Bölüm 115: Özgürlük Bölümü

avatar
2801 14

Rebirth of the Thief Who Roamed the World - Bölüm 115: Özgürlük Bölümü


 

 

İşe alma bedelini ödedikten sonra topal bir ihtiyarın kendisine doğru geldiğini gördü.

 

Adamı gördüğünde rahatladı. Zira bu kesinlikle doğru kişiydi.

 

Efendim, ben İnsei Rais. Ailem ve kendim adına, beni işe aldığınız için size teşekkür ediyorum.” Yüzü kırışmış, derisi ağaç kabuğuna dönmüştü. Buna topal bacağı da eklenince, adama iltifat etmek biraz zor oluyordu.

 

İnsei Rais’in ailesi mi varmış? Aslında şöyle bir düşününce mantıklı geldi.

 

Bu dükkanı sana emanet ediyorum. Ayrıca işleri nasıl halledeceğini de anlatacağım.” Nie Yan bir taraftan İnsei Rais’in Diploması yeteneğini nasıl kullanabileceğini planlıyordu. Şimdilik dükkana o bakar. Güveni 37 olduğundan iksir çalma veya para aşırma gibi bir işe kalkışmaz. Neticede 30 veya üstü Güvene sahip olanlar, işverenlerine sadık oluyorlar.

 

Dükkan yavaş yavaş hazırlanıyordu. Nie Yan, Kuş’a da tamamladığı Siyah Fenolü, satılması için dükkana getirmesini tembihlemişti. Bunların yanında bir de ilan yayınladı: “Simyacı aranıyor. İlgilenenlerin XXX numarasıyla iletişime geçmeleri rica olunur.” Dükkanın gelişmesi için geleceğin Simya Kralı tek başına yetmezdi. Onun yanında Nie Yan için çalışabilecek yetenekli Simyacılara ihtiyaç vardı.

 

Hmm… Dükkanın ismi ne olsun? Yıldızlı Gece İksir Dükkanı fena değil gibi. Fazla karışık değil, akılda kalması da kolay.

 

İnsei Rais’e Siyah Fenolü, tarifini ve malzemelerini satması için talimat verdi. Ek olarak dükkan sahibinin ismini gizledi. Böylece kimliği açığa çıkmayacaktı.

 

Bir set üretim malzemesinin fiyatı 20 bakır, bir şişe Siyah Fenolün fiyatı 60 bakır, bir tane Siyah Fenol Tarifinin fiyatı da 30 gümüş olarak belirlendi. Bu fiyatlar piyasanın çok üstündeydi. Özellikle de Siyah Fenol Tarifinin… Nie Yan tarifin fiyatını bilerek artırmıştı. Yüksek fiyatlarla başlamasının sebebi, dükkanı ilk keşfeden loncanın çok miktarda Siyah Fenol alacak olmasıydı. Elbette fiyatı yüksek bulup satın almaktan vazgeçebilirlerdi. Siyah Fenolün piyasa fiyatı düşecek gibi değildi. Zindanı tamamlayıp oyunda gelişmek için gereken ekipmanları düşürmek için Siyah Fenol şarttı. Dolayısıyla biri eninde sonunda gelip, buradan Siyah Fenol alacaktı. Pazarda hala yeteri kadar ürün olmadığından cebi para dolacaktı. Siyah Fenolün pazardaki sayısı arttığında fiyat düşürmeye başlayacaktı. Fiyat düşürdükten sonra bile güzel bir kar elde edebilirdi.

 

Her şeyi ayarladıktan sonra dükkana baktı. Hala yarısından çoğu boş. Adam akıllı bir dükkan olması için çeşitli ürünlerle dükkanı doldurmam gerek.

 

Oyunun şu anki Simyacılarının seviyeleri çok düşüktü. Şu anda birkaç tanesini işe alsa bile gereken standartları sağlayamayacaklardı. Bundan dolayı Simyacı işe alımlarına şu an ağırlık vermesine gerek yoktu. Bu düşüncelerle dükkandan çıktı.

 

Ha? Buraya ne ara dükkan açıldı?” Bölgeden geçen üç oyuncu dükkanı gördüklerinde şaşırdılar. Bölgenin geneline aykırı duran bu yeni binayı görmemeleri mümkün müydü?

 

Hadi gidip bakalım.

 

Nie Yan tam kapıdan dışarı çıktığında oyuncular dükkana gelmişlerdi.

 

Bakar mısın? Bu dükkan ne zaman açıldı?” Konuşan, Dobra Dobra adındaki Savaşçıydı. 1.90 boyunda koç gibi bir delikanlıydı.

 

Nie Yan, Dobra’ya bakıp gülümsedi. “Ben de yeni gördüm. Geçerken uğrayayım dedim. Ne zaman açıldığını en de bilmiyorum.

 

Anladım, teşekkür ederim. Tuoba, gel içeri girelim. Sağlık veya mana iksiri varsa alabiliriz.

 

Aradığınız iksirler yok sanırım.” dedi Nie Yan.

