleri babasının şirketine devretmeyi düşünüyordu. Gelecekte Niuren Birliği ve Savaş Tanrısı Kabilesi ortak hareket ederek Cao Xu’yu yenecekti!

 

Nie Yan’ın endişelerini kaynağı olan Luo Ming ve diğer akrabaları şirketten pay alamamışlardı. Defalarca gelip ağlayıp sızlansalar da babası onları geri çevirmişti. Ailesi neden para kazanmaya çalışıyordu? Elbette ona daha iyi bir gelecek sunabilmek için. Artık çocuk değildi, ama ailesi canla başla onun için çalışıyordu.

 

Luo Ming ve diğerleri her ne kadar hatalı olsalar da, Nie Yan’ın ailesi akraba diyerek onları yine affederdi. Ancak Nie Yan’ın peşine düşmeleri ve onu sürekli rahatsız etmeleriyle çizgiyi aşmışlardı. Nie Yan öz yeğenleri olduğu bu insanlardan sokak hayvanı muamelesi görmüştü.

 

Yani Luo Ming ve diğerleri ne kadar yalvarırlarsa yalvarsınlar, şirkete adım atmalarına izin verilmeyecekti.

 

Nie Yan rahat bir nefes almıştı. Gizli tehlikelerden kurtuluşlardı. Dış tehditlerle bir şekilde başa çıkabilirlerdi. Asıl önemli olan içteki tehditlerdi! Luo Ming ve diğerlerini şirkete sokmak, demek koynunda yılan beslemek demekti.

 

Şirketi ziyaret ettikten sonra endişelerinden kurtulmuş ve neşelenmişti. Ayrıca güzel bir haber almıştı. Kalorun kalbindeki müzayede evi ve Paralı Asker Müzayede Evi, sırasıyla 1.700 ve 1.600 altın karşılığında Nie Yan’a satılmıştı. Yani öncekine hayattakine göre çok daha ucuza gitmişlerdi. Verdiği tekliflerle çıtayı aniden yükseltmesi rakiplerinin gözlerini korkutmuştu. Yatırımcılar gelecekte değerlerini katlayacak olan diğer sanal mülklere yönelmişlerdi. Kendilerince Nie Yan’ın aldığı iki müzayede eviyle eşit seviyede değerlenecek mülklere teklif vermişlerdi.

 

Tabii iki hayat tecrübesi olan Nie Yan’ın bildiklerini bilseler, yanıldıklarını anlarlardı. Kalorun kalbindeki müzayede evi ve Paralı Asker Müzayede evi en çok kazandıracak olan iki mülktü!

 

Nie Yan’ın hala 2.600 altını vardı. Başka bir yer daha alabilirdi. Ancak öncelikle seçeneklerini değerlendirmeli ve en mantıklı seçimi yapmalıydı.

 

Nie Yan eve varıp akşam yemeğini yediğinde sunucuların açılma saati de gelmişti. Ek paket sonrasında nasıl değişiklikler olduğunu merak ediyordu.




Yorumlar


Giriş Yap


    Duyurular

    Popüler Seriler

    Against The God
    Against The God
    Beğeni Sayısı: 1459

    King of Gods
    King of Gods
    Beğeni Sayısı: 1200

    Tales of Demons & Gods
    Tales of Demons & Gods
    Beğeni Sayısı: 992

    True Martial World
    True Martial World
    Beğeni Sayısı: 907

    Emperor’s Domination
    Emperor’s Domination
    Beğeni Sayısı: 801

    I Shall Seal The Heavens
    I Shall Seal The Heavens
    Beğeni Sayısı: 782

    Martial God Asura
    Martial God Asura
    Beğeni Sayısı: 719

    Coiling Dragon
    Coiling Dragon
    Beğeni Sayısı: 638

    Swallowed Star
    Swallowed Star
    Beğeni Sayısı: 633

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 599

    Popüler Orjinal Seriler

    Kara Büyücü
    Kara Büyücü
    Beğeni Sayısı: 599

    KAREN
    KAREN
    Beğeni Sayısı: 217

    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    GÖKYÜZÜ İMPARATORU
    Beğeni Sayısı: 200

    DİPTEN EN TEPEYE
    DİPTEN EN TEPEYE
    Beğeni Sayısı: 158

    Beyond Eternity
    Beyond Eternity
    Beğeni Sayısı: 151

    Yıldızlar Kralı
    Yıldızlar Kralı
    Beğeni Sayısı: 150

    Acemi Ölümsüz
    Acemi Ölümsüz
    Beğeni Sayısı: 136

    SAHİPKIRAN
    SAHİPKIRAN
    Beğeni Sayısı: 130

    THEODEN
    THEODEN
    Beğeni Sayısı: 129

    Lord Of The Demons
    Lord Of The Demons
    Beğeni Sayısı: 124

    Site İstatistikleri

    • 15260 Üye Sayısı
    • 721 Seri Sayısı
    • 33429 Bölüm Sayısı


    creator
    manga tr