 

Yeni dükkanlar öyle olur.” Dobra’nın aksine bu konuşan kişi pek uyuşuktu.

 

Nie Yan Dobra’nın arkasındaki Şövalyeye baktı. Yakışıklı denebilecek biriydi ama saçı başı dağılmıştı. Tembel biri olmalıydı. Tuoba… Bu isim tanıdık geliyor. Nie Yan ismi nerede duyduğunu hatırlayamayınca, oyuncuların yanından geçip yoluna gitti.

 

Temel iksirler bile yok mu? O zaman dükkan açmanın manası ne? Hem de bu kadar ücra bir yerde.

 

Buna rağmen Dobra ve diğer ikisi içeri girdiler.

 

Vay anasını! Siyah Fenol Tarifi bile satılıyor!

 

Oha! Fiyatlara bak! Milleti kazıklamaya mı çalışıyorlar?

 

Dobra’nın sesi ta Nie Yan’a kadar ulaşmıştı. Böyle bir yerde açılan dükkanın Siyah Fenolle alakalı her şeyi satabileceği akıllarının ucundan geçmemişti. Bu eşyalar şu anda peynir ekmek gibi satılıyordu. Bütün loncalar bu eşyaları arıyordu. Sadece bu gerçek bile dükkanın sahibinin sıradan biri olamayacağının kanıtıydı.

 

Nie Yan, Dobra’nın çatallı sesini duyunca ister istemez durdu. Ardından gülümseyip yoluna devam etti. Dükkanı keşfedildiğine göre çok geçmeden haberler oyunun her tarafına yayılacaktı. Siyah Fenol arayan loncalar haberi aldıklarında, kendi gözleriyle görmek için dükkana akın edeceklerdi. Acil ihtiyaçları varsa, belki de fiyatlara aldırış etmeden Siyah Fenol satın alacaklardı.

 

Pazarda Siyah Fenolün kendisini bulmak neredeyse imkansızken tarifini bulma ihtimali yok denecek kadar azdı. Çok sayıda oyuncunun dükkanda satılan ürünlerle ilgileneceği su götürmez bir gerçekti.

 

Nie Yan, neredesin?Mesajı atan Tang Yao idi.

 

Kalor’dayım. Yu Lan’ın takımıyla işler nasıl gidiyor? 

 

Seviye 6’ya ulaştım. Tecrübem de %56. Yolun yarısını geçtim. Nasıl? Etkilendin mi?Tang Yao’nun büyüleri kullanmadaki yeteneği her geçen gün artıyordu. Bunun yanında, Nie Yan’dan aldığı düşük seviyelere uygun kasılma yerlerinin koordinatları ile seviye atlama hızları hissedilir derecede artmıştı.

 

Gerçi Nie Yan Seviye 9 olduğunu söylese, kim bilir Tang Yao nasıl tepki verecekti?

 

Hiç fena değil.Tang Yao’nun hızı yalnızca Sosil Vadisi’nde Kurtadam avlayan elit oyunculardan biraz düşüktü.

 

Chen Bo’ya rastladım. Saçma sapan konuştu yine. Hatta bana düello teklif etti. Ben de Alev Patlaması kullanıp tek hamlede işini bitirdim. Yu Lan ve Yao Yao’nun aklına girip beni takımdan attırmaya çalıştı. Herifin daha kendi rezil durumundan haberi yok. Takımdan hiç kimse ona kulak asmadı. Sade Kaynar Su bile benim tarafımda durdu. Sonunda utancı kaldıramayıp kendisi takımdan ayrıldı.Tang Yao’nun sesindeki neşe, Nie Yan’a kadar ulaşmıştı.

 

Chen Bo’ya karşı aldığı ezici galibiyet ve ardından Chen Bo’nun takımdan ayrılması, hiç şüphesiz Tang Yao’nun hoşuna gitmişti.

 

Tang Yao’nun Ateş Çapkını Seti, ateş elementi kullanan bütün büyülerin hasarını artırıyordu. Şu anda büyü hasarıyla, ateşe odaklanan elit Elementalistlerin önüne geçebilirdi. Chen Bo’nun ekipman kalitesi, Tang Yao’nun tek bir saldırısına bile dayanamayacak kadar düşüktü. PvP sırasında Tang Yao’nun Alev Patlamasını hazırlamasına izin verdiği için, Chen Bo Hırsızların yüz karasıydı. Onun yerinde Nie Yan olsaydı, Tang Yao hazırlama süresi bir saniyeden uzun olan hiçbir büyüyü kullanamazdı.

 

Tedbirli olmalısın. Chen Bo kindar biridir. İntikam almak isteyeceğinden eminim. Bir şekilde gelip seni bulacaktır.Nie Yan arkadaşı hakkında endişelendiğinden, önceden uyarmak istemişti.

 

Sence ondan korkuyor muyum? Yine bana bulaşırsa, haddini bildiririm!Tang Yao kendine çok güveniyordu. Bu tarz meselelerde gücü sayesinde geri adım atmazdı. Nie Yan’ın tavsiyesine de kulak asmayacağı aşikardı.

 

Önceki hayatında barda yaşadıkları o geceyi hatırlayınca Nie Yan’ın boğazı düğümlendi. Kardeşim, bu defa hayatına kasteden olursa, bedelini en ağır şekilde ödeteceğim! Kim olduğu fark etmeksizin!

 

Nie Yan derin bir nefes alıp sakinleşti. Boğazındaki düğüm de çözülmüştü.

 

Tedbirden kimseye zarar gelmez.

 

Tamam, tamam. Sen de bizimle kasılmaya gelmek ister misin? Kızlar bile seni özlediler!

 

Yapmam gereken birkaç işim var. Bensiz devam edin. Zaten sizinle kasılmak bana çok yavaş kaçar.

 

Ha? Senin seviyen kaç?Tang Yao afalladı. Konuşmanın başında kendi seviyesini söyledikten sonra Nie Yan’ın seviyesini sormamıştı.

 

Seviye 9. Ama kimseye söyleme. Dikkat çekmenin lüzumu yok.Gerçeği kardeşi Tang Yao’dan saklamasına gerek yoktu.

 

Allah belanı vermesin! Ne diyorsun sen!? Nasıl bu kadar hızlı seviye atladın!?

 

İşimi bitirdikten sonra seni de yanıma alacağım.Nie Yan’ın öncelikle Düzen Kitabı’ndan bir bölüm daha ele geçirmesi gerekiyordu. Bunu yapmadan Tang Yao’ya yardımcı olamazdı. Büyücülerin seviye atlamasına yardımcı olacak birçok yöntem biliyordu. Bu sayede hem onun, hem de kendisinin seviyesi yükselebilirdi.

 

Tang Yao heyecanla yanıtladı.Anlaştık!Acaba Nie Yan nasıl kasılıyor? Böyle bir hız mümkün olamaz!

 

Bir süre daha konuştuktan sonra Nie Yan kapattı. Konuşurlarken ihtiyaç duyduğu birkaç malzemeyi almış, şimdi de transfer noktasına gidiyordu.

 

Düzen Kitabı’nın bölümlerini ele geçirmenin zorluğunu ve hangi bölümün hangi özellikler verdiğini düşündükten sonra bir bölümde karar kıldı: Özgürlük Bölümü. Cesaret Bölümüne kıyasla Özgürlük Bölümü, Hırsız sınıfı için daha uygundu.

 

Nie Yan transfer noktasına varıp gideceği yeri seçti.

 

Sistem: Hems, Ölü Alan Kapısı’na ışınlanmak istediğinize emin misiniz? Bu özel bir aktarım olduğundan ek olarak 20 gümüş ödemeniz gerekmektedir.

 

Evet!

 

Onayladıktan sonra gözlerini yeniden açtığında, karşısında uçsuz bucaksız bir çorak arazi vardı. Kasvetli gökyüzü, ürpertici rüzgarlar… Bu sevimsiz yerde hayattan iz bulmak mümkün değildi. Bir kısmı toprağın altına gömülmüş halde duran savaş makineleri, geçmişten haber veriyordu. Kadim zamanlardan kalma bu savaş meydanında hayata yer yoktu. Geride kalan tek şey ölümdü.

 

Atlanta kıtası haritasında Zümrüt İmparatorluğuna bakıldığında, kuzey bölgelerinde Hems görülür. Rivayete göre, yerin altında bir şehir bulunuyordu. Girişi de Hems’te idi. Toprağın üzerinde girişi koruyan iri melekler vardı. Onları atlatıp şehre girenin karşısına bu sefer de şeytanlar çıkıyordu. Bunlar iki dünyayı ayıran muhafızlardı. Ortak Yönetim Zamanında gerçekleşen bu savaşta milyonlarca kişi hayatını kaybetmişti.

 

Ölü Alan Kapısı efsanelere konu olan bir yerdi. Önceki hayatında, oyun geliştiricileri Özgürlük Bölümü’nün Hems içinde olduğunu açıkladıklarında, oyuncular ayağa kalkmıştı. Oyuncular buraya akın etmişlerdi. Girenlerin ardı arkası kesilmiyordu. Ölümlerin de… Burası adının hakkını gerçekten veriyordu.

 

Düzen Kitabı’nın ilk cildinde, altı bölüm vardı. Oyunun ilk üç ayında kimse bunların yerini bulamazsa, geliştiriciler bölümlerin yerlerini açıklıyordu. İkinci cilde dair bilgiler, ancak ilk cildin tamamı bulunduktan sonra ortaya çıkıyordu.

 

Ne olursa olsun, öncelikli işim Özgürlük Bölümü’nü ele geçirmek.

 

 






Giriş Yap

Site İstatistikleri

  • 22111 Üye Sayısı
  • 821 Seri Sayısı
  • 40996 Bölüm Sayısı


creator
manga tr